WhatsApp

Kripto Para Dolandırıcılığına Uğradım: Para Geri Alınabilir mi?

Kripto para dolandırıcılığına uğradım; para geri alınabilir mi?

Ben Av. Bilal Alyar. Bu rehberi, “kripto para dolandırıcılığına uğradım para geri alınabilir mi” sorusuna Türkiye’deki güncel uygulama ve mevzuat çerçevesinde, vatandaşın anlayacağı bir dille ama hukuki isabetle cevap vermek için hazırladım. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye geneline hizmet veren bir yaklaşım benimseyeceğim. 

“Geri alınabilir mi?” sorusunun dürüst cevabı şudur: Evet, bazı dosyalarda paranın (tamamı ya da bir kısmı) geri alınması mümkündür; ancak otomatik değildir ve garanti edilemez. Başarı ihtimali; hızdelil kalitesiparanın halen izlenebilir/elkoyulabilir bir noktada olup olmadığıfailin tespiti ve soruşturmanın doğru yönetilmesi gibi faktörlere bağlıdır. Özellikle son dönemde bilişim dolandırıcılıklarında “paranın saniyeler içinde kaçırılması” sorununa cevap veren hesap askıya alma ve el koyma mekanizması, mağdur iadesi yönünden kritik bir dönüm noktasıdır. 

Türkiye pratiğinde para iadesi çoğunlukla üç ana kanaldan birine dayanır:
Birincisi, soruşturma/kovuşturma sırasında hesapların askıya alınması ve suça konu menfaate el koyma; ardından “mağdura ait olduğunun anlaşılması” halinde daha yargılama bitmeden iade imkânı. 
İkincisi, klasik koruma tedbirleri eliyle “banka hesapları/hak ve alacaklar” üzerinde el koyma uygulaması ve paranın bloke edilmesi. 
Üçüncüsü, ceza dosyasına paralel yürüyen özel hukuk/tazminat ve bazı hâllerde platform/kuruluş sorumluluğu tartışmalarıdır (bu kısım somut olaya göre şekillenir). 

Bu nedenle “para geri alınır mı?” sorusunu ben, uygulamada şu daha doğru soruya çeviririm: “Paranın izi nerede kesildi ve o noktada hangi hukuki araçla ‘yakalama/bloke’ yapabiliriz?” 

Kripto dolandırıcılığı türleri ve hukuki nitelendirme

Kripto dolandırıcılığı tek tip değildir. Mağduriyetin “senaryosu” değiştikçe, soruşturmanın yönü, delil seti ve parayı yakalama stratejisi de değişir. Bu başlıkta, sahada en sık gördüğüm türleri ve hukuki açıdan neden önemli olduklarını özetliyorum. 

En yaygın senaryolar genelde şu kümelerde toplanır:
İlki, sahte yatırım/“yüksek kazanç” vaadi: WhatsApp/Telegram grupları, sosyal medya reklamları, “danışman/analist” kisvesiyle yönlendirme; para yatırdıkça “kâr” ekranı gösterip çekimi engelleme. Bu model çoğunlukla nitelikli dolandırıcılık tartışmasına oturur; çünkü aldatma, çoğu kez bilişim altyapısı ve çevrimiçi platformlarla icra edilir. 

İkincisi, oltalama (phishing) ve hesap ele geçirme: Borsa hesabına giriş bilgilerinizin çalınması, e-posta/SMS sahteciliği, sahte “destek” ekranları. Bu senaryoda hem dolandırıcılık hem de bilişim suçları bağlamında farklı değerlendirmeler gündeme gelebilir; kritik olan, paranın hangi aşamada ve hangi yönteme dayanarak transfer edildiğidir. 

Üçüncüsü, P2P üzerinden “hesap kiralama/üçüncü kişi hesabı” zinciri: Mağdurdan bankayla TL/FAST/EFT toplanır, ardından kripto alımı “başkası adına” yapılır, para hızla parçalanır. Burada hızla askıya alma/el koyma mekanizması özellikle kıymetlidir; çünkü amaç, para daha “iz kaybettirmeden” önce zincirin kırılacağı merkezi noktaya yetişmektir. 

Dördüncüsü, sahte borsa / sahte uygulama: Gerçek bir borsanın arayüzünü taklit eden uygulama/site; mağdur transfer yapar ama varlık aslında dolandırıcının cüzdanına gider. Bu tip olaylarda “platformun gerçekliği”, alan adı kayıtları, uygulama paket bilgileri, ödeme hareketleri ve zincir verisi birlikte ele alınır. 

