Dijital İtibar Yönetimi 2026: İçerik Kaldırma Yolları ve Güncel Hukuki Durum
Dijital itibar yönetimi, internette yayılan hakaret, iftira veya itibar zedeleyici içeriklerin hukuki yollarla kaldırılması ve erişiminin engellenmesi sürecidir. Bu alanda 2023 yılında YÜKSEK ÖNEMDE bir gelişme yaşandı: 5651 sayılı Kanun’un, “kişilik haklarının ihlali” nedeniyle hızlı erişim engelleme sağlayan 9. maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi ve bu yazının güncellendiği tarih itibarıyla yerine yeni bir düzenleme yapılmadı. Bu, itibar zedeleyici içerikle karşılaşan kişilerin artık farklı ve daha yavaş hukuki yollara yönelmesi gerektiği anlamına gelir.
30 saniyede özet:
- ÖNEMLİ: 5651 sayılı Kanun m.9 (kişilik hakları ihlali nedeniyle hızlı erişim engelleme), Anayasa Mahkemesi’nin 11.10.2023 tarihli E.2020/76 K.2023/172 sayılı kararıyla İPTAL EDİLDİ; bu yazının güncellendiği tarih itibarıyla yerine yeni bir düzenleme YAPILMADI
- Hâlâ geçerli olan yol: Özel hayatın gizliliğinin ihlali için m.9/A hâlâ yürürlükte — BTK’ya doğrudan başvuru, 4 saat içinde erişim engeli, 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulur
- Salt itibar zedeleyici/hakaret içeren içerik (özel hayat gizliliği dışında kalan): Artık hızlı idari yol YOK — TMK m.24-25 uyarınca hukuk mahkemesinde saldırının durdurulması davası + HMK ihtiyati tedbir talebiyle içeriğin kaldırılması istenmelidir
- Ceza şikayeti: İçerik hakaret (TCK m.125) veya iftira (TCK m.267) niteliğindeyse ayrıca ceza şikayeti yapılabilir; bu, içeriğin kaldırılmasını otomatik sağlamaz ama faili cezalandırır
- Pratik sonuç: Süreç eskisinden daha yavaş ve masraflı; ivedi durumlarda avukatla hukuk mahkemesinden ihtiyati tedbir talep etmek en hızlı yoldur
⚖️ Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. İtibarınızı zedeleyen bir içerikle karşı karşıyaysanız, güncel (ve hâlâ değişmekte olan) hukuki durum nedeniyle mutlaka bir avukata danışın.
Son güncelleme: 07.09.2026 — 5651 sayılı Kanun m.9/A güncel metni, AYM iptal kararının etkisi ve Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 2026 tarihli güncel kararları ile birlikte gözden geçirildi.
İçindekiler
- 5651 Sayılı Kanun m.9’un İptali ve Mevcut Yasal Boşluk
- Hâlâ Geçerli Yol: Özel Hayatın Gizliliği İhlali (m.9/A)
- Genel İtibar İhlalinde Güncel Yol: TMK m.24-25 ve İhtiyati Tedbir
- Ceza Şikayeti: Hakaret ve İftira
- İlgili Yargı Kararı
- Sıkça Sorulan Sorular
Kanuni Dayanak: 5651 sayılı Kanun m.9/A (Özel Hayatın Gizliliği Nedeniyle Erişimin Engellenmesi); 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.24-25 (Kişilik Haklarının Korunması); 6100 sayılı HMK (İhtiyati Tedbir); 5237 sayılı TCK m.125 (Hakaret), m.267 (İftira).
5651 Sayılı Kanun m.9’un İptali ve Mevcut Yasal Boşluk
5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi, 2014’ten itibaren internet ortamında yayınlanan bir içerik nedeniyle kişilik hakları ihlal edilen kişilere, sulh ceza hakimliği aracılığıyla HIZLI bir içerik kaldırma/erişim engelleme yolu sağlıyordu. Bu madde, Anayasa Mahkemesi’nin 11.10.2023 tarihli ve E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin E.2023/12994 K.2026/3956 sayılı ve 06.04.2026 tarihli kararının karşı oy yazısında açıkça vurgulandığı üzere, bu iptal kararının ardından “anılan hususta başkaca bir yasal düzenlemenin de yapılmadığı” (karar metni) tespit edilmektedir — yani bu yazının güncellendiği tarih itibarıyla, salt kişilik haklarının ihlali gerekçesiyle yeni bir erişim engelleme kararı verilmesi ARTIK MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Bu, dijital itibar yönetiminde köklü bir değişikliktir: 2023 öncesinde birkaç gün içinde sonuçlanabilen bir idari-adli süreç, artık genel hukuk mahkemesi yoluna (daha uzun sürebilen bir dava sürecine) taşınmak zorundadır.
