WhatsApp

Dubai Miras Hukuku ve Hukuki Rehber

https://mecitkahraman.com.tr/dubai/dubaide-miras-hukukuDubai’de miras hukuku sürecinde, hem İslam hukuku prensipleri hem de medeni hukuk kuralları birlikte uygulanır. Yabancı uyruklu bir kişinin vasiyetname bırakmadan vefat etmesi durumunda, yerel miras mevzuatı devreye girerek mal varlığının paylaştırılmasını düzenler.

Dubai Miras Hukuku nedir? Dubai miras hukuku, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) sınırları içinde bir kişinin vefatı sonrasında malvarlığının nasıl devredileceğini düzenleyen karma bir hukuk sistemidir. Bu sistem, İslam hukuku (Şeriat) esasları ile medeni hukuk kurallarını bir arada barındırır. BAE federal yasaları son yıllarda önemli reformlar geçirmiş, 2022 ve 2024 yılında çıkarılan federal kararname kanunları ile özellikle yabancı uyrukluların miras işlemleri konusunda yeni düzenlemeler getirilmiştir. Bu yeni yasal düzenlemelere göre Dubai’de yaşayan Müslümanlar ve gayrimüslimler için miras paylaşımı farklı usullere tabidir. Müslümanlar bakımından kural olarak İslam miras hukuku uygulanırken, gayrimüslimler için medeni miras hükümleri geçerli olmaktadır.

Hukuki boyutu neden karmaşıktır? Dubai’de miras hukuku, farklı hukuk sistemlerinin iç içe geçmiş olmasından dolayı oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Bir tarafta Federal Kişisel Statü Kanunu (Şeriata dayalı hükümler), diğer tarafta Sivil Kişisel Statü Kanunu (özellikle gayrimüslimlere yönelik hükümler) bulunmaktadır. Örneğin, vasiyetname (will) bulunup bulunmaması mirasın dağılımını doğrudan etkiler. Vasiyetname varsa, tereke (miras bırakanın malvarlığı) büyük ölçüde vasiyette belirtildiği şekilde dağıtılır. 

Vasiyetname yoksaFederal Kararname Kanunu No. 41/2024 uyarınca Müslümanlar için Şeriat’e göre yasal miras paylaşım kuralları devreye girer. Gayrimüslim kişiler için ise Federal Kararname Kanunu No. 41/2022 (Medeni Kişisel Statü Kanunu) çerçevesinde eş ve çocuklar lehine daha eşitlikçi paylaştırma kuralları uygulanır. Bu karma sistem, yabancıların kendi milli hukukunun uygulanabilmesi imkanını da tanımaktadır: Vefat eden kişi yabancı ise, mirasçılarından herhangi biri, mahkemeden ölenin millî hukukunun uygulanmasını talep edebilir. Görüldüğü üzere, Dubai’de miras hukuku tek bir yasa yerine çok boyutlu bir yasal çerçeveye dayanır ve her somut olaya göre farklı hükümlerin dikkate alınmasını gerektirir.

Neden bu konuda bir avukata ihtiyaç duyulur? Dubai’de miras işlemlerinde uzman bir avukatın desteği, hem yasal hak kayıplarının önlenmesi hem de sürecin hızlı ve doğru yönetilmesi açısından kritik önemdedir. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi’nden birçok kişi Dubai’de yatırımı bulunan ya da orada ikamet eden akrabaları vasıtasıyla miras meseleleriyle karşılaşabiliyor. Farklı bir hukuk sistemine ve dile sahip olan BAE’de, süreci yanlış veya eksik yönetmek ciddi maddi kayıplara yol açabilir. Avukat desteği sayesinde:

  • Mevzuata tam uyum sağlanır: Tecrübeli bir miras hukuku avukatı, BAE’deki güncel yasaları yakından takip ederek işlemlerin yasal zeminde sorunsuz ilerlemesini sağlar. Örneğin, 2022 ve 2024 düzenlemelerinin içerdiği yenilikler pratikte doğru uygulanmazsa hak kaybı yaşanabilir.
  • Belgeler ve prosedür eksiksiz tamamlanır: Ölüm belgesi temininden mahkeme dilekçelerine, belge tercümelerinden resmi makamlardaki başvurulara kadar tüm süreç titizlikle yönetilir. Tek bir hata veya eksik evrak, işlemlerin uzamasına veya reddine neden olabilir.
  • Hız ve etkinlik kazandırır: Avukat, miras belgesi (veraset belgesi) çıkarılması, terekenin tespiti ve paylaştırılması aşamalarında tecrübesiyle süreci hızlandırır. Bu da mirasçıların haklarına daha çabuk kavuşmasını ve olası mağduriyetlerin önlenmesini sağlar.
  • Uyuşmazlıkları önler veya çözer: Miras paylaşımında çıkabilecek anlaşmazlıklarda (örneğin vasiyetnamenin geçerliliğine itiraz, miras payına itiraz gibi durumlar), avukatınız sizin adınıza en etkili hukuki stratejiyi belirler. Olası davaların önüne geçmek için gereken tedbirleri alır, gerekirse Dubai’de dava sürecini yürütür.

Ben Avukat Bilal Alyar olarak, İstanbul merkezli hukuk büromla birlikte Türkiye geneli ve özellikle İstanbul, Marmara Bölgesi odaklı müvekkillerimize Dubai miras hukuku alanında profesyonel danışmanlık ve dava desteği sunmaktayım. Aşağıda, Dubai’de miras işlemlerinin tüm aşamalarını adım adım ele alan kapsamlı bir rehber bulacaksınız. Bu rehber sayesinde, “Dubai’de miras hukuku nasıl işler?” sorusunun cevabını ayrıntılı olarak öğrenebilir, haklarınızı ve yükümlülüklerinizi net bir şekilde kavrayabilirsiniz.

Dubai’de Miras Hukukunun Kapsamı ve Mevzuatı

Dubai’de miras hukuku, BAE Federal Yasaları ve Emirlik düzeyindeki düzenlemeler tarafından belirlenen kurallar bütünüdür. Temel olarak iki ayrı yasal rejim söz konusudur:

1. İslami Miras Hukuku (Müslümanlar için): Müslüman vatandaşlar veya Müslüman yabancılar açısından miras paylaşımı, İslam hukukuna (Şeriat) göre yapılır. BAE’de 2024 yılında yürürlüğe giren Federal Kararname Kanunu No. 41/2024, İslami miras hukukunun güncel esaslarını belirlemektedir. Bu düzenlemeye göre:

  • Vasiyetname sınırlaması: Bir Müslüman, vasiyetnameyle malvarlığının en fazla üçte birini (1/3) serbestçe tasarruf edebilir. Kalan üçte ikilik (2/3) kısım ise yasal mirasçılara Şeriat kurallarına göre dağıtılır. (Ancak bütün yasal mirasçılar rıza gösterirse vasiyetin kapsamı genişleyebilir.)
  • Yasal mirasçıların payları: İslami miras hükümlerine göre, eş, çocuklar, anne-baba ve bazı durumlarda kardeşler mirastan pay alır. Örneğin, vefat edenin eşi ve çocukları varsa, eş genellikle sekizde bir pay alır. Kalan kısım çocuklara dağıtılırken erkek evlat, kız evladın iki katı pay alır (bu kural, Kuran kaynaklı “erkeğe kadının iki katı pay” prensibidir). Ayrıca vefat edenin anne ve babası sağ ise onlar da belirli oranlarda pay alabilir (genellikle her biri %16,7 yani 1/6 oranında, eğer çocuklar mevcutsa). Kardeşler ise ancak belirli şartlarda (örneğin üstsoy yoksa veya diğer mirasçı kalmadığında) mirastan pay sahibi olurlar. Sonuç olarak Müslüman biri Dubai’de vasiyetnamesiz vefat ettiğinde, miras sadece eşi ve çocukları arasında değil, ailenin diğer fertleri arasında da paylaştırılabilir. Bu durum, Türk hukukuna alışkın kişiler için beklenmedik sonuçlar doğurabilir; zira Türkiye’de çocukların ve eşin varlığında genellikle anne-babaya miras kalmaz, Dubai’de ise Şeriat gereği anne-baba veya diğer akrabalar da mirasçı olabilecektir.