Hukuki nitelendirmede pratik açıdan iki şey çok önemlidir:
Birincisi, dosyanın bilişim sistemleri aracılığıyla işlenmiş bir malvarlığı suçu olup olmadığıdır; çünkü bu, koruma tedbirlerinin hızını ve kapsamını etkiler. 
İkincisi, “para nerede?” sorusunun cevabını pratikte belirleyen mekanizma, artık çoğu dosyada askıya alma + el koyma + mağdura iade üçlüsüdür. 

Burada altını çizmem gerekir: Ben bu rehberde “uydurma emsal karar” yazmayacağım. Çünkü kripto dosyalarında emsal diye dolaşan birçok içerik ya eksik, ya bağlamından kopuk, ya da doğrulanabilir değildir. Yol haritasını, metinleri ve kuralları resmî kaynaklardan kurmak daha güvenlidir. 

Hızlı aksiyon planı

Kripto dolandırıcılığı dosyalarında başarıyı belirleyen en kritik değişken çoğu zaman zamandır. Çünkü para, özellikle kripto/fintek kanallarında çok hızlı el değiştirebilir. Hukuki olarak da “hızlı müdahale” ihtiyacının karşılığı, askıya alma ve el koyma düzenekleridir. 

İlk adımda yapılacaklar

Mağdur olduğunuzu anladığınız anda, şu adımları aynı gün içinde atmayı hedefleyin:

İletişimi kesin ve manipülasyona kapıyı kapatın. Dolandırıcılar, mağdurun “kurtarma/geri alma” umudunu kullanarak ikinci bir ödeme koparmaya çalışır. Bu risk, sahada çok yüksektir. 

Delili “bozmadan” koruyun. Telefonu sıfırlamak, sohbetleri silmek, e-postaları temizlemek gibi refleksler sonradan delil zincirini zayıflatır. Delil, sadece “ekran görüntüsü” değildir; tarih-saat, bağlantı, ödeme açıklaması, kullanıcı adları, banka dekontu, işlem hash’i gibi unsurlar birlikte anlam kazanır. 

Paranın hangi kanalla gittiğini netleştirin.
Banka transferi mi? (IBAN/FAST/EFT/havale)
Kartla mı?
Kripto transferi mi? (TXID/hash, adres)
Borsa içi transfer mi?
Bu ayrım, uygulanacak yolun “çekirdeğini” belirler. 

Kuruluşlara aynı gün başvuru

Uygulamada aynı gün, mümkünse birkaç saat içinde şunlar yapılır:

Banka/ödeme kuruluşuna derhal bildirim. Banka kanalından çıktıysa (IBAN’a gönderim), karşı tarafa ulaşmadan “yakalama” ihtimali düşük olsa da derhal bildirim yine de önemlidir; özellikle para hâlen sistem içinde ise askıya alma/el koyma süreçlerine zemin hazırlayabilir. 

Kripto platformu/servisine yazılı bildirim. Para bir kripto varlık hizmet sağlayıcısına (borsaya) ulaştıysa, “platform içi” askıya alma mümkün olabilir. Burada kritik olan, platformun “banka gibi” merkezi bir kontrol noktasına sahip olmasıdır. 

Not: Askıya alma mekanizmasının mantığı, ilgili finansal kurumun belirli suç tiplerinde ve makul şüphe hâlinde hesabı belirli süre askıya alabilmesi, savcılığa bildirmesi ve devamında el koyma/iade sürecinin işletilmesidir. Metin açıkça “kırk sekiz saate kadar askıya alma”, savcılığa bildirim, el koyma ve mağdura iade imkânını düzenler. 

Savcılığa şikâyet dosyasını geciktirmeyin

Kripto dolandırıcılığında, “savcılığa gidince ne değişecek?” sorusunu net cevaplayayım: Savcılık, doğru kurulmuş bir dilekçe ve güçlü delil setiyle birlikte, hesapların askıya alınması, el koyma, bilgi-belge isteme gibi adımları hızlandırabilir. Ayrıca ilgili kurumların bilgi-belgeyi süre içinde göndermesi yükümlülüğü, soruşturmanın etkinliği açısından önemlidir. 

