Boşanma Avukatı İstanbul — Aile Hukuku Rehberi | Av. Bilal ALYAR

Boşanma Avukatı İstanbul — Aile Hukuku Rehberi

Bu rehber, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK), 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve ilgili mevzuat ışığında; anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka türleri, velayet, mal rejimi tasfiyesi, aile konutu, tanıma–tenfiz ve koruma kararı gibi başlıkları genel bilgi düzeyinde ele alır. Somut olaylar farklılık gösterebileceğinden her dosya kendine özgü değerlendirmeyi gerektirir.

İçindekiler

  1. Boşanmanın Tanımı ve Hukuki Niteliği
  2. Boşanma Sebepleri (TMK m.161–166)
  3. Anlaşmalı Boşanma (TMK m.166/3)
  4. Çekişmeli Boşanma
  5. Nafaka Türleri
  6. Velayet ve Kişisel İlişki
  7. Mal Rejimi Tasfiyesi
  8. Aile Konutu
  9. 6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararı
  10. Tanıma–Tenfiz ve Yabancı Unsurlu Boşanma
  11. Sık Sorulan Sorular

1. Boşanmanın Tanımı ve Hukuki Niteliği

Boşanma, eşler arasındaki evlilik birliğinin mahkeme kararıyla ve geleceğe etkili olarak sona erdirilmesidir. Türk hukukunda boşanmaya yalnızca aile mahkemeleri, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemeleri karar verebilir. Boşanma davalarının usul hükümleri 6100 sayılı HMK’nın genel hükümleri ile 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun çerçevesinde yürür.

Boşanma geçmişe değil, karar kesinleştiği tarihten itibaren geleceğe etkili hüküm doğurur. Evlilik birliği süresince kurulan hak ve yükümlülüklerin geriye dönük sona ermesi söz konusu değildir; bu nedenle mal rejiminin tasfiyesi, nafaka, tazminat ve velayet gibi feri talepler bağımsız biçimde değerlendirilir. Yetki bakımından TMK m.168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir.

2. Boşanma Sebepleri (TMK m.161–166)

Türk Medeni Kanunu boşanma sebeplerini özel ve genel olmak üzere iki başlıkta düzenler.

2.1. Özel Boşanma Sebepleri

  • Zina (TMK m.161): Dava açma hakkı, zinanın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde fiilin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
  • Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış (TMK m.162): Aynı biçimde altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü süreye tabidir.
  • Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK m.163): Küçük düşürücü bir suçun işlenmesi veya haysiyetsiz bir hayat sürülmesi; ortak hayatı diğer eş için çekilmez hâle getirmiş olmalıdır.
  • Terk (TMK m.164): Eşin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmesi veya haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi hâlinde, en az altı aylık sürenin dolması ve hâkim veya noter aracılığıyla yapılan iki aylık ihtara uyulmaması aranır.
  • Akıl Hastalığı (TMK m.165): Hastalığın ortak hayatı diğer eş için çekilmez kılması ve iyileşmesinin mümkün olmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla saptanması gerekir.

2.2. Genel Boşanma Sebebi: Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (TMK m.166)

TMK m.166/1 uyarınca evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. İspat yükü davacıya ait olup tanık beyanı, yazılı belge, hukuka uygun yoldan elde edilmiş mesaj kayıtları gibi deliller sunulabilir.

TMK m.166/2 uyarınca davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır; bununla birlikte bu itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmaması hâlinde boşanmaya karar verilebilir.

TMK m.166/3 evlilik en az bir yıl sürmüşse anlaşmalı boşanmayı; TMK m.166/son ise boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren üç yıl geçmesine rağmen ortak hayatın yeniden kurulamamış olması hâlinde fiili ayrılık sebebiyle boşanmayı düzenler. Bu başlıklar altında ayrıntılı bilgi için alt rehberlerimize bakılabilir.

3. Anlaşmalı Boşanma (TMK m.166/3)

Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma ve bunun feri sonuçları (nafaka, velayet, kişisel ilişki, mal paylaşımı, tazminat) üzerinde yazılı bir protokolle mutabık kalmalarına ve bu iradelerini hâkim huzurunda bizzat açıklamalarına dayanır. Kanun şu üç koşulu arar:

  • Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması,
  • Eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi,
  • Hâkim tarafından tarafların bizzat dinlenmesi ve protokolün, özellikle çocuklar bakımından, uygun bulunması.

