Dubai Şirket Kurmak ve Hukuki Rehber
Dubai’de şirket kurmak, son yıllarda Türk yatırımcılar ve girişimciler arasında popüler hale gelen bir konudur. Birleşik Arap Emirlikleri’nin en gözde emirliği olan Dubai, sıfıra yakın vergi oranları, stratejik konumu ve iş dostu mevzuatı ile uluslararası iş dünyasının cazibe merkezi olmuştur. Nitekim 2020 yılına kadar Dünya Bankası “İş Yapma Kolaylığı” endeksinde BAE 16. sıraya kadar yükselmiştir. HSBC’nin yaptığı küresel bir ankete göre de Dubai, iş kurmak için dünyadaki en iyi ikinci şehir seçilmiştir. Dubai’de kurulan şirket sayısı da her yıl artmaktadır (2017 itibariyle yabancı girişimcilerin sahip olduğu 131.000’den fazla şirket bulunmaktadır). Bu veriler, Dubai’nin yatırımcılara sunduğu avantajların bir göstergesidir.
Peki Dubai’de şirket kurmak ne demektir ve hukuki boyutu nedir? Kısaca ifade etmek gerekirse, Dubai’de şirket kurmak yabancı bir ülkede (Birleşik Arap Emirlikleri’nde) yerel yasalara uygun şekilde yeni bir ticari işletme (şirket) kurma işlemini ifade eder. Bu süreç, Dubai’nin kendi Ticaret Şirketleri Kanunu’na ve ilgili düzenlemelere tabidir. Özellikle 2020 sonunda çıkarılan bir kararname ile BAE’de yabancıların şirket kurmasına dair önemli değişiklikler yapılmıştır. 1 Aralık 2020 itibarıyla yürürlüğe giren düzenleme ile, uzun yıllardır uygulanan %51 oranında yerel (BAE vatandaşı) ortağa sahip olma zorunluluğu büyük ölçüde kaldırılmış ve yabancı yatırımcılara %100 mülkiyet hakkı tanınmıştır.
Bu değişiklik sayesinde, Türk yatırımcılar da Dubai’de kurdukları şirketlerin tamamına tek başlarına sahip olabilmektedir. Sadece petrol, savunma, telekomünikasyon gibi stratejik bazı sektörlerde yerel ortak zorunluluğu devam etmektedir. Bunun dışında Dubai, yabancı yatırımcı dostu politikalarıyla artık yerel bir sponsor veya ortak gerekmeden şirket kurulabilecek bir pazar haline gelmiştir. Bu hukuki zemini bilmek, Dubai’de şirket kurmak isteyenler için çok önemlidir.
Elbette yabancı bir ülkede şirket kurma girişimi, uluslararası hukuk ve yerel mevzuat hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmayı gerektirir. Her ülkenin şirket kuruluş prosedürleri, belge gereklilikleri ve ticari düzenlemeleri farklıdır. Dubai’de şirket kurarken de UAE (BAE) yasaları, ticaret sicili uygulamaları, vize ve göçmenlik kuralları devreye girer. Aynı zamanda Türkiye vatandaşı bir girişimci olarak, Türkiye’nin de uluslararası yatırım ve vergi konularındaki düzenlemelerini göz önünde bulundurmak gerekir. Örneğin, Dubai’de elde edilen kazançlar için BAE’de vergi olmasa bile, Türkiye ile BAE arasındaki Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması uyarınca Türkiye’de vergi yükümlülükleri doğabilir. Bu gibi hukuki boyutlar, konunun uzmanı bir avukatın rehberliğini değerli kılar.
Neden bu konuda bir avukata ihtiyaç duyulur? Çünkü Dubai’de şirket kurma süreci; şirket türü seçimi, belge temini, başvuruların yapılması, yasal şartların sağlanması gibi bir dizi karmaşık adımdan oluşur. Yabancı bir hukuk sisteminde hata yapma riski, ek maliyetlere veya gecikmelere yol açabilir. Avukat yardımı, doğru şirket türünün belirlenmesinden gerekli belgelerin hazırlanmasına, sözleşmelerin incelenmesinden resmi makamlardaki işlemlere kadar her adımda süreci kolaylaştırır. Özellikle uluslararası şirket kuruluşu tecrübesine sahip bir hukuk bürosu, hem Türkiye’deki müvekkilin çıkarlarını koruyacak hem de Dubai hukukuna uyumu sağlayacak şekilde yol haritası çizer.
Avukat Bilal Alyar olarak, İstanbul ve Marmara Bölgesi başta olmak üzere Türkiye genelinde müvekkillerimize Dubai’de şirket kuruluşu ve yatırım işlemlerinde danışmanlık yapmaktayız. Bu rehber niteliğindeki makalede, Dubai’de şirket kurmanın tüm yönlerini ele alarak “gökdelen” tekniğinde en kapsamlı bilgileri sunuyoruz. Amacımız, Dubai’de iş kurma hedefinizde hem hukuki güvence sağlamak hem de stratejik bir avantaj elde etmenize yardımcı olmaktır.
Dubai’de Şirket Kurmanın Hukuki Boyutu ve Tanımı
Dubai’de şirket kurmak, bir yatırımcının Dubai Emirliği sınırları içinde resmi bir ticari varlık oluşturması anlamına gelir. Bu, Türkiye’de şirket kurmaya benzer şekilde tüzel kişilik kazandırma sürecidir fakat Dubai’nin kendine özgü mevzuatı çerçevesinde gerçekleşir. BAE (Birleşik Arap Emirlikleri) federal düzeyde 2015 tarihli Ticari Şirketler Kanunu (Federal Law No. 2 of 2015) ile şirket kuruluşlarını düzenlemektedir ve bu kanun 2020’de çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile önemli değişikliklere uğramıştır. Yapılan değişikliklerin en önemlisi, yukarıda da bahsedildiği gibi, yabancı hissedarların %100 sahipliğine izin verilmesidir.
Dubai’de şirket kurmanın hukuki boyutunu kavramak için şu temel noktalar vurgulanabilir:
- Yargı Yetkisi ve Mevzuat: Dubai’de kurulan her şirket, BAE federal yasalarının yanı sıra Dubai Emirliği’nin yerel düzenlemelerine tabidir. Serbest bölgelerde kurulacak şirketler ise bulundukları serbest bölgenin kendi yönetmeliklerine de uymalıdır. Örneğin, Dubai Multi Commodities Centre (DMCC) gibi bir serbest bölgede şirket kurarsanız, DMCC’nin kural ve ücretlerine tabi olursunuz.
- Türk Hukuku Açısından: Bir Türk vatandaşı veya Türkiye’de yerleşik bir şirket, Dubai’de şirket kurabilir. Türk hukukunda, yurt dışında şirket kurmayı engelleyen bir düzenleme yoktur. Ancak kurulan yabancı şirkete Türkiye’den sermaye transferi yapılacaksa, kambiyo mevzuatı çerçevesinde işlemlerin banka üzerinden gerçekleştirilmesi ve gerektiğinde bilgi verilmesi gerekebilir. Ayrıca Dubai’deki şirketten elde edeceğiniz kâr payı veya gelirler, Türkiye’de şahsi gelir vergisi veya kurumlar vergisine tabi olabilir (çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması kapsamında, Dubai’de vergi ödenmediği için gelirin Türkiye’de beyan edilmesi gerekebilir).
- Dil ve Sözleşmeler: Dubai’de resmi işlemlerde Arapça ve İngilizce kullanılır. Şirket kuruluş evrakları (örneğin Ana Sözleşme / Memorandum of Association) Arapça hazırlanır veya Arapçaya tercüme edilerek noterden onaylanır. Bu nedenle dil bariyerini aşmak ve belgelerin doğru anlaşılmasını sağlamak için hukukçu desteği önemlidir.
- Hukuki Uyuşmazlık Riski: Yabancı bir ülkede faaliyete başlamak, sözleşmelerden yerel düzenlemelere kadar farklı alanlarda hukuki uyuşmazlık potansiyelini de beraberinde getirir. Dubai’de şirket kurarken yanlış beyan, eksik belge veya kural ihlali gibi durumlar idari yaptırımlara yol açabilir. Örneğin, gerekli lisansı almadan bir faaliyete başlamak para cezasına veya şirket lisansının iptaline neden olabilir. Dolayısıyla, süreç en baştan hukuka uygun şekilde yürütülmelidir.
Kısacası, Dubai’de şirket kurmanın hukuki boyutu, hem BAE’nin yatırımcı dostu yenilikçi mevzuatını hem de bir yabancı ülkede iş yapmanın getirdiği sorumlulukları kapsar. Bu noktada, her adımı mevzuata uygun atmak ve kendi hukuki güvenliğinizi sağlamak için uzman bir danışmanla ilerlemek en doğrusudur.
Dubai’de Kurulabilecek Şirket Türleri ve Seçenekler
Dubai’de şirket kurmak isteyenlerin ilk karar vermesi gereken konu, hangi tür şirket veya kuruluş şeklinin kendilerine uygun olduğudur. Dubai’de yabancı yatırımcılar için başlıca şirket türleri ve kuruluş seçenekleri şunlardır:
1. Anakara Şirketleri (Mainland Company)
Anakara şirketi, Dubai’nin herhangi bir yerinde faaliyet gösterebilen, Dubai Ekonomik Kalkınma Departmanı (Department of Economic Development – DED) tarafından lisanslanan şirket türüdür. Bu şirketler Dubai’nin iç pazarına doğrudan erişim sağlayabilir; yani Dubai içinde ve BAE genelinde serbestçe ticaret yapabilirler.
- Mülkiyet Yapısı: 2021’den önce anakara şirketi kurmak isteyen yabancıların bir BAE vatandaşı sponsor (%51 ortak) bulundurması zorunluydu. Ancak yeni düzenlemelerle birlikte binlerce faaliyet alanında bu zorunluluk kaldırılmıştır. Artık çoğu sektörde %100 yabancı ortaklı bir LLC (Limited Liability Company) kurmak mümkündür. Yalnızca stratejik bazı sektörlerde (%51 yerel ortak şartı aranan petrol, savunma vb.) istisnalar mevcuttur.
- Şirket Türleri: Dubai anakarasında yabancıların kurabileceği en yaygın şirket türü Limited Şirket (LLC)’dir. LLC, en az 2 en fazla 50 ortakla kurulabilen, ortakların sorumluluğunun sermaye payları ile sınırlı olduğu şirket tipidir. Ayrıca bir veya daha fazla yabancının %100 sahip olabileceği Profesyonel Şirket (Professional Company) türü de mevcuttur. Profesyonel şirketler danışmanlık, mühendislik, bilişim, eğitim, hukuk gibi uzmanlık gerektiren iş kollarında tercih edilir ve bu türde yerel bir Hizmet Acentesi (Local Service Agent) atanması gerekir. Hizmet acentesi, şirket ortağı olmayıp belirli resmi işlemlerde şirketi temsil eden (çoğunlukla bir BAE vatandaşı) kişidir.