Hâlâ Geçerli Yol: Özel Hayatın Gizliliği İhlali (m.9/A)
İptal edilen yalnızca genel “kişilik hakları ihlali” maddesidir (m.9); 5651 sayılı Kanun’un m.9/A’sı (Özel Hayatın Gizliliği Nedeniyle İçeriğe Erişimin Engellenmesi) hâlâ tam olarak yürürlüktedir. İçerik, izinsiz paylaşılmış özel/mahrem fotoğraf, video, adres, sağlık bilgisi gibi özel hayata dair bir ihlal içeriyorsa, mağdur doğrudan BTK Başkanlığı’na başvurabilir; başvuruda ihlale konu URL, ihlalin niteliği ve kimlik bilgileri sunulmalıdır. Başkan, talebi derhal Birliğe bildirir ve erişim sağlayıcılar en geç 4 saat içinde tedbiri uygular; bu karar 24 saat içinde sulh ceza hakiminin onayına sunulur ve hakim 48 saat içinde kararını açıklar.
Ancak bu yol yalnızca “özel hayatın gizliliği” ihlaline özgüdür. Salt itibar zedeleyici, aşağılayıcı veya yalan bir iddia içeren ama özel hayata dair mahrem bir unsur taşımayan içerikler (örneğin ticari itibara yönelik asılsız bir suçlama) bu maddenin kapsamına girmez.
Genel İtibar İhlalinde Güncel Yol: TMK m.24-25 ve İhtiyati Tedbir
m.9’un iptalinden sonra, özel hayat gizliliği kapsamına girmeyen genel itibar/kişilik hakkı ihlallerinde tek kalan yol, Türk Medeni Kanunu’nun genel kişilik hakkı koruma hükümleridir. TMK m.25 uyarınca davacı, hakimden “saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini” isteyebilir; ayrıca düzeltme metninin yayımlanmasını ve maddi/manevi tazminatı da talep edebilir. Dava, davacının veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.
Pratikte içeriğin HIZLICA kaldırılması gerekiyorsa, bu dava ile birlikte HMK’nın ihtiyati tedbir hükümlerine dayanılarak içeriğin yayından kaldırılması veya erişimin geçici olarak engellenmesi talep edilir. Bu yol, eski m.9 mekanizmasına göre daha yavaştır (mahkemenin tedbir talebini değerlendirmesi günler alabilir) ve masraf gerektirir, ancak halihazırda mevcut tek etkili hukuki araçtır.
Ceza Şikayeti: Hakaret ve İftira
İçerik onur kırıcı somut bir isnat veya sövme niteliğindeyse TCK m.125 (hakaret) kapsamında; işlemediği bir suçu işlemiş gibi göstermeye yönelikse TCK m.267 (iftira) kapsamında şikayet konusu edilebilir. Ceza şikayeti, failin cezalandırılmasını sağlar ve bir mahkumiyet kararı sonraki hukuk davasında güçlü bir delil oluşturur; ancak içeriğin kaldırılmasını doğrudan ve otomatik olarak sağlamaz — bunun için ayrıca TMK m.25 hukuk davası/ihtiyati tedbir yoluna başvurulması gerekir.
İlgili Yargı Kararı
Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 06.04.2026 tarihli, 2023/12994 Esas ve 2026/3956 Karar sayılı kanun yararına bozma kararı, m.9 iptalinin sonuçlarını net biçimde ortaya koyar. Olayda, kişilik haklarının izinsiz fotoğraf paylaşımı ve ticari itibara saldırı nedeniyle ihlal edildiği iddiasıyla yapılan erişim engelleme başvurusu ilk derece hakimliğince reddedilmiş, Adalet Bakanlığı bu ret kararının usul yönünden (URL’lerin yeterince incelenmediği gerekçesiyle) bozulmasını istemiştir.
Yargıtay, kararın gerekçesinde açıkça, 5651 sayılı Kanun m.9’un AYM tarafından iptal edildiğini ve “anılan hususta başkaca bir yasal düzenlemenin de yapılmadığını” tespit etmiştir. Karara ekli karşı düşüncede bir üye, iptal sonrası artık YENİDEN bir erişim engeli kararı verilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle esasa girilmeden talebin doğrudan reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Karar (ve özellikle karşı düşünce), m.9’un iptalinin sadece teorik değil, güncel dosyalarda fiilen uygulanan ve başvuruları sonuçsuz bırakan bir durum olduğunu göstermektedir.
Karar metni: mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1221224400 (Erişim: 07.09.2026)
Sıkça Sorulan Sorular
Hakkımda hakaret içeren bir içeriği internetten nasıl kaldırtabilirim?
