İcra Hukukunda İstihkak İddiası ve Davası (İİK m.96-99)

Haczedilen mal üzerinde üçüncü kişinin mülkiyet, rehin veya öncelik hakkı iddiası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.96-99 arasında düzenlenmiştir. Bu hükümler; borçlunun zilyetliğindeki ya da üçüncü kişinin elindeki malın haczi sırasında ortaya çıkan istihkak çatışmasını çözüme bağlamak amacıyla farklı ispat ve usul kuralları getirmektedir. Çalışmada istihkak iddiasının ileri sürülme şekli, mülkiyet karinesi, takipsiz bırakma ve istihkak davası süreçleri 2026 yılı uygulaması ışığında ele alınmaktadır.

İstihkak İddiasının Tanımı ve Kapsamı

İstihkak; haczi gerçekleştirilen taşınır veya taşınmaz mal üzerinde üçüncü kişinin mülkiyet, müşterek mülkiyet, sınırlı ayni hak veya öncelik hakkı bulunduğunu ileri sürmesidir. Üçüncü kişi, malın kendisine ait olduğunu, malın hacze konu edilemeyeceğini ya da öncelikli alacağı bulunduğunu belirterek haczin kaldırılmasını talep edebilir. İstihkak iddiası icra dairesine yapılmaktadır; iddianın yazılı veya sözlü olarak ileri sürülmesi mümkündür.

Borçlunun Zilyetliğindeki Mallar (İİK m.97/a)

İİK m.97/a hükmüne göre borçlu ile birlikte oturan kimselerin elinde bulunan veya borçlunun yedinde bulunan taşınır mallar borçlunun sayılır. Bu kanuni karine, alacaklıyı ispat yükünden kurtarır; üçüncü kişi mülkiyet iddiasını delillerle çürütmek zorundadır. Karinenin aksini ispat yazılı belge, kayıt veya açıkça anlaşılan başka delillerle yapılabilir.

Üçüncü Kişinin Zilyetliğindeki Mallar (İİK m.97)

Haciz, borçlu dışındaki bir kişinin elinde bulunan mal üzerinde uygulanmışsa İİK m.97/9 kapsamında durum farklılaşır. Bu halde mülkiyet karinesi üçüncü kişi lehine işler ve istihkak davasını alacaklı açmak zorundadır. Mahcuz mal borçlu ile üçüncü kişinin müşterek elinde ise borçlunun da zilyet sayılması nedeniyle m.97/a karinesi uygulanır.

İstihkak İddiasının İleri Sürülmesi ve Süre

Üçüncü kişi, hacze ıttıla tarihinden itibaren 7 gün içinde istihkak iddiasını icra dairesine bildirmek zorundadır (İİK m.96/3). Bu süre hak düşürücüdür; süresinde ileri sürülmeyen istihkak iddiası dinlenmez. İcra müdürü, istihkak iddiasını ilgili tarafa derhâl bildirir; alacaklı veya borçlu 3 gün içinde itiraz etmezse iddia kabul edilmiş sayılır.

İcra Müdürünün İşlemi ve İcra Mahkemesine Gönderme

İcra müdürü, alacaklının istihkak iddiasına itiraz etmesi halinde dosyayı 7 gün içinde icra mahkemesine gönderir (İİK m.97/1). İcra mahkemesi, takibin geçici olarak devamına veya talikine karar verebilir. Talik kararı verilmesi halinde alacaklıdan teminat alınması mümkündür. İcra mahkemesi gerekli görürse ihtiyati tedbir mahiyetinde takibin durdurulmasına karar verebilir.

İstihkak Davası — Görevli ve Yetkili Mahkeme

İİK m.97/14 ve m.99 uyarınca istihkak davasını açma yükümlülüğü, kimin lehine zilyetlik karinesi varsa onun karşı tarafına aittir. Borçlu zilyetliğindeki malda davayı üçüncü kişi açar; üçüncü kişi zilyetliğindeki malda ise alacaklı açar. Görevli mahkeme icra mahkemesidir. Yetkili mahkeme, hacizin yapıldığı yer icra mahkemesidir. İstihkak davasının açılması için süre, icra mahkemesinin bu yöndeki tebligatının tebliğinden itibaren 7 gündür.

Davacının Sıfatı ve Kötü Niyet Tazminatı

İİK m.97/15 hükmü, istihkak davasında haksız çıkan tarafın aleyhine kötü niyet tazminatı düzenlemiştir. Üçüncü kişi davayı kaybederse, alacaklının haczi yenilemek için harcadığı emek ve giderlerden sorumlu olur. Üçüncü kişinin kötü niyetle istihkak iddiasında bulunduğu anlaşılırsa, mahcuz malın değerinin %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilir.

İstihkak Davasında İspat Yükü ve Deliller

İspat yükü, mülkiyet karinesinin aleyhine işlediği tarafa aittir. Yazılı belgeler, fatura, sözleşme, banka dekontu, gümrük belgesi, sicil kayıtları (tapu, trafik, gemi sicili) en güçlü delillerdir. Tanık beyanı ile mülkiyet kural olarak ispatlanamaz; ancak HMK m.203 hükmü kapsamında istisnai hallerde değerlendirilebilir. Bilirkişi incelemesi, malın özellikleri ve ekonomik değeri yönünden mahkemece istenebilir.

Muvazaa İddiası ve TBK m.19 İlişkisi

Üçüncü kişi ile borçlu arasındaki devir işleminin muvazaalı olduğu iddia edildiğinde TBK m.19 uygulama alanı bulur. Muvazaalı işlemler hukuken hüküm doğurmaz; bu durumda alacaklı, üçüncü kişinin sözde sahipliğinin gerçek bir devir olmadığını ispat ederek istihkak davasını kazanabilir. Tasarrufun iptali davası (İİK m.277-284) ise muvazaa dışındaki, gerçek olmakla birlikte alacaklıyı zarara uğratan tasarruflar için uygundur.

Rehin Hakkı İstihkakı

Üçüncü kişi mülkiyet değil, rehin veya öncelikli alacak iddiasında da bulunabilir. Bu durumda mahcuz mal satılır ancak satış bedelinden öncelikle rehin hakkı sahibinin alacağı ödenir; geriye kalan bedel takip alacaklısına paylaştırılır. İcra mahkemesi, rehin iddiasının kabulü halinde sıra cetveli düzenleyerek paylaşımın kanun uyarınca yapılmasını sağlar.

İlgili Mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.96-99 (istihkak iddiası ve davası)
  • İİK m.85 (haciz), m.277-284 (tasarrufun iptali), m.110 (haczin düşmesi)
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.19 (muvazaa)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.200, m.203, m.266
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.985 (zilyetlik karinesi)

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 545 199 25 25
info@bilalalyar.av.tr

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok


İstanbul Barosu Sicil No: 54965

© 2026 Av. Bilal Alyar - Tüm hakları saklıdır.
0545 199 25 25 WhatsApp @bilalalyar info@bilalalyar.av.tr