Aile İçi Şiddet: 6284 sayılı Kanun Süreçleri

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiler için hızlı işleyen bir koruma kararı sistemi kurar. Koruma talebi kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına, aile mahkemesi hâkimine veya mülkî amire yapılabilir; koruyucu tedbir için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz, tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilir ve tedbire aykırılık zorlama hapsi sonucunu doğurur. Bu rehber, başvurudan itiraza kadar süreci adım adım ve Kanunun resmî metnine dayanarak anlatır.

Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim

Son güncelleme: 25.10.2026

Kanunun kapsamı ve korunan kişiler

6284 sayılı Kanun m.1’e göre Kanunun amacı, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi için alınacak tedbirlerin usul ve esaslarını düzenlemektir. Kanun m.2 şiddeti geniş tanımlar: fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik zarar doğuran ya da doğurması muhtemel her türlü tutum ve davranış, buna yönelik tehdit ve baskı ile özgürlüğün keyfî engellenmesi bu kapsamdadır. Ev içi şiddet tanımı da taraflar aynı haneyi paylaşmasa bile aile veya hanede ya da aile mensubu sayılan kişiler arasında meydana gelen şiddeti içerir; bu nedenle ayrı yaşayan eşler ve boşanmış eşler bakımından da Kanunun koruma mekanizması gündeme gelebilir.

Adım 1: Başvurunun yapılacağı yer

6284 sayılı Kanun m.8/1 uyarınca tedbir kararı ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir ve en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir. Kanun m.2’de hâkim, aile mahkemesi hâkimi olarak tanımlanmıştır. Acil bir durumda ilk başvuru yeri kolluk ve Cumhuriyet başsavcılığıdır; kolluk, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bazı tedbirleri kendisi alabilir. Kanun m.7’ye göre şiddet veya şiddet tehlikesini herkes resmî makam veya mercilere ihbar edebilir ve ihbarı alan kamu görevlileri görevlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür. Kanun m.20 gereğince bu Kanun kapsamındaki başvurular ile kararların icra ve infazı için yapılan işlemlerden yargılama gideri, harç, posta gideri ve benzeri hiçbir ad altında masraf alınmaz.

Adım 2: İstenebilecek tedbir türleri

Kanun, korunan kişiye yönelik koruyucu tedbirler ile şiddet uygulayana yönelik önleyici tedbirleri ayrı düzenler. Talepte, olayın niteliğine uygun tedbirlerin açıkça yazılması sürecin hızını artırır; hâkim ve mülkî amir Kanunda sayılanlara benzer uygun tedbirlere de karar verebilir.

Mülkî amirin verebileceği koruyucu tedbirler (m.3)

Mülkî amir, korunan kişi ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklar için uygun barınma yeri sağlanmasına, geçici maddi yardım yapılmasına, psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal rehberlik ve danışmanlık verilmesine, hayatî tehlike varsa geçici koruma altına alınmaya ve şartları varsa kreş imkânı sağlanmasına karar verebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde barınma yeri ve geçici koruma tedbirlerini kolluk amiri de alabilir; bu durumda evrak ilk işgünü içinde mülkî amirin onayına sunulur ve kırk sekiz saat içinde onaylanmayan tedbir kendiliğinden kalkar (m.3/2).

Hâkimin verebileceği koruyucu tedbirler (m.4)

Aile mahkemesi hâkimi işyerinin değiştirilmesine, kişi evliyse müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesine, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki şartlar varsa korunan kişinin talebiyle tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasına ve hayatî tehlike bulunup diğer tedbirlerin yetersiz kalacağı anlaşılırsa, ilgilinin aydınlatılmış rızasıyla 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili bilgilerin değiştirilmesine karar verebilir.