Hâkim protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri önerebilir; taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmedilir. Anlaşmalı boşanma uygulamada genellikle tek celsede sonuçlanmakla birlikte süre; mahkeme iş yükü, tebligat ve kesinleşme gibi etkenlere göre değişir. Protokolün eksik veya belirsiz düzenlenmesi, sonraki dönemde yeni uyuşmazlıkların doğmasına yol açabildiğinden protokol metni dikkatle hazırlanmalıdır.

Detay: Anlaşmalı Boşanma Rehberi ve Protokol Örneği.

4. Çekişmeli Boşanma

Taraflar boşanma ya da boşanmanın feri sonuçları üzerinde uzlaşamadığında dava çekişmeli olarak görülür. Dava dilekçesi HMK m.119 uyarınca hazırlanır; ön inceleme, tahkikat (tanık dinlenmesi, bilirkişi, gerektiğinde sosyal inceleme raporu) ve sözlü yargılama aşamalarından sonra hüküm kurulur.

Kusur tespiti, çekişmeli boşanmanın kilit unsurudur. TMK m.174 gereğince maddi ve manevi tazminat; TMK m.175 gereğince yoksulluk nafakası; TMK m.166/2 kapsamında itiraz hakkı ve TMK m.182 kapsamında velayet kararları, tarafların kusur durumunun değerlendirilmesini gerektirir. Eşit kusurlu tarafların birbirinden maddi–manevi tazminat ve yoksulluk nafakası isteyemeyeceği; tam kusurlu tarafın da bu haklardan yararlanamayacağı kabul edilir.

Delillerin hukuka uygun yoldan elde edilmesi şarttır. Eşin özel alanını hukuka aykırı biçimde izleme, gizli kayıt alma gibi yollarla toplanan deliller bakımından hukuka aykırı delil tartışması doğar ve ayrıca cezai sorumluluk gündeme gelebilir.

5. Nafaka Türleri

5.1. Tedbir Nafakası (TMK m.169)

Boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır. Tedbir nafakası karar kesinleşinceye kadar devam eder.

5.2. Yoksulluk Nafakası (TMK m.175)

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına geçmişte farklı tarihlerde karar vermiştir; güncel karar metinlerine Anayasa Mahkemesi resmi veritabanından ulaşılabilir.

5.3. İştirak Nafakası (TMK m.182)

Velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine malî gücü oranında katılması gerekir. Hâkim, istem hâlinde irat biçimindeki nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de kararlaştırabilir (TMK m.182/3).

5.4. Yardım Nafakası (TMK m.364)

Boşanmadan bağımsız olarak, bir kimsenin yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek altsoyu, üstsoyu ve kardeşlerinden nafaka talep hakkı düzenlenmiştir. Bu nafaka türü boşanma davasından bağımsız olup ayrıca dava edilir.

Nafaka miktarları, TMK m.4 uyarınca hâkkaniyet ilkesi çerçevesinde; tarafların gelir ve giderleri, yaşam standardı ve çocuğun ihtiyaçları ölçü alınarak hâkim tarafından takdir edilir. Somut rakamlar dosyadan dosyaya değişir; bu nedenle bu sayfada belirli bir rakam verilmemektedir.

6. Velayet ve Kişisel İlişki

Velayet, çocuğun bakımı, yetiştirilmesi, eğitimi, temsili ve mallarının yönetimine ilişkin hak ve yükümlülükleri kapsar (TMK m.335 vd.). Boşanmada velayetin kime verileceği, çocuğun üstün yararı ilkesine göre belirlenir. Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 3. maddesi de, çocukla ilgili tüm işlemlerde çocuğun yararının temel gözetilmesi gerektiğini vurgular.

Velayet kendisine verilmeyen eş ile çocuk arasında, çocuğun yaşına ve koşullarına uygun bir kişisel ilişki düzenlenir (TMK m.323). Velayet veya kişisel ilişki düzenlemesi, koşullar değiştiğinde TMK m.183 uyarınca güncellenebilir.

Müşterek çocuğun uluslararası hukuka aykırı biçimde yurt dışına götürülmesi veya alıkonulması hâlinde 1980 tarihli Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi kapsamında merkezi makam (Adalet Bakanlığı) aracılığıyla iade talep edilebilir.

