İnternet Hukuku Nedir? Tanımı ve Kapsamı
İnternet hukuku, en genel ifadeyle internet ve dijital teknolojilerle ilgili hukuki düzenlemelerin tümünü ifade eder. Bu alan, dijital dünyada ortaya çıkan hukuki sorunları inceleyen ve çözümler üreten geniş bir hukuk disiplinidir. Bilişim hukuku veya siber hukuk olarak da adlandırılan internet hukuku; internetin kullanılmasıyla ortaya çıkan her türlü hukuki meseleyle ilgilenir. Geleneksel hukuk dallarının (ceza hukuku, medeni hukuk, ticaret hukuku, fikri mülkiyet hukuku vb.) dijital ortama uyarlanmış halini içerir ve çok yönlü bir yapıya sahiptir. Kısaca, internet hukuku; çevrimiçi ortamda işlenen suçlardan elektronik ticarete, kişisel verilerin korunmasından dijital yayıncılığa kadar geniş bir yelpazedeki konuların hukuki boyutunu kapsar.
İnternet hukuku multidisipliner bir alan olduğu için tek bir kanunla düzenlenmez. Aksine, farklı kanunların dijital dünyaya uyarlanmasıyla şekillenir. Örneğin, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) bilişim sistemlerine yönelik suçlar tanımlanmış; ayrıca internet ortamındaki yayınları düzenleyen özel bir internet kanunu çıkarılmıştır. Bunun yanı sıra, kişisel verilerin korunması, elektronik ticaret, fikri mülkiyet ve elektronik imza gibi konular da ayrı yasal düzenlemelere tâbidir. Bu nedenle internet hukukunu anlamak için birçok farklı mevzuatı ve bunların birbirleriyle etkileşimini dikkate almak gerekir. Özellikle son yıllarda teknolojideki hızlı gelişimle birlikte internet hukukunun kapsamı sürekli genişlemekte ve yeni yasal ihtiyaçlar ortaya çıkmaktadır.
İnternet Hukuku Avukatı ve Görevleri
İnternet hukuku avukatı, dijital dünyada ortaya çıkan hukuki sorunlar konusunda uzmanlaşmış avukattır. Başka bir deyişle, bilişim hukuku avukatı olarak da anılan bu uzmanlar; internette işlenen suçlar, çevrimiçi sözleşmeler, kişisel verilerin korunması ve benzeri dijital konularda bilgi sahibidir. İnternet hukuku avukatları, bireylerin ve şirketlerin dijital ortamdaki hak ve yükümlülüklerini anlamalarına yardımcı olur ve uyuşmazlık durumlarında müvekkillerini temsil eder.
Hem ceza hukuku boyutunda (örneğin bir siber suç soruşturmasında) hem de özel hukuk boyutunda (örneğin bir e-ticaret sözleşmesi ihtilafında) danışmanlık ve temsil hizmeti sunarlar. Dijital teknolojilerin hayatın her alanına girmesiyle, internet hukuku avukatlarına duyulan ihtiyaç giderek artmaktadır.
İnternet hukuku avukatlarının başlıca görev ve sorumlulukları şunlardır:
- Hukuki Danışmanlık ve Uyum: İnternet hukuku avukatı, müvekkillerine bilişim teknolojileri ve internet kullanımıyla ilgili yasal riskler konusunda danışmanlık yapar. Şirketlerin siber güvenlik politikaları oluşturması, kişisel verilerin korunması (KVKK) uyum süreçlerinin yönetilmesi ve elektronik ticaret faaliyetlerinin yasalara uygun yürütülmesi konularında rehberlik eder. Örneğin, bir işletmeye 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında alması gereken teknik ve idari önlemler hususunda yol gösterir.
- Sözleşme Hazırlama ve İnceleme: Dijital ürün ve hizmetlerle ilgili sözleşmelerin hazırlanması ve denetlenmesi, internet hukuku avukatlarının önemli çalışma alanlarındandır. Yazılım lisans anlaşmaları, mobil uygulama kullanım şartları, hizmet seviyesi sözleşmeleri, gizlilik sözleşmeleri (NDA) ve e-ticaret site sözleşmeleri gibi belgeleri müvekkilleri adına hazırlar veya mevcut sözleşmeleri müvekkilinin haklarını koruyacak şekilde inceler. Bu süreçte fikri mülkiyet hakları, veri güvenliği, sorumluluk ve mücbir sebep gibi maddelerin hukukî açıdan doğru kurgulanmasını sağlar.
- Dava ve Uyuşmazlık Çözümü: Dijital ortamdaki anlaşmazlıklar mahkemeye taşındığında, internet hukuku avukatları müvekkillerini hem ceza hem hukuk davalarında temsil eder. Bilişim suçları söz konusuysa (örneğin hacking, çevrimiçi dolandırıcılık, illegal içerik yayma gibi durumlar) mağdur olan müvekkil adına savcılığa suç duyurusunda bulunur, soruşturma aşamasında dijital delillerin toplanmasına yardımcı olur ve fail(ler)in tespitine yönelik adımları takip eder. Gerekirse bilişim uzmanlarıyla birlikte çalışarak IP adresi tespiti, log kayıtlarının incelenmesi gibi teknik konuları adli mercilere sunar. Öte yandan, müvekkil bir suçla itham ediliyorsa, teknik inceleme talep ederek veya kayıtları analiz ederek müvekkilin masumiyetini ortaya koymaya çalışır. Hukuk mahkemelerinde ise çevrimiçi itibarın zedelenmesi, internet yoluyla yapılan hakaret veya kişilik hakkı ihlâli, çevrimiçi sözleşme ihlalleri gibi konularda dava açar veya açılan davalara karşı savunma yapar. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini (ör. arabuluculuk, uzlaşma) de değerlendirerek müvekkil için en uygun çözüm yolunu bulmaya çalışır.