Bu nedenle ben, pratikte şunu öneriyorum: “Önce bankaya söyleyeyim, sonra bakarım” yaklaşımı değil; eş zamanlı ilerlemek. Kuruluş bildirimi + savcılık süreci birlikte yürür. 

Savcılık şikâyeti ve ceza soruşturması

Ceza soruşturması, kripto dolandırıcılığında iki amaç taşır:
Faili tespit edip cezalandırmak;
Ve (mağdur açısından daha kritik) suçtan elde edilen menfaati yakalayıp iade edebilmek. Bu ikinci amaç, koruma tedbirleriyle yakından ilişkilidir. 

Şikâyet dilekçesinde hedef: “iz sürülebilirlik” ve “acil tedbir”

Bir şikâyet dilekçesi, sadece “beni dolandırdılar” demek değildir. Savcılığın ilk bakışta görebileceği şekilde şunları net ortaya koymalıdır:

Olayın kronolojisi: İlk temas, ikna aşaması, ödeme anı, çekim engeli, tehdit/şantaj varsa. 

Para akışı: Banka dekontu, alıcı IBAN, açıklama, kripto transferinde adres ve işlem kimliği. 

Hangi kurumlar devrede: Hangi banka, hangi ödeme kuruluşu, hangi kripto platformu, hangi sosyal medya hesabı, hangi telefon numarası. Çünkü CMK 128/A düzeni, bankalar/ödeme hizmet sağlayıcıları/kripto varlık hizmet sağlayıcıları için spesifik yükümlülükler öngörür. 

Acil talepler: Askıya alma ve el koyma tedbirlerinin devreye alınması, bilgi-belge talebi, suça konu menfaatin iadesi vb. Talepler “soyut” değil, somut hesap ve işlem üzerinden yazılmalıdır. 

Koruma tedbirlerinin iki ana yolu

Kripto dosyalarında koruma tedbirleri iki ana düzlemde yürür:

Birincisi, klasik el koyma rejimi. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun taşınmazlara, hak ve alacaklara el koymayı düzenleyen hükmü; banka veya diğer mali kurumlardaki her türlü hesaba, hak ve alacaklara el koyma imkânını açıkça sayar. Bu düzenleme, dolandırıcılık suçlarını da katalogda gösterir. 

İkincisi, bilişim suçlarında hızlandırılmış askıya alma ve el koyma. CMK’ye eklenen madde, belirli suçlar bakımından banka/ödeme hizmet sağlayıcısı/kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesapların askıya alınabilmesine, askıya alma sonrası el koymaya ve en önemlisi “mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde” soruşturma/kovuşturma evresinde iadeye imkân tanır. 

Bu iki yolun farkı pratikte şudur: Klasik mekanizmada süreç daha “yargısal karar” merkezlidir; hızlandırılmış mekanizmada ise finansal kurumların askıya alma kararı, savcılığa bildirim ve hızlı yargısal onay akışı öne çıkar. 

Askıya alma ve el koyma mekanizmasının kritik noktaları

Metindeki kritik noktaları, mağdur açısından “ne ifade ediyor?” diliyle açıklayayım:

Askıya alma süresi ve kapsam. İlgili banka/ödeme hizmet sağlayıcısı/kripto varlık hizmet sağlayıcısı, belirli suçlar bakımından suça konu işlemlerde kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir. Bu, paranın “kaçmasını” önlemeye dönük kısa süreli bir frendir. 

Savcılığa bildirim zorunluluğu. Askıya alma ve hesap hareketleri “tüm bilgi ve belgelerle” derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir; ayrıca askıya alma hesap sahibine bildirilir. 

El koyma ve onay süresi. Askıya alınan hesaptaki suça konu menfaate, şartları varsa hâkim kararıyla (ve bazı acil hâllerde savcı emriyle) el koyma uygulanabilir; hâkim onayı süreleri düzenlenmiştir. 

Raporsuz el koyma. Metin, bu özel mekanizmada el koyma için “rapor alma şartının aranmadığını” açıkça belirtir. Bu, pratikte hız kazandıran bir unsurdur. 

Mağdura iade. El konulan menfaatin mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde, soruşturma veya kovuşturma evresinde iade edileceği düzenlenmiştir. Kripto dolandırıcılığında “tam olarak aranan” kural budur. 

Bilgi-belge verme yükümlülüğü ve yaptırım. Savcı/hâkim/mahkeme tarafından istenen bilgi-belgenin belirli süre içinde gönderilmesi zorunluluğu ve eksik/hiç gönderilmemesi halinde idari para cezası öngörülür. Bu, kripto dosyalarında log ve KYC gibi verilerin temini bakımından hayati olabilir. 

