30 Saniyede Özet
TMK m.166, Türkiye’deki en sık kullanılan boşanma sebebi olan “evlilik birliğinin sarsılması”nı düzenler ve dört fıkradan oluşur: (1) genel sarsılma hâli, (2) davalının itiraz hakkı ve hakkın kötüye kullanılması istisnası, (3) anlaşmalı boşanma karinesi (en az 1 yıl evlilik + ortak başvuru/kabul), (4) fiili ayrılık karinesi — reddedilen bir boşanma davasından sonra 1 yıl geçip ortak hayat kurulamamışsa evlilik birliği kendiliğinden sarsılmış sayılır. Bu son süre, 14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanun’la 3 yıldan 1 yıla indirilmiştir.
TMK m.166’nın Dört Fıkrası
Birinci fıkra: Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir — bu, Türkiye’deki en yaygın kullanılan genel boşanma sebebidir.
İkinci fıkra: Davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı vardır; ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı/çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa yine boşanmaya karar verilebilir.
Üçüncü fıkra: Evlilik en az 1 yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da birinin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır — bu, anlaşmalı boşanmanın yasal dayanağıdır. Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve mali sonuçlar/çocuklar konusundaki düzenlemeyi uygun bulması şarttır.
Dördüncü fıkra (14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanun’la eklenen/değiştirilen): Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılan bir dava reddedilir ve bu kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl geçmesine rağmen ortak hayat hiçbir sebeple yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği kendiliğinden temelden sarsılmış sayılır ve taraflardan birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Bu süre, 2024 değişikliğinden önce 3 yıl idi.
Güncel Yargıtay Kararı: “Fiili Ayrılık” Nasıl Değerlendirilir?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 15.12.2025 tarihli, E.2025/5122 K.2025/11194 sayılı kararında, davacı erkek dava dilekçesinde herhangi bir madde numarası göstermeden “şiddetli geçimsizlik” gerekçesiyle boşanma talep etmiş, daha önce açtığı ve feragatle reddedilen bir davadan bahsederek 6 yıldır ayrı yaşadıklarını belirtmiştir. Daire, önemli bir usul ilkesini hatırlatmıştır: 4721 sayılı Kanunda “şiddetli geçimsizlik” diye bir dava türü yoktur — taraflar olayları anlatır, hukuki nitelendirmeyi hâkim yapar (HMK m.33). Somut olayda anlatılan olgular (önceki reddedilmiş dava + 6 yıllık fiili ayrılık), TMK m.166/4’teki fiili ayrılık karinesine tam olarak uyduğundan, mahkemenin bu maddeyi gözeterek önceki dava dosyasını getirtip incelemesi gerekirken bunu yapmadan karar vermesi bozma sebebi sayılmıştır.
Boşanma davanız için ön değerlendirme isterseniz WhatsApp’tan yazabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
TMK 166 hangi boşanma sebebini düzenler?
Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını — Türkiye’de en sık kullanılan genel boşanma sebebi budur.
Fiili ayrılık sebebiyle boşanma için süre ne kadardır?
Reddedilen bir boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl (2024 öncesi 3 yıldı) — bu süre içinde ortak hayat kurulamamışsa evlilik birliği kendiliğinden sarsılmış sayılır.
Anlaşmalı boşanma için evliliğin kaç yıl sürmesi gerekir?
En az 1 yıl — TMK m.166/3 uyarınca bu şart sağlanırsa ve taraflar anlaşırsa hâkim, tarafları dinleyip düzenlemeyi uygun bulduktan sonra boşanmaya karar verebilir.
Dava dilekçesinde yanlış madde yazılırsa dava reddedilir mi?
Hayır — hukuki nitelendirme hâkime aittir (HMK m.33); önemli olan anlatılan olayların hangi maddeye uyduğudur, dilekçedeki madde numarası veya ifade biçimi değil.
Davalının itiraz hakkı her zaman kabul edilir mi?
Hayır — davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı vardır, ancak bu hak kötüye kullanılıyorsa ve evlilikte korunmaya değer bir yarar kalmamışsa itiraz reddedilip boşanmaya karar verilebilir.
