İhraç Edilen Memur 2026: Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası ve Dava Süreci
İhraç edilen memur, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun en ağır disiplin cezası olan “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasıyla cezalandırılmış kamu görevlisidir. Bu ceza, kişinin bir daha Devlet memurluğuna atanamaması sonucunu doğurur ve diğer disiplin cezalarından farklı bir usule tabidir.
Çıkarma cezası, diğer disiplin cezalarının aksine doğrudan Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilir ve idari itiraz yolu YOKTUR — tek çare idare mahkemesinde iptal davasıdır. Danıştay 12. Dairesi’nin Aralık 2025’te verdiği güncel bir kararda, soruşturma usulündeki bir eksikliğin (disiplin soruşturması yerine sadece ceza soruşturmasına ilişkin ön inceleme raporuna dayanılması) tek başına çıkarma işlemini usul yönünden sakatlayabileceği ortaya konmuştur. Bu rehber, çıkarma cezasını gerektiren fiiller, karar mercii ve dava süreci 2026 itibarıyla güncel mevzuat ve içtihatla anlatılmaktadır.
- Düzenleme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.125/E (çıkarma cezasını gerektiren fiiller), m.126 (yetkili merci), m.135 (itiraz).
- Kim verir: Sadece memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu — disiplin amiri veya ilk derece disiplin kurulu bu cezayı veremez.
- İtiraz yolu: YOKTUR — diğer disiplin cezalarının aksine (uyarma/kınama/aylıktan kesme→disiplin kurulu, kademe durdurma→yüksek disiplin kurulu itirazı) çıkarma cezasına karşı idari itiraz mekanizması kanunda tanımlı değildir.
- Tek çare: Doğrudan idare mahkemesinde iptal davası (60 gün, İYUK m.7 genel süresi).
- Kritik usul güvencesi: Çıkarma cezası, tarafsız bir soruşturmacı eliyle yürütülen AYRI bir disiplin soruşturmasına dayanmalıdır — salt ceza soruşturmasına ilişkin ön inceleme raporuna dayanılması usul yönünden sakatlık nedeni olabilir.
Son güncelleme: 07.09.2026 — Danıştay 12. Dairesinin 30.12.2025 tarihli, disiplin soruşturması usulüne ilişkin kararı işlendi.
İçindekiler
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.124 (disiplin cezası genel esası), m.125 (disiplin cezaları ve fiil-haller), m.126 (yetkili amir ve kurullar), m.127-128 (soruşturma süreleri), m.135 (itiraz)
Çıkarma Cezasını Gerektiren Fiiller
657 sayılı Kanun m.125/E, “bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarma” cezasını gerektiren fiilleri sınırlı sayıda belirtir:
| Fiil |
|---|
| İdeolojik/siyasi amaçla kurum düzenini bozmak; boykot, işgal, grev, işi yavaşlatma gibi eylemlere katılmak veya teşvik etmek |
| Yasaklanmış yayın veya siyasi/ideolojik bildiri, afiş, pankart basmak/dağıtmak/asmak |
| Siyasi partiye girmek |
| Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek |
| Savaş/OHAL/genel afetlerde amirin görev veya emrini yapmamak |
| Amirine, maiyetindekilere, iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak |
| Memurluk sıfatıyla bağdaşmayan, yüz kızartıcı/utanç verici hareketlerde bulunmak |
| Yetkisiz gizli bilgi açıklamak; aranan kişileri gizlemek; yurt dışında Devlet itibarını zedelemek |
| 5816 sayılı Kanuna (Atatürk aleyhine işlenen suçlar) aykırı fiiller |
| Terör örgütleriyle eylem birliği, yardım, propaganda |
Bu fiillere nitelik ve ağırlık bakımından benzeyen eylemler için de aynı ceza uygulanabilir. Geçmiş hizmetleri olumlu ve ödül/başarı belgesi almış memurlara bir derece hafif ceza uygulanabilir; buna karşılık tekerrür halinde bir derece ağır ceza verilir.
Kim Verebilir? Yüksek Disiplin Kurulu
657 sayılı Kanun m.126 uyarınca, uyarma/kınama/aylıktan kesme cezalarını disiplin amirleri, kademe ilerlemesinin durdurulmasını disiplin kurulu kararına dayanarak atamaya yetkili amirler verirken, Devlet memurluğundan çıkarma cezası SADECE memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilebilir — amirlerin bu yöndeki isteği (teklifi) üzerine. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun kendi başına farklı bir ceza belirleme yetkisi yoktur; yalnızca teklif edilen cezayı kabul veya reddedebilir. Ret halinde, atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttir.
Soruşturma Usulü ve Güncel İçtihat
Danıştay 12. Dairesi’nin 30.12.2025 tarihli E.2024/5897 K.2025/6047 sayılı kararı, çıkarma cezası öncesi yürütülmesi gereken soruşturmanın niteliğine dair önemli bir usul güvencesi ortaya koymaktadır. Somut olayda idare, memur hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında bir “ön inceleme” yaptırmış (bu, ceza soruşturması izni verilip verilmeyeceğine ilişkindir) ve bu ön inceleme raporundaki tespitlere dayanarak, AYRICA bir disiplin soruşturması açmadan doğrudan çıkarma cezası vermiştir. Danıştay, bunu hukuka aykırı bulmuştur: disiplin cezası, tarafsız ve bağımsız bir soruşturmacı görevlendirilerek yürütülen, tanık dinletme ve lehe/aleyhe delillerin toplandığı ayrı bir disiplin soruşturması raporuna dayanmalıdır; ceza soruşturmasına ilişkin ön inceleme raporunun bu amaçla kullanılması usul güvencelerini ihlal eder.