Bu hükümler, “kripto dolandırıcılığında para geri alınabilir mi?” sorusuna hukuken en güçlü olumlu cevabı veren yoldur: Eğer para askıya alınıp el konulabilir ve mağdura ait olduğu tespit edilebilirse, iade soruşturma aşamasında bile mümkündür. 

Suç tipi ve ceza boyutu neden önemlidir?

Dolandırıcılık suçunun nitelikli hâlleri, çoğu kripto dosyasında gündeme gelir. Çünkü fail, genellikle bilişim altyapısını ve çevrimiçi kanalları “araç” olarak kullanır. Nitelikli dolandırıcılık hükmünün ceza aralığı ve unsurları, soruşturmanın nasıl yürütüleceğini etkileyebilir. 

Bu bağlamda, “nitelikli dolandırıcılık” hükmünün varlığı ve düzenleme mantığı, hem şikâyet dilekçesinin doğru kurulması hem de koruma tedbirlerine zemin hazırlanması için önemlidir. 

Parayı geri alma yolları

Bu bölüm, doğrudan aradığınız sorunun “operasyonel” cevabıdır: Ben bir mağdur olarak parayı hangi yollardan geri alabilirim?

Ceza dosyasında iade ihtimali

Kripto dolandırıcılığında pratikte en güçlü iade mekanizması; askıya alma → el koyma → mağdura iade üçlüsüdür. Metin, el konulan menfaatin mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde, soruşturma veya kovuşturma evresinde iade edileceğini açıkça söyler. 

Bu mekanizma özellikle şu şartlarda daha verimli işler:

Para hâlen bir banka/ödeme kuruluşu/kripto hizmet sağlayıcı havuzunda ise (yani “merkezi” bir yerdeyse). 

Mağdurun para gönderimi ile failin elde ettiği menfaat arasında izlenebilir bir bağ kurulabiliyorsa (dekont + işlem kimliği + hesap eşleşmesi). 

Şikâyet hızlı yapılmış ve savcılık talepleri gecikmemişse. Çünkü “askıya alma” kısa süreli bir penceredir; pencereden yararlanmak hız gerektirir. 

Klasik el koyma ve bloke üzerinden geri dönüş

CMK’deki genel düzenleme, belirli şartlarda şüpheli/sanığa ait banka hesapları dahil pek çok malvarlığı değerine el koymaya izin verir. Kripto dolandırıcılığında, para önce banka hesaplarına girdiyse veya “kriptoya çevrilmeden” yakalanabildiyse bu yol önemlidir. 

Bu düzenleme tek başına “iade” demek değildir; ancak paranın “kaçmasını” durdurmak, ileride iade/tazmin süreçlerini güçlendirmek için ana araçtır. 

Platform düzeni ve kurumsal sorumluluk boyutu

Kripto varlık ekosisteminde, platform/hizmet sağlayıcıların hangi ilkelere tabi olduğu, mağdurun hak arama repertuarını etkiler. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kripto varlık hizmet sağlayıcıların faaliyet ve çalışma esaslarına ilişkin ikincil düzenlemeler yayımlanması, piyasaya “kurumsallaşma” ve “uyum” perspektifi getirmiştir. 

Öte yandan, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi alanında MASAK rehberleri ve 5549 sayılı Kanun uygulaması, kripto varlık hizmet sağlayıcılar dahil bazı aktörler için uyum yükümlülükleri açısından çerçeve oluşturur. 

Bu “düzenlenmiş” alanın mağdur açısından pratik karşılığı şudur: Delil ve talep doğru kurulduğunda, platformların bilgi-belge paylaşımı, şüpheli işlem süreçleri ve hesap tedbirleri konusunda daha hızlı sonuç alınması mümkün hâle gelir. Ancak bunun otomatik olmadığını tekrar vurguluyorum: Başarı, hâlâ dosya kalitesine bağlıdır. 

Uluslararası boyut: paranın yurt dışına çıkması

Kripto dolandırıcılıklarının bir bölümü yurt dışı bağlantılıdır: Fail yurt dışında olabilir, platform yurt dışında olabilir, para birkaç “köprü” adresten geçerek farklı ülkelere dağılabilir. Bu durumda iade ihtimali tamamen kaybolmaz; ancak süre uzariş birliği zorlaşır ve teknik iz sürme maliyeti artar. Bu nedenle “ilk anda hızlı tedbir” prensibi yine belirleyicidir. 