2. Medeni Miras Hukuku (Gayrimüslimler için): Gayrimüslim kişiler (BAE vatandaşları veya orada yaşayan yabancılar fark etmeksizin) için miras paylaşımında 2022 yılında kabul edilen Federal Kararname Kanunu No. 41/2022 hükümleri uygulanır. Bu yasa, BAE’de ikamet eden gayrimüslimlerin miras işlemlerini düzenleyen modern ve laik bir çerçeve sunmaktadır. Vasiyetname bulunmaması durumunda bu kanuna göre:

  • Eş ve çocuklar arasında eşitlikçi paylaşım: Vefat eden gayrimüslimin eşine mirasın yarısı (1/2) verilir, kalan yarısı da tüm çocukları arasında eşit şekilde paylaştırılırCinsiyet farkı gözetilmez; erkek ve kız evlatlar eşit pay alır. Örneğin, gayrimüslim bir kişinin vasiyetsiz vefatında geride eşi, bir erkek ve bir kız çocuğu kaldıysa – eş %50, oğul %25, kız %25 pay alacaktır.
  • Diğer haller: Eğer çocuk yoksa, miras eş ile anne-baba arasında paylaşılır. Bu durumda eş mirasın yarısını alırken, kalan yarısını anne ve baba eşit şekilde paylaşır (her biri %25). Hem çocuk yok hem eş yoksa, miras anne ve babaya kalır; onlar da yoksa sıradaki mirasçılar kardeşler olacaktır. Kanun, her halükârda erkek-kadın ayrımı yapmaksızın eşit paylaşımı esas alır. Yani kardeşler arasında da kız ve erkek kardeş arasında bir ayrım yapılmaz.
  • Yabancı ülke hukukunun uygulanması imkanı: Federal Kanun 41/2022’nin dikkat çeken bir yönü, herhangi bir mirasçının talebiyle ölenin kendi millî hukukunun uygulanabilmesine izin vermesidir. Yani gayrimüslim bir yabancı vasiyetname bırakmadan vefat ettiğinde, mirasçılarından biri mahkemeye başvurarak “miras, ölenin vatandaşı olduğu ülkenin kanunlarına göre paylaştırılsın” talebinde bulunabilir. Bu talep olmadıkça yerel kanun uygulanmaya devam eder; ancak talep gelirse mahkeme BAE Medeni Kanunu’nun milletlerarası özel hukuk hükümleri gereği (Madde 17) ölünün uyrukluk hukukunu devreye sokabilir. Örneğin, vatandaşlığı Türk olan bir kişi Dubai’de vasiyetsiz vefat ettiyse, mirasçıları Türk kanunlarının uygulanmasını talep edebilir. Türk hukukuna göre, miras ölenin milli hukukuna tabidir (5718 sayılı MÖHUK md. 20). Bu durumda Dubai Mahkemesi, terekenin paylaşımında Türk Medeni Kanunu’ndaki miras paylaşım kurallarını dikkate alabilecektir. Böylece, miras taksimi Türkiye’deki yasal miras paylarına uygun şekilde gerçekleştirilir (örneğin, Türk hukukunda sağ kalan eş ve çocuklar mirası belirli oranlarda paylaşır, tüm çocuklar eşit pay alır ve saklı pay kuralları vardır).

Özetle: Dubai’de miras hukuku, kişinin dinine ve uyruk durumuna göre farklı kanunlar uygulayan, esnek ama dikkat gerektiren bir alandır. Vasiyetname mevcut mu? Kişi Müslüman mı, gayrimüslim mi? Yabancı mı, BAE vatandaşı mı? gibi soruların her biri, uygulanacak hukuk kuralını değiştirebilir. Bu nedenle, her bir miras olayı özelinde ilgili mevzuatın doğru tespiti büyük önem taşır.

Vasiyetname ve Miras Planlaması (Dubai’de Vasiyet Hazırlamanın Önemi)

Dubai’de miras konusunun en kritik noktalarından biri vasiyetname meselesidir. Bir vasiyetname (will), bireyin ölümünden sonra malvarlığının kimlere ve nasıl dağıtılacağını belirleyen yasal bir belgedir. Dubai gibi uluslararası bir nüfusa sahip bir bölgede vasiyetname hazırlamak, özellikle yabancılar için mirasın istenmeyen şekilde dağılmasını önlemenin en etkili yoludur.

Dubai’de vasiyetname neden gereklidir? Eğer Dubai’de yaşıyor veya orada malvarlığı bulunduruyorsanız, vasiyetname hazırlamak yasal olarak zorunlu değil ancak son derece tavsiye edilir. Vasiyetname olmadığında, BAE mahkemeleri malvarlığını yerel yasalara göre, çoğunlukla Şeriat kuralları doğrultusunda dağıtırlar. Bu da yukarıda bahsedilen, malın bir kısmının hiç düşünmediğiniz akrabalara gidebilmesi ihtimalini doğurur (örneğin uzak erkek akrabalar gibi).

Özellikle yabancı uyruklular açısından, malvarlığının kendi ülke kanunlarına göre değil de BAE’deki kurallara göre dağıtılması ciddi riskler barındırır. Dubai’de uzun yıllardır çalışan birçok yabancı için en büyük endişe, ailelerinin kendileri vefat ettiğinde finansal zorluk yaşamaları veya hukuki engellerle karşılaşmalarıdır. Vasiyetname, bu belirsizliği ortadan kaldırarak varlıklarınızın kontrolünü elinizde tutmanızı sağlar.

Dubai’de kimler vasiyetname düzenleyebilir? BAE’de hem Müslümanlar hem gayrimüslimler vasiyetname hazırlayabilir ve bunu yetkili mercilere kaydettirebilir. Ancak burada kritik bir fark vardır: Müslüman bir kişinin vasiyeti, İslam miras hukukunun sınırlamalarına tabidir (yani en fazla 1/3 oranında serbestçe tasarruf mümkün). 