7. Mal Rejimi Tasfiyesi

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK ile yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma olarak belirlenmiştir (TMK m.218–241). Eşler, noterde düzenlenecek mal rejimi sözleşmesiyle yasal rejimden ayrılıp mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçebilir.

Edinilmiş mal; eşin evlilik birliğinin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerlerini (çalışma karşılığı kazançlar, SGK ve benzeri kuruluşların yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler) kapsar. Buna karşılık eşin kişisel kullanımına ayrılmış eşyalar, evliliğin başında mevcut olan mallar, miras ya da karşılıksız kazanma yoluyla edinilen değerler ve manevi tazminat alacakları kişisel maldır (TMK m.220).

Rejim sona erdiğinde her eş, diğer eşte bulunan kendi mallarını geri alır; artık değer üzerinden katılma alacağı hesaplanır. Eşlerden birinin diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkı doğar (TMK m.236). Eklenecek değerler (TMK m.229) ve denkleştirme (TMK m.230) kuralları, tasfiye öncesi yapılan bazı karşılıksız kazandırmaları ya da mal rejimi dışı aktarmaları hesaba katar.

Uygulamada düğünde takılan ziynet eşyalarının iadesine ilişkin davalar sıkça gündeme gelir. Mal rejimi tasfiyesi, boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrıca dava konusu yapılabilir; TMK m.178 gereğince evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

8. Aile Konutu (TMK m.194)

Eşlerden biri, diğerinin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Ayrıca aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir.

9. 6284 Sayılı Kanun ve Koruma Kararı

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında şiddet veya şiddet tehlikesi hâlinde mülki amir, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri tarafından koruyucu ve önleyici tedbirlere karar verilebilir. Bu tedbirler arasında şiddet uygulayanın ortak konuttan uzaklaştırılması, korunan kişiye yaklaşmama, iletişim kurmama gibi önlemler yer alır. Tedbir kararının ihlali, ilgili Kanun m.13 uyarınca zorlama hapsi yaptırımına bağlanmıştır.

10. Tanıma–Tenfiz ve Yabancı Unsurlu Boşanma

5718 sayılı MÖHUK m.14 boşanma ve ayrılıkta uygulanacak hukuku; m.50 ve devamı ise yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizini düzenler. Yabancı bir mahkeme tarafından verilen kesinleşmiş boşanma kararları, Türkiye’de hüküm ifade edebilmesi için tanıma ya da tenfiz davasına konu edilir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A kapsamında, belirli koşulları sağlayan yabancı boşanma kararları için dış temsilcilikler veya il/ilçe nüfus müdürlükleri aracılığıyla idari tescil yolu da mevcuttur. Bu yol, yalnızca belirli ülke mahkeme kararları ve usulüne uygun başvurular için işletilebilir.

11. Sık Sorulan Sorular

Boşanma davası nerede açılır?

TMK m.168 uyarınca yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Anlaşmalı boşanma için evlilik süresi şartı nedir?

TMK m.166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bu süreyi doldurmamış eşler ancak çekişmeli yolla dava açabilir.

Kripto varlıklar mal rejimine dahil midir?

Evlilik birliği içinde edinilen kripto varlıklar, aksine sözleşme yoksa yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma çerçevesinde değerlendirilir. İspat; borsa hesap dökümleri, banka transferleri ve blok zinciri kayıtları gibi belgelerle yapılır.

Yabancı ülkede alınan boşanma kararı Türkiye’de geçerli midir?

MÖHUK m.50 vd. çerçevesinde tanıma ya da tenfiz kararıyla veya 5490 sayılı Kanun m.27/A’nın aradığı koşulların sağlanması hâlinde idari tescil yoluyla geçerli hâle gelebilir.

Velayet hangi ölçüte göre belirlenir?

Velayet, çocuğun üstün yararı ilkesine göre belirlenir. Yaş, çocukla ebeveyn arasındaki bağ, barınma, eğitim ve sağlık koşulları, sosyal inceleme raporu ve ayırt etme gücüne sahip çocuğun görüşü birlikte değerlendirilir.

Alt Rehberler

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş ya da vekâlet ilişkisi oluşturmaz. Somut olaylar için, avukatınızla görüşmeniz önerilir. Yazar: Av. Bilal ALYAR (İstanbul Barosu Sicil No: 54965).

Resmi Kaynaklar

Hazırlayan Avukat

Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu Sicil No: 54965

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız önerilir.