- Avantajları: Anakara şirketinin en büyük avantajı, Dubai’nin tamamında ve BAE genelinde faaliyet özgürlüğü sunmasıdır. Serbest bölge şirketleri belirli sınırlar içinde kalmak zorundayken anakara şirketleri herhangi bir coğrafi kısıt olmadan hem özel sektöre hem de kamu kurumlarına hizmet/ürün satabilir. Ayrıca bazı devlet ihaleleri ve büyük projeler için genellikle anakara lisansı gereklidir. Yeni mülkiyet düzenlemeleri sayesinde yabancı yatırımcılar anakara şirketlerinin tüm kontrolünü ellerinde tutabilir hale gelmiştir ki bu da kârın paylaşılmaması ve karar alma süreçlerinde tam yetki anlamına gelir.
- Dezavantajları: Anakara şirketleri, serbest bölgelere kıyasla daha yüksek kuruluş ve işletme maliyetleri gerektirebilir. Dubai anakarasında şirket kurarken fiziksel bir ofis alanı (en azından bir oda veya sanal ofis) kiralama zorunluluğu vardır ve bu ofisin yıllık kira kontratı (Ejari) DED’e sunulmalıdır. Bürokratik süreçler, özellikle lisans yenilemeleri ve belediye izinleri açısından serbest bölgelere göre biraz daha ayrıntılı olabilir. Ayrıca 2023 itibarıyla yürürlüğe giren BAE Kurumlar Vergisi uygulaması anakara şirketleri için geçerlidir (yıllık kârı 375.000 AED’yi aşan işletmeler için %9 kurumlar vergisi). Dolayısıyla belirli bir ölçeğin üzerindeki anakara şirketleri artık kurumsal vergi planlamasını da yapmak durumundadır.
2. Serbest Bölge Şirketleri (Free Zone Company)
Dubai’de 40’ı aşkın Serbest Bölge (Free Zone) bulunmaktadır (örneğin Jebel Ali Free Zone-JAFZA, Dubai Multi Commodities Centre-DMCC, Dubai Internet City, Dubai Airport Free Zone gibi). Serbest bölgeler, belirli sektörlere odaklanan ve yabancı yatırımcıyı çekmek için özel teşvikler sunan bölgelerdir. Serbest bölge otoriteleri kendi bölgelerinde şirket kurulumu için tek durak ofis hizmeti verir ve bu bölgelerde kurulan şirketler serbest bölge mevzuatına tabi olur.
- Mülkiyet Yapısı: Serbest bölgelerde yabancı yatırımcılar kuruluşundan beri zaten %100 mülkiyet hakkına sahiptiler. Yani bir serbest bölge şirketi kurmak için BAE vatandaşı ortak gerekmemektedir. Bu durum BAE genelinde yapılan son yasa değişikliklerinden bağımsız olarak serbest bölgelerin en büyük avantajlarından biridir.
- Şirket Türleri: Serbest bölgelerde genellikle Limited Şirket (Free Zone Company veya Free Zone Establishment adı altında) türünde yapılanma olur. Tek bir kişi ya da şirket dahi serbest bölgede şirket kurabilir (FZE – Free Zone Establishment tek ortaklı şirket anlamına gelir; FZCO veya FZ-LLC ise çok ortaklı yapıdır). Ayrıca bazı serbest bölgelerde yabancı şirketlerin şube (branch) açmasına da izin verilir.
- Avantajları: Serbest bölge şirketlerinin avantajları saymakla bitmez: Öncelikle birçoğunda kurumlar vergisi muafiyeti bulunmaktadır (en az 50 yıl süreyle vergi muafiyeti taahhüt eden serbest bölgeler vardır). Gelir vergisi zaten BAE’de olmadığı için çalışanlar açısından da vergi avantajı sürer. Gümrük vergisi muafiyetleri, serbest bölgeden dünyanın her yerine ürün ihraç edip ithal ederken gümrüğe tabi olmama imkânı sunar. Ayrıca serbest bölgeler bürokrasiyi azaltılmış bir ortam sağlar; şirket kurulum süreleri oldukça kısadır ve çoğu işlem online veya tek bir ofis üzerinden halledilir.
- Örneğin uygun koşullarda 7-10 gün gibi kısa bir sürede serbest bölge şirketi kurulabildiği bilinir. Düşük işletme maliyetleri de bir diğer avantajdır: Birçok serbest bölge, küçük ve orta ölçekli işletmeler için esnek ofis çözümleri (flexi-desk, paylaşımlı ofis) sunarak, fiziksel ofis maliyetini düşürür. Böylece girişimciler yüksek ofis kirası ödemeden adres gösterip faaliyet yürütebilirler. Son olarak, serbest bölgede kurulu şirketler de yatırımcılarına oturum vizesi imkânı sunar ve bu vizelerin işlemleri serbest bölge yönetimi tarafından koordine edilir.
- Dezavantajları: Serbest bölge şirketlerinin en büyük dezavantajı, faaliyet coğrafyasının sınırlı olmasıdır. Serbest bölgede kurulan bir şirket, aynı serbest bölge içinde veya yurt dışına faaliyet göstermek üzere tasarlanmıştır. Dubai’nin yerel pazarına (anakara piyasasına) mal veya hizmet satmak isterseniz, ya bir Dubai anakara distribütörü ile çalışmalı veya Dubai’de bir şube/temsilcilik açmalısınız. Örneğin, DMCC’de kurulu bir şirket doğrudan Dubai şehir içinde perakende satış yapamaz; bunun için ürünlerini anakara tarafında lisanslı bir firma üzerinden piyasaya sunması gerekir.
- Bu kısıt bazı iş modelleri için önemli olabilir. Ayrıca serbest bölge şirketleri her ne kadar vergi muafiyeti sunsa da, BAE’nin getirdiği yeni vergi düzenlemeleri kapsamında serbest bölgede faaliyette bulunup da anakara ile iş yapan şirketlerin vergi avantajları belli şartlara bağlanmıştır (örneğin serbest bölge şirketi vergi muafiyetini korumak için sadece bölge içinde ve yurtdışına iş yapmak zorundadır, aksi halde %9 vergiye tabi olabilir). Yine de genel itibarıyla küçük ve orta ölçekli işletmeler için serbest bölgeler en pratik ve avantajlı çözümlerden birini sunmaktadır.
3. Offshore Şirketler (Denizaşırı Şirket)
Dubai (ve genel olarak BAE) mevzuatında offshore şirket, BAE’de fiziksel varlığı ve ofisi olmayan, esasen kağıt üstünde kurulmuş denizaşırı şirketleri ifade eder. Dubai’de offshore şirket kurulumu genellikle Jebel Ali Offshore (JAFZA Offshore) veya Ras Al Khaimah International Corporate Centre (RAK ICC) üzerinden yapılır. Offshore şirketler uluslararası ticaret, varlık yönetimi ve vergi planlaması amaçlarıyla tercih edilir.
- Mülkiyet ve Yapı: Offshore şirketlerde de %100 yabancı mülkiyet esastır. Bir offshore şirketin sahibi tek kişi de olabilir, çok ortaklı da kurulabilir. Offshore şirketler, yerel bir acente (kayıt acentesi) aracılığıyla birkaç gün içinde kurulabilir.
- Avantajları: Offshore şirketlerin en büyük avantajı vergisel yükümlülüklerinin olmamasıdır. Offshore yapılar BAE’nin kurumlar vergisi veya KDV gibi uygulamalarının tamamen dışında kalır. Bu şirketler üzerinden elde edilen gelirler BAE içinde vergilendirilmez. Ayrıca gizlilik önemli bir avantajdır; offshore şirket sahiplerinin isimleri halka açık kayıtlarda görünmez, mal sahipliğinde mahremiyet sağlar. Uluslararası iş yapan veya farklı ülkelerde yatırımları olan kişiler için offshore şirketler esnek bir yasal araç olabilir. Bir diğer avantaj, sermaye gereksiniminin düşük olması ve yıllık idame masraflarının görece az olmasıdır; örneğin bir offshore şirketi yılda sadece kayıt ücreti ödeyerek devam ettirebilirsiniz (Dubai’de offshore kurulum maliyetleri yaklaşık 10.000-15.000 AED civarında başlayabilir).
- Dezavantajları: Offshore şirketler Dubai içinde ticari faaliyette bulunamazlar. Yani bir offshore şirketin Dubai’de ofis açması, çalışan çalıştırması veya Dubai piyasasında iş yapması yasaktır. Sadece uluslararası işlemler (Dubai dışı) yapabilir veya Dubai’de banka hesabı açıp para tutabilirler. Ayrıca offshore şirket sahiplerine Dubai’de oturum izni (vize) sağlanmaz; zira bu şirketler “Dubai’de yatırım” kapsamında değerlendirilmez, fiziksel varlığı olmadığından vize çıkarma hakları yoktur. Offshore yapılar daha çok varlık koruma, farklı ülkelerde mülk veya yatırım tutma gibi amaçlarla kullanılır. Eğer amacınız Dubai’de bulunmak, oturum almak ve aktif şekilde iş yapmak ise offshore değil, serbest bölge veya anakara şirketi tercih etmeniz daha doğru olacaktır.
4. Şube ve Temsilcilik (Branch & Representative Office)
Halihazırda Türkiye’de veya başka bir ülkede kurulmuş bir şirketiniz varsa, Dubai’de tamamen yeni bir şirket kurmak yerine şube (branch) açma seçeneğini de düşünebilirsiniz. Şube, mevcut bir şirketin Dubai’deki uzantısıdır ve tüzel kişilik olarak bağlı olduğu ana şirkete ait olur. Dubai’de şube açmak da DED veya ilgili serbest bölge otoritesinin onayına tabidir.
- Özellikleri: Şube, ana şirketin faaliyet alanındaki işleri Dubai’de yürütebilir. Örneğin Türkiye’de bir mühendislik şirketiniz varsa, Dubai’de “şube” açıp aynı mühendislik hizmetlerini sunabilirsiniz. Şubenin unvanı genellikle ana şirketin adı + “Dubai Branch” şeklinde olur. Şube için de lisans alınır ancak şube, ana firmanın devamı olduğundan sermaye şartı aranmaz.