Gayrimüslim kişiler ise teorik olarak tüm malvarlığı hakkında istedikleri gibi tasarruf edebilirler – yani vasiyetnamelerinde malın tamamını istedikleri kişilere bırakabilirler. Yabancı uyruklu kişiler (örneğin Türk vatandaşı olup Dubai’de yaşayanlar), vasiyetnamelerinde kendi millî hukuklarının uygulanmasını talep edebilir ya da Dubai’nin gayrimüslimler için öngördüğü medeni hükümlere göre dağıtım yapacaklarını belirtebilirler. Önemli olan, vasiyetnamenin usulüne uygun ve geçerli şekilde hazırlanması ve kayıt altına alınmasıdır.

Vasiyetname nerede ve nasıl kayıt altına alınır? Dubai’de vasiyetnamenizi resmi hale getirip kaydedebileceğiniz birkaç seçenek bulunmaktadır:

  • Dubai Mahkemeleri: Dubai Emirliği’nin kendi mahkeme sistemi vasiyet kayıtlarını kabul etmektedir. Genelde Arapça olarak hazırlanmış vasiyetnameler Dubai Mahkemesi’nde kayıt altına alınabilir. Müslüman vasiyetleri de burada onaylanır (ancak Şeriat sınırlamalarına tabidir).
  • DIFC (Dubai International Financial Centre) Vasiyet Kayıt Merkezi: Burası İngiliz ortak hukukuna dayalı özel bir yargı alanıdır. DIFC, gayrimüslimlerin İngilizce vasiyetname hazırlamalarına ve uluslararası standartlarda onaylatmalarına imkan tanır. DIFC Vasiyet Hizmeti, özellikle Dubai’de malvarlığı bulunan yabancılar için popülerdir; zira esnek ve hızlı bir süreç sunar. Ücretleri yerel mahkemelere kıyasla daha yüksek olabilse de, uluslararası geçerlilik ve İngilizce dilinde işlemler gibi avantajları vardır.
  • Abu Dabi Yargı Dairesi (ADJD) Vasiyet Kaydı: Abu Dabi Emirliği, 2021 yılında çıkardığı No. 14/2021 sayılı yasa ile gayrimüslim aile hukuku ve miras konularında yenilikler getirmiştir. ADJD, Abu Dabi’de gayrimüslim vasiyetlerini kaydeden bir birimdir, ancak Dubai’de malı olan yabancılar da ADJD’de vasiyet kaydı yapabilmektedir. ADJD’nin ücretleri ve prosedürleri DIFC’ye göre farklılık gösterir; genelde daha uygun maliyetli bir alternatif olarak bilinir.
  • Konsolosluklar veya Anavatan: Bazı yabancılar, kendi ülkelerindeki noterliklerde veya konsolosluklarda vasiyet düzenleyip bunu BAE’de kullanmayı düşünebilir. BAE hukuku, yurtdışında (örneğin Türkiye’de) düzenlenip usulünce tasdik edilmiş vasiyetnamelere de geçerlilik tanıyabilir. Bunun için vasiyetnamenin Arapça tercümesiülkedeki Türk konsolosluğu ve BAE Dışişleri onayı gibi işlemler gerekebilir. Ancak pratikte, Dubai’de ikamet eden birinin en rahat yolu yukarıda bahsedilen yerel mercilerden birine vasiyetini kaydettirmektir.

Vasiyetname hazırlama süreci nasıldır? Yabancı biri olarak Dubai’de vasiyetname hazırlarken genellikle şu adımlar izlenir:

  1. Avukat Tutma: İlk adım, BAE miras hukukunda uzman bir avukata danışmaktır. Profesyonel destek, vasiyetnamenin yasal gereklere uygun hazırlanması ve teknik hataların önlenmesi için şarttır.
  2. Vasiyet Türünün Belirlenmesi: Kişi Müslüman mı gayrimüslim mi – buna göre vasiyet hazırlanır. Müslüman iseniz Şer’i hükümlere uygun bir vasiyet hazırlanmalı; gayrimüslim iseniz tamamen serbest tasarruflu bir vasiyet planlayabilirsiniz.
  3. Taslağın Hazırlanması ve Şekil Şartları: Vasiyetname yazılı şekilde düzenlenir, tüm malvarlığı ve mirasçılar net biçimde belirtilir (Dubai’deki banka hesapları, gayrimenkuller, şirket hisseleri vb kalem kalem yazılır). İki tane şahit huzurunda imzalanır. Belgede, varsa özel istekler (örn. çocuklar için vasi atanması, cenaze talimatları) eklenir. Eğer kişinin BAE dışında da malvarlığı varsa, vasiyetnamede bunlara da değinilebilir.
  4. Yetkili Makam Önünde Kayıt: Hazırlanan vasiyet, yukarıda sözü edilen kurumlardan birinde (Dubai Mahkemesi, DIFC veya ADJD) resmi olarak kaydedilir ve onaylanır. Bu aşamada genelde kimlik ve ikamet belgeleri, tanıkların beyanları ve cüz’i bir harç (örn. ADJD için 60 AED) gibi gereklilikler vardır. Vasiyet sahibi ve tanıklar, kayıt sırasında hazır bulunur.

Bu süreci tamamlayan bir kişi, “Dubai’de vasiyet kaydımı yaptırdım” diyebilir ve içi rahat eder. Bu sayede beklenmedik bir vefat durumunda malvarlığının dağılımı üzerinde iradesini büyük ölçüde gerçekleştirmiş olur. Özellikle Dubai’de yatırım yapan Türk vatandaşları için vasiyetname, ailelerinin geleceğini güvence altına almanın en etkili yollarından biridir. Nitekim Dubai’de yaşayan Müslüman Türk vatandaşları dahi Abu Dabi’de Şeriat’a uygun vasiyet kaydı yaptırarak (ADJD aracılığıyla) en azından malvarlıklarının Şeriat hükümlerine göre intikalini planlayabilmektedir.

Dikkat: Müslüman olup da Şeriat dışı bir düzenleme yapmak isteyenler (örneğin tüm malını sadece eşine bırakmak gibi), vasiyetname ile bunu doğrudan gerçekleştiremezler çünkü vasiyet 1/3 ile sınırlı. Bunun yerine hayattayken yapılacak hibeler (hediyeler) veya vakıf kurma gibi yöntemlere başvurulabilir. Bu gibi ileri düzey miras planlaması konularında mutlaka uzman avukatlarla çalışılmalıdır.

Vasiyetname Olmadığında Miras Paylaşımı (Intestacy Durumları)

Dubai’de bir kişi vasiyetname bırakmadan vefat ettiğinde, devreye giren hukuki süreç ve paylaşım kuralları, yukarıda özetlediğimiz Müslüman / Gayrimüslim ayrımına göre şekillenir. Bu alt başlıkta, vasiyetin olmadığı durumlarda mirasın paylaştırılmasının pratik yönlerini ele alacağız.

