Sultanbeyli’de Esnaftan Şirkete Geçiş: Ortaklık ve Ticari Alacak Rehberi
Sultanbeyli’de ticaret hayatını büyük ölçüde mahalle esnafı, küçük imalat atölyeleri, toptan ve perakende satış yerleri ile hizmet işletmeleri oluşturur. Bu işletmelerin birçoğu şahıs firması olarak başlar; iş hacmi büyüyüp ortak sayısı arttıkça limited şirkete geçiş gündeme gelir. Geçiş döneminde yapılan hatalar, ileride ortaklar arasında hesap, pay ve yetki tartışmasına dönüşebilir. Aşağıdaki bölümler, bu geçiş sürecini ve sonrasında ortaya çıkan hukuki soruları genel çerçevede anlatır.
Şirketleşmede ilk sorular
- Ortaklar kimlerdir ve her birinin sermaye payı ne kadardır?
- Şirket limited mi, anonim mi olacak? Limited şirkette ortak sayısı ve pay devrinin şekil şartları (TTK m.595) bu seçimi etkiler.
- Mevcut ticari ilişkiler yeni şirkete nasıl aktarılacak? Kira, tedarik ve çalışan sözleşmeleri için üçüncü kişilerin onayı gerekebilir.
- Şirketi kim temsil edecek? Müdür veya yönetim kurulu üyelerinin imza yetkisi ticaret siciline tescil edilir.
- Kâr dağıtımı ve zarara katlanma oranları esas sözleşmede mi, ayrı bir ortaklar sözleşmesinde mi düzenlenecek?
Sözlü anlaşmaların yarattığı belirsizlik
Küçük işletmelerde ortaklık kimi zaman yazılı bir sözleşme olmadan, karşılıklı güvenle kurulur. Sermaye koyan ve emek veren ortakların hakları ayrı ayrı belirlenmemişse, ayrılma anında paylaşım tartışma konusu olur. Resmî şirket kurulmamış olsa bile, birden fazla kişinin ortak amaç için emek ve mal varlığı birleştirmesi adi ortaklık niteliği taşıyabilir; bu hâlde Türk Borçlar Kanunu’nun adi ortaklığa ilişkin hükümleri uygulanır. Adi ortaklığın tasfiyesi ve ortaklar arasındaki hesaplaşma, şirket davalarından farklı kurallara tabidir.
Pay devri ve kayıtlar
Limited şirkette payını devretmek isteyen ortak, devir sözleşmesini noter huzurunda yapmak zorundadır; genel kurulun onayı da aranır (TTK m.595). Anonim şirkette nama yazılı payların devri ciro ve pay defterine kayıtla gerçekleşir (TTK m.490 vd.). Devirden sonra ortaklar listesinin ve pay defterinin güncel tutulması, ileride ortaklık sıfatının ispatı bakımından önemlidir. Devir bedelinin ödenmesi banka yoluyla yapılırsa ispat kolaylığı sağlanır.
Alacak uyuşmazlıkları ve icra yolu
Esnaf ve küçük işletmelerde en yaygın uyuşmazlık, vadeli satıştan doğan alacağın ödenmemesidir. Alacak fatura, irsaliye, senet veya çekle belgelendiyse icra takibi başlatılabilir (İİK m.58, m.167). Takibe itiraz edilirse, itirazın kaldırılması veya iptali yoluna gidilir. İtirazın iptali davalarında, borçlu haksız yere itiraz etmişse alacaklı lehine icra inkâr tazminatı hükmedilebilir (İİK m.67).
Hangi mahkeme görevli?
Taraflar tacir ise ve uyuşmazlık ticari işletmeleriyle ilgiliyse, asliye ticaret mahkemesi görevlidir; bir tarafın tacir olmadığı veya konunun ticari nitelik taşımadığı hâllerde asliye hukuk mahkemesi devreye girebilir. Yetki, davalının yerleşim yerine veya sözleşmenin ifa yerine göre belirlenir (HMK m.6, m.10). Sultanbeyli’nin bağlı olduğu adliye bilgisi, dava açılmadan önce resmî kaynaktan teyit edilmelidir. Para alacağına ilişkin ticari davalarda arabuluculuk başvurusu dava şartıdır (TTK m.5/A).
Örnek bir senaryo: iki kardeşin atölyesi
Varsayalım ki iki kardeş yıllardır ortak çalıştıkları hazır giyim atölyesini limited şirkete dönüştürmek istiyor. Birinin sermayesi makine parkından, diğerinin ise nakit ve müşteri bağlantısından oluşuyor. Makine parkının ayni sermaye olarak konulması, değerinin bilirkişi tarafından tespit edilmesini gerektirir. Müşteri bağlantısı ise sermaye olarak konulamaz; ancak çalışma karşılığı ücret veya kâr payı biçiminde hesaba katılabilir.
Bu tür bir dönüşümde, kardeşler arasındaki gayriresmî alışkanlıkların esas sözleşmeye yansıtılması, yıllar sonra ortaya çıkabilecek tartışmaları azaltır. Örneğin kimin müdür olacağı, kâr dağıtımının yıllık mı yoksa belirli dönemlerde mi yapılacağı ve kardeşlerden biri ayrılmak istediğinde diğerinin payı alma önceliğinin bulunup bulunmadığı yazılı hâle getirilebilir.
İşletme borçları ve kişisel sorumluluk
Şirketleşmeden önce doğan borçlar, işletmeyi şahıs olarak yürüten kişiye aittir. Bu borçların yeni şirkete devri, alacaklıların bilgisi ve onayıyla mümkündür; aksi hâlde alacaklı eski borçluya başvurmaya devam eder. Kefalet veya teminat verilmişse, devirden sonra da geçerliliğini sürdürebilir. Bu yüzden devir öncesinde borç ve alacak listesi çıkarılmalı, ödenmemiş vergi ve sosyal güvenlik primleri ayrıca kontrol edilmelidir.
Sıkça sorulan sorular
Esnaf olarak çalışan biri şirket kurmak zorunda mı?
Zorunlu değildir. Şahıs işletmesi olarak faaliyet sürdürmek mümkündür; ancak şirketleşme, ortaklık düzenini hukuki güvence altına almak, sorumluluğu belirli ölçüde sınırlamak ve üçüncü kişilerle ilişkileri kurumsal hale getirmek isteyenler için seçenek oluşturur.
Ortaklardan biri şirket kasasından izinsiz para çekerse ne yapılabilir?
Bu durumda şirket adına alacak davası açılabilir; fiilin niteliğine göre ayrıca ceza hukuku boyutu da olabilir. Ortak cari hesabın defterlerdeki görünümü ve banka kayıtları belirleyicidir.
Adi ortaklık ile limited şirket arasındaki temel fark nedir?
Limited şirket tüzel kişiliğe sahiptir ve ticaret siciline tescil edilir; adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur ve ortaklar kural olarak şahsen sorumludur.
Pay devrini noter yerine imza sirküleriyle yapmak mümkün mü?
Limited şirkette pay devri için kanun noter onaylı yazılı sözleşme şartı koymuştur; bu şart yerine getirilmeyen devir geçerli olmaz.
Ortak cari hesap ne anlama gelir?
Ortağın şirkete verdiği veya şirketten aldığı para ve diğer değerlerin kaydedildiği hesaptır. Ortak ve şirket arasındaki alacak-borç durumu bu hesapla izlenir; kayıtların düzenli tutulması hesap uyuşmazlığını önler.
Görüşmeler Kartal Cevizli Mahallesi’ndeki büroda önceden randevu ile yapılır; iletişim: 0534 636 19 19.