- Yerel Hizmet Temsilcisi: Dubai’de yabancı şirket şubesi açmak için bir Ulusal Hizmet Temsilcisi (National Service Agent – NSA) atamanız gerekir. Bu temsilci, bir BAE vatandaşı olup, şubenizin resmi işlemlerinde (lisans başvurusu, devlet daireleriyle ilişkiler gibi) yardımcı olan kişidir. NSA, şirkette hissedar değildir ve kâr payı almaz; genellikle yıllık sabit bir hizmet ücreti karşılığında destek verir. Bu gereklilik, yabancı bir şirketin şubesinin tamamen %100 yabancı kontrolünde olmasını sağlarken, yerel bir muhatap da bulundurması amacıyla yürürlüğe konmuştur.
- Avantaj ve Dezavantaj: Şube açmanın avantajı, mevcut şirket itibarınızı ve marka adınızı Dubai’ye taşıyabilmenizdir. Ayrıca tamamen yeni bir şirket kurmanın aksine, şube için sermaye koyma zorunluluğu yoktur ve iç yapısı ana merkeze bağlıdır. Ancak şube, ana şirketin yükümlülüklerini de Dubai’ye taşıdığı için, Dubai’de yapılacak işlerden doğan borç veya sorumluluklardan ana şirket doğrudan sorumlu olacaktır (ayrı bir tüzel kişilik olmadığından). Yine şubenin faaliyet alanı, ana şirketin faaliyetleriyle sınırlıdır; farklı bir iş yapmak isterseniz kabul edilmez. Şube lisansı alındıktan sonra ofis açmak, çalışanlara vize almak gibi süreçler tıpkı yeni şirket kurmuşsunuz gibi işlemektedir.
Özetle, Dubai’de şirket kurmak isteyen Türk yatırımcılar için anakara şirketi, serbest bölge şirketi, offshore veya şube gibi çeşitli alternatifler mevcuttur. Her birinin kendi avantaj ve dezavantajları vardır. Karar verirken, yapmak istediğiniz işin türü, hedef pazarınız, bütçeniz ve gelecekteki planlarınız gibi etkenleri değerlendirmek gerekir. Bu noktada uzman bir danışmanlık alarak en uygun şirket türünü belirlemek, ileride karşılaşılabilecek hukuki ve ticari sorunların önüne geçecektir.
Dubai’de Şirket Kurma Şartları ve Gerekli Belgeler
Şirket türüne karar verildikten sonra, şirket kurulum şartlarının ve gereken evrakların tamamlanması aşamasına geçilir. Dubai’de şirket kurmak için genel olarak aşağıdaki şartlar ve belgeler talep edilmektedir:
- Hissedar(lar)ın Belirlenmesi: Öncelikle şirketin kurucu ortakları (gerçek kişi veya tüzel kişi olabilir) belirlenmelidir. Tek ortaklı serbest bölge şirketi mümkünken, anakara LLC için en az 2 ortak gereklidir. Tüm ortakların pasaport bilgileri ve kimlik belgeleri hazır olmalıdır. Türk vatandaşı girişimciler herhangi bir ek kısıtlama olmaksızın Dubai’de şirket ortağı olabilirler; uyruğa dair bir engel yoktur.
- Ticari Faaliyet ve Lisans Türü: Dubai’de bir şirket kurarken resmi olarak tanımlanmış bir ticari faaliyet alanı seçmek zorunludur. Ekonomik Kalkınma Departmanı (DED) anakara için yaklaşık 2000’den fazla faaliyet türü tanımlamıştır. Örneğin “genel ticaret”, “inşaat”, “yazılım danışmanlığı”, “restoran işletmeciliği” gibi spesifik bir faaliyet seçilmelidir. Seçilen faaliyete göre lisans türü belirlenecektir: Ticari lisans, profesyonel lisans, endüstriyel lisans gibi. Serbest bölgelerde de benzer şekilde, o bölgenin izin verdiği faaliyetlerden birini seçmek gerekir. Birden fazla faaliyet yapılacaksa, ek lisans ücreti karşılığında lisansa işlenebilir.
- Şirket Unvanı (Ticaret Unvanı): Şirket için akılda kalıcı ve kurallara uygun bir ticaret unvanı belirlenmelidir. Dubai’de şirket unvanı seçerken bazı kurallar vardır: Başka bir şirkete tıpatıp benzememeli, genel terimler tek başına kullanılmamalı, gerektiğinde yasal son eki (LLC, FZE vs.) içermeli, ahlaka aykırı veya siyasi/kraliyet ifadeleri barındırmamalıdır. Eğer kişinin adı firma unvanında kullanılacaksa, tam ad kullanılması istenir (örneğin “Alyar Danışmanlık” yerine “Bilal Alyar Danışmanlık” gibi). Seçilen isim DED veya ilgili serbest bölge otoritesi tarafından onaylanmalıdır.
- Sermaye Şartı: Birçok durumda Dubai’de şirket kurmak için asgari sermaye şartı esnetilmiş veya çok düşük seviyelere çekilmiştir. Örneğin çoğu serbest bölgede 1 AED dahi sermaye yeterli görülür veya en fazla 10.000-50.000 AED arası sermaye beyanı istenir; fiilen bu tutarın banka hesabında bloke edilmesi koşulu aranmaz. Anakara LLC’ler için de 300.000 AED gibi eski asgari sermaye zorunluluğu kaldırılmış olup, kuruluşta makul bir sermaye tutarı beyan edilmesi yeterlidir (örneğin 100.000 AED gibi nominal bir tutar beyan edilebilir). Ancak bazı özel sektörlerde veya altın vize gibi başvurular hedefleniyorsa daha yüksek sermaye konması avantajlı olabilir. Özetle, sermaye şartı çoğu sıradan iş için engel teşkil etmez; küçük bir birikimle dahi Dubai’de şirket kurulabilir.
- Gerekli Belgeler: Şirket kuruluş başvurusu için temel belgeler şunlardır: Pasaport kopyaları (tüm ortaklar ve müdürler için), vesikalık fotoğraf (genellikle biyometrik fotoğraf boyutlarında), doldurulmuş başvuru formu ve dilekçeler, seçilen faaliyete göre bazen bir iş planı veya proje özeti. Eğer mevcut bir şirket üzerinden (şube açma veya mevcut şirketi ortak yapma) işlem yapılıyorsa, o şirketin ticaret sicil belgeleri, faaliyet belgesi ve vekaletnameler gerekebilir. Türkiye’den verilen resmi belgelerin (ticaret sicil gazetesi, faaliyet belgesi vs.) Dubai’de kullanımı için apostil ve yeminli tercüme ile BAE Büyükelçiliği onayı gibi işlemler istenebilir.
- Ortaklar ve Yöneticiler için Ek Şartlar: Bazı durumlarda ortakların özgeçmişleri, diploma örnekleri (özellikle danışmanlık veya eğitim sektöründe), sabıka kaydı (bazı hassas sektörlerde) istenebilir. Dubai makamları genelde yatırımcıları teşvik edici bir yaklaşım sergilese de, eğer bir uyruk veya yaptırım sınırlaması varsa (Birleşmiş Milletler yaptırım listesinde yer alan kişiler vs.) bu durum engel oluşturabilir. Standart Türk vatandaşları için böyle bir kısıtlama yoktur.
- Adres ve Ofis Gerekliliği: Dubai’de bir şirket kaydı için yerel bir adres gösterilmesi zorunludur. Anakara şirketleri için kuruluş tamamlandıktan sonra maksimum 12 ay içinde bir ofis alanı kiralanıp kira sözleşmesinin (Ejari) DED’e sunulması gerekmektedir. Genellikle şirket kurulurken de bir adres beyan edilir ve lisans alındıktan sonra ofis kiralanır. Serbest bölgelerde ise çoğu zaman şirket kurulum paketiyle birlikte bir ofis veya masa alanı kiralaması yapılır. Örneğin bir flexi-desk (hareketli masa) kiralayarak hem daha düşük maliyetli bir adres sahibi olur, hem de yasal zorunluluğu karşılarsınız. Ofis gerekliliği, şirketin faaliyet alanına göre değişebilir; örneğin bir restoran açacaksanız fiilen bir mekân kiralamanız şarttır, ancak danışmanlık şirketiyseniz minimal bir ofisle işi çözebilirsiniz.
- Yerel Temsilci veya Ortak: Yukarıda mülkiyet konusunda bahsettiğimiz gibi, genellikle serbest bölge ve yeni düzenlemeler sonrası anakara şirketlerinde yerel ortak gerekmiyor. Ancak Profesyonel lisanslı şirketler (örneğin mühendislik, danışmanlık, doktorluk vb. hizmet sunan şirketler) kuracak yabancıların bir Yerel Hizmet Temsilcisi ataması zorunludur. Bu temsilci BAE vatandaşı olup, resmi makamlardaki işlemlerde şirket adına hareket etmeye yetkilidir. Herhangi bir hissedarlığı yoktur, ancak yıllık anlaşma bedeli alır. Şube kuruluşunda da benzer şekilde NSA (National Service Agent) gereklidir, bunu da belgelemek gerekir.
- Ücretler: Başvuru esnasında ve kuruluş aşamasında çeşitli harç ve ücretlerin ödenmesi gerekecektir. DED veya serbest bölge kayıt ücretleri, lisans ücreti, sicil harcı, isim tescil ücreti gibi kalemler bulunmaktadır. Bu ücretler seçilen faaliyet ve şirkete göre değişir. Örneğin bir serbest bölge şirketi için ilk kayıt ücreti birkaç bin AED iken, genel ticaret lisansı gibi kapsamlı bir lisansın ücreti daha yüksek olabilir. Ayrıca kuruluş sırasında noter masrafları (ana sözleşme onayı için) da çıkabilir.
- Vekaletnameler: Eğer Dubai’deki kuruluş işlemlerini bizzat yapmak yerine bir avukata veya danışmana bırakacaksanız, Dubai’de işlem yapmaya yetkili bir kişiye noter onaylı vekaletname vermeniz gerekebilir. Türkiye’den verilecek vekaletname, BAE’de geçerli olabilmesi için apostillenip tercüme edilmelidir. Profesyonel destek alındığında bu konuda yönlendirme yapılacaktır.
Bu belgeler ve şartlar genel hatlarıyla her şirket için geçerli olmakla beraber, her serbest bölgenin kendi ek formları veya her sektörün özel gereklilikleri olabileceğini unutmayın. Örneğin finansal hizmetler gibi düzenlemeye tabi bir alanda şirket kuracaksanız, ek düzenleyici kurum onayları veya asgari sermaye şartları ortaya çıkabilir. Ancak tipik bir ticaret veya danışmanlık şirketi için yukarıdaki liste çoğu durumda yeterli olmaktadır. Hazırlık aşamasında tüm belgelerin eksiksiz ve doğru olması, şirket kurulum sürecinin sorunsuz ilerlemesini sağlayacaktır.