Müslümanlar için (Vasiyet Yoksa): Müslüman bir kişi vasiyetsiz vefat ettiğinde, miras doğrudan Şeriat hükümlerine göre taksim edilir. Bu süreçte görev alan miras hâkimi, öncelikle kimlerin yasal mirasçı olduğunu belirler. BAE’nin yeni kişisel statü kanunu (41/2024) maddi miras hukuku kurallarını açıkça ortaya koymuştur: Hangi akrabanın ne oranda pay alacağı bu kanunda detaylı listelenmiştir (madde 200-250 arası). Uygulamada mahkeme, Kur’an’dan gelen miras paylarını kanun hükümleriyle birlikte yorumlayarak mirasçılara paylaştırma kararı verir. Örneğin:

  • Vefat edenin eşi ve çocukları varsa: Eşine 1/8, kalan 7/8 çocuklara verilir (erkek çocuk payı, kızın payının 2 katıdır). Ayrıca ölenin anne ve babası hayatta ise her biri 1/6 oranında pay alabilir; bu paylar çocukların payından çıkar.
  • Vefat edenin çocuğu yoksa, eşi ve anne-babası varsa: Eşine 1/4, anneye 1/4, babaya 1/2 gibi bir dağılım olabilir (duruma göre değişir; mesela ölenin erkek kardeşleri de mirasa dahil olabilir çünkü çocuk yoksa kardeşler mirasçı olabiliyor).
  • Vefat eden bekâr ve çocuksuz ise: Miras doğrudan anne-babaya (onlar da yoksa kardeşlere, onların da yokluğunda daha uzak akrabalara) gidebilir.

Bu paylaşım hesapları İslami fıkıh kurallarına göre yapıldığından, oldukça teknik olabilmektedir. Mahkeme genellikle **yetkili bir “miras tespit memuru” (veya kadı) aracılığıyla kimin hangi oranda alacağını hesaplatır. Mirasçıların farklı dinlerde olmaması da önemlidir; BAE hukukuna göre farklı dine mensup kişiler arasında miras bağı olmayabilir (Müslüman bir mirasçı, gayrimüslim akrabasına mirasçı olamaz kuralı, İslam hukukunda geçerli olup BAE’de de uygulanabilmektedir). Bu noktada, eğer söz konusu uluslararası bir aile ise (örneğin eşi Müslüman, kendisi gayrimüslim gibi durumlar), hukuki danışmanlık almak şarttır; zira böyle bir durumda milli hukukun uygulanması talebi ile farklı bir sonuca ulaşmak mümkün olabilir.

Gayrimüslimler için (Vasiyet Yoksa): Yukarıda açıklandığı gibi, gayrimüslim bir kişi vasiyetsiz öldüğünde Federal Kanun 41/2022 devreye girer. Mahkeme, öncelikle sağ kalan eşi ve varsa çocukları tespit eder. Ardından mirasın yarısını eşe, yarısını çocuklara eşit paylaştıran bir karar çıkartır. Eğer çocuk yoksa, bu kez eş ile anne-baba devreye girer; eşe yarı, anneye ve babaya diğer yarı verilir. Eş de yoksa, tüm miras anne-babaya veya onlar da yoksa kardeşlere eşit olarak geçer. Burada tekrar vurgulayalım: gayrimüslimler için erkek-kadın ayrımı yoktur, herkes eşit pay alır.

Ancak istisnai bir hak olarak, mirasçılar isterlerse “milli hukuka göre paylaşım” talebinde bulunabilirler. Örneğin, İngiliz vatandaşı bir kişi vasiyetsiz öldüyse, çocukları “babamızın mirası İngiliz hukukuna göre dağıtılsın” diyebilir. Bu talep üzerine Dubai mahkemesi, eğer İngiliz hukukunu uygulamaya elverişli bulursa (genellikle bir uzman raporu ile içerik tespiti yapılarak) İngiliz miras hukukuna göre paylaştırma yapabilir.

Benzer şekilde bir Türk vatandaşı için Türk hukukunun uygulanması talep edilirse, Türk Medeni Kanunu’na göre paylar belirlenir. Türk hukukunda sağ kalan eş, çocuklarla birlikte mirasçıysa mirasın 1/4’ünü alır, 3/4’ü çocuklar arasında eşit bölünür (bu yönüyle Türk hukuku da aslında cinsiyet eşitliği içerir). Böyle bir durumda Dubai mahkemesi de bu oranları dikkate alarak taksim yapabilir. Bu süreç elbette ki hukuki bir başvuru ve ispat süreci gerektirir; dolayısıyla mirasçıların bu yönde bir isteği varsa, Dubai’de deneyimli bir miras avukatı aracılığıyla mahkemeye başvurmalıdırlar.

Sonuç olarak, vasiyetnamenin olmadığı senaryoda “intestate” denilen yasal miras paylaşım kuralları uygulanır. Dubai’de bu kurallar, Müslümanlar için Şeriat, gayrimüslimler için medeni kanun ilkelerine dayansa da, yabancılar açısından bazı esneklikler barındırmaktadır. Yine de, kişi hayattayken vasiyetname düzenlemiş ise bu kuralların birçoğu devre dışı kalabilir. Bu nedenle, vasiyetnamesiz vefatın riskleri konusunda farkındalığın yüksek olması önemlidir.

Vefat Sonrası Resmî İşlemler ve Miras Belgesi

Bir yakınınızı Dubai’de kaybettiğinizde veya orada vefat eden bir tanıdığınızın miras işleriyle uğraşmanız gerektiğinde, ilk olarak hangi resmî işlemlerin yapılacağını bilmek büyük önem taşır. Dubai bürokrasisi, vefat sonrasında belirli adımların eksiksiz tamamlanmasını şart koşar. İşte bu süreçteki temel adımlar:

1. Ölüm Belgesinin Düzenlenmesi: Vefat gerçekleşir gerçekleşmez, ölüm belgesi (death certificate) alınmalıdır. Dubai’de ölüm belgesi, BAE Sağlık ve Önleme Bakanlığı tarafından düzenlenir ve ardından Dışişleri Bakanlığı ile vefat edilen emirliğin Nüfus ve Vatandaşlık Dairesi’ne kayıt ettirilir. Eğer vefat eden kişi yabancı uyruklu ise, kendi ülkesinin büyükelçiliği veya konsolosluğu da haberdar edilmeli ve onlarla irtibat kurulmalıdır. Örneğin, bir Türk vatandaşı Dubai’de vefat ettiyse Türkiye Cumhuriyeti Dubai Başkonsolosluğu’na bildirim yapmak gerekecektir. Bu, hem cenazenin ülkeye nakli gibi konular, hem de resmi kayıtlar açısından önemlidir.

2. Defin ve Cenaze İşlemleri: Dubai’de cenazenin defnedilmesi veya Türkiye’ye nakli konusunda yerel makamlarla koordinasyon sağlanır. Defin masrafları ve cenaze işlemleriyle ilgili giderler, BAE mevzuatına göre öncelikle tereke (miras) varlığından karşılanabilir. Nitekim Federal Kanun No. 41/2024 Madde 201, “ölüm belgesi temini ve defin masraflarının öncelikli olarak miras bırakanın malvarlığından ödeneceğini” hükme bağlamıştır. Yani mirasçılar kişisel ceplerinden bu masrafları karşılamak zorunda kalmaz; bunlar yasal olarak mirasın bir parçası sayılır.

