ESG ve İklim Davaları: Türkiye Perspektifi

Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) standartlarının yaygınlaşmasıyla birlikte iklim değişikliği temelli davaların sayısı küresel ölçekte hızla artmaktadır. Türkiye’de iklim ve çevre davaları idari yargı ile özel hukuk yargısının kesişiminde gelişmektedir.

İklim Davalarının Türleri

İklim davaları idari yargıda iptal davası, hukuk yargısında haksız fiil tazminat davası ve anayasa yargısında bireysel başvuru olmak üzere üç ana kategoride değerlendirilir. Her tür farklı taraf, sebep ve sonuç doğurur.

İdari Yargıda İklim Davaları

ÇED kararları, çevre izinleri, enerji yatırımları ve kentsel dönüşüm projeleri sıklıkla iptal davası konusu yapılmaktadır. Davacı sıfatı için menfaat ihlali şartı aranır ve çevre derneklerinin dava açma yetkisi içtihatla genişletilmiştir.

Hukuk Yargısında Tazminat Davaları

İklim değişikliği kaynaklı zararlar (sel, kuraklık, ısı stresi) için sorumluların aleyhine tazminat davaları açılması mümkündür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri uygulanır. Nedensellik bağı ispat sorunu davaların temel zorluğudur.

AYM Bireysel Başvuru

Çevre hakkı ihlalleri Anayasanın 56. maddesi çerçevesinde temel hak ihlali olarak değerlendirilebilir. AYM bireysel başvuru yolu ile çevre hakkı yargı denetimine açılmıştır.

ESG Açıklama Davaları

Şirketlerin ESG raporlarındaki yanıltıcı beyanlar (greenwashing) hem tüketici hem de yatırımcı davalarına konu olabilir. Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde sorumluluk gündeme gelir.

Tedarik Zinciri Sorumluluğu

AB CSDDD ve diğer ESG standartları çerçevesinde şirketlerin tedarik zincirindeki insan hakları ve çevre ihlallerinden sorumluluğu artmaktadır. Türk şirketlerinin AB pazarına bağlantılı operasyonları için bu yükümlülükler genişlemektedir.

Toplu Davalar

Türk hukukunda klasik anlamda toplu dava mekanizması bulunmamakla birlikte, çevre derneklerinin dava açması ve aynı zarar ile mağdur olan birden fazla kişinin birlikte dava açması mümkündür.

Yargısal Yaklaşım

Çevre hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda Danıştay çevre hakkını ve sürdürülebilirlik ilkesini geniş yorumlamaktadır. Danıştay 6. Dairesi’nin 25.09.2025 tarih ve 2025/4401 K. sayılı kararı çevre hukukunun yargısal uygulamasında önemli içtihatlardandır.

Sıkça Sorulan Sorular

Çevre derneği iklim davası açabilir mi?

Tüzüğünde çevre korumasını amaç edinen dernekler dava açabilmektedir.

İklim zararlarında sorumlu nasıl tespit edilir?

Bilirkişi raporları ve atıf bilimi (attribution science) yöntemleri kullanılarak tespit yapılabilir.

ESG raporu yanıltıcı ise ne yapılabilir?

Sermaye piyasası mevzuatı kapsamında SPK’ya şikayet ve yatırımcı tazminat davası seçenekleri mevcuttur.

Sonuç

ESG ve iklim davaları Türk hukukunda hızla gelişen yeni bir alandır. Şirketler ve yatırımcılar için proaktif risk yönetimi ve uyum stratejileri kritik önemdedir.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 545 199 25 25
info@bilalalyar.av.tr

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok


İstanbul Barosu Sicil No: 54965

© 2026 Av. Bilal Alyar - Tüm hakları saklıdır.
0545 199 25 25 WhatsApp @bilalalyar info@bilalalyar.av.tr