- Eğitim ve Farkındalık Artırma: İnternet hukuku avukatları, müvekkillerinin ve onların çalışanlarının bilinçlenmesi için eğitimler de verebilir. Özellikle kurumsal müşterilerde, çalışanların kişisel verilerin korunması, bilgi güvenliği ve internetin bilinçli kullanımı konularında eğitilmesi ileride doğabilecek hukuki sorunların önlenmesine yardımcı olur. Bir internet hukuku avukatı, karmaşık hukukî terimleri teknik olmayan kişilere anlaşılır bir dille aktararak şirket içi uyumu kolaylaştırır. Bu sayede hem teknik personelin hem de yöneticilerin yasal yükümlülüklere uymasını sağlar.
Yukarıdaki görevler, hem bireyler hem de kurumlar için büyük önem taşır. Örneğin, bireyler maruz kaldıkları bir siber suç (örn. sosyal medya hesabının çalınması veya çevrim içi dolandırıcılık) karşısında haklarını aramak için internet hukuku avukatına ihtiyaç duyabilirler. Aynı şekilde şirketler de KVKK kapsamında uyum süreçlerinin yönetimi, çalışanların dijital dünyadaki davranış kurallarının belirlenmesi, siber saldırılara karşı önleyici tedbirlerin alınması ve gerektiğinde hukuki destek sağlanması konularında uzman avukatların desteğine başvururlar.
İnternet Hukukunun Temel Mevzuatı ve Düzenlemeler
Türkiye’de internet hukuku alanını düzenleyen birden çok yasa ve yönetmelik bulunmaktadır. Tek bir “İnternet Kanunu” bulunmamakla birlikte, çeşitli kanunların ilgili maddeleri dijital dünya ile ilişkilidir ve birlikte internet hukukunun genel çerçevesini oluştururbilalalyar.av.tr. Bu düzenlemelerin önemli bir bölümü, Avrupa Birliği mevzuatına uyum gözetilerek hazırlanmıştır. Örneğin, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hazırlanırken Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’ndeki (GDPR) ilkeler dikkate alınmıştır; yine 6563 sayılı Elektronik Ticaret Kanunu, AB’nin e-ticaret yönergeleriyle paraleldir. Aşağıda Türkiye’de internet hukukuyla ilgili başlıca yasal düzenlemeler ve konular özetlenmiştir:
Bilişim Suçları ve Türk Ceza Kanunu
Türk Ceza Kanunu (TCK) bilişim alanında işlenen suçları özel hükümlerle düzenlemiştir. TCK’nın 243 ila 246. maddeleri arasında, bilişim sistemlerine girme suçu, sistemi bozma, engelleme veya verileri yok etme suçu, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu gibi fiiller tanımlanmış ve yaptırımları belirlenmiştir. Örneğin, TCK md.243 uyarınca bir bilişim sistemine izinsiz giren veya orada kalmaya devam eden kişi bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir; eğer bu fiil verilerin yok olmasına veya değişmesine sebep olmuşsa ceza altı aydan iki yıla kadar hapis olacaktır.
Benzer şekilde TCK md.244, bir bilişim sistemini çalışamaz hale getirme, verileri bozma veya sisteme zarar verme gibi eylemleri suç saymıştır. Bu hükümler, Türkiye’nin taraf olduğu Budapeşte Siber Suç Sözleşmesi’ndeki yükümlülüklerle uyum içindedir. Bilişim suçları kapsamında tipik örnekler; başkasının e-posta veya sosyal medya hesaplarını hacklemek, zararlı yazılımlar (virüs, trojan vb.) yaymak, çevrimiçi dolandırıcılık yapmak, yasa dışı bahis siteleri işletmek ve benzeri eylemleri içerir. Bu suçları işleyenler hakkında TCK’da öngörülen hapis ve adlî para cezaları uygulanmaktadır.
İnternet Ortamında Yayınlar ve 5651 Sayılı Kanun
İnternet üzerindeki yayınları düzenlemek ve belirli suçlarla mücadele etmek amacıyla özel bir kanun olan 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Kanunu yürürlüğe girmiştir. 5651 sayılı Kanun, internet içeriklerinin denetlenmesi, suç içerikli yayınların engellenmesi ve internet aktörlerinin sorumlulukları konusunda çerçeve çizen temel düzenlemedir. Bu Kanun kapsamında internet aktörleri olarak adlandırılan çeşitli hizmet sağlayıcılar tanımlanmıştır:
- İçerik Sağlayıcı: İnternet ortamında kullanıcıların erişimine sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan kişiler (örneğin bir haber sitesinin editörü ya da sosyal medyada gönderi paylaşan kullanıcı).
- Yer Sağlayıcı: Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten kişi veya kuruluşlar (örneğin web hosting şirketleri).
- Erişim Sağlayıcı: Kullanıcıların internet ortamına erişimini sağlayan işletmeciler (örneğin internet servis sağlayıcıları – ISS’ler).
- Toplu Kullanım Sağlayıcı: Kendi özel ağları üzerinden kullanıcılarına internet erişimi imkânı sunan kuruluşlar (örneğin internet kafeler veya halka açık Wi-Fi hizmeti sunan işletmeler).
5651 sayılı Kanun, belirli suç içeriklerinin internette yayınlanması halinde erişimin engellenmesi tedbirini düzenlemektedir. Kanunun 8. maddesinde sayılan ve “katalog suçlar” olarak anılan bazı ağır suç tipleri, internette tespit edildiğinde yetkili makamlar tarafından doğrudan erişim engeli kararı verilebilir. Bu katalog suçlar şunlardır: intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlığa zararlı madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer veya imkan sağlama ve Atatürk’e hakaret içeren suçlarsecililaydasonmez.av.tr.
Bu sayılan fiiller kapsamında örneğin çocuk istismarı barındıran bir görüntü veya uyuşturucu kullanımını özendiren bir içerik tespit edilirse, BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) doğrudan ilgili yayına veya siteye erişimi engelleyebilir. İlgili içerik veya site, mahkeme kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde idari kararla engellenir; ardından karar 24 saat içinde hakim onayına sunulur.