3. Miras (Veraset) Belgesinin Alınması: Türk hukukunda “veraset ilamı” olarak bilinen mirasçılık belgesi, Dubai’de Succession Certificate veya Inheritance Certificate adıyla anılır. Bu belge, vefat eden kişinin yasal mirasçılarının kimler olduğunu resmi olarak gösterir. Miras paylaşım sürecinin başlaması için mutlaka bu belgenin çıkarılması gerekir. Dubai Kişisel Durum Mahkemesi’ne yapılacak başvuru ile miras dosyası açılır ve hakim, sunulan belgelere dayanarak mirasçıları belirten bir karar (miras belgesi) verir. Başvuru sırasında genellikle şu belgeler istenir:

  • Ölenin ölüm belgesi (resmi onaylı ve mümkünse Arapça tercümesi ile birlikte),
  • Ölenin kimlik ve pasaport bilgileri, varsa ikamet izni kartı,
  • Mirasçıların kimlik/pasaport bilgileri ve mirasçılıklarını gösteren belgeler (örn. evlilik cüzdanı, doğum belgesi, nüfus kayıt örneği gibi),
  • Başvuran kişinin talep dilekçesi (Arapça olarak hazırlanır, genellikle avukat yardımıyla),
  • Yabancı belgelerin Apostil tasdiki ve Arapça tercümeleri.

Dubai mahkemesi, sunulan belgeleri inceleyerek eğer her şey uygunsa mirasçılık belgesini düzenler. Bu belgede tüm yasal mirasçılar ve miras pay oranları listelenir. Örneğin, vasiyet yoksa ve gayrimüslim ise yarı eşe yarı çocuklara şeklinde, Müslüman ise Şeriat oranlarına göre paylar belirtilecektir. Miras belgesi, miras paylaşımının yapılabilmesi için kilit önem taşır, zira bankalar, tapu daireleri gibi kurumlar mirasçıların yetkisini görmek ister. Mecit Kahraman Hukuk Bürosu gibi tecrübeli hukuk büroları (örnek olarak veriyoruz) bu aşamada belge temini, dilekçe hazırlığı ve mahkeme işlemlerinin takibi konularında tam destek sunmaktadır. Benzer şekilde biz de (Avukat Bilal Alyar olarak) müvekkillerimizin bu belgeleri hızlıca alabilmesi için İstanbul’dan gerekli evrak teminine ve Dubai’deki iş ortaklarımız aracılığıyla mahkeme sürecine destek veriyoruz.

4. Terekenin Tespiti ve Yönetimi: Miras belgesi alındıktan sonra, miras bırakanın tüm malvarlığının dökümü yapılmalıdır. Dubai’de tereke içerisinde genelde şunlar olabilir: banka hesaplarındaki paragayrimenkuller (ev, arsa)araçlarşirket hisselerisigorta poliçeleri ve olası borçlar. Yerel hukukta, miras bırakanın borçları ve vergileri (varsa) miras dağıtımından önce ödenir. Dubai’de miras vergisi bulunmamaktadır (ne BAE federal hükümeti ne de yerel yönetimler miras kalan mal için veraset vergisi talep eder). Bu, Türk vatandaşları açısından olumlu bir durumdur çünkü Türkiye’de veraset intikal vergisi varken, Dubai’de böyle bir vergi yoktur.

Terekenin tespitinde, bankalardaki hesapların dondurulması önemli bir konudur. BAE’de bir kişi ölünce, o kişinin banka hesapları geçici olarak dondurulur. Bankalar, hesapta bulunan parayı ancak miras belgesine dayanarak mirasçılara ödeyebilir. Dolayısıyla, miras belgesi alındıktan sonra her bir finansal kuruma başvurup ölenin hesaplarındaki varlıkların serbest bırakılmasını talep etmek gerekir. Benzer şekilde, taşınmaz malların tapu devri de miras belgesiyle gerçekleştirilir; Dubai Tapu Dairesi (Dubai Land Department), miras belgesinde belirtilen mirasçılar adına intikal işlemlerini yapacaktır. Bu işlemler sırasında tercüme edilmiş ve tasdikli miras belgesinin ibrazı istenir.

5. Mirasın Paylaştırılması: Tüm malvarlığı tespit edilip üzerine mirasçılar adına tescil/teslim işlemleri yapıldıktan sonra, fiilen mirasçıların anlaşarak paylaşım yapması gerekir. Örneğin, tereke bir banka hesabı ve bir evden oluşuyorsa; mirasçılar banka hesabındaki parayı paylarına göre bölebilir, evi de ya satıp parasını paylaşır ya da içlerinden biri diğerine payını satın alır. Dubai uygulamasında çoğu zaman mirasçılar aralarında anlaşarak paylaşımı tamamlar. Eğer anlaşma sağlanamazsa, bu durumda mahkemeye başvurup mirasın paylaşılması (izale-i şuyu benzeri) talep edilebilir. Mahkeme, gerekli görürse terekeye kayyım atayabilir veya satış yoluyla paylaştırma yapabilir.

6. Vasi ve Kayyım Atanması (Küçükler ve Ehliyetsizler): Mirasçılar arasında reşit olmayan çocuklar varsa, mahkeme onlar adına tasarrufları yapmak üzere bir vasi (guardian) atayabilir. Genellikle sağ kalan ebeveyn vasiyetle belirlenmemişse çocukların vasisi olarak atanır. Eğer her iki ebeveyn de vefat ettiyse, mahkeme ailenin yakın akrabalarından birini veya güvenilir bir kişiyi vasi yapar. Benzer şekilde, terekenin önemli meblağlar içermesi durumunda, terekeyi yönetmek üzere bir temsilci (kayyım) atanması da söz konusu olabilir. Bu kişi, tereke sonuçlanana dek malvarlığını korur ve yönetir.

Bu resmi işlemler oldukça bürokratik ve teknik olabileceğinden, ilk günden itibaren hukuki danışmanlık almak süreci çok rahatlatır. Bizim pratiğimizde, İstanbul’daki müvekkillerimize “Dubai’de bir yakınım vefat etti, ne yapmalıyım?” diye sorduklarında öncelikle ölüm belgesi ve konsolosluk işlemleriyle başladığımızı, ardından miras belgesi sürecini Dubai’deki avukat işbirlikçilerimizle eşzamanlı yürüttüğümüzü belirtelim. Böylece, cenaze işlemleri halledilirken hukuki süreç de aksamadan ilerleyebilmektedir.

Mirasın Paylaştırılması ve Terekenin Yönetimi

Miras belgesi alındıktan ve tereke resmen tespit edildikten sonra, sırada mirasın paylaştırılması yani her mirasçının payına düşen malvarlığını fiilen teslim alması süreci vardır. Bu aşamada dikkate alınması gerekenler:

  • Dostane Paylaşım: İdeal olan, mirasçıların kendi aralarında anlaşarak malvarlığını paylaşmalarıdır. Örneğin, tereke birden fazla gayrimenkul içeriyorsa, mirasçılar aralarında taksim yapıp her birinin mülkiyetine ayrı bir taşınmaz geçmesi konusunda mutabakata varabilirler. Ya da bir mirasçı diğerine ait payı satın alarak malı tek elde toplayabilir. Dubai’de mirasçıların anlaşması halinde, Noter tasdikli bir paylaşım sözleşmesi yapılarak tapu ve banka işlemleri gerçekleştirilebilir.
  • Satış Suretiyle Paylaşım: Terekenin önemli bir kısmı bölünemez nitelikte bir mal ise (tek bir ev, tek bir işyeri gibi), genellikle mirasçılar o malı üçüncü bir kişiye satıp bedelini aralarında paylaşıyorlar. Dubai’de gayrimenkul satışı için öncelikle Intikal işlemi mirasçılar üzerine yapılıp sonrasında satış yapılır. Yani önce ölen adına kayıtlı tapu, mirasçılar adına intikal edecek, akabinde mirasçılar toplanıp bir satış işlemi yapacaklar. Bu süreçte satış bedelinin paylaştırılması avukatınız tarafından takip edilerek herkesin hak ettiği tutarı alması sağlanır.
  • Borçlar ve Alacaklar: Miras bırakanın borçları varsa (örneğin bankaya kredi borcu, kredi kartı, vs.), öncelikle tereke varlığından bu borçların ödenmesi gerekir. BAE hukukunda mirasçılar, miras bırakanın borçlarından miras payları oranında sorumludur. Ancak pratikte, borçlar miras paylaşımından önce kapatılır ve kalan malvarlığı paylaşılır. Eğer tereke borçlardan arta kalan bir şey bırakmıyorsa, mirasçılar mirastan pay alamayabilir (Türk hukukundaki gibi “mirasın reddi” kurumu BAE’de de mevcuttur, mirasçılar isterse mirası reddedebilir).
  • Şirket Hisseleri ve Ticari Varlıklar: Vefat eden kişinin Dubai’de şirket hissesi varsa, bu hissenin devri için ticaret sicili nezdinde işlemler yapılmalıdır. Miras belgesine istinaden şirket pay defteri güncellenir ve mirasçılar ortak olarak kaydedilir. Eğer şirketin devam etmesi isteniyorsa, mirasçılar kendi aralarında anlaşarak hisseleri tek elde toplayabilir veya şirket esas sözleşmesindeki “ölüm halinde yapılacak işlemler” hükümlerini uygular. Örneğin bazı şirket sözleşmelerinde, ortaklardan birinin ölümü halinde hisselerin diğer ortağa geçeceği gibi maddeler olabiliyor; bu durumda hissedarlar arasında bedel ödenerek devralma gerçekleşir. Bu gibi ticari konularda Dubai’de şirket hukuku bilgisi de gerektiğinden, mutlaka uzman desteği alın.
  • Menkul Kıymetler ve Yatırımlar: Borsada hisseleri, yatırım fonları veya kripto para gibi dijital varlıklar da tereke kapsamına girer. Bu varlıkların mirasçılara devri için ilgili platform veya kuruma miras belgesi sunmak gerekir. Özellikle banka ve aracı kurumlar, mirasçıların kimliğini ve payını gördükten sonra hesapların bölünmesine veya devrine izin verir.

Terekenin yönetimi sürecinde bazen profesyonel bir vasi/kayyım atandığını belirtmiştik. Özellikle mirasçılar arasında anlaşmazlık varsa, mahkeme bir tereke yöneticisi atayabilir. Bu kişi (çoğunlukla avukatlar veya mali müşavirler olur) tüm malvarlığını satar, borçları öder ve elde kalan parayı mirasçılar arasında paylaştırır. Dubai uygulamasında nadiren gerekse de, uzun süren aile içi anlaşmazlıklarda böyle çözümlere gidilebilmektedir.

Miras paylaşımında zaman ve masraf yönetimi: Dubai’de miras sürecinin ne kadar süreceği ve ne gibi masraflar çıkacağı da önemli sorulardandır. Tecrübelerimize göre, tüm belgeler hazırsa ve mirasçılar arasında itiraz yoksa, süreç birkaç hafta içinde tamamlanabilir. Ancak itirazlar, davalar veya yabancı hukukun uygulanması talepleri süreci aylarca uzatabilir. Masraflara gelince:

  • Mahkeme harçları (miras belgesi başvurusu için nispi veya maktu harç),
  • Tercüme ve noter tasdik ücretleri (yabancı belgelerin Arapça tercümesi ve onayı için),
  • Avukatlık ücreti (anlaşmaya göre değişir, genellikle tereke değeri ile orantılı bir danışmanlık/dava ücreti belirlenir),
  • İdari ücretler (vasiyet kaydı ücreti, tapu intikal harcı vs. gibi spesifik işlemlerin bedelleri).

BAE mevzuatına göre, ölüm belgesi ücreti, cenaze masrafları, mahkeme harçları gibi masraflar aslında miras malvarlığından ödenebilmektedir. Yani mirasçılar cebinden ödeyip sonradan birbirinden talep etmek yerine, tereke hesaplarından bu ödemeler yapılabilir. Bu da mirasçıların maddi yükünü azaltan bir unsurdur.

Uluslararası Boyut: Türk Vatandaşları İçin Dubai’de Miras İşlemleri

Dubai’de miras konusu, Türk vatandaşları açısından hem Türk hukukunun hem de BAE hukukunun kesişim noktasında bazı özel durumlar doğurmaktadır. Türkiye, milletlerarası özel hukuk ilkeleri gereği kendi vatandaşlarının mirasını belirli kurallara bağlamıştır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 20. maddesine göre, “Miras ölenin milli hukukuna tabidir”. Yani bir Türk vatandaşı vefat ettiğinde, prensip olarak Türk miras hukuku (Türk Medeni Kanunu hükümleri) uygulanır. Ancak aynı madde, “Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır” diyerek, yabancı uyruklu birinin Türkiye’deki malına da Türk hukukunun uygulanacağını belirtir. Ayrıca mirasa ilişkin işlemlerin şekli ve usulü konusunda da, terekenin bulunduğu yer hukukuna atıf yapılmıştır.

Bu teorik bilgiyi Dubai özelinde somutlaştıralım:

  • Bir Türk vatandaşı Dubai’de vefat ettiğinde, BAE mahkemeleri varsayımsal olarak millî hukuku (Türk hukukunu) uygulamaya yatkındır, ancak bu kural otomatik değildir. BAE iç hukukunda, yabancının milli hukukunun uygulanabilmesi için ya vasiyetnamede bunu belirtmiş olması gerekir ya da mirasçılarının talepte bulunması gerekir. Eğer böyle bir talep veya vasiyet yönlendirmesi yoksa, Dubai mahkemesi gene kendi yasalarını (Müslüman ise Şeriat, gayrimüslim ise 41/2022 sayılı yasa) uygulayacaktır.
  • Diyelim ki bir Türk vatandaşının vasiyeti yok ve mirasçıları da milli hukuk talebinde bulunmadı; bu durumda Dubai’de miras yerel hukuka göre paylaştırılır. Örneğin merhum Müslüman ise Şeriat’a göre paylar, değilse yarı eşe yarı çocuklara kuralı uygulanır. Peki, Türkiye’de ne olur? Böyle bir durumda, eğer kişinin Türkiye’de de malvarlığı varsa, Türkiye’deki malları için Türk mahkemesinde veraset ilamı çıkarmak gerekecektir. Türk mahkemesi doğal olarak Türk hukukunu uygulayacağı için, örneğin Dubai’deki paylaşımdan farklı bir pay tablosu ortaya çıkabilir. Bu, pratikte çifte mirasçılık belgesi gibi bir durum yaratır: Biri Dubai’de, biri Türkiye’de.
  • Örnek: Ali Bey Türk vatandaşı, Dubai’de vefat etti. Dubai’de bir evi ve bankada parası, Türkiye’de de bir evi var. Ali Bey Müslüman ve vasiyet bırakmamış. Dubai’de eşi ve 2 çocuğu için Şeriat’a göre paylar belirlendi: Eş 1/8, kalan çocuklara (erkek ve kız) 7/8, erkek çocuğa kızın iki katı olacak şekilde. Türkiye’de ise eşi ve çocukları için Türk hukukuna göre paylar belirlenecek: Eş 1/4, çocuklar 3/4’ü eşit. Bu durumda Dubai’deki ev ve para, Dubai kuralına göre taksim edilecek; Türkiye’deki ev, Türk kuralına göre. Sonuç: Eşin Dubai’de alacağı pay farklı, Türkiye’de farklı olabilir. Bu gibi uyumsuzluklar, aile içinde karmaşa yaratabilir.
  • Çözüm: İşte bu nedenle, Türk vatandaşları için en iyi çözüm vasiyetnameyle netleştirme yapmaktır. Eğer Ali Bey hayattayken bir vasiyetname düzenleyip “Dubai’deki ve Türkiye’deki tüm malvarlığım Türk hukukuna göre dağıtılsın” diye yazsa idi (veya en azından BAE’de kendi isteğine göre paylaştırılsın deseydi), bugün mirasçılar iki ayrı sistemle uğraşmak zorunda kalmayabilirdi. Alternatif olarak, Dubai’deki mirasçılar, mahkemeden Türk hukukunun uygulanmasını talep ederek payları Türkiye ile uyumlu hale getirmeyi de seçebilirler (erkek-kız çocuk eşit pay gibi).

Ayrıca, Türk vatandaşları açısından konsoloslukların rolü de zikredilmelidir. Dubai’de vefat eden bir Türk’ün mirasıyla ilgili, Türk Konsolosluğu bazen mirasçılara yol gösterecek bilgi ve belgeleri temin edebiliyor. Örneğin nüfus kayıtları, evlilik belgeleri gibi. Ancak konsolosluğun hukuki bir yetkisi yoktur; tüm işlemler Dubai mahkemelerinden yürütülmelidir.

Son olarak, Türkiye’de veraset ve intikal vergisi bulunduğunu unutmayalım. Dubai’de mirası devralan bir Türk vatandaşı, Türkiye’de veraset vergisine tabi olabilir (bu, Türkiye’de ikamet durumuna ve paranın Türkiye’ye getirilip getirilmemesine göre değişebilen bir konu). Bu nedenle, uluslararası miras meselelerinde çift yönlü düşünmek gerekir: Hem Dubai hukuku hem Türk hukuku birlikte ele alınmalıdır. Avukat olarak biz de her iki ülkenin mevzuatını dikkate alarak, müvekkillerimize en avantajlı ve sorunsuz yolu öneriyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Dubai’de miras hukuku nasıl işler?
Dubai’de miras hukuku, kişinin vasiyetname bırakıp bırakmamasına ve dinine göre iki farklı şekilde işlerVasiyetname varsa, miras büyük ölçüde vasiyete uygun dağıtılır. Vasiyetname yoksa, Müslümanlar için İslam (Şeriat) miras kuralları, gayrimüslimler için ise medeni miras kanunu (Federal Kanun No. 41/2022) uygulanır. Kısaca, Müslümanlar için erkek-kadın ayrımı olan Şeriat payları, gayrimüslimler için ise eş ve çocuklar lehine eşitlikçi paylar söz konusudur. Yabancı uyruklular ayrıca kendi ülkelerinin hukukunun uygulanmasını talep edebilirler.

Dubai’de yabancılar vasiyetname hazırlayabilir mi?
Evet, Dubai’de yaşayan yabancı uyruklular vasiyetname hazırlayabilir ve bunu resmi mercilere kaydettirebilir. Hatta bu vasiyetnamede kendi ülkelerinin miras hukukunun uygulanmasını talep etme hakları vardır. Vasiyet, İngilizce veya Arapça hazırlanabilir ve DIFC Vasiyet Kaydı, Dubai Mahkemesi veya Abu Dabi ADJD gibi kurumlarda kayıt altına alınabilir. Yasal geçerlilik için vasiyetnamenin yazılı, imzalı ve iki tanık huzurunda olması şarttır.

Vasiyetname olmadan vefat eden birinin mirası nasıl paylaşılır?
Eğer kişi Müslümansa Şeriat hukuku uygulanır: Eşe, çocuklara ve varsa anne-baba ile sınırlı durumlarda kardeşlere belirli oranlarda pay verilir (erkek evlat, kızın 2 katı alacak şekilde). Kişi gayrimüslim ise eş mirasın yarısını, çocuklar diğer yarısını eşit paylaşır. Çocuk yoksa eş ile anne-baba arasında paylaşım yapılır; eş de yoksa miras anne-baba veya kardeşlere geçer. Hiçbir vasiyet ve talimat olmadığı için, tamamen kanunun emredici hükümleri uygulanır.

Mirasçılık belgesi (succession certificate) nedir ve nasıl alınır?
Mirasçılık belgesi, vefat eden kişinin yasal mirasçılarının resmi olarak belgelendiği mahkeme kararıdır. Bu belgeyi almak için Dubai Kişisel Statü Mahkemesi’ne başvurulur. Ölüm belgesi, mirasçıların kimlik bilgileri, aile nüfus kayıtları gibi evraklar dilekçeye eklenir. Mahkeme, gerekli inceleme ardından mirasçıları ve paylarını belirten belgeyi düzenler. Bu belge olmadan bankalardaki hesaplar veya tapu işlemleri yapılamaz, bu yüzden ilk aşamada temin edilmesi şarttır.

Dubai’de miras paylaşımı için avukat tutmak zorunlu mu?
Zorunlu değil ancak şiddetle tavsiye edilir. Dubai’de miras işlemleri hem İslami hem medeni hukuk unsurlarını içerdiği ve Arapça yürütüldüğü için, bir avukat yardımı olmadan süreci yönetmek çok zordur. Avukat, evrakların hazırlanması, mahkeme prosedürleri, tercümeler ve yasal sürelerin takibinde süreci hızlandırır. Hatasız bir işlem için ve hak kaybına uğramamak için avukat desteği almak en doğrusudur.

Miras süreci Dubai’de ne kadar sürer?
Tüm belgeler tam ise ve mirasçılar arasında itiraz veya dava yoksa, miras belgesinin alınması ve temel paylaşım işlemleri birkaç hafta içinde tamamlanabilir. Örneğin ölüm belgesinin alınması ve mirasçılık belgesinin çıkması genelde 2-4 hafta sürebilir. Ancak uyuşmazlık çıkarsa, dava süreci devreye gireceği için aylar, hatta yıllar sürebilir. Özellikle vasiyetnameye itiraz veya mirasçıların anlaşamaması durumlarında süreç uzar.

Dubai’de miras işlemlerinde hangi masraflar yapılır?
Başlıca masraflar şunlardır:

  • Mahkeme harçları: Mirasçılık belgesi başvurusu ve olası dava açılması halinde ödenen yargı harçları.
  • Tercüme ve noter masrafları: Türkçe veya İngilizce belgelerin Arapça tercümesi ve noter/onay ücretleri (Apostil, Dışişleri onayı vb. dahil).
  • Avukatlık ücreti: Avukatla anlaşılan danışmanlık ve takip ücreti (işlemin karmaşıklığına göre değişir).
  • İdari ücretler: Vasiyetname kayıt ücreti (DIFC veya ADJD), tapu intikal harcı, banka hesaplarının açılması için olası masraflar.
  • Cenaze ve ölüm belgesi giderleri: Ölüm belgesinin resmi ücreti, cenaze nakil veya defin masrafları.