Dubai’de Şirket Kurma Süreci – Adım Adım Yol Haritası
Dubai’de şirket kurmanın süreç yönetimini iyi planlamak gerekir. Doğru adımları izleyerek, bürokratik engellere takılmadan kısa sürede şirketinizi kurabilirsiniz. Aşağıda adım adım Dubai’de şirket kurma yol haritası sunuyoruz:
Adım 1: İş Planı ve Faaliyet Alanının Belirlenmesi
İlk adım, iş planınızı oluşturmak ve hangi sektörde / faaliyette yer alacağınıza karar vermektir. Ne tür bir ürün veya hizmet sunacağınızı, hedef pazarınızı ve ihtiyaçlarınızı netleştirin. Bu, doğru şirket türünü ve lisans kategorisini seçmek için temel oluşturur. Örneğin bir e-ticaret işi yapacaksanız, “genel ticaret (general trading)” lisansı yerine “e-ticaret lisansı” almanız daha uygun olabilir. Dubai’de resmi olarak kaydedilecek faaliyet alanınızı belirlerken DED’in listesine bakabilir veya danışmanınızdan destek alabilirsiniz. İyi hazırlanmış bir iş planı, hem lisans başvurusunda ikna edici olur hem de sonrasında banka hesabı açarken faydalıdır.
Adım 2: Şirket Türü ve Bölgesinin Seçimi
Faaliyet alanınıza ve iş modelinize göre, şirketin kurulacağı yeri seçin: Anakara mı yoksa belirli bir serbest bölge mi? Eğer BAE iç pazarını hedefliyorsanız anakara (Mainland) şirket uygun olacaktır. Uluslararası ticaret veya ihracat-ithalat odaklıysanız bir serbest bölge daha avantajlı olabilir (gümrük avantajları nedeniyle). Ayrıca, bazı serbest bölgeler belirli sektörlere uzmanlaşmıştır; örneğin medya ile ilgili bir iş için Dubai Media City, teknoloji start-up’ı için Dubai Internet City veya KEZ (Küçük işletmeler için) serbest bölgeler gibi.
Şirket türü olarak da Limited Şirket (LLC), Şahıs Şirketi, Şube gibi seçeneklerden hangisinin ihtiyaçlarınıza yanıt verdiğini değerlendirin. Bu aşamada, yerel ortak gerekliliği gibi hukuki koşulları da göz önünde bulundurun – ancak artık çoğu durumda yerel ortak zorunlu olmadığını unutmayın.
Adım 3: Şirket İsminin Belirlenmesi ve Rezervasyonu
Şirketinize uygun bir ticaret unvanı (şirket adı) seçin. Bu adın daha önce kullanılmamış olması ve Dubai’nin kural ve geleneklerine uygun olması gerekir. Örneğin, resmi makam adları (Emirlik, Kraliyet, Devlet gibi) ya da dini ifadeler isimde kullanılamaz. Belirlediğiniz birkaç isim alternatifini DED veya ilgili serbest bölge portalı üzerinden sorgulayabilir, uygun olanı rezervasyon yaptırabilirsiniz. İsim rezervasyonu genellikle ücrete tabidir ama düşük bir meblağdır ve birkaç gün için ismi tutma imkânı verir.
Adım 4: Gerekli Belgelerin Hazırlanması
Artık belge toplama aşamasına geçebilirsiniz. Pasaport fotokopileri ve vesikalık fotoğraflar en temel belgelerdir. Eğer Dubai’de ikamet eden bir ortak varsa, onun Emirlik Kimliği (Emirates ID) ve ikamet belgesi de istenir. Şirket ortakları birden fazla ise, aralarında bir Müdür (Director) veya Temsilci belirlemeniz gerekebilir; genelde başvuru formlarında şirketi kimin temsil edeceği sorulur.
Bu kişi çoğunlukla ortaklardan biri veya profesyonel bir yönetici olabilir. Belgeler arasında DED’in veya serbest bölgenin sunduğu başvuru formu ve taahhütname formları da olacak – bunlar ilgili kurumun web sitesinden veya ofislerinden temin edilir ve doldurulur. Eğer bir vekâletname ile işlemleri yürütüyorsanız, vekil tayin ettiğiniz kişiye (avukatınız gibi) ait belgeler ve noter vekâletnamesi de bu aşamada dosyaya eklenmelidir.
Adım 5: Ön Onay Başvurusu
Dubai’de şirket kuruluşunda genellikle ilk resmi adım, ön onay (initial approval) almaktır. Ön onay, seçtiğiniz ticari faaliyet ve şirket yapısı için bir sakınca olmadığını gösteren, ilgili makamdan alınan bir olur belgesidir. Bunun için yukarıda hazırladığınız belgelerle DED’e veya serbest bölge yönetimine başvurulur. Örneğin DED için online sistemden veya fiziksel ofise giderek başvurunuzu yapabilirsiniz. Ön onay sürecinde, yetkililer sizin geçmişinizi (bazı durumlarda güvenlik soruşturması yapılabilir) ve iş planınızı genel hatlarıyla değerlendirir. Genellikle birkaç iş günü içinde ön onay sonucu çıkar. Ön onay alındıktan sonra şirket kurulumunun devam etmesinde engel yok demektir.
Adım 6: Ana Sözleşme (Memorandum) ve Sözleşmelerin İmzalanması
Ön onay sonrasında, şirketin kuruluş belgelerinin hazırlanmasına geçilir. Anakara şirketleri için Şirket Ana Sözleşmesi (Memorandum of Association – MOA) ve gerekirse Esas Sözleşme (Articles of Association) hazırlanır. Bu belgeler, şirketin ortaklarını, sermayesini, faaliyet konusunu, kâr dağıtım oranlarını, müdür yetkilerini gibi konuları düzenleyen resmi belgelerdir. Dubai’de MOA hazırlığı genelde DED tarafından sağlanan standart şablonlarla yapılır ve daha sonra noter onayına sunulur.
Ortaklar veya onların vekilleri noterde bu sözleşmeyi imzalar ve noter tasdikler. Eğer bir Profesyonel Şirket kuruluyorsa, ortaklar arasında bir Sivil Şirket Sözleşmesi imzalanır ve ayrıca Yerel Hizmet Temsilcisi ile bir Hizmet Anlaşması yapılır. Serbest bölge şirketlerinde ise çoğunlukla MOA yerine Kuruluş Başvuru Formu ve bölgenin hazırladığı kısa sözleşmeler imzalanır (bazı serbest bölgeler de MOA ister, değişkenlik gösterir). Tüm bu belgeler ilgili otoriteye sunulmak üzere hazırlanır.
Adım 7: Lisans Başvurusu ve Şirket Kaydı
Belgeler hazır olunca resmi olarak lisans başvurusu yapılır. Bu aşamada kuruluş harçlarının büyük kısmı ödenir. DED’de şirket kaydı için ticaret siciline kayıt ve lisans tescili aynı anda gerçekleşir; serbest bölgelerde de kayıt birimi tüm belgeleri alarak süreci yürütür. Başvuru dosyanızda ön onay belgeniz, imzalanmış MOA/Sözleşmeler, kira kontratı (varsa) ve kimlik belgeleri bulunacaktır.
Yetkili kurum bunları inceleyip eksik yoksa şirketinizin tescilini yapar ve şirket lisansınızı (ticari lisans) düzenler. Bu lisans, şirketinizin resmen kurulmuş olduğunu gösteren belgedir ve üzerinde şirket adı, lisans numarası, faaliyet alanı, ortakların isimleri gibi bilgiler yazar. Aynı zamanda şirket kayıt numaranız oluşur ve gerektiğinde Dubai Ticaret Odası kaydı gibi adımlar da eşzamanlı tamamlanır.
Adım 8: Ofis Kurulumu ve Adres Beyanı
Şirket lisansı çıkar çıkmaz, Dubai’de iş yapabilmeniz için ofis adresi şartını yerine getirmiş olmanız gerekir. Eğer bunu zaten kuruluş sırasında halletmediyseniz, hemen bir ofis ayarlamalısınız. Anakara şirketler için Ejari onaylı kira sözleşmesi sunmak zorunludur (genelde lisans tarihinden itibaren 12 ay içinde). Yani bir ofis tuttuğunuza dair sözleşmeyi belediyeye kaydettirip bir Ejari belgesi alırsınız ve DED’e iletirsiniz.
Serbest bölgelerde ise kuruluş anında çoğu zaman adres belirlenmiş olur; örneğin serbest bölge yönetimi size bir masa veya küçük ofis tahsis eder. Ofis kurulumunda dikkat edilmesi gereken, seçilen ofisin lisansınızdaki faaliyetle uyumlu olmasıdır. Örneğin gıda üretim fabrikası lisansı aldıysanız, uygun bir sanayi bölgesinde depo/ofis kiralamak gerekir; yoksa belediye ruhsatı alınamayabilir. Bu adım aynı zamanda şirketin telefon, internet, tabela gibi operasyonel gerekliliklerini de hallettiğiniz aşamadır.
Adım 9: Kurulum Kartı (Establishment Card) Alınması
Dubai’de şirket kurulduktan hemen sonra yapılması gereken teknik bir adım da Establishment Card başvurusudur. Kurulum kartı, şirketinizin Göçmenlik (Immigration) sisteminde tanınmasını sağlayan bir karttır. Bu kart olmadan şirketiniz adına vize işlemleri yapamazsınız. Göçmenlik (Federal Identity & Citizenship Authority) ofisine lisansınız ve şirket belgelerinizle başvurarak establishment kartınızı alırsınız. Genellikle birkaç gün içinde çıkar. Bu kart, şirketinize bir şirket kodu tanımlar ve ondan sonra vizeye davetiye (entry permit) vb. işlemleri yapabilmenize olanak tanır.
Adım 10: Banka Hesabı Açılması
Şirket lisansınızı aldıktan sonra, şirket adına bir banka hesabı açmanız gerekecektir. Bu adım kağıt üzerinde zorunlu olmasa da pratikte iş yapabilmek için şarttır; zira ödemelerinizi almak, giderlerinizi yönetmek için şirket hesabınız olmalıdır. Dubai’de banka hesabı açmak, son dönemde KYC/AML (Müşterini Tanı / Kara Parayı Aklamayı Önleme) kuralları gereği biraz detaylı bir süreçtir. Bankalar, özellikle yeni kurulmuş ve yabancı ortaklı şirketlerde titiz inceleme yapar, sizden iş planınızı, bazı durumlarda referanslar veya finansal projeksiyonlar isteyebilir. Bu süreçte avukatınız veya mali danışmanınız gereken belgeleri hazırlamanızda yardımcı olacaktır.