Katalog suçlar dışında da, internet üzerindeki bazı hukuka aykırı içerikler için bireylerin hukuki başvuru imkanı bulunmaktadır. Kişilik haklarının ihlali söz konusu ise (örneğin bir haber sitesinde yalan haberle itibar zedelenmesi), 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişiler doğrudan Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurarak ilgili içeriğin erişime engellenmesini talep edebilir. Mahkeme, talebi haklı bulursa içerik sağlayıcıya ve yer sağlayıcıya erişim engelleme kararı iletir; bu karar erişim sağlayıcılar üzerinden uygulanır. Ayrıca içerik kaldırma talepleri, önce içeriği yayınlayan kişiye veya siteye iletilebilir (uyar-kaldır yöntemi); içerik sağlayıcı veya yer sağlayıcı, başvurudan itibaren 24 saat içinde talebe cevap vermekle yükümlüdür.
Benzer şekilde özel hayatın gizliliğinin ihlali durumunda, 5651 sayılı Kanun’a 2014 yılında eklenen 9/A maddesi uygulanır. 9/A maddesine göre özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini düşünen kişiler, doğrudan BTK’ya başvurarak ilgili içeriklere küçük ölçekte (URL bazlı) erişim engeli getirilmesini talep edebilirler. BTK, talep ciddi ve yeterli gördüğünde 24 saat içinde –çok acil durumlarda 4 saat içinde– geçici olarak içeriği erişime kapatır ve kararı hakim onayına sunaranayasa.gov.tr.
Anayasa Mahkemesi, bu tür erişim engelleme mekanizmalarının sadece istisnai hallerde, gerçekten zorunlu olduğunda işletilmesi gerektiğini vurgulamıştıranayasa.gov.tr. Nitekim Wikipedia internet sitesinin Türkiye’de 2017-2019 yılları arasında bütünüyle erişime engellenmesi kararı, Anayasa Mahkemesi tarafından ifade özgürlüğünün ihlâli olarak değerlendirilmiş ve iptal edilmiştiranayasa.gov.tr.
5651 sayılı Kanun’da 2020 ve 2022 yıllarında önemli değişiklikler yapılmıştır. Özellikle 2020’de çıkarılan 7253 sayılı Kanun ile, günlük erişimi belirli bir sayının üzerinde olan büyük sosyal medya platformlarına (Facebook, Twitter, YouTube gibi) Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğu getirilmiştir.
Bu düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcıları, hukuka aykırı içerik şikayetlerine belirli süre içinde cevap vermek ve içerik çıkarma/erişim engelleme kararlarını uygulamakla yükümlü kılınmış; yükümlülüklere uymayan platformlara kademeli olarak para cezası ve bant daraltma (erişimin yavaşlatılması) yaptırımları öngörülmüştür. 2022 yılında ise Basın Kanunu’nda ve TCK’da yapılan bir değişiklikle (7418 sayılı Kanun), halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu ihdas edilmiş ve internet üzerinden yaygın şekilde yalan haber yayanlara hapis cezası getirilebilmiştir. Bu değişiklik, kamuoyunda “dezenformasyonla mücadele” düzenlemesi olarak anılmakta ve yürürlükte olan yeni bir internet hukuku konusudur.
Kişisel Verilerin Korunması (KVKK)
Dijital çağın en önemli hukuki konularından biri de kişisel verilerin korunmasıdır. Günümüzde şirketler, e-ticaret siteleri ve diğer web hizmetleri kullanıcılarına ait pek çok veriyi toplamaktadır. Bu verilerin hukuka uygun işlenmesi ve bireylerin mahremiyetinin korunması amacıyla 2016 yılında 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) yürürlüğe girmiştir. KVKK, kişisel verilerin ilgili kişinin rızası olmaksızın işlenmesini yasaklamakta; veri sorumlularına açık rıza alma, veri güvenliğini sağlama, gereksiz verileri imha etme gibi çeşitli yükümlülükler getirmektedir. Kanun kapsamında Kişisel Verileri Koruma Kurumu adında bağımsız bir denetleyici otorite kurulmuş ve bu Kurum, KVKK ihlallerini soruşturmak ve idari yaptırım uygulamakla görevlendirilmiştir.
KVKK’ya uyum, yalnızca yasal bir zorunluluk değil şirketlerin itibarı açısından da kritik bir gerekliliktir. Kanun, ihlal eden kurum ve şirketlere ciddi idari para cezaları öngörmektedir (ihlalin niteliğine göre yüz binlerce liradan milyonlarca liraya varan cezalar söz konusu olabilmektedir). Nitekim KVKK hükümlerine aykırı davranan şirketlere Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından yüksek tutarlı para cezaları verildiğine dair kararlar bulunmaktadır.
Örneğin, veri güvenliği tedbirlerini almayan bir şirkete veya müşterilerinin açık rızası olmadan pazarlama mesajları gönderen bir işletmeye Kurul tarafından para cezası uygulanabilmektedir. KVKK, Avrupa Birliği’nin GDPR düzenlemesiyle büyük ölçüde uyumlu olduğu için, Türkiye’de faaliyet gösteren uluslararası şirketler de benzer şekilde her iki düzenlemeye birlikte uyum sağlamaya çalışmaktadır.
Veri sorumluları sicili (VERBİS), aydınlatma ve rıza prosedürleri, veri ihlali durumunda bildirim yükümlülüğü gibi kavramlar KVKK ile hayatımıza giren önemli yeniliklerdendir. İnternet hukuku avukatları, KVKK konusunda şirketlere eğitim verilmesi, veri envanteri hazırlanması, sözleşmelerin KVKK’ya uygun hale getirilmesi ve olası ihlal durumlarında Kurum’a yapılacak bildirimler gibi hususlarda danışmanlık yapar. Böylece hem bireylerin kişisel verileri korunur hem de şirketler ağır cezalara maruz kalmaktan kurtulur.
Elektronik Ticaret Hukuku
İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte elektronik ticaret (e-ticaret), ekonomik hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. İnternet üzerinden mal veya hizmet satışı yapan işletmeler, geleneksel ticaret mevzuatının yanı sıra kendine özgü bazı hukuki yükümlülüklere de tabidir. Türkiye’de 2015 yılında yürürlüğe giren 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, e-ticaret faaliyetlerinin usul ve esaslarını belirlemektedirbilalalyar.av.tr. Bu Kanun kapsamında, elektronik ortamda kurulan sözleşmeler, mesafeli satışlar ve dijital ortamda tüketicinin korunması gibi konular düzenlenmiştir.
