İstanbul’da Yabancılar Hukuku alanında hukuki destek arayan müvekkiller için Av. Bilal Alyar profesyonel danışmanlık sunmaktadır. oturum izni ve benzeri konularda dava takibi ve hukuki temsil sağlanır.
İstanbul’da Yabancılar Hukuku
İstanbul, Türkiye’nin en yoğun yargı bölgelerinden biridir. Yabancılar Hukuku alanında uzman bir avukat ile çalışmak, davanın hızla ve doğru şekilde yürütülmesi açısından önemlidir.
Hizmet Kapsamımız
- Oturum izni alanında dava ve danışmanlık
- Vatandaşlık alanında dava ve danışmanlık
- Yabancılar için hukuki destek alanında dava ve danışmanlık
- İlgili mevzuat ve içtihat ışığında strateji belirleme
- Müzakere, uzlaşma ve dava süreçlerinde tam hukuki temsil
- Online ve yüz yüze danışmanlık imkânı
Süreç Nasıl İşler?
- İletişim: Telefon, WhatsApp veya e-posta ile iletişime geçilir.
- Değerlendirme: Olay ve belgeler değerlendirilir.
- Strateji: Uygun hukuki strateji belirlenir.
- Uygulama: Müzakere veya dava süreci başlatılır.
- Sonuç ve Takip: Karar sonrası gerekli işlemler tamamlanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancılar Hukuku davaları ne kadar sürer?
Süre, davanın türüne ve karmaşıklığına göre değişir. Görüşmede tahmini süre bilgisi paylaşılır.
Ücretler nasıl belirlenir?
TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınır. Somut görüşmede detaylı bilgi verilir.
Türkiye’nin diğer şehirlerinden hizmet alınabilir mi?
Evet, Türkiye genelinde hukuki destek sunulmaktadır.
Hızlı Hukuki Destek
Konuyla ilgili Görüşme ve değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz.
İlgili Bağlantılar
Daha fazla bilgi için kripto para avukatı, MASAK avukatı, hakkımızda ve iletişim sayfalarını inceleyebilirsiniz.
Yasal Uyarı: Bu sayfa genel bilgi amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut bir uyuşmazlık için Av. Bilal Alyar ile iletişime geçerek bireysel hukuki görüş alınması önerilir. Avukatlık Kanunu ve TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği gereği bu sayfa avukatlık tanıtımı/reklamı amacı taşımaz.
Konuya İlişkin Yargı Kararı
Danıştay 10. Daire — 2022/7637 E., 2025/3313 K. (karar metni) — 26.06.2025
Afganistan uyruklu davacılar; yatırım yoluyla istisnai olarak kazandıkları (5901 sayılı Kanun m. 12/1-b) Türk vatandaşlığının, aynı Kanun’un 40. maddesi uyarınca hukuki şartlar oluşmadan verildiği gerekçesiyle geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptalini istemiştir. Daire; geri almanın dayanağı yapılan istihbari bilginin vatandaşlığa alınma tarihinden önce idarenin bilgisinde olduğunu, o tarihte engel hal sayılmayan bu durumun sonradan neden engel hal kabul edildiğinin açıklanamadığını ve istihbaratın tek başına milli güvenlik ile kamu düzeni engelini ortaya koymaya yeterli olmadığını değerlendirerek işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğunu belirlemiş ve iptaline karar vermiştir.
Konuya İlişkin Yargı Kararı
Danıştay 10. Daire — 2021/3827 E., 2025/4243 K. (karar metni) — 30.09.2025
İran uyruklu davacılar; taşınmaz yatırımıyla istisnai olarak kazandıkları Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptalini istemiştir. İlk olarak gerekçe gösterilen kırmızı bültenin sonradan İran makamlarınca kaldırılması nedeniyle dayanak oluşturamayacağı belirlenmiş; ancak yargılama sırasında davacılardan birinin vatandaşlık kazanma tarihinden önce işlediği bir suçtan İran’da mahkum edildiği ve iadesinin talep edildiği ortaya çıkmıştır. Daire; vatandaşlığın kazanıldığı tarih itibarıyla mevcut bu maddi olgunun milli güvenlik ve kamu düzeni yönünden engel hal sayılabileceğini kabul ederek davanın reddine karar vermiştir.
Konuya İlişkin Yargı Kararı
Danıştay 10. Daire — 2023/5620 E., 2025/4552 K. (karar metni) — 15.10.2025
Kırgızistan uyruklu davacı; evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma başvurusunun, 5901 sayılı Kanun’un 16. maddesi (milli güvenlik ve kamu düzeni engeli) uyarınca reddine ilişkin işlem ile dayanağı Yönetmelik hükmünün iptalini istemiştir. Daire; Yönetmelik hükmü yönünden davayı reddetmiş, ancak başvurunun reddine dayanak yapılan kasten yaralama suçuna ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi sonunda kaldırılarak davanın düşürüldüğünü, ortada bir ceza mahkemesi hükmü kalmadığını ve düşmüş bir HAGB kararının idari işleme esas alınmasının masumiyet karinesini ihlal edeceğini belirleyerek başvurunun reddine ilişkin bireysel işlemin iptaline karar vermiştir.