Delil toplama ve teknik iz sürme rehberi

Kripto dosyalarında delil, klasik dolandırıcılıktan daha “teknik” görünür; ama temel mantık basittir: parayı kimden kime, hangi tarihte, hangi kanalla geçtiğini ispatlamak.

Temel delil listesi

Aşağıdaki deliller, bir şikâyet dosyasının omurgasını oluşturur:

Banka dekontları: IBAN, alıcı adı, açıklama, işlem saati (varsa FAST/EFT referansları). 

Kripto transfer verisi: Gönderilen coin/token, miktar, gönderici-alıcı adres, TXID/hash, transfer zamanı, ağ (TRON/Ethereum vb.). 

Platform kayıtları: Borsa üyelik ekran görüntüleri, kullanıcı ID, e-posta/telefon, “çekim engeli” uyarıları, destek yazışmaları. 

İletişim delilleri: WhatsApp/Telegram konuşmaları, ses kayıtları (hukuka uygunluk hassasiyetiyle), sosyal medya profilleri, reklam linkleri, yönlendiren kişi/hesap bilgileri. 

Cihaz/log delilleri: Mümkünse cihazın imajı, IP logları gibi unsurların tespiti; bunlar çoğu zaman savcılık talebiyle platformlardan/bankalardan istenir. Metin ayrıca bilgi-belgenin belirli süre içinde gönderilmesi zorunluluğunu düzenler. 

“Delil tespiti” mantığı: tek parçayla değil, bütünle ikna

Kripto dolandırıcılığında en sık yapılan hata şudur: “Sadece ekran görüntüsü yeter.” Hayır—tek başına yeterli olmayabilir. Soruşturmanın hızlı ve etkili ilerlemesi için delillerin birbiriyle konuşması gerekir: Dekont, kripto işlemi, platform kaydı ve yazışma aynı hikâyeyi anlatmalıdır. 

Askıya alma mekanizmasıyla delilin ilişkisi

Bu noktada delilin sadece “mahkûmiyet” için değil, “parayı yakalamak” için de gerektiğini unutmayın. Askıya alma ve el koyma yolu, somut işlem ve hesap üzerinden yürür. Bu yüzden; hangi hesabın askıya alınmasını istediğinizi, hangi işlemden doğduğunu ve niçin suça konu menfaat olduğunu netleştirmek, pratikte sonucu belirler. 

Sıkça sorulan sorular

Bu bölüm, Google’da “kullanıcılar bunları da sordu” tarzında sık karşılaştığım soruların, pratik ve net cevaplarıdır.

Dolandırıldım; savcılığa şikâyet etsem para kesin geri gelir mi?

Kesinlik yok. Ancak para iadesi ihtimali; askıya alma/el koyma mekanizmalarının zamanında devreye sokulması ve suça konu menfaatin mağdura ait olduğunun ortaya konulmasıyla güçlenir. Metin, belirli şartlar oluştuğunda soruşturma evresinde bile iade imkânını tanır; bu, “hiç şans yok” demek değildir. 

Para kripto cüzdana gitti; artık iz sürülemez mi?

Blokzincir işlemleri çoğu zaman “izlenebilir”; fakat “adresin arkasındaki kişi” her zaman anında bulunamaz. Pratikte en kritik nokta, paranın eninde sonunda bir merkezi platforma (banka/ödeme kuruluşu/kripto hizmet sağlayıcı) girip girmediğidir. Oraya girerse, askıya alma-el koyma ve bilgi-belge mekanizmaları çalışabilir. 

Hesabım askıya alındı; ben mağdurum. Ne yapacağım?

Askıya alma işleminin kaldırılması için başvuru yolu metinde düzenlenmiştir. Hesap sahibi, askıya alma işleminin kaldırılması için başsavcılığa başvurabilir; savcının belirli süre içinde karar vermesi öngörülür. (Bu soru, fail açısından da mağdur açısından da ortaya çıkabilir; süreç dosyaya göre yönetilir.) 

El koyma için rapor gerekiyor mu?

Genel el koyma rejiminde şartlar olaya göre değişir. Ancak bilişim suçları özelinde eklenen düzenleme, bu madde hükümlerine göre el koyma yapılabilmesi bakımından “rapor alma şartının aranmayacağını” açıkça belirtir. Bu, hız açısından önemlidir. 

Banka hesabına el koyma mümkün mü?

Evet. CMK’daki genel düzenleme, belirli şartlar altında “banka veya diğer mali kurumlardaki her türlü hesaba” el koymayı açıkça sayar. 

Dolandırıcılıkta “nitelikli” olması neyi değiştirir?

Nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılığın bazı yöntemlerle işlenmesi hâlinde daha ağır yaptırıma bağlanmasıdır. Kripto dolandırıcılıklarında bilişim altyapısı yoğun kullanıldığı için nitelikli dolandırıcılık tartışması sık görülür. Nitelikli dolandırıcılık hükmünün ceza çerçevesi ve unsurları, soruşturmanın gidişatını etkileyebilir. 

“Kripto varlık hizmet sağlayıcı” ne demek; hangi kurumlar?

Türkiye’de kripto varlık hizmet sağlayıcıların faaliyet/çalışma çerçevesine ilişkin düzenlemeler Sermaye Piyasası Kurulu tarafından ikincil düzenlemelerle şekillendirilmektedir. Bu kavram, pratikte kripto varlık alım-satımına aracılık eden platformlar ve bazı saklama/hizmet modelleriyle ilişkilidir. 

MASAK’a başvurmak parayı geri getirir mi?

Doğrudan “MASAK’a yazdım, para geldi” gibi bir otomatiklik doğru olmaz. Ancak suç geliri/şüpheli işlem boyutlarında MASAK düzeni, uyum ve bildirim ekosisteminin parçasıdır. Mağdur açısından asıl etkili kanal çoğu zaman savcılık üzerinden yürüyen tedbirler ve bilgi-belge teminidir. 

Yargıtay’da emsal karar var mı?

Kripto dosyaları hızla gelişen bir alan olduğu için “her olaya bire bir tıpatıp” emsal bulmak her zaman kolay değildir. Ben, doğrulanabilir ve somut kaynaklar olmadan emsal karar numarası yazmayı doğru bulmam. Bu rehberde esas olarak mevzuat ve koruma tedbirlerinin pratik mantığı üzerinden ilerledim. 

Özet ve İstanbul’da avukat desteği

Toparlayayım: Kripto dolandırıcılığında “para geri alınabilir mi?” sorusunun cevabı, dosyanın erken ve doğru yönetilmesine bağlıdır. Hukuken iki kilit gerçek var:

Birincisi, genel el koyma rejimi bankalardaki hesaplar dahil malvarlığı değerlerine el koyma imkânı verir. 

İkincisi—ve kripto mağdurları için en kritik olanı—bilişim suçlarına özgü ek mekanizma; hesapların askıya alınması, el koyma ve mağdura iade sürecini düzenleyerek, doğru koşullarda soruşturma aşamasında bile iade kapısını açar. 

Benim pratik yaklaşımım şudur: Bu dosyalarda “başarı”, çoğu zaman ilk günlerde belirlenir. Delilleri kaybetmeden, doğru talep cümleleriyle, doğru kurumlara aynı anda hareket etmek gerekir. 

Eğer İstanbul merkezli ya da Marmara Bölgesi ağırlıklı bir dosyanız varsa; ancak Türkiye genelinde de dosya yürütülebiliyorsa, iletişim ve randevu için şu sayfaları Word belgenize iç bağlantı olarak ekleyebilirsiniz:
Ana sayfa: bilalalyar[.]av[.]tr
İletişim: bilalalyar[.]av[.]tr/iletisim 

İstanbul ofisimizden hizmet sağlayıcıların yükümlülükleri kripto dolandırıcılığı , krİpto para dolandiriciliĞinda , nedir kripto para , sağlayıcıların yükümlülükleri kripto dolandırıcılığı davalarında alanlarında hizmet vermekteyiz.

https://www.anayasa.gov.tr/tr/anasayfa/

https://www.echr.coe.int/

Kripto Para Borsası Avukatı

Kripto Para Dolandırıcılığı Avukatı

İstanbul Boşanma Avukatı

Kripto Para Avukatı

İş Avukatı

Kripto Para Avukatı

Kartal Boşanma Avukatı

İş Avukatı

Kripto Para Dolandırıcılığı Avukatı

Hakkımızda

Kripto Para Dolandırıcılığına Uğradım: Para Geri Alınabilir mi?