Örneğin bir e-ticaret sitesinin, tüketiciyi sözleşme kurulmadan önce bilgilendirme yükümlülüğü, alıcının 14 gün içinde cayma hakkı olduğu, ticari elektronik iletilerin (tanıtım SMS/e-posta göndermenin) ancak alıcının onayıyla yapılabileceği gibi kurallar kanunla getirilmiştir. Elektronik Ticaret Kanunu’na aykırı hareket eden işletmelere Ticaret Bakanlığı tarafından idari para cezaları uygulanabilmektedir.
E-ticaretin güvenilir şekilde gelişmesini sağlamak için ayrıca ikincil düzenlemeler (yönetmelikler) çıkarılmıştır: Örneğin Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İleti Yönetmeliği, reklam amaçlı elektronik iletilerin usulünü belirlerken; Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği ise çevrim içi satışlarda satıcı ve alıcının haklarını ayrıntılı olarak düzenlemektedir. İnternet hukuku avukatları, e-ticaret alanında faaliyet gösteren şirketlere söz konusu mevzuata uyum konusunda destek verir; web sitelerinin kullanıcı sözleşmelerini hazırlar, gizlilik politikalarını hukuka uygun hale getirir ve gerektiğinde tüketici uyuşmazlıklarında müvekkillerini temsil eder.
Diğer İlgili Düzenlemeler
İnternet ve teknolojiye ilişkin diğer bazı özel düzenlemeler de internet hukuku kapsamına dahildir. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu, elektronik imzaların ve dijital sertifikaların hukuki geçerliliğini düzenleyerek, elektronik ortamda yapılan işlemlerin güvenilirliğini sağlamaktadır. Bu kanun sayesinde, güvenli elektronik imza ile imzalanan bir sözleşme veya resmi başvuru, ıslak imza ile aynı hukukî sonucu doğurur. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ise dijital ortamdaki telif haklarını korur; internet üzerinden yapılan eser paylaşımları, izinsiz müzik/film indirme veya dijital korsanlık gibi durumlar FSEK kapsamında değerlendirilmektedir.
Özellikle son yıllarda, dijital müzik ve video platformlarıyla birlikte dijital telif hakkı ihlalleri artmış; hak sahipleri FSEK’e dayanarak içerik kaldırma taleplerinde bulunmaya başlamıştır. YouTube gibi platformlar, hak ihlali iddialarını değerlendirmek için telif bildirim sistemleri kurmuş olsa da, ciddi ihlaller yargı süreçlerine taşınabilmektedir. İnternet hukuku alanında çalışan avukatlar, dijital telif hakkı ihlallerinde ihtarname gönderme, içerik kaldırma ve gerekli görülürse tazminat davası açma konularında da müvekkillerini temsil ederler.
Uluslararası boyutta da internet hukukunu ilgilendiren önemli belgeler ve kurumlar vardır. Türkiye, Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi’ne (Budapeşte Sözleşmesi) taraf olup uluslararası iş birliği içinde siber suçlarla mücadele etmektedir. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), internet ile ilgili ifade özgürlüğü davalarında önemli ilkeler belirlemiştir.
Örneğin AİHM, Ahmet Yıldırım/Türkiye davasında, bir blog sitesi yüzünden tüm Google Siteleri platformunun engellenmesini orantısız bularak ifade özgürlüğünün ihlali saymıştır. Benzer şekilde Cengiz ve diğerleri/Türkiye davasında, YouTube platformuna genel erişim engelinin demokratik toplum düzenine aykırı olduğunu vurgulamıştır. Bu kararlar, internet erişiminin toptan engellenmesi yerine, sakıncalı içeriklere hedefli müdahale edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Günümüzde dijital çağda hak ve özgürlüklerin dengelenmesi internet hukukunun en kritik meselelerindendir.
İnternet Ortamında İfade Özgürlüğü ve Hukuki Dengeler
İnternet, bilgiye erişim ve ifade özgürlüğü açısından devrim niteliğinde imkanlar sunmuştur. Ancak aynı zamanda, internet içeriklerinin denetlenmesi ve zararlı içeriklerin engellenmesi ihtiyacı, hukuki açıdan hassas bir denge gerektirmektedir. Bir yandan ifade özgürlüğü (Anayasa m.26 ve AİHS m.10 ile korunan temel bir hak) kapsamında bireylerin çevrimiçi ortamdaki görüş ve bilgilere erişimi güvence altına alınmalıdır. Öte yandan, internet üzerinden işlenen suçlar veya hak ihlalleri karşısında toplumun ve bireylerin korunması da devletin yükümlülüğüdür. Bu dengeyi sağlamak internet hukukunun belki de en zor alanıdır.
Türkiye’de ifade özgürlüğü ve internet ilişkisi, özellikle sosyal medya ve web sitelerine getirilen erişim engelleri üzerinden sıkça tartışılmaktadır. Yasalara göre hukuka aykırı içerikler belirli prosedürlerle engellenebilse de, uygulamada zaman zaman tüm platformların topyekûn kapatıldığı durumlar yaşanmıştır. Örneğin, 2014 yılında YouTube ve Twitter gibi sosyal medya platformlarına getirilen geçici yasaklar büyük yankı uyandırmıştır.
Bu yasaklara karşı yapılan bireysel başvurular sonucunda Anayasa Mahkemesi, erişim engelinin ölçüsüz olduğuna ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetmiştiranayasa.gov.tr. Benzer şekilde Wikipedia’nın ülke çapında iki yılı aşkın süreyle engellenmesi kararı da Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve site 2020 başında tekrar erişime açılmıştır. Yüksek Mahkeme, Wikipedia kararında 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi uyarınca verilen site kapatma tedbirinin ancak istisnai durumlarda ve somut gerekçelerle uygulanabileceğini, aksi takdirde demokratik toplum düzenine aykırı olacağını belirtmiştiranayasa.gov.tr.