Banka hesabı açmak için genellikle şirket müdürünün Dubai’ye gelerek bankada kimlik doğrulaması yapması istenir. Oturum izniniz varsa hesap açılışı daha kolay ve hızlı olmaktadır, bu nedenle bazı yatırımcılar önce kendi adlarına bireysel hesap açıp sonra şirket hesabına geçmeyi de tercih edebilir. Bankadan bankaya değişmekle birlikte, belli bir minimum bakiye tutma şartı olabilir (örneğin aylık ortalama 50.000 AED gibi), bunları da banka seçerken dikkate almak gerekir.
Adım 11: Oturum Vizelerinin Alınması
Dubai’de şirket kurmanın en önemli avantajlarından biri, şirket sahiplerine ve çalışanlarına oturum ve çalışma vizesi imkânı sağlamasıdır. Şirket kurucusu olarak yatırımcı vizesi başvurusunda bulunabilirsiniz. Şirket lisansı aldıktan sonra, Göçmenlik’ten adınıza bir giriş izni (entry permit) düzenlenir ve Dubai’ye giriş yaptıktan sonra gerekli sağlık kontrolleri, parmak izi işlemleri tamamlanarak pasaportunuza 2-3 yıl süreli oturum izni (residence visa) damgalanır. Bu vize süre bitiminde şirketiniz faal olduğu sürece yenilenir.
Ayrıca şirketiniz belli sayıda çalışan vizesi kotasına sahip olacaktır (kiraladığınız ofisin büyüklüğüne ve faaliyet türüne göre belirlenir). Bu sayede işçi veya personel de getirebilirsiniz. Eğer ailenizle Dubai’ye yerleşmek isterseniz, kendi vizenizi aldıktan sonra eş ve çocuklar için de sponsor olarak aile vizesi çıkarabilirsiniz. Oturum vizeleri konusunda süreçleri doğru takip etmek önemlidir; sağlık sigortası yaptırma zorunluluğu gibi detaylar bulunduğunu unutmayın.
Adım 12: Vergi Kayıtları ve Diğer Yükümlülükler
Son adım olarak, şirketinizin vergi ve yasal uyum yükümlülüklerini yerine getirin. Dubai’de KDV (Katma Değer Vergisi) oranı %5’tir ve yıllık cirosu belirli bir tutarı (yaklaşık 375.000 AED) aşan şirketlerin KDV kaydı yaptırması zorunludur. Eğer iş modeliniz BAE içinde mal/hizmet satışını içeriyorsa ve bu eşiği geçecekseniz, Vergi Otoritesine kaydolup periyodik KDV beyannamesi vermeniz gerekir. Küçük işletmeler eşiğin altındaysa kayıt opsiyoneldir. Kurumlar vergisi konusunda ise BAE’de 2023’ten itibaren kârlar vergilendirilmeye başlandığı için, eğer şirketiniz yıllık karı 375.000 AED üzerinde ise %9 kurumlar vergisi beyanı yapacak şekilde finansal kayıtlar tutmalısınız.
Serbest bölge şirketleri yalnızca bölge dışına satış yapıyorsa bu vergiden muaf tutulabilir (mevzuata uygun şekilde). Ayrıca her şirket yıllık lisans yenilemesi yapmak zorundadır; genelde lisans verdiğiniz günden bir yıl sonra yenileme harcı ödenir ve ofis kiranızı sürdürdüğünüz sürece yenileme almamanız için engel yoktur. Son olarak, Dubai hükümetinin Emirlik vatandaşlarını istihdam teşviki (Emiratization) politikası kapsamında, eğer şirketiniz belirli büyüklüğe ulaşırsa (örneğin 50’den fazla çalışanı varsa), en az 1-2 BAE vatandaşı çalıştırmanız gerekebileceğini de orta-uzun vadede göz önünde bulundurun.
Yukarıdaki adımlar tamamlandığında, artık Dubai’de resmi olarak kurulmuş, faal bir şirketiniz olacaktır. Bu süreç, doğru planlama ve profesyonel destek ile genellikle birkaç hafta içinde sonuçlanabilir. Nitekim uygun bir faaliyet seçilmişse Dubai’de şirket kurma işlemleri ortalama 4-5 iş günü içinde lisans almayı, 1 hafta içinde de tam kaydı tamamlamayı mümkün kılmaktadır. Elbette banka hesabı ve vize işlemleri dışındaki kısımlardan bahsediyoruz; tüm süreçlerin bitip işlerinize başlamanız toplamda bir ayı bulabilir. Önemli olan, her adımı sırasıyla ve eksiksiz yapmaktır. Bu noktada Avukat Bilal Alyar’ın ekibi olarak bizler, kuruluş işlemlerinin başından sonuna kadar yanınızda olup tüm bu adımları sizin adınıza titizlikle yürütüyoruz. Böylece siz iş planınıza odaklanırken hukuki ve idari süreçlerin sorunsuz ilerlemesini sağlıyoruz.
Dubai’de Şirket Kurmanın Avantajları
Dubai’yi yatırım ve iş kurma açısından cazip kılan pek çok avantaj bulunmaktadır. Neden Dubai’de şirket kurmalıyım? sorusunu düşündüğümüzde, aşağıdaki avantajlar ön plana çıkar:
- Vergi Avantajları: Dubai, dünya genelinde en düşük vergi ortamlarından birine sahiptir. Bireysel gelir vergisi hiç yoktur; maaş veya kâr geliri üzerinden şahıslar vergi ödemez. Şirketler için de uzun yıllar kurumlar vergisi uygulanmamış, 2023’te getirilen %9’luk vergi de yüksek kâr eden büyük şirketleri hedeflemiştir (375.000 AED altı kazanç için %0 vergi devam ediyor). Birçok serbest bölge, kuruluş anından itibaren 50 yıl boyunca kurumlar vergisinden muafiyet garantisi verir. KDV oranı %5 ile son derece düşüktür. Ayrıca gümrük vergisi serbest bölgede yok, anakara ithalatlarında ise %5 civarındadır ki çoğu ülkeye kıyasla düşüktür. Dubai ile Türkiye arasında çifte vergilendirme anlaşması olduğu için, Dubai’de elde edilen kazançlar Türkiye’de de vergilendirilirken çifte vergi yükü bindirilmez – yani Dubai’de vergi yoksa Türkiye’deki verginizi tam ödersiniz; Dubai’de vergi öderseniz Türkiye bunu mahsup eder. Bu anlaşma, kazancın sadece bir kez vergilendirilmesini sağlar. Sonuç olarak Dubai, özellikle vergi planlaması yapmak isteyen yatırımcılar için çok avantajlı bir üssü temsil eder.
- Yatırımcı Dostu Mevzuat ve %100 Yabancı Mülkiyet: Dubai hükümeti, yabancı yatırımcı çekmek için mevzuatını sürekli güncellemekte ve kolaylaştırmaktadır. 2020’de yapılan büyük değişiklikle yerel sponsor zorunluluğunun kalkması, tam mülkiyet hakkı vermesi bunun en somut örneğidir. Ayrıca şirket kurma prosedürleri oldukça şeffaf ve basittir. Birçok işlem çevrimiçi yapılabilir, tek durak ofis mantığı vardır. Lisans yenileme, vize uzatma gibi süreçler de genelde hızlı ilerler. Hükümet, her yıl yeni teşvik programları açıklamakta, belirli sektörlere özel avantajlar sunmaktadır. Örneğin yeşil enerji, teknoloji start-up’ları, lojistik gibi alanlarda fonlar, hibeler veya ücretsiz ofis alanları gibi teşviklere erişmek mümkündür. Bürokrasi asgari düzeydedir; rüşvet veya kayıt dışı uygulamalar yok denecek kadar azdır. Bu da Dubai’yi iş yapmak için güvenli ve öngörülebilir bir yer haline getirir.
- Stratejik Konum ve Pazar Erişimi: Dubai, coğrafi olarak Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişim noktasında yer alır. Dünya nüfusunun büyük bir kısmına 4-5 saatlik uçuş mesafesindedir. Bu sayede Dubai’den hem Doğu’ya hem Batı’ya rahatlıkla iş yapılabilir. Emirliğin mükemmel bir ulaştırma altyapısı vardır: Dünya’nın en işlek havalimanlarından birine (Dubai Havalimanı) ve dev bir deniz limanına (Jebel Ali Port) sahiptir. Ürünlerinizi global pazarlara dağıtmak veya farklı ülkelerden tedarik sağlamak Dubai’den çok hızlıdır. Ayrıca Dubai’nin kendisi de bir ticaret merkezi olduğu için, çevre ülkelerden alıcı ve satıcılar sürekli Dubai’de buluşur. Fuarlar, sergiler, konferanslar şehri olan Dubai’de işinizi tanıtmak ve küresel bağlantılar kurmak çok kolaydır. Körfez ülkeleri, Orta Doğu ve Hint Yarımadası pazarlarına girmek isteyenler için Dubai mükemmel bir sıçrama tahtasıdır.
- Modern Altyapı ve Teknoloji: Dubai dendiğinde çoğumuzun aklına gökdelenler, ileri teknoloji ve lüks gelir. Gerçekten de Dubai, dünya standartlarında altyapıya sahiptir. Ofis binaları, lojistik merkezleri, serbest bölgelerdeki endüstriyel parklar hep son teknoloji ile donatılmıştır. Dijital devlet hizmetleri çok gelişmiştir; şirket kurmak dahil birçok işlem e-devlet üzerinden yapılabilir. Telekomünikasyon altyapısı, internet hızı, finans kuruluşlarının gelişmişliği iş dünyasına büyük kolaylık sağlar. Örneğin Dubai’de uzaktan (online) şirket kurmayı sağlayan BASHER gibi platformlar geliştirilmiştir; uygun koşulları sağlayan yatırımcılar 15 dakika içinde çevrimiçi olarak şirket kurulumunu tamamlayabilmektedir. Bu denli hızlı ve teknoloji odaklı bir iş ortamı, şirketlerin bürokrasiye takılmadan büyümesine imkân veriyor.
- İş Kurma Kolaylığı ve Hız: Dubai’de şirket kurmak, birçok ülkeye kıyasla oldukça hızlı ve prosedürleri net bir süreçtir. Yukarıda adım adım anlattığımız süreç doğru şekilde uygulandığında birkaç iş gününde sonuç alınabilir. Özellikle serbest bölgelerde tüm işlemler tek bir merkezden halledildiği için, diğer kurumlar arasında koşturmanız gerekmez. Hükümetin sağladığı rehberlik hizmetleri, 7/24 çağrı merkezleri gibi desteklerle yabancı yatırımcı kendini yalnız hissetmez. Ayrıca İngilizce dilinin yaygın kullanımı sayesinde iletişim kolaydır; resmi dairelerde İngilizce bilen personel her zaman bulunur. Randevu sistemi, online ödeme gibi modern yöntemlerle işlemler hızlandırılır. Bunun sonucu olarak, Dubai’de iş kuran girişimciler genellikle “Bu kadar çabuk mu bitti?” diye şaşırmaktadır. Hızlı kurulum aynı zamanda hızla faaliyete geçip gelir elde etmeye başlamanız demektir ki iş hayatında zamanın para olduğunu düşünürsek Dubai bu anlamda rakipsiz sayılır.