Hâkimin verebileceği önleyici tedbirler (m.5)

Şiddet uygulayan hakkında verilebilecek başlıca önleyici tedbirler şunlardır:

  • Şiddet mağduruna yönelik tehdit, hakaret, aşağılama veya küçük düşürme içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.
  • Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.
  • Korunan kişilere ve bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması; gerekirse yakınlarına, tanıklarına ve çocuklarına da yaklaşmaması.
  • Çocuklarla daha önce kurulmuş kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya tümüyle kaldırılması.
  • Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi, onu iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi.
  • Ruhsatlı silahlarını kolluğa, görevi nedeniyle zimmetindeki silahı kurumuna teslim etmesi.
  • Korunan kişilerin bulunduğu yerlerde alkol veya uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanmaması, bağımlılık varsa muayene ve tedavisinin sağlanması; bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ilk dört bentteki tedbirleri (söz ve davranış yasağı, uzaklaştırma, yaklaşmama ve yakınlara yaklaşmama) kolluk amiri de alabilir; evrak ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunulur ve yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbir kendiliğinden kalkar (m.5/2).

Adım 3: Delil ve belge şartı aranmaması

6284 sayılı Kanun m.8/3’e göre koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz; önleyici tedbir kararı da geciktirilmeksizin verilir ve Kanunun amacını tehlikeye sokacak şekilde geciktirilemez. Bu kural, koruma kararının ceza yargılamasındaki ispat ölçüsüne bağlı olmadığını gösterir. Bununla birlikte şiddet olayı ayrıca suç oluşturuyorsa ceza soruşturmasında delil durumu Cumhuriyet başsavcılığınca ayrıca değerlendirilir; bu nedenle sağlık kayıtları, mesajlar ve tanık bilgileri gibi mevcut kayıtların saklanması pratikte yararlıdır.

Adım 4: Kararın süresi, tebliği ve gizlilik

Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir; şiddet veya şiddet tehlikesinin devam edeceği anlaşılırsa, resen ya da korunan kişinin, Bakanlığın veya kolluğun talebiyle tedbirin süresi veya şekli değiştirilebilir, tedbir kaldırılabilir ya da aynen devam ettirilebilir (m.8/2). Karar korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir; talebin reddine ilişkin karar yalnız korunan kişiye tebliğ edilir (m.8/4). Tefhim ve tebliğde, tedbire aykırılık hâlinde zorlama hapsi uygulanacağı ihtarı yapılır (m.8/5). Kanun m.10/5’e göre kararın tefhim veya tebliğ edilmemesi uygulanmasına engel değildir.

Gerekirse talep üzerine veya resen korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri, adresleri ve korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgileri tüm resmî kayıtlarda gizli tutulur ve tebligat için ayrı adres belirlenir (m.8/6). Talep hâlinde kişisel eşya ve belgelerin kolluk marifetiyle teslimi sağlanır (m.8/7).

Adım 5: Karara itiraz

6284 sayılı Kanun m.9 uyarınca bu Kanuna göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer aile mahkemesine itiraz edebilir. Hâkimin verdiği tedbir kararına itirazda dosya, o yerde birden fazla aile mahkemesi varsa numara olarak izleyen daireye, tek daire varsa asliye hukuk mahkemesine gönderilir. İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. İtiraz yolu hem tedbir talebi reddedilen korunan kişi hem de hakkında tedbir verilen kişi bakımından açıktır.

Adım 6: Tedbire aykırılık ve zorlama hapsi

6284 sayılı Kanun m.13’e göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, kararın gereklerine aykırı hareket ederse, fiili ayrıca bir suç oluştursa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. Aykırılığın her tekrarında zorlama hapsinin süresi on beş günden otuz güne kadardır; ancak toplam süre altı ayı geçemez. Zorlama hapsi kararları Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir. Kanun m.12, tedbirlerin uygulanmasında hâkim kararıyla teknik araç ve yöntemlerin kullanılabileceğini, ancak bu yolla kişilerin ses ve görüntülerinin dinlenemeyeceğini, izlenemeyeceğini ve kayda alınamayacağını düzenler. Tedbire aykırılık fark edildiğinde durum kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.

Ceza boyutu: koruma kararından ayrı yürüyen yol

Koruma kararı bir ceza yaptırımı değildir. 6284 sayılı Kanun m.6, fiilin ayrıca suç oluşturması hâlinde soruşturma ve kovuşturma evresindeki koruma tedbirlerine ve infaza ilişkin kanun hükümlerinin saklı olduğunu belirtir. Şiddet olayı, somut olgulara göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen suçlardan birini oluşturabilir; hangi suçun oluştuğu ve cezanın ne olacağı ancak soruşturma ve yargılama sonunda belirlenir.