İfade özgürlüğü ile kişilik haklarının korunması arasındaki çizgi de internet hukuku bakımından önemlidir. Özellikle sosyal medyada yapılan paylaşımlar, hakaret veya iftira gibi suçlamalara konu olabilmektedir. Yargıtay içtihatlarında, sosyal medya paylaşımlarının aleniyet taşıdığı (kamuya açık platformlarda yapıldığında) ve bu nedenle hakaret gibi suçlarda cezanın ağırlaştırılabileceği belirtilmiştir.
Diğer yandan, eleştiri sınırları içinde kalan veya kamuyu ilgilendiren konulardaki ifadelerin, sert bile olsa, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. İnternet hukukunda uzman avukatlar, müvekkillerinin ifade özgürlüğü ile itibar korunması arasındaki dengeyi gözeterek hareket etmelerine yardımcı olur. Örneğin, bir şirket hakkında internette çıkan olumsuz bir içerikte sınır aşılıyorsa içeriğin kaldırılması veya tekzip yollarına başvurulurken; sırf eleştirel diye bir içeriğin hukuka aykırı sayılmaması gerektiği yönünde de hukuki görüş sunulabilir.
Sonuç olarak internet, modern dünyada fikirlerin serbestçe paylaşıldığı bir alan olmakla birlikte, hukukun da bu alanda düzenleyici ve koruyucu bir rolü vardır. Gerek ulusal mahkemeler gerekse AİHM kararları, internetin sansürsüz ve özgür bir iletişim ortamı olması gerektiğini; bununla birlikte suç niteliği taşıyan veya başkalarının haklarını ihlal eden içeriklere karşı meşru sınırlamaların getirilebileceğini ortaya koymaktadır. Önemli olan, getirilen sınırlamaların kanunla öngörülmüş, meşru bir amacı bulunan ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı tedbirler olmasıdır. Bu ilkeler, internet hukuku uygulamalarının temel dayanağını oluşturur.
İstanbul’da İnternet Hukuku Avukatı
Türkiye’nin en büyük metropolü olan İstanbul, bilişim sektörü ve teknoloji girişimleri açısından ülkenin merkezidir. Birçok internet şirketinin, start-up firmasının ve uluslararası teknoloji devinin İstanbul’da faaliyet göstermesi, Marmara Bölgesi’nde internet hukuku alanında uzman avukatlara duyulan ihtiyacı artırmaktadırbilalalyar.av.tr. Özellikle İstanbul, finans ve ticaret merkezi olması nedeniyle siber suçların ve dijital ihtilafların da daha sık gündeme geldiği bir şehirdir. Bu bağlamda, İstanbul’da faaliyet gösteren internet hukuku avukatları; siber güvenlik vakalarından e-ticaret sözleşmelerine, sosyal medya ihtilaflarından kişisel verilerin korunması projelerine kadar çok çeşitli konularda danışmanlık yapmaktadır.
Bilgi teknolojileri hukuku alanında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Avukat Bilal Alyar, İstanbul merkezli bir internet hukuku avukatı olarak bireylere ve işletmelere kapsamlı hukuk hizmeti sunmaktadır. Özellikle bilişim suçları, dijital mecralarda kişilik haklarının korunması, uluslararası internet hukuku gelişmeleri ve KVKK uyumluluk projeleri konularında uzmanlaşmış olan Av. Bilal Alyar, müvekkillerine hem danışmanlık hem de dava süreçlerinde temsil desteği vermektedir.
İstanbul’da internet hukuku alanında uzman bir avukatla çalışmak, dijital dünyada karşılaşılan sorunların hızlı ve etkin bir şekilde çözüme kavuşturulması açısından büyük bir avantaj sağlar. Bilal Alyar gibi bu alanda uzman bir bilişim hukuku avukatı, teknoloji şirketlerinin ve internet kullanıcılarının haklarını korurken, yükümlülüklerini de yerine getirmelerine yardımcı olmaktadır.
Sonuç
İnternet hukuku, günümüzün dijitalleşen dünyasında her geçen gün önemini artıran bir hukuk dalıdır. Bireylerin ve kurumların çevrimiçi faaliyetleri arttıkça, bu faaliyetlerden kaynaklanan hukuki ihtiyaçlar ve riskler de çeşitlenmektedir. İnternet hukuku avukatları, teknoloji ile hukukun kesişim noktasında çalışarak hem kullanıcıların hak ve özgürlüklerini savunmakta hem de dijital dünyadaki düzenin sağlanmasına katkıda bulunmaktadır.
İnternet ortamında karşılaşılan hukuki sorunlar, klasik hukuk bilgisinin yanı sıra teknik bilgi ve güncel mevzuat takibi de gerektirdiğinden, bu alanda uzmanlaşmış profesyonel destek almak çoğu zaman zorunlu hale gelmiştir. Sonuç olarak, ister bir sosyal medya tartışmasından doğan hak ihlali iddiası olsun, ister bir şirketin siber saldırıya uğraması veya veri sızıntısı yaşaması olsun, internet hukuku alanında uzman bir avukatın rehberliği sorunun en doğru şekilde çözülmesini ve müvekkillerin haklarının korunmasını sağlar.
Önemli Noktalar (Özet):
- İnternet hukuku, dijital dünyadaki tüm hukuki düzenlemeleri kapsayan, bilişim ve iletişim teknolojilerinden doğan uyuşmazlıklara odaklanan geniş bir hukuk alanıdır.
- Bilişim hukuku avukatı (internet hukuku avukatı), internette işlenen suçlar, KVKK kapsamındaki veri ihlalleri, e-ticaret uyuşmazlıkları gibi konularda uzmanlaşmış hukukçudur ve dijital ortamda karşılaşılan her türlü hukuki soruna çözüm üretir.
- Temel internet mevzuatı Türkiye’de dağınık yapıdadır: TCK’da bilişim suçlarına dair hükümler, 5651 sayılı Kanun’da internet yayınlarının düzenlenmesi, 6698 sayılı KVKK’da veri koruması, 6563 sayılı Kanun’da elektronik ticaret gibi çeşitli kanunlar internet hukukunun altyapısını oluştururbilalalyar.av.tr.
