Sözleşmeden Dönme — Karşılıklı Borç Yükleyen Sözleşmelerde Temerrüt (TBK m.123-126)
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.123-126 hükümleri, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüde düşmesi halinde alacaklının başvurabileceği seçimlik hakları düzenler. Bu hükümler kapsamında alacaklı; aynen ifa ve gecikme tazminatı, aynen ifadan vazgeçip müsbet zarar tazmini veya sözleşmeden dönme ve menfi zarar tazmini yollarından birini seçebilir. Bu rehber, dönmenin şartlarını, hukuki sonuçlarını ve diğer fesih kurumlarıyla ilişkisini 2026 itibarıyla derinlemesine ele almaktadır.
Karşılıklı Borç Yükleyen Sözleşme — Tanım
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmeler (sinellagmatik sözleşmeler), her iki tarafın birbirine borçlandığı sözleşmelerdir. Satım, kira, eser, hizmet, taşıma sözleşmeleri tipik karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerde edimler arasında karşılıklılık (sinellagma) ilişkisi vardır; bir tarafın edimi diğerinin edimine bağlıdır.
Borçlunun Temerrüdü (TBK m.117)
TBK m.117 hükmüne göre borçlu, muaccel olan borcunu ödemediği takdirde alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Bazı hallerde ihtar gerekmez (m.117/2):
- Sözleşmede ifa için kesin bir gün (vade) belirlenmişse
- İfa zamanını taraflardan biri belirleyecekse
- Borç haksız fiilden doğmuşsa
- Sebepsiz zenginleşmeden doğan borçlarda alacaklının iyi niyeti söz konusuysa
Temerrüt halinde borçlu, alacaklının uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır (m.118).
Alacaklının Seçimlik Hakları (TBK m.125)
TBK m.125, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüde düşen borçlu karşısında alacaklının başvurabileceği üç seçimlik hak tanır:
- Aynen ifa ve gecikme tazminatı: Borçludan asıl edimin ifasını ve gecikme nedeniyle uğradığı zararın tazminini ister
- Aynen ifadan vazgeçip müsbet zarar tazmini: Asıl edimden vazgeçer, sözleşme dengeli ifa edilseydi içinde bulunacağı durum için tazminat ister (m.125/2)
- Sözleşmeden dönme ve menfi zarar tazmini: Sözleşmenin geçerli olmadığı varsayımıyla içinde bulunacağı durum için tazminat ister (m.125/3)
Bu seçim hakkı sahibinin özgür iradesine bırakılmıştır; ancak bir kez yapılan seçim kural olarak geri alınamaz.
Sözleşmeden Dönmenin Şartları (TBK m.123-126)
Sözleşmeden dönme hakkının kullanılabilmesi için şu şartlar gereklidir:
- Karşılıklı borç yükleyen sözleşme bulunması
- Borçlunun temerrüdü (m.117)
- Alacaklının ek süre vermesi (m.123) — ek süre içinde de ifa edilmemesi gerekli
- Ek süreye gerek olmayan haller dışında bu şart aranır
- Açık dönme beyanı: Alacaklının seçimlik hakkını dönme yönünde kullanma iradesi
Ek Süre Verme Yükümlülüğü (TBK m.123)
TBK m.123/1 hükmüne göre alacaklı, sözleşmeden dönme hakkını kullanmadan önce borçluya uygun bir süre verip ifayı talep etmek zorundadır. Bu süre içinde de ifa gerçekleşmezse alacaklı dönme hakkını kullanabilir. Ek süre, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir; çok kısa veya çok uzun süre uygunsuzdur. Mahkeme, ek sürenin uygunluğunu re’sen denetler.
Ek Süreye Gerek Olmayan Haller (TBK m.124)
TBK m.124 hükmü, ek süre verme şartının aranmadığı hâlleri sayar:
- Borçlunun durum ve davranışlarından süre vermesinin yararsız olduğunun anlaşılması (m.124/1)
- İfanın imkânsız hale gelmiş olması
- Sözleşmenin niteliğine göre ifa zamanının önem taşıması (zamanı önemli sözleşmeler — kesin vadeli işlemler) (m.124/2)
- Borçlunun ifayı reddetmesi — açıkça veya örtülü olarak
Bu hâllerde alacaklı, ek süre vermeden derhâl seçimlik hakkını kullanabilir.
Dönmenin Hukuki Sonuçları (TBK m.125-126)
Sözleşmeden dönme halinde:
- Sözleşme geriye etkili olarak ortadan kalkar (ex tunc): Sözleşme, hiç kurulmamış gibi sonuçlar doğurur
- Verilen edimlerin iadesi: Tarafların sözleşme uyarınca birbirine verdiği edimler iade edilir (sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır)
- Menfi zarar tazmini: Sözleşme hiç kurulmasaydı içinde bulunacağı durum için tazminat istenir
- Ek olarak gecikme zararları da talep edilebilir (m.125/3)
Menfi Zarar — Negatif Sözleşme Yararı
Menfi zarar, sözleşmenin hiç kurulmadığı varsayımıyla içinde bulunacağı duruma göre hesaplanır. Tipik kalemleri:
- Sözleşmenin kurulması için yapılan masraflar (noter, hukuk bürosu, ekspertiz vb.)
- Sözleşmenin ifası için yapılan hazırlıklar (örneğin malzeme, ekipman alımı)
- Diğer fırsatlardan yoksun kalmadan kaynaklanan zararlar
- Sözleşmeyi kurmak için kaybedilen iş, zaman ve emek
Menfi zarar, müsbet zarardan farklıdır: müsbet zarar, sözleşme ifa edilseydi sahip olunacak menfaattir; menfi zarar ise sözleşme hiç olmasaydı sahip olunacak duruma dönüş için tazminattır.