Kararda bir üye ise karşı oy yazarak, somut olayda idarenin kendi yönergesi gereği tek soruşturma emriyle hem 4483 hem disiplin yönünden inceleme yaptırmasının yeterli olduğunu savunmuştur — yani bu konu tartışmalı olup, idarelerin uygulamaları arasında farklılık gösterebilir. Bu nedenle çıkarma cezası alan bir memurun savunmasında, kendisi hakkında GERÇEKTEN AYRI VE USULÜNE UYGUN bir disiplin soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin (soruşturma emri, bağımsız soruşturmacı ataması, tanık dinletme, savunma hakkının tam kullandırılması) titizlikle incelenmesi önemlidir.
Danıştay 12. Daire, E.2024/5897 K.2025/6047, 30.12.2025 — kararın tam metni (erişim: 07.09.2026)
İtiraz Yok, Doğrudan Dava
657 sayılı Kanun m.135, disiplin cezalarına karşı itiraz mekanizmasını düzenlerken yalnızca uyarma/kınama/aylıktan kesme (disiplin kuruluna itiraz) ve kademe ilerlemesinin durdurulması (yüksek disiplin kuruluna itiraz) cezalarını sayar. Devlet memurluğundan çıkarma cezası bu listede YOKTUR — çünkü bu ceza zaten en üst kurul (Yüksek Disiplin Kurulu) tarafından veriliyor, dolayısıyla idari olarak başvurulacak daha üst bir merci bulunmuyor. Sonuç olarak çıkarma cezasına karşı tek hukuki yol, doğrudan idare mahkemesinde iptal davası açmaktır (genel 60 günlük İYUK m.7 süresi içinde).
Sık Yapılan Hatalar
- İtiraz yoluna zaman kaybetmek: Çıkarma cezasına karşı idari itiraz mekanizması yoktur; doğrudan dava açılmalıdır.
- Soruşturma usulünü sorgulamamak: Ayrı bir disiplin soruşturması yapılıp yapılmadığı, tarafsız soruşturmacı atanıp atanmadığı savunmada mutlaka incelenmelidir.
- Dava açma süresini kaçırmak: Kararın tebliğinden itibaren 60 günlük süre işler.
- Yoksun kalınan parasal hakları talep etmemek: İptal davasıyla birlikte, işlemin iptali halinde doğacak parasal hak kayıpları da talep edilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Devlet memurluğundan çıkarma cezası ne anlama gelir?
Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memuriyetten çıkarılmaktır — 657 sayılı Kanun’un en ağır disiplin cezasıdır.
Çıkarma cezasına itiraz edebilir miyim?
Hayır, kanunda bu ceza için idari itiraz yolu tanımlanmamıştır; tek çare idare mahkemesinde iptal davası açmaktır.
Çıkarma cezasını kim verir?
Sadece memurun bağlı olduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu; disiplin amirleri veya ilk derece disiplin kurulları bu cezayı veremez, sadece teklif edebilir.
Dava açma süresi ne kadardır?
Kararın tebliğinden itibaren 60 gündür (İYUK m.7 genel süresi).
Sadece ceza soruşturması yapıldıysa çıkarma cezası geçerli mi?
Danıştay içtihadına göre bu tartışmalıdır — çıkarma cezası ayrı ve usulüne uygun bir disiplin soruşturmasına dayanmalıdır; salt ceza soruşturmasına ilişkin ön inceleme raporuna dayanılması dava sürecinde usul yönünden ileri sürülebilecek bir savunma noktasıdır.
Dava kazanılırsa göreve dönebilir miyim?
İptal kararı kesinleşirse eski görevine iade edilir ve yoksun kaldığı parasal haklar talep edilebilir.
Ceza mahkemesinde beraat ettim, disiplin cezası da kalkar mı?
Otomatik olarak kalkmaz; disiplin ve ceza soruşturmaları birbirinden bağımsızdır, ancak beraat gerekçesi disiplin dosyasında delil olarak değerlendirilebilir.
Yurt dışında bulunan bir memur da çıkarma cezası alabilir mi?
Evet, yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek davranışlar da m.125/E kapsamındadır.
Savunma hakkım nasıl kullandırılır?
Soruşturma sürecinde isnat olunan fiiller bildirilip süre verilerek yazılı veya sözlü savunma alınması zorunludur; bu usule uyulmaması iptal nedenidir.
Aynı fiil için hem ceza hem disiplin soruşturması açılabilir mi?
Evet, disiplin kovuşturması yapılmış olması, fiilin ayrıca ceza kovuşturmasına konu olmasına engel değildir; ikisi paralel yürütülebilir.
İlgili Hizmet Alanlarımız
Resmi Kaynaklar
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Danıştay 12. Daire, E.2024/5897 K.2025/6047, 30.12.2025
Hazırlayan Avukat
Av. Bilal ALYAR
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.
