WhatsApp

Dubai Türk Avukat ve Hukuki Rehber

Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) en dinamik ve kozmopolit emirliklerinden biridir. Uluslararası ticaretin ve yatırımın merkezi haline gelen bu şehirde, iş yapmak veya yaşamak isteyen birçok Türk vatandaşı bulunmaktadır. Ancak Dubai’nin hukuk sistemi, Türkiye’deki hukuk düzeninden oldukça farklıdır. Hem İslam hukukunun (Şeriat) etkileri hem de kendine özgü medeni kanunlarıyla Dubai, yabancılar için karmaşık olabilecek yasal süreçlere sahiptir. Bu noktada devreye, Dubai’de deneyime sahip Türk avukatlar girer.

Ben Avukat Bilal Alyar olarak, İstanbul merkezli ofisimle Dubai Türk avukat hizmeti sunuyor, Marmara Bölgesi ve Türkiye genelindeki müvekkillerime Dubai ile ilgili hukuki konularda danışmanlık yapıyorum. Peki Dubai Türk avukat tam olarak ne demek? Basitçe ifade etmek gerekirse, Dubai’de karşılaşılan hukuki meselelerde Türkçe dil desteğiyle profesyonel yardım sağlayan ve her iki ülkenin hukukuna da hakim bir avukatı ifade eder. Dubai’de hukuki sorun yaşayan vatandaşlarımız, dil bariyeri ve farklı hukuk sistemi nedeniyle hak kaybı yaşamamak için böyle bir uzmanlığa ihtiyaç duyarlar. Biz de bu rehberde, Dubai’deki hukuki süreçlerin detaylarını, sık karşılaşılan sorunları ve çözümlerini ele alarak, yurt dışında hukuki haklarınızı korumanız için bilmeniz gereken her şeyi açıklıyoruz.

Dubai’de neden bir avukata ihtiyaç duyulur sorusunu da yanıtlayalım: Yabancı bir ülkede, özellikle hukuk kuralları ve yargılama usulleri farklı olan bir yerde, haklarınızı etkin şekilde savunmak zorlaşabilir. Örneğin, Dubai mahkemelerinin resmi dili Arapçadır ve tüm dava evraklarının Arapça hazırlanması gerekir. Ayrıca, bazı hukuki konularda (örneğin aile ve miras meselelerinde) İslam hukukunun prensipleri uygulanır. Bu durum, Türk hukukuyla yetişmiş biri için kafa karıştırıcı olabilir. Dubai’de tecrübeli bir Türk avukat ise hem dil ve kültür engellerini aşmanıza yardımcı olacak, hem de yerel yasal prosedürleri doğru şekilde takip ederek sizin adınıza süreçleri yönetecektir. İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki müvekkillerimiz, Türkiye’den ayrılmak zorunda kalmadan Dubai’deki hukuki işlemlerini bizim aracılığımızla güvenle yürütebilirler.

Şimdi, Dubai’de karşılaşılan temel hukuki konulara ve bu konularda hangi çözümlerin bulunduğuna yakından bakalım. Ardından, dava açma sürecinden delil toplama yöntemlerine kadar Dubai’de hukuki süreç yönetiminin inceliklerini paylaşacağız. Son olarak, konuyla ilgili sıkça sorulan soruları yanıtlayarak merak edilen önemli noktaları aydınlatacağız.

Dubai’de Sık Karşılaşılan Hukuki Sorunlar ve Çözümler

Aile Hukuku: Boşanma, Velayet ve Nafaka

Dubai’de aile hukuku, özellikle evlilik, boşanma, velayet ve nafaka gibi konularda Türkiye’deki hukuk sistemine kıyasla farklı kurallara tabidir. Dubai’de evlilik ve boşanma işlemleri, tarafların dinine ve uyruklarına göre değişebilen karmaşık yasal düzenlemelere sahiptir. Örneğin, Müslüman çiftler için BAE’nin federal kişisel statü yasası (Şeriat prensiplerine dayalı) uygulanırken, gayrimüslim yabancılar kendi ülkelerinin hukukunu seçme imkanına kısmen sahip olabilirler. Türk vatandaşları Dubai’de boşanmak istediklerinde, eğer her iki taraf da Türk ise, yerel mahkeme Türk hukukunu uygulamayı değerlendirebilir; ancak bu otomatik bir kural değildir ve duruma göre değişir.

Dubai’de açılan boşanma davalarında velayet ve nafaka konuları da Şeriat hukuku etkisinde karara bağlanabilir. Örneğin, çocukların velayeti genellikle belirli yaşlara kadar anneye, sonrasında babaya verilebilmektedir (Müslüman aileler açısından). Nafaka (geçim yardımı) ise Türk hukukundakinden farklı şekilde, sınırlı süreyle ve daha dar kapsamda hükmedilebilmektedir. Bu farklılıklar, Türk vatandaşlarının beklentilerini karşılamayabilir. Dolayısıyla, Dubai’de aile hukuku sorunları yaşayan bir Türk, hak kaybına uğramamak için mutlaka Türk hukuku konusunda da bilgili bir avukatın desteğine ihtiyaç duyar.

Peki çözüm nedir? Dubai’de tecrübeli bir Türk avukat, müvekkilin durumuna göre en avantajlı hukuk düzenini ve stratejiyi belirleyecektir. Örneğin, boşanmanın Türkiye’de mi yoksa Dubai’de mi başlatılmasının daha uygun olduğunu analiz ederiz. Eğer Dubai’de dava açılmışsa, gerekli durumlarda Türkiye’den alınmış evlilik kayıtları, çocukların doğum belgeleri gibi belgelerin Dubai mahkemelerine sunulması gerekir. Bu belgelerin Türkçe’den Arapça’ya yeminli tercüme ve konsolosluk onaylarıyla (apostil yerine geçen tasdik işlemleriyle) hazırlanması şarttır. Büromuz, tüm bu süreci sizin adınıza yöneterek, hem Türkiye’deki hem de Dubai’deki yasal gerekliliklere uyumlu şekilde hareket eder. Sonuç olarak, Dubai’de bir aile hukuku meselesiyle karşılaştığınızda, hem yerel kanunlara hakim hem de Türk aile hukukunu bilen bir avukatın rehberliği sayesinde en iyi sonucu almanız mümkün olacaktır.

Ceza Hukuku: Suçlamalar ve Yasal Süreçler

Yabancı bir ülkede cezai bir durumla karşılaşmak, en ürkütücü senaryolardan biridir. Dubai’de ceza hukuku, katı düzenlemeleri ve farklı uygulamalarıyla bilinir. Özellikle uyuşturucu suçları, mali suçlar veya kamu düzenini ilgilendiren konularda Dubai yasaları son derece sert cezalar öngörebilmektedir. Örneğin, Türkiye’de idari para cezasıyla geçiştirilebilecek bazı eylemler (kamuya açık alanda alkol tüketmek gibi), Dubai’de daha ciddi yaptırımlara yol açabilir. Aynı şekilde, siber suçlar veya dolandırıcılık gibi konularda da BAE mevzuatı kapsamlı hükümler içerir. Bu nedenle, bir Türk vatandaşı Dubai’de bir suç isnadıyla karşılaştığında, durumu hafife almamalı ve derhal hukuki destek almalıdır.

Dubai’de bir suçtan dolayı gözaltına alınmak veya tutuklanmak durumunda ilk yapılması gerekenlerden biri, Türkiye Cumhuriyeti Dubai Başkonsolosluğu ile iletişime geçmektir. Konsolosluk, tutuklanan vatandaşların haklarını gözetmek adına devreye girer, aile ile irtibat kurulmasına yardımcı olur ve gerekirse yerel avukat listeleri sağlayabilir. Ancak konsolosluk yetkililerinin, yargı sürecine doğrudan müdahale edemeyeceğini unutmamak gerekir; yargılama tamamen Dubai kanunlarına göre yürür. Bu aşamada, Dubai’de görev yapan bir ceza avukatı ile hızlı şekilde iletişime geçmek hayati önem taşır. Eğer avukatınız Türkçe de biliyorsa, durumunuzu doğru anlamanız ve savunma stratejinizi düzgün kurmanız çok daha kolay olacaktır.

Ceza soruşturmalarında delillerin toplanması ve sunulması da kritik bir meseledir. Dubai’de polis ve savcılık soruşturmaları Arapça yürütülür; bu nedenle Türkiye’den elde edilecek bir kanıt (örneğin bir telefon mesajı, e-posta yazışması veya finansal kayıt) varsa, bunların resmi çevirileri ve tasdikleri yapılarak dosyaya sunulmalıdır. Örneğin, Türkiye’den alınmış bir sabıka kaydı belgesini Dubai makamlarına verebilmek için belgenin BAE konsolosluğu tarafından onaylanması gerekebilir (zira BAE, Lahey Apostil Sözleşmesi’ne taraf değildir).

Aynı şekilde, Dubai’de yürütülen ceza davalarında kullanılan tutanak veya kararların Türkiye’de geçerli olabilmesi için Türkçeye çevrilip Türkiye’de tanıma-tenfiz işlemlerinin yapılması gerekecektir. Tüm bu teknik ayrıntılarda, uluslararası ceza hukuku tecrübesine sahip avukatlar yol gösterici olur.

Sonuç olarak, Dubai’de bir suç isnadıyla karşı karşıya kalındığında panik yapmak yerine derhal hukuki destek almak en doğru adımdır. Biz, Türkiye’deki hukuki birikimimizi ve Dubai’deki süreçlere dair bilgimizi birleştirerek, müvekkillerimizin ceza davalarında güçlü bir savunma yürütmelerine yardımcı oluyoruz. Gerek soruşturma aşamasında gerek dava sürecinde, haklarınızın tam olarak korunması ve en iyi sonucun alınması için yanınızdayız.

Ticaret ve Şirket Kuruluşu: Yatırım Yapmak ve İşletme Açmak

Dubai, uluslararası iş dünyasının cazibe merkezi olması nedeniyle Türk girişimciler ve şirketleri için de önemli fırsatlar barındırır. Dubai’de şirket kurmak veya ticari faaliyette bulunmak isteyenler için hukuki süreçler, Türkiye’ye göre farklı prosedürler içerir. İlk olarak, Dubai’de iki ana iş kurma seçeneği vardır: Serbest bölgede (free zone) şirket kurmak veya Dubai ana karasında (mainland) şirket kurmak. Serbest bölgelerde %100 yabancı mülkiyetine izin verilirken, ana karada geleneksel olarak bir BAE vatandaşı ortak gerekliliği vardı. Ancak yeni düzenlemelerle, stratejik olmayan birçok sektörde yabancı yatırımcılara %100 mülkiyet hakkı tanınmaya başlanmıştır. Yine de, şirket kuruluşu sürecinde doğru lisans türünü seçmek, sermaye gerekliliklerini karşılamak ve tüm ticari kayıtları eksiksiz yapmak önem taşır.

Dubai’de iş yapmanın bir diğer boyutu da sözleşmelerin ve ticari anlaşmaların hazırlanmasıdır. Dubai hukukunda sözleşmelerin İngilizce versiyonları yaygın olsa da, resmi merciler nezdinde Arapça nüshalar geçerlidir. Bu yüzden, örneğin Dubai’de bir distribütörlük anlaşması yaparken, sözleşmenin hem İngilizce/Türkçe hem de Arapça dillerinde hazırlanması ve yerel yasalara uygun maddeler içermesi gerekir. Ayrıca, ihtilaf halinde hangi ülke mahkemelerinin yetkili olacağı ve hangi hukukun uygulanacağı da (yetki ve hukuk seçimi) sözleşmede açıkça belirtilmelidir. Biz, müvekkillerimizin Dubai’deki ticari sözleşmelerini incelerken, Türk hukukuyla çelişen veya ileride sorun çıkarabilecek hükümlere karşı uyarılarda bulunuyor ve gerektiğinde sözleşmeye ek maddeler öneriyoruz.

Vergi ve finansal yükümlülükler de Dubai’de iş kurarken göz önüne alınmalıdır. BAE, uzun süre kurumlar vergisi uygulamamasıyla tanınmışsa da, 2023 itibarıyla belirli büyük şirketler için %9 oranında kurumlar vergisi yürürlüğe girmiştir. Ayrıca, halen %5 oranında Katma Değer Vergisi (KDV) uygulanmaktadır. Türkiye ile BAE arasında çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunduğundan, Dubai’deki kazancınızın Türkiye’de bir daha vergilendirilmesinin önüne geçilmiştir. Yine de, finansal raporlama, yıllık beyanlar ve gerekli durumlarda denetim yükümlülükleri konusunda bir hukuk danışmanından destek almak işinizi kolaylaştıracaktır.

Son olarak, şirket kuruluşu ve yatırım süreçlerinde ortaya çıkabilecek hukuki sorunlara karşı hazırlıklı olmak gerekir. Örneğin, bir ortaklık yapıyorsanız, ortaklık sözleşmelerinin (hissedar anlaşmalarının) detaylı ve adil şekilde düzenlenmesi, olası anlaşmazlıklarda haklarınızı koruyacaktır. Dubai’de karşılaşılan ticari uyuşmazlıklar çoğu zaman tahkim yoluyla çözülmektedir; zira Dubai, uluslararası tahkim merkezlerine ev sahipliği yapar (örneğin DIFC-LCIA gibi merkezler). Bu nedenle, sözleşmelerinize gerekirse bir tahkim şartı eklemek mantıklı olabilir. Bizler, Dubai’de iş kurmak isteyen müvekkillerimize hem kuruluş aşamasında gereken tüm hukuki desteği sunuyor, hem de işletme faaliyete başladıktan sonra karşılaşabilecekleri hukuki ihtilaflarda danışmanlık ve temsil hizmeti veriyoruz. Doğru adımlarla ve hukuki rehberlikle, Dubai’de başarılı bir ticari varlık oluşturmak mümkün olduğu gibi, olası riskler de en aza indirilebilir.

Gayrimenkul ve Yatırım Hukuku: Emlak Alımı, Kira ve Golden Visa

Dubai emlak piyasası, son yıllarda Türk yatırımcılar için de popüler bir hal almıştır. Dubai’de gayrimenkul satın almak, doğru yapıldığında hem kazançlı bir yatırım hem de uzun vadeli oturum imkânı (Golden Visa gibi) sağlayabilir. Ancak yabancıların Dubai’de mülk edinmesi belirli kurallara tabiidir: Yabancı uyruklu kişiler sadece belirlenmiş serbest mülkiyet bölgelerinde (freehold areas) gayrimenkul satın alabilirler. Bu bölgeler dışında, bir yabancının mülk edinmesi genellikle 99 yıllık kiralama (leasehold) şeklinde olur. Dolayısıyla, bir daire, villa veya ticari mülk almayı planlayan Türk vatandaşları için öncelikle hangi bölgelerin yabancı alımına açık olduğunu tespit etmek gerekir.

Bir gayrimenkul alımında sözleşme (satış vaadi sözleşmesi) ve tapu işlemleri hayati önem taşır. Dubai’de tüm gayrimenkul işlemleri Dubai Land Department (DLD) denetiminde yürütülür ve resmi tapu kayıtları DLD tarafından tutulur. Satın alma sürecinde, proje geliştiricisiyle veya satıcıyla yaptığınız sözleşmenin şartlarını dikkatle değerlendirmek gerekir. Örneğin, ödeme planları, teslim tarihi, gecikme cezaları gibi hususlar net olmalıdır. Tapu devri aşamasında ise DLD’ye belirli oranda bir tapu harcı ödenmesi ve alıcının kimlik/vize durumuna göre onay prosedürlerinin tamamlanması gerekmektedir. Bu işlemlerde bir avukat veya hukuk danışmanının süreci yönetmesi, olası dolandırıcılıkların veya sözleşme ihlallerinin önüne geçilmesine yardımcı olur.

Nitekim, yabancı yatırımcıların karşılaşabileceği risklerden biri, bazı fırsatların gerçekte yasal olmaması veya mülkün üzerinde gizli ipotek/rehin gibi yükümlülüklerin bulunmasıdır. Hukuki inceleme (due diligence) yaparak bu tür riskler bertaraf edilebilir.

Dubai’de gayrimenkul yatırımı aynı zamanda oturum izni (Golden Visa) fırsatıyla da ilişkilidir. Belirli bir tutarın üzerinde (örneğin 2 milyon AED civarında) gayrimenkul yatırımı yapan yabancılara 5 ila 10 yıl arası oturum izni veren Golden Visa programları bulunmaktadır. Bu, Türk yatırımcılar için BAE’de uzun süre ikamet edebilme ve iş yapabilme olanağı demektir. Ancak Golden Visa başvurularında da hukuki prosedürlere dikkat etmek gerekir: Mülkün değeri resmi olarak onaylanmalı, başvuru belgeleri (tapular, sabıka kaydı, sağlık sigortası vb.) eksiksiz sunulmalı ve başvuru doğru kategoride yapılmalıdır. Büromuz, Dubai’de gayrimenkul yatırımı düşünen müvekkillerine, hem alım-satım işlemlerinde hem de Golden Visa başvuru süreçlerinde tam destek sunmaktadır. Böylece, yatırımınızın yasal güvence altında olmasını ve hakkınız olan oturum avantajlarından sorunsuzca faydalanmanızı sağlıyoruz.

İş Hukuku: Çalışan ve İşveren Hakları

Dubai’de çalışan Türk vatandaşları veya Dubai’de işçi istihdam eden Türk şirketleri, iş hukuku alanında da farklı uygulamalarla karşılaşabilirler. BAE iş hukuku (Federal Decree-Law No. 33 of 2021 gibi düzenlemelerle güncellenen) uyarınca, çalışma saatleri, fazla mesai ücretleri, yıllık izinler ve kıdem tazminatı gibi konularda belirli standartlar öngörülmüştür. Örneğin, Dubai’de haftalık çalışma süresi genellikle 48 saati aşamaz ve fazla mesai durumunda %25 ila %50 arası zamlı ödeme yapılması gerekebilir. Resmî tatiller ve yıllık ücretli izin hakları da kanunla korunur. Türk işçiler, bu haklarını bilmeli ve ihlal durumunda yasal yollara başvurabileceğini unutmamalıdır.

Öte yandan, Dubai’de işveren olarak faaliyet gösteren Türk girişimciler için de uyulması gereken kurallar vardır. Çalışma izni ve oturma izni prosedürleri, her yabancı çalışan için işveren tarafından yürütülmelidir. İş sözleşmeleri ise yazılı olmak zorundadır ve genellikle belirli süreli (süre sonunda yenilenen) sözleşmeler yaygındır.

2022 yılında BAE’de yürürlüğe giren yeni İş Kanunu, belirsiz süreli sözleşmeleri büyük ölçüde kaldırarak tüm sözleşmeleri belirli süreli hale dönüştürmüştür (maksimum 3 yıl, sonrasında yenilenebilir). Bu değişiklik, iş güvencesi ve tazminat hesaplamaları açısından önemli sonuçlar doğurur. Biz, müvekkillerimize Dubai’de işçi çalıştırırken her bir sözleşmenin güncel kanunlara uygun olmasını, çalışma izinlerinin zamanında alınmasını ve işten çıkarma süreçlerinde (fesih bildirim süreleri, tazminat hesapları gibi konularda) hukuka uygun hareket edilmesini sağlayacak danışmanlık veriyoruz.

İş uyuşmazlıkları Dubai’de genellikle Uzlaştırma ve İş Mahkemeleri aracılığıyla çözülür.

Bir çalışan olarak maaşınız ödenmiyorsa, haksız bir şekilde işten çıkarıldıysanız veya mobbing gibi bir durumla karşılaştıysanız, öncelikle Dubai’deki Çalışma Bakanlığı’na şikayette bulunarak arabuluculuk sürecini başlatmak gerekebilir.
Arabuluculuk ile çözüm sağlanamazsa, dava aşamasına geçilir ve iş mahkemesi devreye girer. Bu süreçlerde, bir avukatın hem haklarınızı doğru biçimde talep etmeniz hem de delilleri sunmanız açısından faydası büyüktür.

Örneğin, işyerinden gelen yazılı fesih bildirimi, maaş bordroları, e-posta yazışmaları gibi delillerin mahkemeye düzgün şekilde sunulması gerekir.

Unutulmamalıdır ki Dubai’de de işçi hakları kanunla korunmaktadır ve adil yargılanma ilkesi geçerlidir. Dolayısıyla, haklı olduğunuz bir konuda yasal yollara başvurmaktan çekinmeyin; bizler iş davalarında da yanınızdayız, gerek uzlaşma görüşmelerinde gerekse dava sürecinde sizin haklarınızı savunmak için gerekeni yapıyoruz.

Miras Hukuku: Vasiyetname ve Veraset İşlemleri

Yurtdışında yaşayan veya Dubai’de malvarlığı bulunan Türk vatandaşları için miras hukuku önemli bir konu olarak karşımıza çıkar. Dubai’de bir kişinin vefatı halinde miras işlemleri, merhumun dinine ve vatandaşlığına göre farklı kurallara tabidir. BAE yasalarına göre, Müslümanlar için miras paylaşımı kural olarak Şeriat hukukuna göre yapılır; bu da, mirasın eş, çocuklar ve diğer akrabalar arasında belirli oranlarda paylaştırılması demektir. Örneğin, bir erkek mirasçı kadına göre iki kat pay alabilir şeklindeki klasik İslam miras kuralı, Müslümanlar için uygulanabilir. Ancak, gayrimüslim yabancılar için Dubai mahkemeleri, ölen kişinin bıraktığı vasiyetname varsa ona göre karar verebilir veya bazen kendi ülke hukukunun uygulanmasına izin verebilir. Türk vatandaşları açısından, eğer merhum bir vasiyet bırakmadıysa ve Müslüman ise, malvarlığının dağılımında beklenmedik sonuçlar ortaya çıkabilir.

Bu nedenle, Dubai’de mal varlığı bulunan Türkler için vasiyetname hazırlamak çok kritik bir adımdır. Vasiyetnamede, kişinin malvarlığının ölüm sonrası nasıl paylaştırılmasını istediği açıkça belirtilmelidir. Dubai’de expat (yabancı) kişilere yönelik vasiyetnameler, DIFC Courts Wills Service gibi özel kurumlar aracılığıyla kayıt altına alınabilir ve bu vasiyetnamelerin geçerliliği sağlanabilir.

Eğer bir Türk vatandaşı Dubai’de vefat etmiş ve vasiyetname bırakmamışsa, geride kalan mirasçıların Dubai’de veraset işlemleri için bir avukat tutarak mahkemeye başvurması gerekir. Bu süreçte, mirasçı olduklarını kanıtlayan belgelerin (örneğin Türkiye’den alınacak veraset ilamının) Arapça tercüme ve tasdik ile sunulması istenir. Yine, Dubai mahkemesinin vereceği miras kararının Türkiye’de geçerli olabilmesi için Türk mahkemelerinde tanıma davası açılması gerekecektir.

Büromuz, Dubai’deki miras işlemlerinde de müvekkillerine kapsamlı destek sunmaktadır. Henüz hayattayken malvarlığınız için vasiyetname düzenlemek istiyorsanız, bu belgenin hem Türk hukukuna hem de Dubai’deki uygulamalara uygun şekilde hazırlanmasını sağlıyoruz. Vefat durumunda ise mirasçıların haklarını korumak adına Dubai’de gerekli tüm hukuki girişimleri (mahkeme başvuruları, tereke tespiti, mal paylaşımı) yürütüyoruz. Ayrıca, Dubai’de sonuçlanan miras davalarının Türkiye’de tanınması ve buradaki tapu veya banka kayıtlarına işlenmesi konusunda da yol gösteriyoruz. Miras hukuku duygusal açıdan zor bir süreç olsa da, doğru hukuki adımlarla hem Dubai’de hem de Türkiye’de haklarınızın güvencede olmasını sağlamak mümkündür.

Dubai’de Hukuki Süreçlerin Yönetimi

Dava Açma Süreci ve Yargılama

Dubai’de bir hukuki uyuşmazlığı mahkemeye taşımadan önce, izlenmesi gereken bazı ön adımlar olabilir. Özellikle ticari veya medeni ihtilaflarda, dava açmadan önce uzlaşma girişiminde bulunmak veya arabuluculuk yollarını denemek Dubai’de teşvik edilmektedir. Hatta bazı dava türlerinde (örneğin iş uyuşmazlıkları ve kira anlaşmazlıkları gibi) doğrudan mahkemeye başvurmadan önce ilgili arabuluculuk merkezine başvurmak zorunlu tutulmuştur. Bu aşamaları geçtikten sonra dava açılması mümkün olur.

Davanın açılması sürecine gelince, Dubai’de mahkemeye sunulacak dilekçelerin ve ekli belgelerin Arapça olması şarttır. Eğer müvekkil Türkçe veya İngilizce biliyor ama Arapça bilmiyorsa, dilekçelerin tercümesi ve yeminli tercüman onayı kritiktir. Biz, müvekkillerimiz adına dava dilekçelerini hazırlarken, Türkçe olarak bize aktarılan olayları hukuki bir çerçeveye oturtup Arapça dilekçeye dönüştürülmesini sağlıyoruz. Dava, konusuna göre İlk Derece Mahkemesi’nde başlar; ticari davalar, medeni davalar, ceza davaları için farklı daireler bulunmaktadır. Elektronik dava sistemi sayesinde, Dubai’de birçok dava çevrimiçi olarak da kaydedilebilmektedir.

Davanın görülmesi sırasında, taraflar genellikle avukatları aracılığıyla temsil edilir. Dubai’de bir davada avukatlık yapabilmek için genellikle BAE vatandaşı olmak veya yerel baroya kayıtlı olmak gereklidir.

Bu nedenle, Türkiye’den bir avukat doğrudan Dubai mahkemesinde sizi temsil edemese de, bizim yaptığımız gibi, Dubai’deki lisanslı avukatlarla iş birliği yapılarak müvekkilin çıkarları savunulur.

Yargılama sırasında sunulan dilekçeler, deliller ve talepler Arapça olmak durumundadır; biz hem bu belgelerin hazırlanmasında aktif rol alıyor, hem de duruşma stratejilerinin oluşturulmasında yer alıyoruz. Dubai yargı sistemi, temyiz (istinaf) ve gerektiğinde en üstte Dubai Yargıtayı (Kassasyon Mahkemesi) aşamalarını da içerir. Yani ilk mahkeme kararına itiraz imkanı vardır ve üst mahkeme süreçleri belirli süreler içinde başlatılabilir. Müvekkillerimize, hak kaybı olmaması için gerekirse temyiz aşamalarında da destek sağlıyoruz.

Suç Duyurusu (Savcılık Şikayeti) Süreci

Dubai’de bir suçun mağduru olduysanız veya bir suçu bildirmek istiyorsanız, izlemeniz gereken belirli adımlar vardır. Her şeyden önce, acil bir durumsa Dubai Polisi ile iletişime geçilmelidir (örneğin 999 numaralı hat). Polis, olay yeri incelemesi yapar ve ifadenizi alarak bir rapor düzenler. Ardından konu, gerekli görülürse Dubai Savcılığı’na intikal eder. Türkiye’deki sistemden farklı olarak, Dubai’de şikayetlerin resmi olarak savcılığa iletilmesi genellikle polis üzerinden gerçekleşir; vatandaşların doğrudan savcılığa suç duyurusunda bulunması yerine, polis merkezine başvuru yapması beklenir.

Savcılık aşamasında, delillerin sunulması ve ifadelerin alınması kritik rol oynar. Mağdur ya da tanık olarak ifadeniz Arapça olarak tutanaklara geçirilir.

Türk vatandaşlarının dil sorunları yaşaması halinde, ifade sırasında yeminli tercüman temin edilir. Bu noktada, hukuki temsilcinizin de bulunması haklarınızın korunması açısından önemlidir.

Biz, müvekkillerimizin savcılık ifadelerinde hazır bulunarak, gerektiğinde soruşturma savcısına ek beyanlar iletiyor ve sunulacak delillerin usulüne uygun şekilde dosyaya girmesini sağlıyoruz. Örneğin, Türkiye’den temin edilmiş bir delil (banka dekontu, mesaj kaydı vb.), konsolosluk tasdiki ve tercümesi yapılarak savcılığa sunulmalıdır ki geçerli kabul edilsin.

Savcılık, soruşturma sonunda yeterli delil görürse iddianame düzenleyerek konuyu ceza mahkemesine taşır. Eğer deliller yetersizse takipsizlik kararı verilebilir. Her iki durumda da, sürecin yakından takibi ve gerektiğinde itirazların yapılması gerekir. Dubai’de savcılık kararlarına karşı da itiraz mekanizmaları mevcuttur (örneğin takipsizlik kararına karşı şikayet hakkı gibi). Sonuç olarak, Dubai’de bir suç duyurusu sürecinde, hem polise başvurudan mahkeme aşamasına kadar her adımda hukuki destek almak süreci hızlandırır ve haklarınızın etkin şekilde savunulmasını sağlar.

Delillerin Toplanması ve Sunulması

Dubai’de bir davayı kazanmanın veya bir hakkı ispat etmenin temel yolu, güçlü ve geçerli deliller sunmaktır. Delil kavramı, yazılı belgelerden tanık ifadelerine, uzman raporlarından dijital kanıtlara kadar uzanır. Ancak yabancı bir ülkede delil toplamak ve bunları mahkemeye kabul ettirmek özen ister. Öncelikle, Türkiye’de elde edilen bir belgenin (örneğin bir sözleşme, nüfus kaydı veya adli sicil belgesi) Dubai’de geçerli olabilmesi için, belgenin aslı veya onaylı kopyası, sırasıyla şu onaylardan geçmelidir:

  • Noter tasdiki
  • T.C. Dışişleri Bakanlığı onayı
  • BAE Büyükelçiliği veya Konsolosluğu onayı

BAE, Lahey Apostil Sözleşmesi’ne taraf olmadığı için bu klasik usul izlenir. Aynı şekilde, Dubai’den alınan bir belgenin Türkiye’de geçerli olması için de BAE Dışişleri ve Türk konsolosluk onayı ile Türkiye’ye getirilip noter onaylı tercümesinin yapılması gerekir.

Tanık ve uzman delillerine gelince, Dubai mahkemeleri genellikle tanık ifadelerini kabul eder ancak bunların Arapça kaydedilmesi şarttır. Eğer Türkçe konuşan bir tanığınız varsa, duruşmada tercüman aracılığıyla dinlenmesi sağlanabilir. Uzman raporları (örneğin teknik bir konuda bilirkişi raporu) mahkemece atanmış yeminli uzmanlar tarafından hazırlanır. Taraflar da kendi özel uzman görüşlerini sunabilir, ancak mahkemenin atadığı bilirkişinin raporu daha yüksek önem taşır. Bu yüzden, dava konusu teknik bir mesele barındırıyorsa, davanın erken aşamalarında kendi uzmanınızla çalışıp güçlü bir rapor hazırlamak ve bunu resmi usulde dosyaya sunmak akıllıca olacaktır.

Dijital deliller (örneğin e-postalar, mesajlaşma kayıtları, sosyal medya paylaşımları) de hem Türkiye’de hem Dubai’de giderek daha önemli hale gelmiştir. Dubai Elektronik Delil Yasaları kapsamında sunulan dijital verilerin orijinalliği ve bütünlüğü teyit edilmelidir. Yani, bir WhatsApp yazışmasını delil olarak sunacaksanız, bunun gerçekliğini ispat için telefonun bir dökümü, ekran görüntülerinin onaylatılması veya gerektiğinde teknik uzman raporuyla desteklenmesi gerekebilir. Biz, uluslararası dava tecrübemizle, müvekkillerimizin sahip olduğu dijital delillerin doğru şekilde muhafaza edilmesi ve mahkemeye sunulması için yol gösteriyoruz. Hangi delilin nerede ve nasıl kullanılabileceği, usul kurallarına uygunluk açısından kritik bir konudur; hatalı veya eksik sunulan bir delil yüzünden haklıyken haksız duruma düşmek mümkündür. Bu nedenle, delil yönetimi konusunda profesyonel destek almak, Dubai’deki davalarınızda başarının anahtarlarından biridir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru: Dubai’de hukuk sistemi nasıldır?

Cevap: Dubai’nin hukuk sistemi, federal düzeyde yürürlükte olan BAE yasalarına dayanır ve iki temel kaynaktan beslenir: medeni hukuk (yazılı kanunlar) ve İslam hukuku (Şeriat) prensipleri. Özellikle ticaret hukuku, borçlar hukuku, şirketler hukuku gibi alanlarda kapsamlı yazılı kanunlar uygulanırken; aile hukuku ve miras hukuku gibi konularda Şeriat ilkeleri etkili olmaktadır.

Örneğin, boşanma veya miras durumlarında Müslümanlar için Şeriat’a uygun kararlar verilebilir. Yabancılar ve gayrimüslimler ise, belirli durumlarda kendi ülke hukuklarının uygulanmasını talep edebilir ya da vasiyetname gibi belgelerle kendi düzenlemelerini yapabilirler. Ayrıca Dubai’nin yargı sistemi, ilk derece mahkemeleri, temyiz mahkemeleri ve bir Yargıtay (Kassasyon) şeklinde üç kademeli yapıdadır. Bu sistem içinde, adil yargılanma hakkı ve yargı bağımsızlığı ilkeleri geçerli olup, hem yerli halk hem yabancılar kanun önünde eşit haklara sahiptir.

Soru: Dubai’de avukatlık ücretleri ne kadar, pahalı mı?

Cevap: Dubai’de avukatlık ücretleri, davanın türüne, avukatın deneyimine ve sunulan hizmetin kapsamına göre değişkenlik gösterir. Genel olarak, birçok avukat saatlik ücretlendirme ile çalışır. Saatlik ücretler avukatın kıdemine göre farklılık gösterebilir (örneğin daha genç bir avukatın ücreti 200-300 ABD Doları civarındayken, kıdemli bir uzman avukatın ücreti bunun birkaç katı olabilir). Bazı durumlarda ise sabit ücret veya paket ücret uygulaması da mevcuttur; özellikle şirket kuruluşu gibi belirli prosedürler için önceden belirlenmiş bir danışmanlık ücreti teklif edilebilir.

Dubai, yaşam maliyetinin yüksek olduğu bir şehir olduğundan, avukatlık hizmetleri de Türkiye’ye kıyasla daha maliyetli görünebilir. Ancak, doğru avukatla çalışarak dava veya işlem süresinin kısalması ve hak kaybının önlenmesi sağlanacağından, ödenen ücretin karşılığını almak mümkün olacaktır. Her durumda, müvekkil olarak avukatınızla ücret konusunda önceden şeffaf bir anlaşma yapmanız ve hangi iş için ne kadar ödeme yapacağınızı netleştirmeniz önemlidir.

Soru: Dubai’de bir dava açmak ve sonuçlandırmak ne kadar sürer?

Cevap: Dubai’de dava süreleri davanın türüne, karmaşıklığına ve mahkemenin iş yüküne bağlı olarak değişir. Basit alacak davaları veya kira anlaşmazlıkları birkaç ay içinde sonuçlanabilirken, kapsamlı delil gerektiren ticari davalar veya ağır ceza davaları bir yıldan uzun sürebilir. Genelde ilk derece mahkemesinde bir davanın karara bağlanması 6 ila 12 ay arasında olabilmektedir. Karar sonrası tarafların temyiz (istinaf) yoluna gitmesi halinde, temyiz aşaması da birkaç ay daha alır.

En üst düzey inceleme mercii olan Kassasyon (Yargıtay) aşaması ise temyiz kararından sonra gerekli görülürse devreye girer ve genellikle kararın kesinleşmesi için toplam süreyi uzatabilir. Elektronik yargılama sistemi sayesinde birçok işlem online yapılabildiği için, bazı süreçler Türkiye’ye kıyasla hızlı ilerleyebilir. Ancak yine de her davanın kendi dinamikleri vardır; örneğin taraflar arasında uzlaşma girişimleri zaman alabilir veya bilirkişi incelemeleri gerekirse duruşmalar ertelenebilir. Avukatınızın deneyimi ve takibi, sürecin mümkün olan en hızlı şekilde ilerlemesine katkı sağlayacaktır.

Soru: Dubai mahkemesinin verdiği bir karar Türkiye’de geçerli midir?

Cevap: Birleşik Arap Emirlikleri (Dubai) mahkemelerinin verdiği kararlar, doğrudan Türkiye’de icra edilemez; fakat tanıma ve tenfiz işlemi yoluyla geçerli hale getirilebilir. Örneğin, Dubai’de boşanma kararı almış bir Türk çifti, bu kararın Türkiye’de de geçerli olması için Türk mahkemelerinde tanıma talebinde bulunmalıdır. Tanıma ve tenfiz davaları, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un öngördüğü şartlar çerçevesinde görülür.

Türk mahkemesi, Dubai’deki mahkeme kararının kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığına, karşılıklılık (mütekabiliyet) ilkesi gereği Dubai mahkemelerinin de Türk kararlarını tanıyıp tanımadığına ve ilamın kesinleşmiş olmasına bakar. Eğer bu şartlarda bir sorun yoksa, Türk mahkemesi Dubai kararını tanır ve böylece karar Türkiye’de de hukuki sonuç doğurur. Aynı şekilde, Türkiye’de alınan bir mahkeme kararının Dubai’de geçerli olabilmesi için de BAE mahkemelerinde benzer bir tenfiz süreci gereklidir. Bu süreçler teknik ve prosedür yönünden karmaşık olabileceğinden, tanıma-tenfiz aşamasında uzman bir avukatla çalışmak süreci hızlandırır ve olası engelleri ortadan kaldırır.