Bu giderlerin bir kısmı, kanun gereği terekeden karşılanabilir. Örneğin defin masrafları ve ölüm belgesi ücreti miras hesabından ödenip kalan mal sonra paylaşılabilir. BAE’de miras vergisi bulunmadığını tekrar hatırlatalım; yani herhangi bir veraset vergisi ödenmez.

Mirasımı Dubai’de aile dışından birine bırakabilir miyim?
Evet, gayrimüslim bir yabancı iseniz vasiyetname ile malvarlığınızı aile dışından istediğiniz bir kişiye bırakabilirsiniz. BAE’nin gayrimüslimler için olan miras yasası, tam bir tasarruf serbestisi tanır; dolayısıyla örneğin bir arkadaşınıza, bir hayır kurumuna veya uzaktan bir akrabaya mal bırakmanız mümkün. Ancak Müslümanlar için durum farklıdır: Müslüman bir kişi vasiyetname ile malının sadece 1/3’ünü bu şekilde özgürce bırakabilir, geri kalanı yine yasal mirasçılarına (aile üyelerine) gidecektir. Müslümanların aile dışı kişilere mal aktarmak istemesi halinde, sağlığında hibeler yapması veya vasiyetinin 1/3 sınırı içinde bunu düzenlemesi gerekir.

Dubai’de bir vasiyetnameye itiraz edilebilir mi?
Evet, vasiyetnameye itiraz mümkündür ancak süreç oldukça karmaşıktır. Bir vasiyetnamenin iptali veya hükümsüz sayılması için hukuki bir dava açılması gerekir. Genellikle iddialar, vasiyetin usule aykırı düzenlendiği (örneğin tanıkların eksikliği), vasiyet edenin ehliyetsiz olduğu (akıl sağlığı yerinde değilken imzalandığı) veya baskı-tehdit altında imzaladığı gibi gerekçelere dayanır. Mahkeme, itiraz halinde kanıt arayacaktır; örneğin tıbbi raporlar, tanık ifadeleri vs. İspat yükü, itiraz edendedir ve bu hiç de kolay değildir. Bu yüzden, vasiyetnamenin baştan hukuka uygun ve sağlam hazırlanması itiraz riskini en aza indirir.

Dubai’de miras vergisi var mı?
Hayır, BAE’de (Dubai’de) miras vergisi uygulanmamaktadır. Miras kalan malvarlığı için ne federal düzeyde ne de emirlik düzeyinde bir veraset veya intikal vergisi alınmaz. Mirasçıların sadece devir işlemleri sırasında ödedikleri ufak harçlar olabilir (tapuda devir harcı gibi), ancak Türkiye’deki gibi bir veraset vergisi Dubai’de söz konusu değildir. Bu, Dubai’yi bir bakıma “vergi cenneti” yapan unsurlardan biridir.

Dubai’de miras konusunda hukuki destek almak için ne yapmalıyım?
Öncelikle, bu alanda tecrübesi olan bir avukatla iletişime geçmelisiniz. İstanbul veya Marmara Bölgesi’nde iseniz, Dubai hukukuna vakıf bir avukat olarak bizlerle iletişime geçebilirsiniz. Hukuk büromuz, Dubai’deki yerel ortaklarıyla birlikte, vasiyetname hazırlanmasından miras belgesi alınmasına, terekenin yönetiminden dava sürecine kadar her aşamada müvekkillerine destek sunmaktadır. İletişim sayfamız üzerinden bize ulaştığınızda, durumunuzu analiz edip size özel bir yol haritası çizeriz. Unutmayın, uluslararası miras işlemleri zaman kritiktir; bu yüzden uzman yardımı almak hem işlemleri hızlandırır hem de haklarınızı tam anlamıyla korur.

Sonuç ve Kapanış

Dubai’de miras hukuku, çok katmanlı yapısı ve kültürel farklılıklarıyla ilk bakışta göz korkutucu olabilir. Ancak doğru bilgi ve uzman rehberliği ile bu süreci kontrol altına almak mümkündür. Bu mega rehberde, “Dubai miras hukuku” konusunu tüm yönleriyle ele alarak, hem yasal çerçeveyi hem pratik adımları açıklamaya çalıştım. İstanbul ve Marmara Bölgesi başta olmak üzere Türkiye genelinde, Dubai’de miras meselesiyle karşılaşan vatandaşlarımıza, Avukat Bilal Alyar olarak en kapsamlı desteği vermekteyiz.

Unutulmamalıdır ki, her miras durumu özeldir. Bu rehber genel bir bakış sunmakla birlikte, sizin veya ailenizin durumunun ayrıntıları farklılık gösterebilir. Bu nedenle, birebir hukuki danışmanlık almayı ihmal etmeyin. Hukuk büromuz, Dubai’de miras hukuku alanındaki tecrübesi, güncel mevzuat bilgisi ve yerel bağlantıları sayesinde, süreci en güvenilir şekilde yürütmektedir.

Eğer Dubai’deki miras işlemleriniz hakkında sorularınız veya yardıma ihtiyacınız varsa, anasayfamız üzerinden ofisimize ulaşabilir veya iletişim sayfamız aracılığıyla randevu talep edebilirsiniz. Siz de uluslararası miras konularında profesyonel bir ekiple çalışarak hem haklarınızı güvence altına alın, hem de geleceğe güvenle bakın. Unutmayın, doğru adımlar atıldığında en karmaşık miras problemleri dahi çözüme kavuşur. Miras hukuku gibi hassas bir konuda, uzman desteği ile hareket etmek sizi bir adım öne geçirecektir.

Avukat Bilal Alyar olarak, bu rehber aracılığıyla sizlere Dubai miras hukuku konusunda ışık tutabildiysem ne mutlu. İstanbul’dan Dubai’ye uzanan hukuki deneyimimizle, yanınızda olmaya hazırız. Herkese huzurlu, sağlıklı ve güven dolu bir gelecek dilerim.

Dubai çözüm ortağımızla birleşik arap emirliklerinde vasiyet , profesyonel hukuki destek , dubaide yaşayan türk vatandaşları , dubaide miras hukuku türk , dubaide yabancıların mülkiyet edinimi konularında çözüm sunuyoruz.

https://u.ae/en

https://inhak.adalet.gov.tr/Home/Index

Dubai Avukatı

Dubai Avukatı

Dubai Türk Avukat

https://tekce.com/tr/blog/mevzuat/yabanci-uyruklular-icin-dubaide-gecerli-miras-yasalari
https://chambers.com/articles/inheritance-law-and-the-disposal-of-assets-in-the-uae
https://www.horizlaw.ae/insights/changes-inheritance-laws-uae-1-february-2023-what-you-need-know
https://mgm.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/181020191033445718%20M%C4%B0LLETLERARASI%20%C3%96ZEL%20HUKUK%20VE%20USUL%20HUKUKU.pdf
Dubai Miras Hukuku