Eğer içerik özel hayatınızın gizliliğini ihlal ediyorsa (mahrem fotoğraf, video, adres bilgisi gibi) 5651 sayılı Kanun m.9/A uyarınca BTK’ya doğrudan başvurabilirsiniz. Bu kapsama girmeyen genel hakaret/itibar zedeleyici içerikler için ise artık Türk Medeni Kanunu m.25 uyarınca hukuk mahkemesinde dava açıp ihtiyati tedbir talep etmeniz gerekir.
5651 sayılı Kanun’un içerik kaldırma maddesi hâlâ geçerli mi?
Genel “kişilik hakları ihlali” maddesi olan m.9, Anayasa Mahkemesi’nin 11.10.2023 tarihli kararıyla iptal edilmiştir ve bu yazının güncellendiği tarih itibarıyla yerini alacak yeni bir düzenleme yapılmamıştır. Yalnızca özel hayatın gizliliğine ilişkin m.9/A yürürlükte kalmıştır.
Artık hızlı bir erişim engelleme yolu yok mu?
Yalnızca özel hayatın gizliliği ihlali için (m.9/A) 4-48 saat içinde işleyen hızlı bir idari-adli süreç kalmıştır. Diğer itibar ihlallerinde artık hızlı bir idari yol bulunmamakta, hukuk mahkemesinden ihtiyati tedbir talep edilmesi gerekmektedir; bu da günler sürebilir.
İhtiyati tedbir talebiyle içerik ne kadar sürede kaldırılır?
Kanunda sabit bir süre öngörülmemiştir; mahkemenin iş yüküne ve dosyanın aciliyetine göre değişir. Uygulamada acil ve açıkça haksız içeriklerde birkaç gün içinde tedbir kararı alınabilirken, karmaşık dosyalarda bu süre uzayabilir.
Ceza şikayeti içeriği kaldırtır mı?
Hayır, hakaret veya iftira şikayeti doğrudan içeriğin kaldırılmasını sağlamaz; bu yalnızca failin cezalandırılmasına yöneliktir. İçeriğin kaldırılması için ayrıca TMK m.25 kapsamında hukuk davası açılıp ihtiyati tedbir talep edilmesi gerekir.
Şirketim hakkında asılsız kötüleyici bir içerik yayınlandı, ne yapabilirim?
Tüzel kişiler de TMK m.24-25 kapsamında kişilik hakkı korumasından yararlanır. Ticari itibarınıza yönelik asılsız bir içerik için hukuk mahkemesinde saldırının durdurulması ve tazminat davası açabilir, ayrıca içeriğin niteliğine göre hakaret/iftira suçlarından ceza şikayetinde bulunabilirsiniz.
İçeriği yayınlayan kişi belli değilse ne yapmalıyım?
Öncelikle ilgili platforma (sosyal medya, forum vb.) kendi topluluk kurallarına göre şikayette bulunabilirsiniz. Hukuki süreç için ise mahkeme kanalıyla erişim sağlayıcıdan veya içerik sağlayıcıdan trafik bilgisi talep edilerek failin kimliği tespit edilmeye çalışılır.
Google’da çıkan eski bir haberi “unutulma hakkı” ile kaldırtabilir miyim?
Türk hukukunda “unutulma hakkı” kişilik haklarının bir uzantısı olarak Yargıtay içtihadıyla tanınmıştır; güncelliğini yitirmiş, kamu yararı taşımayan ve kişiye zarar veren arama sonuçlarının dizinden çıkarılması için arama motoruna başvurulabilir, reddedilirse dava açılabilir. Ancak bu, haber içeriğinin kaynağından silinmesi anlamına gelmez, yalnızca arama sonuçlarından çıkarılmasını hedefler.
Dijital itibar yönetimi davası hangi mahkemede açılır?
TMK m.25 kapsamındaki kişilik hakkı davaları asliye hukuk mahkemesinde, davacının veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Hakaret/iftira şikayetleri ise Cumhuriyet Başsavcılığına yapılır ve asliye ceza mahkemesinde görülür.
Yasal boşluğun ne zaman doldurulacağı biliniyor mu?
Bu yazının güncellendiği tarih itibarıyla, iptal kararının üzerinden yaklaşık üç yıl geçmesine rağmen yasama organı tarafından m.9’un yerini alacak yeni bir düzenleme yapılmamıştır. Bu alandaki gelişmeleri takip etmek ve güncel durumu bir avukata teyit ettirmek önemlidir.
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- İstanbul Barosu (istanbulbarosu.org.tr)
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği (barobirlik.org.tr)
Hazırlayan Avukat
Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.
Ana Rehber: Boşanma Hukuku İstanbul 2026
İlgili Yazılar:
