Sözleşmenin Uyarlanması — Aşırı İfa Güçlüğü (TBK m.138)
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.138 hükmü, sözleşme kurulduktan sonra olağanüstü değişen koşullar nedeniyle borcun ifasının taraflardan biri için aşırı ölçüde güçleşmesi durumunda sözleşmenin uyarlanmasını veya feshini düzenler. Pacta sunt servanda (sözleşmeye bağlılık) ilkesinin önemli bir istisnasını oluşturan bu hüküm; döviz kuru şokları, ekonomik krizler, hammadde fiyatlarındaki olağanüstü artışlar, salgın hastalık (Covid-19), savaş ve yaptırımlar gibi durumlarda ortaya çıkan adaletsizlikleri gidermek için uygulanır. Bu rehber, uyarlama davasının şartları, kapsamı ve uygulamasını 2026 yılı itibarıyla aktarmaktadır.
Hükmün Getiriliş Amacı ve Kuramsal Temeli
TBK m.138, eski 818 sayılı Borçlar Kanununda açıkça düzenlenmemekle birlikte yargı içtihatlarıyla geliştirilen clausula rebus sic stantibus (koşulların sürmesi şartı) ilkesinin kanuni temelini oluşturur. Sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülmesi mümkün olmayan ve sözleşmenin temelini oluşturan koşulların önemli ölçüde değişmesi halinde, sözleşmeye bağlılık ilkesi dürüstlük kuralı ile dengelenir.
Uyarlamanın Şartları (TBK m.138/1)
TBK m.138 dört kümülatif şart öngörür:
- Olağanüstü değişiklik: Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir değişikliğin ortaya çıkmış olması
- Borçludan kaynaklanmama: Bu değişikliğin borçludan kaynaklanmamış olması
- Dengenin bozulması: Değişikliğin sözleşmenin kurulduğu sıradaki şartlara göre, ifanın istenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı düşeceği derecede borçlu aleyhine değiştirmiş olması
- İfanın yapılmamış veya çekince ile yapılmış olması: Borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması
Olağanüstü Değişikliğin Niteliği
Olağanüstü değişiklik; sözleşmenin temel varsayımlarını sarsacak nitelikte, makul bir tarafın sözleşme kurulurken hesaba katmadığı ve katmasının da beklenmeyeceği büyük çaplı bir gelişmeyi ifade eder. Pratikte kabul gören örnekler: aşırı kur şokları (örneğin %100 üzeri devalüasyon), salgın hastalık nedeniyle uygulanan kapanma kararları, yangın-deprem gibi felaketler, savaş ve uluslararası yaptırımlar, devlet eliyle getirilen olağanüstü vergi yükleri. Olağan piyasa dalgalanmaları ve öngörülebilir riskler uyarlama sebebi sayılmaz.
Uyarlamanın Hukuki Sonuçları
Şartların gerçekleşmesi halinde borçlu hâkimden ya sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını ya da bunun mümkün olmaması halinde sözleşmeden dönme talebinde bulunabilir. Hâkim, talep edilen şekli birebir tatbik etmek zorunda değildir; uyarlama, fesih için ön şart niteliğindedir, yani önce uyarlamanın mümkün olup olmadığı incelenir, mümkün değilse fesih kararı verilir. Sürekli edimli sözleşmelerde dönme yerine fesih hakkı kullanılır (m.138/2).
Uyarlama ile Tahliye-Fesih Farkı
Uyarlama, sözleşmeyi sona erdirmeden borç ilişkisini yeni koşullara göre yeniden düzenler. Hâkim; bedeli artırabilir, ifa süresini uzatabilir, edimin niteliğini değiştirebilir veya kısmi ifa kararlaştırabilir. Bu yönüyle uyarlama; sözleşmeyi koruyan bir hukuki çaredir. Fesih veya dönme ise sözleşmeyi sona erdiren son çaredir; uyarlamanın hakkaniyete uygun düşmediği veya teknik olarak imkânsız olduğu durumlarda başvurulur.