- Oturum İzni ve Yaşam Kalitesi: Dubai’de şirket kurmanın bir diğer avantajı, şirket sahibi ve ailesine BAE’de oturum izni alma hakkı vermesidir. Bu sayede sadece iş kurmakla kalmaz, dilerseniz Dubai’de yaşayabilir, çocuklarınızı uluslararası okullara gönderebilir, güvenli ve modern bir şehirde hayat sürebilirsiniz. BAE oturum izni, vizesiz seyahat avantajları da sağlar (BAE oturum kartı ile Körfez ülkelerine seyahat kolaylaşır). Dubai’nin yaşam standardı yüksek, suç oranı düşüktür; sağlık hizmetleri ve altyapı mükemmeldir. Dolayısıyla bir iş kurarak aynı zamanda aileniz için yeni bir yaşam alternatifi yaratmış olursunuz. Özellikle sermaye açısından büyük yatırımcılar Altın Vize (Golden Visa) gibi uzun süreli oturum imkanlarından faydalanabilirler. Örneğin en az 2 milyon AED sermaye ile şirket kuran yatırımcılara 10 yıllık oturum izni verilebilmektedir. Bu da Dubai’de kalıcı bir düzen kurmak isteyenler için büyük bir avantajdır.
- Uluslararası İtibar ve Güvenilirlik: Dubai’de şirket sahibi olmak, uluslararası arenada şirketinize bir prestij katar. Birçok yatırımcı veya iş ortağı, Dubai gibi küresel bir merkezde kayıtlı şirketlere güven duyar. Örneğin bir Afrikalı müşteriye teklif verirken Dubai’de bir şirketinizin olması, sizi yerel bir Türk firmasına göre daha küresel ve güvenilir gösterebilir. Dubai’nin hukuk sistemi (özellikle Dubai International Financial Centre – DIFC gibi bölgelerde İngiliz hukuku uygulanması) sözleşmelerin icrası ve ticari anlaşmazlıkların çözümü konusunda iş dünyasına güven aşılar. Bu sayede Dubai’de kurulu bir şirketle iş yapanlar, hukuk güvenliğinin yüksek olduğunu bilir. Kısacası, Dubai adresi size uluslararası ticarette bir kalite damgası sunabilir.
Yukarıda saydığımız avantajlar, Dubai’de şirket kurmanın neden bu kadar rağbet gördüğünü açıkça gösteriyor. Vergisel avantajlar, tam mülkiyet hakkı, stratejik konum, modern altyapı ve hız gibi faktörler bir araya gelerek Dubai’yi benzersiz kılıyor. Elbette her gülün bir dikeni olabileceği gibi, Dubai’de iş yapmanın da bazı zorlukları yok değildir. Ancak avantajların ağırlığı, birçok girişimciyi bu dikensiz gülü toplamaya teşvik etmektedir.
Dubai’de Şirket Kurmanın Dezavantajları ve Olası Zorluklar
Her ne kadar Dubai cazip fırsatlar sunsa da, Dubai’de şirket kurarken karşılaşılabilecek bazı zorluklar ve dezavantajlar olduğunu da göz ardı etmemek gerekir. Gerçekçi bir bakış açısıyla aşağıdaki hususları da değerlendirmekte fayda var:
- Kurulum ve Operasyon Maliyetleri: Dubai, özellikle prestijli bir lokasyonda (örneğin şehir merkezinde) iş yapmak isterseniz, maliyetli bir yer olabilir. Ofis kiraları, çalışan maaşları ve genel yaşam maliyeti yüksektir. Şirket kuruluşunun ilk yılındaki masrafları da dikkate almak gerekir. Lisans ücreti, vize masrafları, depozito giderleri derken başlangıç bütçeniz hızlı eriyebilir. Tipik olarak bir serbest bölge şirketi kurmanın maliyeti 15.000 AED’den başlayıp seçilen pakete göre 50.000 AED’ye kadar çıkabilir. Anakara şirketlerde ise ofis zorunluluğu ve bazı ek harçlar nedeniyle genelde 25.000-50.000 AED bandında bir maliyetle ilk yıl kapanır. Bu rakamlar bugünkü kurla ciddi tutarlar olabileceğinden, bütçe planlamasını iyi yapmak gerekir. Ayrıca her yıl lisans yenileme masrafını (serbest bölgede 10-15 bin AED, anakara için 20k+ AED gibi) göz önüne almalısınız. Profesyonel destek aldığınızda bunun bir bedeli olacağını, bankada tutulması gereken asgari bakiye gibi koşulları da unutmamalısınız.
- Coğrafi Mesafe ve Kültürel Farklılıklar: Dubai ile Türkiye arasında 4 saatlik bir uçuş mesafesi olsa da, işlerinizi yönetmek için uzaktan olmanın zorlukları olabilir. Özellikle işin başlangıç aşamasında Dubai’de bir süre zaman geçirmek, pazarı tanımak gerekebilir. Bu da yaşam düzeninizde değişiklik yapmanızı gerektirir. Kültürel olarak Dubai kozmopolit bir yer olsa da, Orta Doğu iş kültürünün bazı yönleri farklıdır. Örneğin Arap kültüründe iş bağlantıları kurarken sabırlı olmak, kişisel ilişkilere önem vermek gerekebilir. Resmi tatiller (örn. Ramazan, bayramlar) dönemlerinde işlerin yavaşlaması gibi durumlara hazırlıklı olmak gerekir. Ayrıca hafta sonu günleri Türkiye’den farklı olarak Cuma-Cumartesi veya Cumartesi-Pazar değil, şu anki uygulamada Cumartesi-Pazar (2022’de değişti, önceden Cuma cumartesiydi). Bu gibi ayrıntılara dikkat etmek önemlidir.
- Banka Hesabı ve Finansal İşlemler: Yukarıda banka hesabı açmanın öneminden bahsettik, ancak vurgulamak gerekir ki banka hesabı açmak Dubai’de en çok zaman alabilen konulardan biridir. Global regülasyonlar nedeniyle bankalar yabancı ortaklı yeni şirketlere mesafeli yaklaşabilir; kapsamlı evrak ve referans talep edebilir. Bazen hesap açılışı haftalar sürebilir ya da bazı bankalar başvurunuzu reddedebilir. Bu durum, işlerinize para akışı sağlamada gecikme yaratabilir. Ayrıca yurt dışından Dubai’ye sermaye aktarırken veya Dubai’den Türkiye’ye para gönderirken uluslararası para transferi kurallarına uygun hareket etmek gerekir; aksi takdirde transferler bloke olabilir. Finansal planlamayı baştan dikkatli yapmak, gerektiğinde bir finans uzmanından danışmanlık almak bu sorunu aşmaya yardımcı olacaktır.
- Yerel İşgücü ve Emiratization Zorunluluğu: Dubai’de başlangıçta yabancı personel istihdam etmek kolay olsa da, şirketiniz büyüdükçe yerel işgücü istihdamı konusunda yasal yükümlülüklerle karşılaşabilirsiniz. BAE hükümeti, özel sektörde Emirati vatandaşların istihdamını artırmak amacıyla belli büyüklükteki şirketlere kademeli kota zorunlulukları getirmektedir. Örneğin son düzenlemeler, belirli sayıda çalışanı olan şirketlerin her yıl belli oranda BAE vatandaşı işe almasını şart koşuyor. Bu, ileride şirketiniz 20-50 personeli aşarsa en az bir iki yerel personel almanız gerekeceği anlamına gelir. Emirati personel bulmak bazı sektörlerde zor olabildiği gibi, maaş beklentileri de genelde yüksektir. Bu kuralı ihlal eden şirketlere cezalar verilebildiğini akılda tutmak lazım. Küçük ölçekli işletmeler için şu an böyle bir mecburiyet olmamakla beraber, orta vadede plan yaparken bu politikayı hesaba katmak gerekir.
- Pazar Dinamikleri ve Rekabet: Dubai ekonomisi çok canlı ve çeşitli olmakla birlikte, hemen hemen her alanda yoğun bir rekabet de söz konusu. Pek çok uluslararası şirket Dubai’de faaliyet gösteriyor, bu da rakiplerinizin güçlü olabileceği anlamına gelir. Örneğin Dubai’de restoran açacaksanız dünya markalarıyla yarışmanız, e-ticaret yapacaksanız Amazon’un (Amazon.ae) hakim olduğu bir pazara girmeniz gerekebilir. Serbest bölgeler girişim dostu olduğu için benzer iş modellerinde yüzlerce şirket kurulmuş olabilir. Bu rekabet ortamında başarılı olmak için sağlam bir iş planı, farklılaşan bir değer önerisi ve kaliteli hizmet/ürün sunumu şarttır. Ayrıca iş yaparken networking (çevre edinme) Dubai’de kritik önemdedir; doğru bağlantılar kurmazsanız potansiyel fırsatları kaçırabilirsiniz. Bu rekabetçi atmosfer, bazı girişimciler için caydırıcı olabilir ancak doğru stratejiyle aşılamayacak bir engel değildir.
- Hukuki ve İdari Uyumluluk: Dubai’de şirket kurduktan sonra da devam eden yükümlülükler vardır. Örneğin her yıl finansal denetim gerektiren bir sektördeyseniz (mesela finansal hizmetler), bağımsız denetçi raporu sunmalısınız. Şirketinizin ticari lisansında belirtilen faaliyet dışına çıkmamalısınız; aksi halde cezai yaptırımlarla karşılaşabilirsiniz. Özellikle perakende veya gıda sektöründe belediye denetimleri, uyulması gereken sağlık ve güvenlik kuralları vardır. Bazen yabancı yatırımcılar yerel uygulamalara aşina olmadıkları için farkında olmadan kural ihlali yapabiliyor. Bu da para cezalarına yol açabiliyor. Örneğin bir mağaza açtıysanız çalışma saatlerine veya tabela izinlerine dair kurallara riayet etmelisiniz. Bu tür idari detaylar ilk bakışta zorlayıcı gelse de, bu konularda da profesyonel destek almak mümkün. Hukuki uyum (compliance) hizmetleri ile bu riskleri yönetebilirsiniz.