- Erişim engelleme ve içerik kaldırma, hukuka aykırı internet içerikleri için uygulanan başlıca tedbirlerdir. Bu tedbirler katalog suçlar bakımından idari olarak (BTK tarafından) da uygulanabilirken, kişilik hakları ihlali gibi durumlarda mahkeme kararı gerekir; AYM kararları, bu tedbirlerin ölçülü ve istisnai olması gerektiğini vurgulamıştıranayasa.gov.tranayasa.gov.tr.
- Dijital haklar ve özgürlükler, internet hukukunun kalbinde yer alır. İfade özgürlüğü ile kişisel hakların korunması arasındaki denge, ulusal ve uluslararası mahkeme kararlarıyla çizilmektedir. İnternet hukuku, kullanıcıların özgürce bilgi alışverişi yapmasını sağlarken, aynı zamanda çevrimiçi dünyadaki hukuka aykırı eylemleri engelleyecek mekanizmaları da barındırır.
- İstanbul’da internet hukuku avukatı olarak görev yapan uzmanlar, Marmara Bölgesi’nde artan dijitalleşmeyle birlikte şirketlere ve bireylere danışmanlık yapmaktadır. Avukat Bilal Alyar gibi deneyimli bilişim hukuku avukatları, İstanbul merkezli teknoloji şirketlerine hukuki destek vererek siber risklerin yönetilmesi ve dijital projelerin yasal zeminde ilerlemesine katkı sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İnternette zararlı veya yasadışı bir içerikle karşılaştım. Ne yapmalıyım?
Öncelikle karşılaştığınız içeriğin türünü değerlendirin. Çocuk istismarı, yasa dışı bahis, uyuşturucu maddeye özendirme, müstehcenlik gibi açıkça suç oluşturan katalog suçlardan birine giriyorsa, vakit kaybetmeden resmi mercilere ihbarda bulunmalısınız. Türkiye’de BTK bünyesinde faaliyet gösteren İhbar Web (ihbarweb.org.tr) üzerinden çevrimiçi olarak suç teşkil eden içerikleri ilgili makamlara bildirebilirsiniz. İhbarınız ardından yetkililer içeriğin erişime engellenmesi ve sorumlular hakkında işlem yapılması adımlarını atacaktır. Eğer içerik katalog suç kapsamında değil fakat sizi rahatsız eden veya hukuka aykırı olduğunu düşündüğünüz bir şeyse (örneğin hakaret veya iftira niteliğinde), doğrudan delilleriyle birlikte Savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz.
Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Siber Suçlarla Mücadele Dairesi de çevrimiçi ihbarları değerlendirmektedir. Unutmayın, internet ortamında suç teşkil eden içeriklerle karşılaştığınızda bunu görmezden gelmek yerine yasal yollarla mücadele etmek hem kendi hakkınızı korumak hem de toplumu korumak adına önemlidir.
Bir sitenin erişime engelli (yasaklı) olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?
Türkiye’de bir web sitesine erişim sağlanamıyorsa, bunun teknik bir aksaklıktan mı yoksa bir erişim engelleme kararından mı kaynaklandığını öğrenmek için BTK’nın resmi sorgulama hizmetini kullanabilirsiniz. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun internet sitesinde bulunan “Site Sorgula” aracı, alan adını yazarak ilgili site hakkında bir mahkeme veya idari engelleme kararı olup olmadığını gösterirsecililaydasonmez.av.tr.
BTK’nın internet.btk.gov.tr adresindeki sorgulama ekranına erişim problemi yaşadığınız siteyi girdikten sonra, eğer site hakkında bir engelleme kararı varsa buna dair bilgiler (hangi mahkeme kararıyla, hangi tarihte engellendiği gibi) görüntülenecektir. Böylece bir sitenin ülke çapında engelli olup olmadığını resmi kaynaktan teyit edebilirsiniz. Eğer sitede engel yok ancak siz erişemiyorsanız, sorun kullandığınız ağ veya cihaz kaynaklı teknik bir problem olabilir.
İnternette kişilik haklarım ihlal edildi (hakaret, iftira veya karalama içeren içerik yayınlandı). Ne yapmalıyım?
İnternet ortamında şahsınıza yönelik hakaret, iftira, asılsız haber gibi içeriklerin yayınlanması hem ceza hukuku hem de özel hukuk bakımından yaptırıma tabidir. Böyle bir durumla karşılaştığınızda öncelikle içeriğin kaldırılmasını talep etmek önemlidir. İhlal eden içerik bir haber sitesinde veya blogda ise ilgili siteye (içerik sağlayıcıya) dostane bir şekilde başvurarak, içeriğin yayından çıkarılmasını talep edebilirsiniz. 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre içerik veya yer sağlayıcıya yapılacak başvurulara 24 saat içinde cevap verilmesi gerekirsecililaydasonmez.av.tr. İçerik sağlayıcı, bariz bir hak ihlali varsa genellikle tekzip yayınlayabilir veya içeriği kaldırabilir.
Eğer içerik sağlayıcı talebinize olumlu yanıt vermez ya da muhatap alınabilecek bir kişi bulunamazsa, Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurarak içeriğin erişime engellenmesini talep edebilirsinizsecililaydasonmez.av.tr. Mahkemeye başvururken, hangi içerikle hangi sebeple kişilik haklarınızın ihlal edildiğini belirtmeniz ve mümkünse kanıt sunmanız gerekir (örneğin ilgili sayfanın çıktısı, linki vb.). Hakim uygun gördüğü takdirde içeriğe erişimin engellenmesine karar verecektir. Mahkeme kararıyla genellikle söz konusu URL’e (örneğin belli bir habere veya sosyal medya gönderisine) erişim Türkiye’de engellenir.
Bu süreç oldukça hızlı işlemektedir ve genellikle birkaç gün içinde karar verilir. Erişim engeli sağlandıktan sonra dilerseniz ayrıca manevi tazminat davası da açabilirsiniz; zira hakaret veya iftira gibi fiiller hem suç teşkil eder hem de hukuka aykırı fiil olarak tazminat sorumluluğu doğurur. Ceza boyutunda ise, bu tür içerikleri yayınlayan kişiler hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunarak hakaret veya iftira suçundan kovuşturma yapılmasını isteyebilirsiniz. Özetle, internette kişilik haklarınızı ihlal eden bir durumla karşılaşırsanız, önce içeriğin kaldırılması için girişimde bulunmalı, sonuç alamazsanız yargı mercilerine başvurarak hem erişim engeli hem de cezai/tazminat yaptırımı yollarına müracaat etmelisiniz.
İnternette özel hayatımın gizliliği ihlal edildi. Ne yapmalıyım?
Özel hayatın gizliliği ihlali, internet ortamında sıkça karşılaşılan ciddi bir durumdur. Kişinin rızası olmadan özel hayatına dair fotoğraf, video veya bilgilerinin yayımlanması, adres/telefon gibi kişisel verilerinin izinsiz paylaşılması bu kapsamdadır. Böyle bir ihlal söz konusu olduğunda 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi size hızlı bir koruma imkanı tanır. Özel hayatın gizliliğinin ihlali hâlinde, doğrudan BTK’ya başvurarak içeriğin erişime engellenmesini talep etme hakkınız vardırsecililaydasonmez.av.tr.
Bu başvuru, ihlali öğrendiğiniz andan itibaren en kısa sürede yapılmalıdır ve BTK 24 saat içinde bir karar verebilmektedir (çoğunlukla birkaç saat içinde tedbir uygulanır). BTK, talebinizi haklı bulursa ilgili URL’e Türkiye’den erişimi derhal engeller ve durumu bir hakim onayına sunar. Bu sayede yargı kararını beklerken ortaya çıkabilecek telafisi zor zararlar önlenmiş olur.
BTK tedbirine ek olarak, siz de eş zamanlı olarak Sulh Ceza Hakimliği’ne başvuru yapabilirsiniz. Genellikle BTK aracılığıyla hızlı engelleme sağlandığı için mahkeme süreci arkadan gelir ve hakim, içeriğin hukuka aykırılığını değerlendirerek erişim engelinin devamı konusunda karar verir.
Ayrıca, özel hayatınızın gizliliğini ihlal eden kişi veya site hakkında cezai yollara da başvurabilirsiniz. Türk Ceza Kanunu’nda özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134) ve kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması (TCK m.136) gibi suçlar düzenlenmiştir. Savcılığa yapacağınız şikayet sonucunda, sorumlular tespit edilip yargılanabilir ve hapis cezasına varan yaptırımlarla karşılaşabilirler. Özetle, özel hayat ihlali durumunda önce BTK aracılığıyla içeriği acilen engellettirin, ardından hem mahkemeden kalıcı engelleme kararı alın hem de gerekiyorsa ceza davası yoluyla hesap sorulmasını sağlayın.
Siber suç nedir? Hangi eylemler “siber suç” sayılır?
Siber suç, bilgisayar, akıllı telefon, internet gibi bilişim sistemleri kullanılarak işlenen her türlü suç eylemini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Günümüzde klasik suçların birçoğu dijital ortama taşınmış veya tamamen yeni suç tipleri türemiştir. Hacking (izinsiz sistem girişi), bilgisayar sabotajı (sistem bozma, veri silme), zararlı yazılım yayma (virüs, fidye yazılımı gönderme), çevrimiçi dolandırıcılık (örneğin oltalama – phishing – yöntemleriyle insanları kandırma), kimlik veya kredi kartı bilgilerini çalma gibi fiiller tipik siber suç örnekleridir. Bunların yanı sıra siber taciz veya siber zorbalık (örneğin bir kişiye internet üzerinden sürekli rahatsız edici mesajlar gönderilmesi), yasadışı içerik yayma (terör propagandası, çocuk istismarı görüntülerinin paylaşımı gibi) da siber suç kapsamına girer.
Türk Ceza Kanunu’nda siber suçlar için özel hükümler bulunmaktadır ve bu tür eylemler suçun niteliğine göre ciddi cezalarla müeyyidelendirilir. Örneğin bilişim sistemine izinsiz girmek suçundan bahsetmiştik; keza bir DDoS saldırısı (başka bir deyişle bir internet sitesini veya sistemi aşırı istek göndererek çökertme) de TCK m.244 kapsamında sistemi engelleme suçunu oluşturabilir ve hapis cezası nedeni olabilir. Kısaca, geleneksel suçların dijital araçlarla işlenmiş halleri ile salt dijital dünyaya özgü suçların tamamı “siber suç” olarak adlandırılır.
Siber suçları nereye ve nasıl şikâyet edebilirim?
Bir siber suçun mağduru olduysanız (örneğin sosyal medya hesabınız hacklendiyse, çevrimiçi dolandırıcılık kurbanı olduysanız, şantaja uğradıysanız vb.), vakit kaybetmeden resmi makamlara başvurmalısınız. Ülkemizde siber suçların takibiyle görevli birimler Emniyet ve Jandarma teşkilatları bünyesinde bulunmaktadır. Özellikle Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Dairesi, ihbarları merkezi olarak değerlendirmekte ve gerektiğinde operasyonları yürütmektedir. En pratik yol, Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmaktır. Bulunduğunuz yerdeki yetkili savcılığa bir dilekçeyle başvurup olayın detaylarını ve elinizdeki delilleri sunarak şikâyetinizi yapabilirsiniz.
Savcılık, polis veya jandarma aracılığıyla gerekli soruşturma adımlarını atacaktır (örneğin IP tespiti, log kayıtlarının incelenmesi, şüphelilerin kimlik bilgilerinin servis sağlayıcılardan istenmesi gibi). Dilerseniz doğrudan polis karakoluna da giderek ifade verebilir ve şikayetçi olabilirsiniz; onlar savcılığa iletecektir.