İletişim | Hakkımızda

Emsal Yargıtay Kararları — Aile Hukuku Temel Alanlar

Aile hukuku uyuşmazlıklarında karşımıza çıkan başlıca alanlar; boşanma, nafaka, velayet, mal rejimi ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirleridir. Aşağıda bu alanların her birine ilişkin Yargıtay içtihatlarından güncel birer kesit sunulmuştur. Sunulan kararlar resmi Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) İçtihat Bilgi Bankası üzerinden alınmış olup yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.

  • Yargıtay 10. HD, 2025/12599 E., 2026/712 K., 03.02.2026 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 10. HD, 2025/296 E., 2026/138 K., 20.01.2026 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 2. HD, 2025/7089 E., 2025/9181 K., 23.10.2025 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 2. HD, 2025/7446 E., 2025/8635 K., 13.10.2025 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 2. HD, 2025/4718 E., 2025/11958 K., 25.12.2025 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 2. HD, 2025/4770 E., 2025/12030 K., 25.12.2025 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 4. HD, 2024/13996 E., 2025/9565 K., 18.06.2025 — UYAP Kararı
  • Yargıtay 1. HD, 2025/382 E., 2025/5871 K., 11.12.2025 — UYAP Kararı

Yukarıdaki kararlar, aile hukukunun farklı alt alanlarındaki uygulamayı temsilen seçilmiştir. Her somut olayın özellikleri farklı olduğundan, bu tür kararların makalenin üzerine inşa edildiği somut uyuşmazlığa birebir uygulanması her zaman mümkün olmaz. Uyuşmazlığın niteliğine göre dilekçe, delil ve usul stratejisi bir aile hukuku avukatıyla birlikte kurgulanmalıdır.

İlgili Rehberler ve Alt Başlıklar

Aile hukuku alanındaki uygulamalı rehberlerimize ve TMK ile HMK çerçevesinde düzenlenen dava türlerine ilişkin detaylı yazılara aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Bu rehberler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlık için avukata danışılması gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Çekişmeli boşanma ne kadar sürer?

Dava süresi; delil durumu, tanık sayısı, nafaka ve velayet talepleri ile mahkeme iş yüküne göre değişir. Anlaşmalı boşanma genellikle tek celsede sonuçlanırken, çekişmeli süreç belirli bir süre alabilir. Kesin süre taahhüdü verilemez.

Anlaşmalı boşanmada protokol neleri içermelidir?

TMK m.166/3 gereği; mali sonuçlar (nafaka, tazminat, mal paylaşımı), varsa müşterek çocukların velayeti, kişisel ilişki kurulması ve iştirak nafakası protokolde açıkça düzenlenmelidir.

Mal rejimi tasfiyesi davası boşanmadan ayrı mı açılır?

TMK m.225 uyarınca mal rejimi boşanma ile sona erer; tasfiye davası boşanma davasından ayrı ancak bağlantılı açılabilir. Zamanaşımı boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır.

Velayet hangi ölçütlere göre belirlenir?

TMK m.182 ve Yargıtay HGK içtihatları uyarınca çocuğun üstün yararı esastır; yaş, cinsiyet, bakım koşulları, ebeveynin sunacağı yaşam ortamı, çocuğun görüşü (idrak yaşında ise) değerlendirilir.

Nafaka türleri nelerdir?

Tedbir nafakası (TMK m.169), yoksulluk nafakası (TMK m.175), iştirak nafakası (TMK m.182) ve yardım nafakası (TMK m.364) olmak üzere dört ana tür mevcuttur. Her birinin şartları ve süresi farklıdır.

Temel Mevzuat Tablosu

Bu alanda uygulanan temel kanunlar ve yayımlandığı Resmî Gazete bilgileri aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Metinler güncel hâllerine ulaşmak için ilgili linklerden Resmî Gazete / mevzuat.gov.tr üzerinden kontrol edilmelidir.

Kanun NoKanun AdıKabul TarihiR.G. Sayısı
4721Türk Medeni Kanunu8.12.200124607
6100Hukuk Muhakemeleri Kanunu4.2.201127836
6284Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun20.3.201228239
5718Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun12.12.200726728

Tedbir Nafakası Tahmini Hesaplayıcı

TMK m.169-175 çerçevesinde boşanma sürecinde tedbir ve yoksulluk nafakasının belirlenmesinde gelir ve ihtiyaç dengesi esas alınır. Aşağıdaki araç, bu değerlendirmeye ışık tutmak amacıyla yaklaşık bir aralık sunar; nihai takdir hâkime aittir.