Soru: Dubai mahkemelerinde dil sorunu nasıl aşılır?

Cevap: Dubai mahkemelerinin resmi dili Arapçadır. Bu nedenle, mahkemeye sunulan bütün dilekçeler, belgeler ve sözlü beyanlar Arapça olmalıdır. Türkçe veya İngilizce bilen, ancak Arapça bilmeyen taraflar için dil sorunu, yeminli tercümanlar ve çift dil bilen avukatlar sayesinde aşılır. Mahkeme süreçlerinde, eğer bir taraf Arapça anlamıyorsa mahkeme tarafından onaylı tercümanlar sağlanır; böylece kişinin ifadeleri tercüman aracılığıyla Arapçaya çevrilir ve mahkemenin söylediği her şey kişinin anlayacağı dile aktarılır. Bizim ekibimizde de hem Türkçe hem İngilizce bilen ve Dubai’deki hukuki terimlere hakim uzmanlar bulunduğundan, müvekkillerimizle iletişimde hiçbir kopukluk olmadan davalarını takip edebiliyoruz.

Ayrıca dava dosyasına sunulan her belgenin doğru biçimde tercüme edilmesini ve resmî onaylarının yapılmasını sağlıyoruz. Yani, dil engeli Dubai’de hukuki süreçlere katılmanın önünde bir engel değildir; yeter ki profesyonel bir destek alınsın ve tüm belgeler usulüne uygun çevrilip sunulsun.

Soru: Dubai’de Türk bir avukatla çalışmanın avantajları nelerdir?

Cevap: Dubai’de karşılaşılan hukuki meselelerde Türk bir avukatla (ya da Türkçe bilen bir avukatla) çalışmak, hem iletişim hem de güven açısından büyük avantaj sağlar. Öncelikle, kendi dilinizde derdinizi tam olarak anlatabilmek ve avukatınızdan tavsiyeleri Türkçe olarak alabilmek, yanlış anlamaların önüne geçer ve süreci sizin açınızdan şeffaf kılar. İkinci olarak, Türk bir avukat Türkiye’deki hukuk kültürünü ve beklentilerinizi anladığı için, Dubai’deki durumu size karşılaştırmalı bir perspektifle açıklayabilir. Örneğin, “Türkiye’de olsa şöyle olurdu ama burada böyle ilerler” diyerek farkları net biçimde belirtir ve sürpriz yaşamanızı önler.

Üçüncü olarak, Türk bir avukat genellikle Dubai’deki yerel hukuk ağı içerisinde güvenilir bağlantılara sahip olacaktır (örneğin yerel avukatlar, tercümanlar, uzmanlar gibi). Bu sayede, sizin adınıza Dubai’de etkin bir şekilde iş takibi yapabilir. Son olarak, kültürel yakınlık da önemli bir faktördür: Türk avukat, hem Türk hem Orta Doğu kültürüne hakimiyetiyle, sizin hassasiyetlerinizi anlar ve karşı tarafla iletişimde de kültürel uyumu korur. Tüm bu nedenlerle, Dubai’de hukuki bir meseleyle uğraşırken Türk bir avukatın desteği, kendinizi yabancı bir ortamda daha güvende hissetmenizi ve haklarınızı kararlılıkla savunabilmenizi sağlar.

Sonuç: Dubai’de Hukuki Destek Almak

Dubai’de karşılaşabileceğiniz hukuki konuları ve süreçleri bu rehberde ayrıntılı biçimde ele aldık. Görüldüğü üzere, Dubai Türk avukat desteği, yurtdışındaki karmaşık hukuki meselelerde adeta bir can simidi görevi görmektedir. İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki ofisimiz aracılığıyla, Türkiye’nin neresinde olursanız olun Dubai ile ilgili hukuki ihtiyaçlarınız için bize başvurabilirsiniz. Uluslararası deneyime sahip ekibimiz, dil engelini ortadan kaldırarak ve her iki ülkenin mevzuatına hakim olarak haklarınızı en iyi şekilde savunmaya hazırdır.

Eğer Dubai’de çözüm bekleyen bir hukuki sorununuz varsa veya yatırım, şirket kurma, aile meseleleri gibi konularda danışmanlık almak istiyorsanız, vakit kaybetmeden profesyonel yardım almanız en doğrusudur. Zamanında alınan hukuki destek, ileride telafisi zor kayıpların önüne geçer. Bu kapsamda, detaylı bilgi ve birebir danışmanlık için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz. Avukat Bilal Alyar ve ekibi olarak, Dubai ile ilgili tüm hukuki konularda yanınızda olacak, tecrübemiz ve uzmanlığımızla size yol göstereceğiz. Unutmayın, doğru adımları atarak uluslararası alanda da hakkınızı arayabilir ve başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz.

https://u.ae/en

https://inhak.adalet.gov.tr/Home/Index

Dubai Avukatı

Dubai Avukatı

Dubai çözüm ortağı ofisimizle davaları ve hukuki destek dubaide , yaşadığınız sorunlar İçin hukuki destek , sorunlar İçin hukuki destek dubaide , Şikayetleri ve hukuki destek dubaide konularında uzman kadromuzla yanınızayız.

Dubai Türk Avukat