Yabancı Para Kredilerinde Uyarlama
Türkiye’de döviz cinsinden alınan tüketici kredilerinde aşırı kur artışı nedeniyle uyarlama talepleri sıkça gündeme gelmiştir. Uyarlama isteminin kabulü için: (i) borçlunun gelirinin döviz cinsinden olmaması, (ii) kur artışının olağan dalgalanmayı çok aşması, (iii) banka uyarısının yetersizliği veya yokluğu, (iv) borçlunun kuru takip etme ve riskten korunma imkânının bulunmaması gibi unsurlar değerlendirilir. Hâkim genellikle, taraflar arasında ortaya çıkan kur farkını oran usulüyle paylaştırır.
Kira Sözleşmelerinde Uyarlama
TBK m.344 hükmü kira artışlarında özel bir hesaplama getirmiş olsa da, beş yıllık kira sözleşmesinin yenilenmesi sırasında veya olağanüstü ekonomik koşullarda kira tespit davası yerine veya yanında uyarlama davası açılabilir. Aşırı düşük veya yüksek kira bedellerinde, dürüstlük kuralı gereği uyarlama talep edilebilir. 2024-2025 dönemindeki yüksek enflasyon, uzun vadeli kira sözleşmelerinde uyarlama davalarının artmasına yol açmıştır.
Eser ve Yapım Sözleşmelerinde Uyarlama
TBK m.480/2, götürü bedelli eser sözleşmelerinde uyarlama hakkını özel olarak düzenlemiştir: önceden öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca dikkate alınmayan durumlar dolayısıyla eserin yapılması belirlenmiş bedelle imkânsız hale gelirse hâkim sözleşmeyi uyarlayabilir veya fesih kararı verebilir. Bu hüküm m.138’in eser sözleşmelerine özel uygulamasıdır.
Uyarlama Davasının Tarafları ve Görevli Mahkeme
Uyarlama davasını, borcun ifası kendisi açısından aşırı güçleşen taraf açar. Davacı sıfatı, borçlu olabileceği gibi karşılıklı edimli sözleşmelerde dengeyi bozulan herhangi bir taraf olabilir. Görevli mahkeme HMK m.2 uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir; ticari sözleşmelerde Asliye Ticaret Mahkemesi, tüketici işlemlerinde Tüketici Mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme HMK m.6 (davalının yerleşim yeri) veya sözleşmede kararlaştırılan mahkemedir.
Uyarlama Talebinin Reddedildiği Durumlar
Uyarlama talebi şu hallerde reddedilir: (i) öngörülebilir bir risk gerçekleşmişse (kur dalgalanmasında orta ölçekli artış), (ii) borçlu kendi kusuruyla durumu ağırlaştırmışsa, (iii) sözleşmede tarafların açık iradesiyle uyarlamanın imkânsızlaştırıldığı bir hüküm varsa (örneğin “kur riski tamamen alıcıya aittir”), (iv) borç çekincesiz olarak ifa edilmişse, (v) talep süresinde yapılmamışsa.
Mücbir Sebep ve İmkânsızlık ile Karşılaştırma
Uyarlama (TBK m.138), imkânsızlık (m.136) ve mücbir sebepten farklıdır:
- İmkânsızlık (m.136): Edimin ifası kesinlikle mümkün değildir; borç sona erer.
- Aşırı ifa güçlüğü (m.138): Edim hâlâ mümkündür ama aşırı zorlaşmıştır; uyarlama veya fesih.
- Mücbir sebep: Borçluyu sorumluluktan kurtaran sebep; m.117/2 vd. hükümleri uygulanır.
Zamanaşımı
Uyarlama davası özel bir zamanaşımına tâbi olmamakla birlikte; talep makul bir süre içinde yapılmazsa çekincesiz ifa ile hak düşmüş sayılabilir. Uyarlama talebi, borç ilişkisi devam ettiği sürece her zaman ileri sürülebilir.
İlgili Mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.138 (aşırı ifa güçlüğü)
- TBK m.117-126 (borçlu temerrüdü), m.136 (imkânsızlık), m.480/2 (eser sözleşmesi)
- TBK m.344 (kira artışı), m.345 (kira tespit davası)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.2 (dürüstlük kuralı)
- 6100 sayılı HMK m.2, m.6
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.4 (dürüstlük)