Nafaka Aralığı Tahmini

Uyarı: Nafaka miktarı yalnızca TMK ve somut olayın hâl ve şartlarına göre hâkim tarafından takdir edilir. Bu araç, istatistiksel yaklaşıma dayalı geniş bir tahmin aralığı sunar.

İstanbul Bazlı Uzman Temsil

İstanbul’da bu alanda hizmet almak isteyen müvekkillerimiz için özelleşmiş şehir sayfamıza da göz atabilirsiniz. İstanbul Boşanma Avukatı sayfamızda; İstanbul’un tüm adliyelerinde (Çağlayan, Kartal, Bakırköy, Büyükçekmece) hizmet detayları, yerel mahkeme pratikleri ve ilçe bazlı bilgi bulabilirsiniz.

Ayrıca İstanbul Avukat Rehberi sayfamız üzerinden 39 ilçe bazlı hizmet haritasına ulaşabilirsiniz.

Yargıtay Emsal Kararları (Boşanma Hukuku)

Aşağıda boşanma hukuku alanında verilmiş emsal niteliğindeki Yargıtay kararlarının resmi kaynaklarına doğrudan erişim sağlanmıştır. Kararlara mevzuat.adalet.gov.tr üzerinden ulaşabilir, esas ve karar numaralarını kendi davalarınıza ilişkin analizlerinizde kullanabilirsiniz.

Yargıtay Hukuk/Ceza Genel Kurulu Kararları (Üst Emsal)

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2026/167 E., 2026/174 K., 23.03.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2026/162 E., 2026/173 K., 23.03.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2026/152 E., 2026/176 K., 11.03.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2026/165 E., 2026/127 K., 25.02.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2026/167 E., 2026/128 K., 25.02.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/163 E., 2026/119 K., 25.02.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/23 E., 2026/116 K., 25.02.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/13 E., 2026/95 K., 18.02.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/202 E., 2026/87 K., 18.02.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2026/136 E., 2026/74 K., 11.02.2026 — Resmi Kaynak

İlgili Yargıtay Daire Kararları

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/1 E., 2025/11770 K., 23.12.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2024/9214 E., 2025/10806 K., 08.12.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/15 E., 2025/7108 K., 10.09.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2024/9089 E., 2025/6065 K., 18.06.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/2469 E., 2026/339 K., 22.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/5945 E., 2026/333 K., 22.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3323 E., 2026/346 K., 22.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/413 E., 2026/371 K., 22.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/2815 E., 2026/284 K., 21.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3291 E., 2026/290 K., 21.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/1367 E., 2026/251 K., 20.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3799 E., 2026/208 K., 19.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3401 E., 2026/204 K., 19.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/5732 E., 2026/139 K., 15.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4154 E., 2026/138 K., 15.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/13 E., 2026/197 K., 15.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/2958 E., 2026/118 K., 14.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/1643 E., 2025/6347 K., 23.12.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/2502 E., 2025/5851 K., 03.12.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2026/307 E., 2026/446 K., 23.01.2026 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2025/6851 E., 2025/7867 K., 30.12.2025 — Resmi Kaynak
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2023/3426 E., 2025/7733 K., 23.12.2025 — Resmi Kaynak

Not: Yukarıdaki kararlar mevzuat.adalet.gov.tr resmi sitesinden alınmış olup her davanın kendine özgü koşulları ve mevzuatın güncel hali değerlendirilerek yorumlanmalıdır. Güncel içtihat için Adalet Bakanlığı İçtihat Sistemi‘ni inceleyebilirsiniz.

2025-2026 Aile Hukuku Güncel Mevzuat ve Uygulama Notları

Aile hukuku alanında 2025 ve 2026 yıllarında uygulamada öne çıkan mevzuat değişiklikleri, idari düzenlemeler ve dava pratiğine etki eden gelişmeler aşağıda sistematik biçimde özetlenmiştir. Bu bölüm; boşanma davası açacak ya da açılmış davada savunma hazırlayacak müvekkillerin güncel hukuki çerçeveyi anlaması için pratik bir rehber niteliği taşır. Her kalem, ilgili kanun maddesi ve idari uygulamanın 2025-2026 dönemindeki güncel halini yansıtır.