- Vergi Anlaşmaları ve Türkiye’ye Etkileri: Dubai’de vergi avantajlarından bahsettik ancak Türkiye’deki vergi boyutu bazıları için dezavantaj olabilir. Özellikle Dubai’de kazandığınız parayı Türkiye’ye getirecekseniz veya Türkiye’de şahsi gelir beyanınıza dahil etmek durumundaysanız, vergi ödeme yükümlülüğünüz doğacaktır. Dubai’de şirket kurup hiç vergi ödemeyeyim düşüncesi, eğer Türkiye’de yerleşik iseniz pratikte gerçekleşmeyebilir çünkü Türkiye Gelir İdaresi, yurt dışı kazançlarınızı takip edebilmektedir (banka transferleri vs. üzerinden) ve çifte vergilendirme anlaşması gereği Dubai’de vergi olmasa bile Türkiye’de vergilendirir. Bu durumu aşmanın yolu genelde kişinin tam mükellefiyetini BAE’ye taşımak (yani Dubai’ye yerleşmek) olabilir ki bu da herkes için mümkün ya da avantajlı olmayabilir. Dolayısıyla vergi planlaması doğru yapılmazsa beklenen tasarruf elde edilemeyebilir.
Tüm bu zorluklara rağmen, Dubai’de şirket kuran binlerce yabancı yatırımcı mevcuttur ve çoğunluğu işlerini başarıyla büyütmektedir. Aslında bu dezavantajların birçoğu, doğru danışmanlık ve hazırlıkla giderilebilir veya minimize edilebilir. Örneğin biz, Avukat Bilal Alyar olarak, müvekkillerimize Dubai’de şirket kurmanın mali ve hukuki risklerini en baştan anlatıyor, bütçe planlarını ve uyum süreçlerini birlikte şekillendiriyoruz. Böylece sürprizlerle karşılaşmadan, bilinçli bir şekilde yatırım adımı atmış oluyorlar. Önemli olan gerçekçi beklentilerle yola çıkmak ve profesyonel destek alarak engelleri aşmaktır.
Dubai’de Şirket Kurma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Dubai’de şirket kurmak isteyenlerin aklına takılan bazı yaygın sorular ve bu soruların yanıtları aşağıda derlenmiştir. Gerçek kullanıcıların merak ettiği bu konular, karar verme sürecinizde size ışık tutacaktır.
Soru 1: Türk vatandaşları Dubai’de şirket kurabilir mi?
Cevap: Evet, Türk vatandaşları Dubai’de hiçbir kısıtlama olmadan şirket kurabilir. BAE mevzuatı, tüm milletlerden yatırımcılara eşit davranır; Türk, Amerikalı, Hintli fark etmeksizin yabancılar Dubai’de %100 kendi adlarına şirket sahibi olabilirler. Eskiden uygulanan yerel ortak zorunluluğu da kaldırıldığı için (çoğu sektör için) bir BAE vatandaşıyla ortaklık kurma zorunluluğunuz yoktur. Yani bir Türk girişimci tek başına Dubai’de şirketini kurup yönetebilir. Sadece çok az sayıda özel sektörde (savunma, medya yayıncılığı gibi stratejik alanlar) ekstra onay süreçleri olabilir, ancak genel olarak Türkler dahil tüm yabancılar Dubai’de yatırım yapmaya davet edilmektedir.
Soru 2: Dubai’de şirket kurmak için hangi belgelere ihtiyacım var?
Cevap: Temel olarak geçerli bir pasaport ve vesikalık fotoğraf, Dubai’de şirket kurmak için gereken en önemli belgelerdir. Bunun dışında, doldurulmuş başvuru formları ve imza sirküleri benzeri evraklar gerekiyor. Eğer başka ortaklar varsa onların da pasaportları ve bilgileri gerekir. Seçeceğiniz şirket türüne göre Ana Sözleşme (MOA) hazırlanacak ve bunu imzalamanız gerekecek. Ayrıca şirket kurulumu için hazırladığınız iş planı veya faaliyet tanımı bazen istenir (özellikle banka hesabı açarken veya bazı lisans türlerinde). Adres belgesi (ofis kira sözleşmesi) de şartlar arasındadır, ancak kuruluş anında ofis hazır değilse, lisans sonrası belirli bir süre içinde sunabilirsiniz. Özetle, pasaport ve fotoğrafla başlayan süreçte ek formlar ve sözleşmeler de imzalanarak ilerleniyor. Tüm bu belgelerin hazırlanmasında ve doldurulmasında danışmanınız size yardımcı olacaktır.
Soru 3: Dubai’de şirket kurmak ne kadar sürer?
Cevap: Şirket kurma süresi, seçtiğiniz şirket türü ve hazırlığınızın tam olmasına göre değişmekle birlikte çok hızlıdır. Gerekli belgeler hazırsa ve prosedürde aksama yoksa, 4-5 iş günü içinde şirket lisansını almak mümkün olabilmektedir. Özellikle serbest bölgelerde süreç çok hızlı ilerler; online başvuru ve onay sistemiyle bazen 2-3 günde bile kuruluş tamamlanabilir. Anakara (Mainland) şirketlerinde de isim onayı, ön onay derken bir haftayı bulabilir. Resmi tescil sonrası ofis kiralama ve banka hesabı açma gibi ek süreçler için de birkaç hafta daha öngörebilirsiniz. Ancak genel olarak Dubai, dünyanın en hızlı şirket kurulabilen yerlerinden biridir diyebiliriz. Örneğin aynı prosedürü Avrupa’da yapmaya kalksanız aylar sürebilecek işlemler, Dubai’de günler içinde bitiyor.
Soru 4: Dubai’de şirket kurmanın maliyeti ne kadar?
Cevap: Maliyet, kurmak istediğiniz şirketin türüne, seçeceğiniz serbest bölgeye ve alacağınız vize sayısına göre oldukça değişkendir. Kabaca bir fikir vermek gerekirse: Serbest Bölgede en temel paketle (küçük bir ofis ve 1 vize hakkı ile) şirket kurmak 15.000 AED civarından başlayabilir ve daha prestijli bir bölgede daha büyük bir paket alırsanız 50.000 AED’ye kadar çıkabilir. Anakara’da ise ofis kirası ve DED harçları devreye girdiğinden genelde en az 20-25.000 AED gibi bir tutarı gözden çıkarmak lazım, bu tutar işin kapsamına göre 75.000 AED’ye kadar yükselebilir ilk yıl için.
Offshore şirketler en ucuzu olup 10.000-15.000 AED bandında kurulabilir fakat onlarla Dubai’de iş yapamazsınız (sadece kağıt üzerinde kaldığını unutmayın). Ayrıca bu rakamlara noter masrafı, acente/consultancy ücreti, banka depozitosu, vize masrafı gibi ek kalemler de dahil olabilir. Dolayısıyla, net bir rakam vermek zor; ama diyelim ki 1 serbest bölge şirketi + 1 vize için ortalama 30.000 AED (yaklaşık 8-9 bin USD) bütçe ayırmak makul bir başlangıç noktası olabilir. Sonraki yıllarda ofis ve lisans yenileme giderlerini de planlamalısınız.
Soru 5: Dubai’de şirket kurmak için Dubai’ye gitmem gerekiyor mu?
Cevap: İlginç bir şekilde, hayır, gerekmeyebilir. Dubai yönetimi yabancı yatırımcılara kolaylık sağlamak için uzaktan şirket kurma imkânları da sunuyor. Özellikle serbest bölgelerin bir kısmı, tüm evrakları kargo ve e-posta yoluyla alıp online toplantılarla kimlik doğrulaması yaparak şirketi kurabiliyor. Hatta BAE hükümetinin BASHER adında çevrimiçi bir platformu sayesinde uygun şartları sağlayanlar 15 dakika içinde online şirket kuruluşu yapabiliyorlar. Ancak bu yöntem genelde halihazırda BAE’de dijital kimliği olan kişiler için. Sizin durumunuzda, bir danışmanlık firması veya avukat aracılığıyla vekalet vererek fiziken Dubai’ye gelmeden şirketinizi kurmak mümkün.
Burada kritik nokta, banka hesabı açılışı ve vize işlemleridir. Bankalar genelde hesap açılışı için en azından bir kere hesap sahibini görmek istiyor; dolayısıyla şirket kurulduktan sonra hesap açmak için Dubai’ye gelmeniz muhtemelen gerekecek (ya da bazı bankaların Türkiye temsilciliklerinde süreç başlatılabilir). Vize almak istiyorsanız da giriş izni sonrası Dubai’ye gelip oturum işlemlerini tamamlamanız şart. Ama salt şirket kurulumu için teorik olarak Dubai’ye ayak basmadan da işlem yapabilirsiniz. Biz de bugüne dek pek çok müvekkilimizin uzaktan şirket kuruluşunu gerçekleştirdik; gerektiğinde siz Türkiye’den işlerinizi yürütürken biz burada tüm başvuruları tamamlıyoruz.
Soru 6: Dubai’de şirket kurmak için yerel ortak veya sponsor bulmam gerekir mi?
Cevap: Genellikle gerekmez. Eskiden bu, Dubai’de iş yapmak isteyen yabancıların en büyük engellerinden biriydi; zira bir yerel sponsor bulmak, onunla kâr paylaşımı yapmak gibi durumlar söz konusuydu. Ancak 2020 sonu itibarıyla yürürlüğe giren yasa değişiklikleriyle %51 yerel ortak şartı kaldırıldı ve hemen hemen tüm sektörlerde yabancılar kendi şirketlerini tam mülkiyetle kurabiliyorlar. Sadece çok sınırlı bazı alanlarda (stratejik sektörler) veya belirli lisans türlerinde (örneğin avukatlık bürosu, hac-umre organizasyonu gibi çok spesifik konular) halen BAE vatandaşı ortak gereği olabilir.
Büyük ihtimalle sizin girişmek istediğiniz ticari faaliyette böyle bir şart olmayacaktır. Bunun yerine, eğer anakara şirket kuruyorsanız bir yerel hizmet acentesi gerekliliği çıkabilir (örneğin danışmanlık şirketi için), ama bu kişi ortak değil sadece resmi işlerde temsilci olur ve sabit ücret alır. Serbest bölgede zaten bırakın ortaklığı, böyle bir temsilciye bile ihtiyaç yoktur; tamamen kendiniz halledebilirsiniz. Özetle, eski tip sponsor arama devri bitti diyebiliriz.
Soru 7: Dubai’de kurduğum şirket üzerinden oturum izni alabilir miyim?
Cevap: Evet, alabilirsiniz. Hatta Dubai’de şirket kurmanın yan faydalarından biri budur. Şirket sahibi (ortağı) sıfatıyla yatırımcı oturum izni başvurusu yapma hakkınız vardır. Şirket lisansınız çıkar çıkmaz göçmenlik işlemlerine başlayarak genelde 2 yıllık (bazı hallerde 3 yıllık) oturum izninizi alabilirsiniz. Bu oturum izni, BAE’de yasal olarak ikamet etmenizi ve istediğiniz zaman girip çıkabilmenizi sağlar. Ayrıca bu sayede ehliyet alabilir, banka hesabı açabilir, çocuklarınızı okula kaydedebilirsiniz.