Emniyetin siber suçlar biriminin ayrıca çevrimiçi ihbar imkanı da vardır. https://www.siberay.com/ veya https://sibersucurla.egm.gov.tr gibi Emniyet’in bilgilendirme ve ihbar siteleri üzerinden yönlendirmeler alınabilir. (Güncel olarak “Siber Suçlarla Mücadele” biriminin resmi bir online ihbar formu da bulunmaktadır.) Ancak en garantili ve sonuç alıcı yöntem, bizzat savcılığa gitmektir. Şikayet ederken olayla ilgili tüm ayrıntıları (tarih, saat, platform adı, varsa kullanıcı adı veya URL, mesaj kayıtları, ekran görüntüleri vb.) sunmanız önemlidir. Bu bilgiler soruşturmanın hızlı ilerlemesine yardımcı olacaktır. Ayrıca siber suç mağduru iseniz, dijital delillerin kaybolmaması için cihazlarınızı koruma altına almalı, gerekirse uzman birinden teknik destek alarak log kayıtlarını temin etmelisiniz. Unutmayın, erken başvuru ve doğru delil sunumu siber suçlarla mücadelede etkin sonuç almayı kolaylaştırır.
İnternet hukuku avukatı ne iş yapar?
İnternet hukuku avukatı, dijital dünyadaki hukuki meselelerin çözümünde uzmanlaşmış bir hukuk profesyonelidir (bkz. yukarıda “İnternet Hukuku Avukatı ve Görevleri” bölümü). Bu avukatlar, bilişim suçları (hackleme, siber dolandırıcılık, veri hırsızlığı vb.) ile ilgili ceza soruşturmalarında müvekkillerine yardımcı olur; gerek mağdur kişilerin şikayet süreçlerini takip eder gerekirse de suç isnadıyla karşılaşan kişilerin savunmasını üstlenir. Ayrıca kişisel verilerin korunması alanında, şirketlerin KVKK’ya uyum projelerini yürütür, veri ihlallerinde kriz yönetimi ve Kurum bildirimleri konularında danışmanlık verir. E-ticaret hukuku kapsamında, internet üzerinden satış yapan firmaların kullanıcı sözleşmelerini hazırlar, tüketici şikayetlerini çözümler.
Fikri mülkiyet boyutunda, çevrimiçi telif hakkı ihlallerine (örneğin izinsiz içerik kullanımı) karşı hak sahiplerini savunur. Sosyal medya hukuku alanında ise, sosyal medya paylaşımlarından doğan itibar ihlalleri, hakaret, özel hayatın gizliliği gibi konularda içerik kaldırma, erişim engeli sağlama ve gerektiğinde tazminat davaları açma işlemlerini yapar. Kısacası internet hukuku avukatı, internetle bağlantılı her türlü hukuki meselede müvekkillerine yol gösteren, dava süreçlerini yürüten ve dijital dünyadaki hakların korunmasını sağlayan kişidir. Bu alandaki bir avukatın teknik gelişmeleri ve güncel yasal düzenlemeleri yakından takip etmesi gerektiğinden, genellikle sürekli öğrenme ve uyum içinde mesleklerini icra ederler.
İnternet Hukuku ve Arabuluculuk Hizmetleri – Konya Merkezli Profesyonel Yaklaşım
Dijital çağın hızla gelişmesiyle birlikte, internet ortamında yaşanan hukuki uyuşmazlıklar her geçen gün artmaktadır. Bu kapsamda hukuku internet alanı, bireylerin ve kurumların çevrim içi faaliyetlerinden doğan hak ve yükümlülükleri düzenleyen en dinamik hukuk dallarından biri haline gelmiştir. İnternet üzerinden yapılan ticari işlemler, sosyal medya paylaşımları, veri ihlalleri ve çevrim içi dolandırıcılıklar; bilişim ve internet hukukunun doğrudan ilgi alanına girmektedir.
Konya’da faaliyet gösteren Şenalp Özer Avukatlık Arabuluculuk Bürosu Konya, hem bireysel hem kurumsal müvekkillere internet kaynaklı uyuşmazlıklarda çözüm odaklı hukuki destek sunmaktadır. Büro, dijital ortamda yaşanan marka ihlali, itibar zedelenmesi, içerik kaldırma başvurusu ve e-ticaret sözleşmesi gibi konularda uzmanlaşmıştır.
Ayrıca avukatlık arabuluculuk bürosu Konya Türkiye, yalnızca dava süreçlerinde değil, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların dostane yollarla çözülmesinde de öncü bir rol üstlenmektedir. Arabuluculuk süreci, hem zaman hem maliyet açısından taraflara avantaj sağlarken, uzlaşmanın sürdürülebilir şekilde kalıcı olmasını hedefler.
Gelişen teknolojik ekosistemle birlikte arabuluculuk bürosu Konya Türkiye internet alanında verilen hizmetler de genişlemiştir. İnternet ortamında yapılan sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar, çevrim içi platformlar aracılığıyla yürütülen arabuluculuk süreçleriyle çözülebilmekte, bu sayede taraflar farklı şehirlerde olsalar dahi yasal haklarını koruma imkânı bulmaktadır.
İnternet hukuku avukatı, bilişim hukuku avukatı, bilişim suçları avukatı, siber hukuk avukatı, dijital hukuk danışmanı, kişisel verilerin korunması hukuku avukatı (KVKK avukatı), e-ticaret hukuku avukatı, sosyal medya hukuku avukatı, İstanbul internet hukuku avukatı – tüm bu terimler, dijital dünya ile ilgili hukuki sorunlarda uzmanlaşmış avukatları tanımlamak için kullanılmaktadır. Bu alandaki avukatlar, İstanbul ve Marmara Bölgesi başta olmak üzere ülke genelinde, internetin güvenli ve hukuka uygun kullanımına katkı sağlayarak bireylerin ve kurumların dijital haklarını korumakta ve karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmektedir.
[1] [5] Bilişim Avukatı Nedir? Görevleri ve Uzmanlık Alanları | Kripto Para Avukatı | Bilişim Avukatı I Şirket Avukatı I Sosyal Medya Avukatı | Av. Bilal ALYAR
[2] [6] [7] [8] [9] Bilişim Hukuku İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular – Av. Seçil İlayda SÖNMEZ
[3] [4] Wikipedia İsimli İnternet Sitesine Erişimin Engellenmesi Nedeniyle İfade Özgürlüğünün İhlal Edilmesi | Anayasa Mahkemesi