Nafaka Artış Oranları ve TÜFE Endekslemesi (TMK m.176, m.330)

Mahkemece bağlanan iştirak ve yoksulluk nafakalarının her yıl TÜİK Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) yıllık değişim oranında artırılması Yargıtay’ın yerleşik uygulamasıdır. 2025 yılı boyunca yüksek seyreden enflasyon nedeniyle nafaka miktarlarında yapılan artışlar; tarafların geçim koşulları, nafaka yükümlüsünün gelir durumu ve çocuğun ihtiyaçları bütüncül biçimde değerlendirilerek belirlenmektedir. Mahkeme nafakayı belirlerken sadece TÜFE’ye değil, somut ihtiyaç değişikliklerine de bakar; örneğin çocuğun okul çağına gelmesi, sağlık sorununun ortaya çıkması ya da nafaka yükümlüsünün gelirinde belirgin artış nafakanın yeniden belirlenmesi davasında temel etken olur. 2026 itibarıyla TÜFE’nin baz dönem 2003 olduğu hesaplama standardı korunmakta; arabuluculuk yoluyla yapılan nafaka anlaşmalarında dahi enflasyon endeksleme klozu standart hale gelmiştir.

Tedbir Nafakası ve İhtiyati Tedbir Uygulaması (TMK m.169, HMK m.389)

Boşanma davasının açılmasıyla birlikte mahkeme; eşlerin barınma, geçim ve çocukların velayetine ilişkin tedbirleri kendiliğinden alır (TMK m.169). Uygulamada yoksulluğa düşecek eş için tedbir nafakasına dava sürecinin başında karar verilmesi yerleşmiştir. 2025-2026 döneminde aile mahkemelerinin tedbir nafakası talepleri için ortalama karar süresi 30-60 gün arasında değişmekte olup, acil hallerde (ev terk, ekonomik şiddet, çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanmaması) ihtiyati tedbir kararı 7-15 gün içinde alınabilmektedir. Tedbir nafakası kesinleşmeyi beklemeksizin icra takibine konu edilebilir; bu nedenle dava dilekçesinde tedbir talebinin ayrıntılı, gelir-gider belgeleriyle desteklenerek ileri sürülmesi büyük önem taşır.

Anlaşmalı Boşanma ve Protokol Şartları (TMK m.166/3)

Evlilik birliğinin en az bir yıl sürmüş olması ve eşlerin boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi ile tazminat konularında tam mutabakat sağlaması halinde anlaşmalı boşanma yolu açıktır. 2025-2026 uygulamasında protokolün hâkim huzurunda iradeyi yansıttığı tespit edilmedikçe boşanma kararı verilemediği için protokolde belirsizlikler içeren maddeler — örneğin “ileride belirlenecek nafaka”, “tarafların anlaşacağı miktar” gibi ifadeler — reddedilmekte; somut, hesaplanabilir ve icra edilebilir hükümler aranmaktadır. Mal rejimi tasfiyesinin protokolde açıkça düzenlenmemesi halinde, edinilmiş mallara katılma rejimi (TMK m.218 vd.) çerçevesinde sonradan ayrı dava açma hakkı saklı kalır. Protokolde “her türlü dava ve talepten feragat” klozu bulunsa dahi, sonradan ortaya çıkan gizlenmiş malvarlığı için tasfiye davası açılabileceği yerleşik içtihat halini almıştır.

Çekişmeli Boşanmada Kusur Tespiti ve Tazminat (TMK m.174)

Çekişmeli boşanmada hâkim, ortak hayatın temelden sarsılmasına yol açan olayları somut delillerle değerlendirerek tarafların kusur durumunu tespit eder. 2025-2026 uygulamasında kusur tespiti maddi ve manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemekte; kusursuz veya az kusurlu eş, diğer eşin ağır kusuru sebebiyle uğradığı maddi zararları (ücret kaybı, sağlık giderleri, taşınma masrafı vb.) ve kişilik haklarına yapılan saldırı nedeniyle manevi tazminat talep edebilmektedir. Sosyal medya içerikleri (paylaşım, mesajlaşma, çağrı kayıtları) hukuka uygun yöntemle elde edildiği takdirde kusur ispatında temel delil haline gelmiş; özel hayatın gizliliğini ihlal eden gizli ses-görüntü kaydı ise reddedilmektedir.