Şirketiniz faaliyette kaldığı ve lisansınız her yıl yenilendiği sürece, oturum izninizi de süresiz olarak yenileyebilirsiniz. Hatta şirketiniz belirli bir yatırım büyüklüğündeyse Altın Vize gibi 5 ya da 10 yıllık uzun süreli vizelere de başvurabilirsiniz. Örneğin en az 2 milyon AED sermayeli bir şirket kuranlara 10 yıllık ikamet izni verilebilmektedir. Normal yatırımcı vizeleri ise şartlar karşılandıkça 2’şer yıl uzatılabilir. Kısacası, Dubai’de iş kurmak oturum izni kapısını da açıyor ve isterseniz yaşamınızı kısmen veya tamamen Dubai’ye taşıyabiliyorsunuz.
Soru 8: Dubai’de kurulan şirketlerin vergilendirme sistemi nasıldır?
Cevap: Dubai’de şirketler için vergi sistemi oldukça yatırımcı dostudur. Öncelikle, Dubai’de kurduğunuz şirket hangi tür olursa olsun gelir vergisi ödemez – BAE’de şahıs gelir vergisi yoktur. 2023’ten itibaren büyük ölçekli şirketler için getirilmiş olan %9 kurumlar vergisi uygulaması vardır ancak yıllık karınız 375.000 AED’yi (yaklaşık 100 bin USD) geçmiyorsa şirketiniz bu vergiden muaf olacaktır.
Eğer karınız bu eşiğin üstündeyse de sadece aşan kısmı için %9 vergi ödersiniz, ki bu oran dünya ortalamasına göre oldukça düşüktür. Serbest bölge şirketleri, sadece serbest bölge dışı (anakara) gelirleri için vergiye tabi olabilir; serbest bölge içindeki ve yurt dışı gelirleri genelde vergiden muaftır (bunu korumak için bazı şartlar vardır ama çoğu KOBİ bu şartları sağlar). KDV (VAT) mevzusuna gelince, BAE genelinde tüketim ürünleri ve hizmetler için %5 KDV uygulanıyor.
Şirketiniz eğer BAE içinde satış yapıyorsa ve yıllık ciro belli bir limiti aşıyorsa KDV mükellefi olmanız gerekebilir; ancak ciro düşükse KDV kaydı zorunlu değil. Son olarak akla takılan bir husus: Dubai’de vergi ödemiyorum, peki Türkiye’de ödemem gerekir mi? Eğer Türkiye’de ikamet eden bir kişi olarak Dubai’deki şirketinizden gelir elde ediyorsanız, Türkiye ile BAE arasındaki çifte vergilendirme anlaşması gereği bu gelirinizi Türkiye’de beyan etmelisiniz.
Dubai’de vergi ödemediğiniz için, muhtemelen Türkiye’de gelir vergisi ödemeniz gerekecektir (oran kişisel vergi diliminize göre olacaktır). Ancak eğer tamamen Dubai’ye yerleşir ve Türkiye’de vergi mükellefi statünüzden çıkarsanız, o zaman gelirinize Türkiye karışamaz. Bu biraz kişisel durumunuza bağlı bir konu. Netice itibarıyla Dubai’de şirketlerin vergi yükü oldukça hafiftir; doğru yapılandığında vergi avantajı önemli bir artı olarak kalır.
Soru 9: Dubai’de şirket kurduktan sonra Türkiye’ye para transfer edebilir miyim?
Cevap: Evet, edebilirsiniz. Dubai’de kurduğunuz şirketin kazancını dilediğiniz ülkeye transfer etmekte bir kısıtlama yoktur. %100 kâr transferi serbestisi Dubai’nin yatırımcılara taahhüt ettiği bir husustur. Yani kazandığınız parayı ister Dubai’de bırakın, ister Türkiye’ye veya başka bir ülkeye gönderin, yasak yoktur. Sadece uluslararası bankacılık kuralları gereği, şirketiniz bir kâr dağıtımı yaparken veya büyük meblağları transfer ederken bankalar kaynak belgesi sorabilir, o kadar.
Türkiye tarafında ise, yurt dışından gelen paralar mevzuata uygun olduğu sürece (örneğin şirketinizden kendinize temettü ödemesi gibi doğru şekilde yaptıysanız) herhangi bir sorun yaşamazsınız. Ancak vergi konusu tekrar devreye girer: Eğer bu transfer bir kâr payı ise ve siz Türkiye’de vergi mukimiyseniz, bu geliri Türkiye’de beyan etmeniz gerekir. Onun dışında, Dubai şirketinden Türkiye’deki kendi hesabınıza SWIFT yoluyla para göndermek son derece olağandır ve pek çok iş insanı düzenli olarak bunu yapmaktadır.
Soru 10: Dubai’de iş kurmak için danışmanlık hizmetini nereden alabilirim?
Cevap: Dubai’de şirket kurma süreci hakkında profesyonel destek almak, işinizi epey kolaylaştırır. Bu noktada hukuk büroları, uluslararası danışmanlık şirketleri veya Dubai’de uzmanlaşmış yatırım ajansları devreye girer. Türkiye’de bu konuda uzman avukatlar da mevcut. Örneğin Avukat Bilal Alyar olarak biz, İstanbul merkezli ofisimiz aracılığıyla Dubai’de şirket kurma ve yatırım işlemleri hususunda müvekkillerimize danışmanlık ve temsil hizmeti sunuyoruz.
Dubai’de güvenilir bir yerel partner ağıyla çalışarak, şirket kurulumundan oturum izni alımına kadar tüm aşamalarda profesyonel destek veriyoruz. Dolayısıyla danışmanlık hizmeti almak isterseniz bizimle [iletişim] sayfamızdan bağlantı kurabilir veya bilalalyar.av.tr ana sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Bunun dışında, Dubai’de resmi yatırım ofisleri (Dubai FDI gibi) genel bilgi sağlamakta, serbest bölge otoriteleri ise kendi bölgelerinde şirket kurmak isteyenlere rehberlik etmektedir. Önemli olan, işinizi şansa bırakmadan uzmanlardan yardım almanızdır.
Sizin de başka sorularınız varsa veya yukarıdaki cevapları yeterince açıklayıcı bulmadıysanız, lütfen bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin. Avukat Bilal Alyar ekibi olarak sorularınızı yanıtlamaya ve ihtiyaçlarınıza özel çözümler sunmaya hazırız.
Sonuç ve Özet
Dubai’de şirket kurmak, doğru planlama ve uzman desteğiyle son derece kârlı ve stratejik bir hamle olabilir. Bu kapsamlı rehberde, “Dubai şirket kurmak” konusunu tüm boyutlarıyla ele aldık: hukuki zemininden şirket türlerine, süreç adımlarından avantaj ve risklerine dek aklınızdaki soruları yanıtlamaya çalıştık. Görüldüğü üzere Dubai, vergi avantajları, %100 yabancı mülkiyet, hızlı büyüyen pazar yapısı ve küresel ticaret imkânları ile Türk yatırımcılar için cazip bir merkezdir. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi gibi Türkiye’nin ekonomik kalbinde faaliyet gösteren girişimciler, Dubai üzerinden uluslararası arenaya kolaylıkla açılabilirler.
Elbette her yatırım hamlesinde olduğu gibi, Dubai’de şirket kurarken de dikkatli olunması gereken noktalar vardır. Bu rehberi okuyarak artık genel çerçeveyi kavradığınıza göre, bir sonraki adım profesyonel bir yol haritası çıkarmaktır. Avukat Bilal Alyar olarak biz, yılların verdiği deneyim ve hem Türkiye hem de BAE mevzuatına hakimiyetimiz sayesinde, Dubai’de şirket kurma süreçlerinizde size baştan sona rehberlik edebiliriz. İstanbul merkezli ofisimiz, Marmara Bölgesi ve Türkiye genelindeki müvekkillerine uluslararası yatırım konularında destek vermektedir. Eğer siz de Dubai’de bir şirket kurmayı düşünüyor ve nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, hiç çekinmeden bize ulaşın. [İLETİŞİM] sayfamız üzerinden veya telefon hattımızdan bize 7/24 mesaj gönderebilir, randevu talep edebilirsiniz.
Unutmayın, doğru bilgi ve uzman yardımıyla Dubai’de şirket kurmak artık hayal değil. Bu rehberin de gösterdiği gibi, yasal çerçeve her zamankinden daha elverişli ve süreçler her zamankinden daha hızlı. Eğer hedefiniz global arenada söz sahibi olmak, vergisel avantajlarla kârınızı artırmak ve Dubai’nin sunduğu prestijden yararlanmak ise, bugün bir adım atma zamanı. Avukat Bilal Alyar ve ekibi olarak, uzmanlığımız ve profesyonel yaklaşımımızla Dubai’deki iş kurma yolculuğunuzda yanınızda olmaktan memnuniyet duyarız.
Siz hayal edin, biz hukuki altyapısını inşa edelim – Dubai’de başarılı bir şirketin temellerini birlikte atalım!
Kaynakça:
- Birleşik Arap Emirlikleri Ticari Şirketler Kanunu Değişikliği Hk. Ticaret Bakanlığı Haberi (24.11.2020)
- Reuters Haber Ajansı – Yabancı Mülkiyet Düzenlemesi (19.05.2021)
- DG Legal Danışmanlık – “Dubai, BAE’de Şirket Kurma Hakkında Merak Edilenler” Makalesi
- Vizem.net – “Dubai’de Şirket Kurmak için Şartlar ve Süreçler” Rehberi
- BAE Kurumsal (baekurumsal.com) – “BAE’de Yerel Ortak Zorunluluğu Kalktı” Bilgi Notu
- DG Legal Danışmanlık – “BAE’de Vergilendirme Hakkında Sık Merak Edilenler” Makalesi
https://inhak.adalet.gov.tr/Home/Index
Dubai çözüm ofisimizle Dubai Şirket Kurmak , dubai şirket kurmak , dubaide Şirket kurmanın avantajları , birleşik arap emirliklerinde şirket , dubaide Şirket kurmak , dubaide kurulan şirket , dubai şirket kurmak , dubai şirket kurmak dubai şirket kurmak dubai şirket kurmak dubai şirket kurmak dubai şirket kurmak dubai şirket kurmak dubai şirket kurmak dubai şirket kurmak dubai şirket kurmak dubai şirket kurmak konularında uzman kadromuzla himzetinizdeyiz.