Örneğin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.86/1 kasten yaralama için bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörür; m.86/2’deki basit tıbbî müdahaleyle giderilebilecek hafif yaralama şikâyete bağlıdır ve suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre suçun üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz ve ceza yarı oranında artırılır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.96/1 eziyet suçunu iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla yaptırıma bağlar ve kadına karşı işlenmesinde alt sınırın iki yıl altı aydan az olamayacağını belirtir; m.96/2-b’ye göre fiilin eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Şikâyet veya suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına yapılır.

Destek hizmetleri, barınma ve sağlık giderleri

Kanun m.14 ve m.15 uyarınca Bakanlık, yedi gün yirmi dört saat esasıyla çalışan şiddet önleme ve izleme merkezlerini kurar; bu merkezler korunan kişiye verilen barınma, geçici maddi yardım, sağlık ve adlî yardım hizmetlerini koordine eder, kişiye hakları ve başvurabileceği kurumlar konusunda rehberlik eder ve hâkimin isteği üzerine sosyal araştırma raporu hazırlar. Barınma yeri sağlanmasına karar verilen kişiler Bakanlığa ait veya Bakanlığın gözetim ve denetimindeki yerlere yerleştirilir; bu yerler yetersiz kalırsa kamu kurumlarına ait sosyal tesis, yurt veya benzeri yerlerde geçici barınma sağlanabilir (m.10/6). Geçici maddi yardımın tutarı m.17’de, genel sağlık sigortası kapsamında olmayan korunan kişilerin sağlık giderleri m.19’da düzenlenmiştir.

Boşanma, velayet ve nafaka ile bağlantı

Kanun m.5/3’e göre hâkim, 6284 sayılı Kanundaki tedbirlerle birlikte 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunundaki koruyucu ve destekleyici tedbirler ile Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar verebilir. Şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyor veya buna katkıda bulunuyorsa ve daha önce nafakaya hükmedilmemişse hâkim, talep edilmese dahi mağdurun yaşam düzeyini gözeterek tedbir nafakasına hükmedebilir (m.5/4); bu nafaka kararı m.18 uyarınca resen icra müdürlüğüne gönderilir. Koruma kararı boşanma davasının yerine geçmez; boşanma, velayet ve mal rejimi meseleleri ayrı davada ele alınır. Aile hukukunun bu yönlerini genel olarak aile avukatı rehberimizde bulabilirsiniz. Süreçte geçen kavramlar için aile hukuku sözlüğüne, ilgili düzenlemelerin listesi için aile hukuku mevzuatı sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Koruma kararı almak için darp raporu şart mı?

Hayır. 6284 sayılı Kanun m.8/3’e göre koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı da geciktirilmeksizin verilir. Ceza soruşturması açılırsa orada delil durumu ayrıca değerlendirilir.

Koruma kararı için nereye başvurulur?

Kanun m.8/1’e göre tedbir, en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir; Cumhuriyet savcısı da başvuru yapabilir. Acil durumda ilk başvuru yeri kolluk ve Cumhuriyet başsavcılığıdır.

Koruma kararı ne kadar süre geçerlidir?

Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Şiddet veya şiddet tehlikesinin devam edeceği anlaşılırsa tedbirin süresi veya şekli değiştirilebilir ya da tedbir aynen devam ettirilebilir (m.8/2).

Koruma kararına uyulmazsa ne olur?

Kanun m.13’e göre tedbire aykırı davranan şiddet uygulayan, hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur; her tekrarda süre on beş günden otuz güne kadardır ve toplam süre altı ayı geçemez. Fiil ayrıca suç oluşturuyorsa ceza soruşturması da yürür.

Koruma kararına itiraz süresi nedir?

Kanun m.9’a göre itiraz, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine yapılır. İtiraz mercii bir hafta içinde karar verir ve bu karar kesindir.

Resmî kaynaklar

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayda izlenecek yol olgulara göre değişir. Görüşme talebi için yukarıdaki iletişim bağlantısı kullanılabilir.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com