Velayet ve Üstün Yarar İlkesi (TMK m.182, m.336)

Velayet kararlarında “çocuğun üstün yararı” tek belirleyici ölçüttür. Mahkeme; çocuğun yaşı, alıştığı çevre, eğitim durumu, anne-baba ile bağı ve kendi tercihi (yaşı uygunsa) yönlerini bütüncül olarak değerlendirir. 2025-2026 döneminde Yargıtay yerleşik uygulamasında 0-3 yaş çocukların annede kalmasına ilişkin yumuşatılmış yaklaşım sürmekte; ancak somut olayda annenin bakım yeterliliğini ortadan kaldıran ağır kusur (uyuşturucu, ihmal, fiziksel/duygusal istismar) tespiti halinde velayetin babaya verilmesi mümkün hale gelmektedir. 2025’ten itibaren aile mahkemelerinde uzman görüşü (sosyal hizmet uzmanı, pedagog, psikolog) raporu, velayet kararının temel gerekçesi haline gelmiştir; bu raporlara itiraz mümkündür ve karşı bilirkişi delili sunulabilir. Ortak velayet uygulaması Türk hukukunda istisnai olup tarafların açık talebi ve uzman raporunun olumlu görüşü olmadan kabul edilmemektedir.

Kişisel İlişki (Şahsi Münasebet) Düzenlemesi

Velayet kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişki kurması TMK m.182 uyarınca anayasal güvence altındadır. 2025-2026 uygulamasında standart hale gelen düzenleme: hafta sonları (Cuma akşamı – Pazar akşamı dönüşümlü), dini ve resmî bayramların yarısı, yarıyıl tatilinin yarısı ve yaz tatilinin bir aydan az olmamak üzere belirlenen süre. Çocuğun üstün yararına aykırı durum (yurt dışına izinsiz çıkarma riski, ihmal, kötü muamele) tespit edilirse mahkeme refakatli kişisel ilişki, görüntülü görüşme veya ilişkinin kaldırılması yoluna gidebilir. Velayetli eşin kişisel ilişki kararına aykırı davranışı icra ceza yaptırımına bağlıdır (İİK m.341).

Mal Rejimi Tasfiyesi: Edinilmiş Mallara Katılma (TMK m.218 vd.)

1 Ocak 2002 sonrasında evlenen çiftler için yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimi” olup boşanma anında her eş, evlilik süresince edinilen malların yarısı üzerinde “katılma alacağı” hakkına sahiptir. 2025-2026 uygulamasında öne çıkan başlıklar: (i) eşin diğer eş adına alınmış konut için yaptığı katkının ispat yöntemi (banka havaleleri, EFT dekontları, tanık beyanı), (ii) şirket hisselerinin değerlemesi (bilirkişi raporu zorunlu), (iii) eşlerden birinin ailesinin yaptığı bağışlamanın “kişisel mal” olarak ayrılması koşulları, (iv) mal kaçırma (TMK m.229) iddialarında devir tarihinden geriye iki yıllık dönem incelemesi. Mal rejimi tasfiyesi davası boşanma davasıyla birlikte yahut ayrıca açılabilir; boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi vardır.

6284 Sayılı Kanun ve Koruma Tedbirleri

Aile içi şiddet vakalarında 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde; uzaklaştırma, konuta yaklaşmama, iletişim kurmama, silahların teslim edilmesi gibi koruma tedbirleri 24 saat içinde Aile Mahkemesi hâkimi tarafından alınabilir. 2025-2026 uygulamasında elektronik kelepçe (elektronik izleme tedbiri) kararları artmış; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) sistemi ile koordineli takip yapılmaktadır. Tedbir kararına aykırılık zorlama hapsi yaptırımına bağlıdır (3 günden 10 güne kadar). Boşanma davası ile koruma tedbirleri eş zamanlı yürütülebilir; korunan eşin mağduriyet beyanı tek başına tedbire esas alınabilir, ek delil aranmaz.

Aile Arabuluculuk Sistemi ve Dava Şartı Arabuluculuk

Arabuluculuk Kanunu (6325 Sayılı) çerçevesinde aile uyuşmazlıklarında ihtiyari arabuluculuk yaygınlaşmakta; özellikle nafaka miktarı, kişisel ilişki saatleri ve mal rejimi paylaşımında arabulucu eşliğinde yapılan anlaşmalar mahkeme tarafından onaylanmaktadır. 2025-2026 itibarıyla aile hukukunda dava şartı arabuluculuk zorunluluğu boşanma davasını henüz kapsamamakta; ancak boşanma sonrası nafakanın artırılması/azaltılması, mal rejimi tasfiyesi ve bazı iştirak nafakası talepleri yönünden arabuluculuk dava şartı haline getirilmiştir. Arabuluculuk anlaşma belgesi mahkeme onayıyla ilam hükmündedir ve doğrudan icra takibine konu edilebilir.

Yabancı Unsurlu Boşanma Davaları (MÖHUK m.13-14)

Eşlerden biri yabancı uyruklu ise ya da yurt dışında ikamet ediyorsa boşanma davası MÖHUK (5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun) hükümlerine göre yürütülür. 2025-2026 uygulamasında öne çıkan konular: (i) yabancı mahkeme boşanma kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi (MÖHUK m.50-59), (ii) çocuğun mutad meskeni temelinde velayet yetkisi (1980 Lahey Sözleşmesi), (iii) yurt dışından gönderilen boşanma evraklarının apostil/konsolosluk onayı, (iv) yabancı eşin tebligat sürecinde Adli Yardımlaşma Sözleşmeleri’nin uygulanması. Apostil zorunluluğu Türkiye’nin taraf olduğu 1961 Lahey Apostil Sözleşmesi kapsamındaki ülkeler için geçerli olup, sözleşmeye taraf olmayan ülkelerden gelen evraklar için diplomatik onay gerekir.

Aile Mahkemesi Yargılama Süreçleri ve UYAP E-Duruşma

Aile mahkemelerinde 2025-2026 dönemindeki ortalama dava süreleri: anlaşmalı boşanmalar 1-3 ay, çekişmeli boşanmalar 12-24 ay, mal rejimi tasfiyesi 18-36 ay, nafaka artırımı 4-8 ay aralığında değişmektedir. UYAP üzerinden e-duruşma uygulaması özellikle yurt dışında ikamet eden müvekkiller için yaygınlaşmış; tanıkların görüntülü dinlenmesi, bilirkişi raporlarının elektronik tebliği standart hale gelmiştir. Tarafların duruşmada hazır bulunmaması (mazeretsiz) anlaşmalı boşanmalarda dosyanın işlemden kaldırılmasına, çekişmeli boşanmalarda ise davanın diğer tarafın iddiaları çerçevesinde yürütülmesine yol açar.

Pratik Adımlar: Boşanma Davası Hazırlığında Dikkat Edilecekler

  • Belge Toplama: Nüfus kayıt örneği, evlenme cüzdanı sureti, tarafların gelir-gider belgeleri (bordro, banka hesap dökümleri, SGK hizmet dökümü), tapu kayıtları, araç ruhsatları, varsa şirket hisse senetleri.
  • Kusur Delilleri: Mesajlaşma kayıtları (WhatsApp, SMS), e-posta yazışmaları, sosyal medya paylaşımları, tanık listesi (her tanığın adres ve TC kimlik numarası ile), darp raporu, savcılık şikâyet dilekçesi.
  • Çocuğa İlişkin Belgeler: Okul kayıtları, sağlık raporu, varsa pedagog/psikolog görüş yazısı; çocuğun günlük rutini ve ihtiyaçlarını gösteren belgeler.
  • Mal Rejimi: Evlilik öncesi ve sonrası edinilen tüm malvarlığının dökümü, edinim tarihleri, edinim için kullanılan kaynak (kredi, miras, ailesinden bağış vb.), mevcut piyasa değerleri.
  • Acil Tedbir Talebi: Eğer ekonomik şiddet, fiziksel şiddet veya ev terk durumu varsa dava dilekçesinde tedbir nafakası ve 6284 Sayılı Kanun kapsamında koruma talepleri ayrıca belirtilmelidir.

Yukarıdaki bilgiler 2025-2026 dönemine ait genel uygulama notlarıdır. Her boşanma davası kendine özgü koşullar taşıdığından, dava açma kararı verilmeden önce alanında uzman bir aile hukuku avukatından kişisel hukuki danışmanlık alınması büyük önem taşır. Av. Bilal Alyar ve Alyar Hukuk Danışmanlık ekibi, İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde aile hukuku davalarında müvekkillere savunma ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 545 199 25 25
info@bilalalyar.av.tr

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Blog

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok


İstanbul Barosu Sicil No: 54965

© 2026 Av. Bilal Alyar - Tüm hakları saklıdır.