Müsbet Zarar — Pozitif Sözleşme Yararı (TBK m.125/2)
Aynen ifadan vazgeçen alacaklı, sözleşme ifa edilseydi içinde bulunacağı duruma göre tazminat ister. Müsbet zarar:
- Yoksun kalınan kazanç (lucrum cessans)
- Fiili zarar (damnum emergens)
- Replacement value — borçludan beklenen edimin piyasa değeri
Müsbet zarar tazmini ile sözleşme yine de etkili sayılır; ancak edim, parasal eşdeğer ile yerine getirilir. Alacaklı, kendi karşı edimini ifa etmek veya hesaba katmak zorundadır.
Dönmeden Vazgeçme ve Aynen İfaya Geçme
Alacaklı, dönme hakkını kullanmaya karar vermiş ancak henüz dönmeyi bildirmemişse, dönmeden vazgeçip aynen ifa talep edebilir. Ancak dönme bildirimi karşı tarafa ulaşmışsa, alacaklının dönme hakkını geri alma yetkisi yoktur; tek taraflı dönme beyanı bağlayıcıdır. Bu nedenle dönme bildirimi yapmadan önce dikkatli karar verilmelidir.
Sürekli Edimli Sözleşmelerde Fesih (TBK m.126)
TBK m.126 hükmüne göre sürekli edimli sözleşmelerde (kira, hizmet, abonelik) borçlunun temerrüdü halinde alacaklı, m.123 vd. hükümlerindeki dönme yerine fesih hakkını kullanır. Fesih, ileriye etkili (ex nunc) olarak sözleşmeyi sona erdirir; geçmiş dönemde gerçekleşen edimler iade edilmez. Fesih ile birlikte tazminat hakları saklıdır.
Dönme — Fesih — İptal — Hükümsüzlük Karşılaştırması
- Dönme (m.123-126): Karşılıklı borç yükleyen sözleşmede temerrüt halinde, geçmişe etkili olarak sözleşmeyi ortadan kaldırır
- Fesih (m.126): Sürekli edimli sözleşmelerde, ileriye etkili olarak sözleşmeyi ortadan kaldırır
- İptal (m.30-39): İrade fesadı veya gabin nedeniyle sözleşmenin geriye etkili olarak ortadan kaldırılması
- Kesin Hükümsüzlük (m.27): Sözleşme baştan beri yok hükmündedir
Bu kavramlar farklı şartlara bağlıdır ve farklı sonuçlar doğurur.
Cayma Hakkı ile İlişki
Cayma hakkı (TKHK m.48 — mesafeli sözleşmelerde 14 gün) tüketici hukuku kapsamında özel bir koruma yoludur ve dönme ile kavramsal olarak farklıdır:
- Cayma: Belirli süre içinde, gerekçesiz kullanılan tek taraflı bir hak
- Dönme: Borçlunun temerrüdü gibi sebep gerektirir
İki kurumun pratikteki sonucu (sözleşmenin geriye etkili sona ermesi) benzerdir; ancak şartlar ve usul açısından farklıdır.
Borçlunun Savunmaları
Dönme talebine karşı borçlu şu savunmaları ileri sürebilir:
- İfa savunması: Borç ifa edilmiştir
- Temerrüt yokluğu: Alacaklı ihtar yapmamıştır veya ek süre verilmemiştir
- Mücbir sebep: İfanın imkânsızlaşmasında borçlunun kusuru yoktur
- Alacaklının kendi temerrüdü (TBK m.106): Alacaklı kabul etmediği için ifa edememiştir
- Ödemezlik defi (TBK m.97): Alacaklı kendi edimini ifa etmemiştir
Mücbir Sebep ve İmkânsızlık
Borçlu, ifanın imkânsızlığında kusursuzsa TBK m.136 hükmü uyarınca borç sona erer; alacaklı dönme hakkını kullanamaz ancak kendi edimini geri alır. Mücbir sebep, kusur dışı imkânsızlık halini ifade eder ve borçluyu sorumluluktan kurtarır.
Zamanaşımı
Sözleşmeden dönme ve menfi zarar tazmini talepleri, asıl alacağın zamanaşımı süresi ile birlikte değerlendirilir:
- Genel: TBK m.146 (10 yıl)
- Periyodik edim alacakları: TBK m.147 (5 yıl)
- Ayıba karşı tekeffül: TBK m.231 (taşınır 2 yıl, taşınmaz 5 yıl)
- Eser sözleşmesi: TBK m.478 (taşınmaz yapı 5 yıl, diğer 2 yıl, ağır kusur 20 yıl)
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Sözleşmeden dönme davasında görevli mahkeme; ticari sözleşmelerde Asliye Ticaret Mahkemesi, tüketici işlemlerinde Tüketici Mahkemesi, diğer hallerde Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme HMK m.6 (davalının yerleşim yeri) veya HMK m.10 (sözleşmenin ifa yeri) hükümlerine göre belirlenir.
İlgili Mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.117-126 (borçlu temerrüdü, dönme, fesih)
- TBK m.27 (kesin hükümsüzlük), m.30-39 (irade fesadı), m.97 (ödemezlik def’i), m.106 (alacaklı temerrüdü)
- TBK m.136 (imkânsızlık), m.138 (uyarlama), m.146-147 (zamanaşımı), m.231 (ayıba karşı tekeffül)
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.48 (cayma)
- 6100 sayılı HMK m.6, m.10
