WhatsApp

Dubai Free Zone vs Mainland ve Hukuki Rehber

Dubai’de Şirket Kurmanın Hukuki Boyutu: Birleşik Arrap Emirlikleri’nin (BAE) iş dostu ortamı, Dubai Free Zone (Serbest Bölge) ve Mainland (Ana Kara) seçenekleriyle yatırımcılara iki farklı şirket kurma modeli sunmaktadır. Serbest bölgeler, belirli alanlarda vergi teşvikleri ve %100 yabancı sahiplik imkânı tanıyan özel ekonomik alanlardır. Ana kara şirketleri ise Dubai’nin genel ekonomik düzenine tabidir ve tüm ülke çapında ticaret yapma özgürlüğü sunar.

Her iki yapının da kendine has hukuki düzenlemeleri bulunur: Serbest bölge şirketleri kendi bölge otoritelerinin kurallarına tâbi iken, ana kara şirketleri federal şirket mevzuatına ve ilgili emirliğin Ekonomik Kalkınma Departmanı’nın (Dubai DED gibi) denetimine tabidir. Bu rehberde, Avukat Bilal Alyar olarak edindiğimiz tecrübeyle Dubai’de serbest bölge vs ana kara şirket kurulumunu hukuki açıdan tüm yönleriyle karşılaştıracak, İstanbul ve Marmara Bölgesi’nden yatırımcılar için en kapsamlı bilgileri sunacağız.

Neden Bir Avukata İhtiyaç Var? Dubai’de şirket kurmak, yabancı yatırımcılar için büyük fırsatlar barındırsa da her iki seçenekte de uyulması gereken karmaşık yasal prosedürler ve stratejik kararlar vardır. Yanlış şirket türünü seçmek, örneğin serbest bölge lisansıyla Dubai iç pazarında faaliyet gösterme hatasına düşmek, hukuki sorunlara yol açabilir.

Aynı şekilde, ana karada şirket kurarken bazı sektörlerde yerel ortak gerekliliklerini veya lisans koşullarını gözden kaçırmak ileride maddi zararlara neden olabilir. İstanbul merkezli hukuk büromuz, uluslararası şirket kuruluşu ve yatırım hukuku alanında uzmanlaşmış ekibiyle, Türk yatırımcılara Dubai’de en doğru adımları atmaları için rehberlik etmektedir. Aşağıda, Dubai Free Zone ve Mainland şirketlerin tanımından başlayarak hukuki farkları, avantaj-dezavantaj analizlerini, süreç adımlarını ve sık sorulan soruları içeren detaylı bir rehber bulacaksınız.

Dubai Serbest Bölge ve Ana Kara Şirketleri Nedir?

Dubai’de şirket kurmak istediğinizde karşınıza iki ana seçenek çıkar: Serbest Bölge (Free Zone) şirketi veya Ana Kara (Mainland) şirketi. Öncelikle bu kavramları netleştirelim:

  • Serbest Bölge Şirketi: BAE hükümeti tarafından belirlenmiş özel ekonomik bölgelerde kurulan ve faaliyet gösteren şirket türüdür. Dubai’de yaklaşık 30 adet serbest bölge bulunmaktadır ve her biri belirli sektörlere veya iş kollarına odaklanmıştır (örn. Dubai Internet City – teknoloji, DMCC – emtia ticareti, Dubai Healthcare City – sağlık sektörü). Serbest bölge şirketlerinin en önemli özelliği, %100 yabancı hissedarlık imkânı sunmalarıdır; bir Emirlik vatandaşı ortak alma zorunluluğu yoktur. Ayrıca genellikle kurumlar vergisi, gelir vergisi, gümrük vergisi gibi yükümlülüklerde uzun süreli muafiyetler sağlanır (çoğu bölgede 50 yıla kadar vergi garantisi). Serbest bölgeler kendi yönetim otoriteleri tarafından denetlenir ve şirket kuruluş işlemleri bu otoriteler nezdinde yürütülür. Ancak serbest bölge şirketleri hukuken BAE’nin ana karasından ayrı bir yargı alanı gibi değerlendirilir; bu nedenle faaliyet izinleri BAE iç pazarını kapsamaz (detayını aşağıda ele alacağız).
  • Ana Kara Şirketi: “Mainland” olarak anılan bu şirket türü, ilgili emirliğin Ekonomik Kalkınma Departmanı’na (Dubai için Dubai Economy (DED), yeni adıyla DET) kayıtlı, BAE’nin genel yasalarına tabi şirketlerdir. Ana kara şirketleri, Dubai ve diğer tüm BAE emirliklerinde ve uluslararası alanda hiçbir bölgesel kısıtlama olmadan ticari faaliyet yürütebilirler. Klasik anlamda Limited Şirket (LLC) bu kategoridedir. Geçmişte ana kara şirketi kurmak isteyen yabancı yatırımcılar, genellikle bir BAE vatandaşı (%51 pay sahibi) ortak almak zorundaydı. Ancak 1 Aralık 2020 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle birçok sektörde %100 yabancı ortaklık mümkün hale gelmiştir. Yine de bazı stratejik sektörlerde (örneğin savunma, güvenlik, medya veya sağlık gibi) veya belirli meslek gruplarında (örneğin hukuk büroları, özel klinikler) Emirlik vatandaşı ortak veya temsilci gerekliliği devam edebilmektedir. Ana kara şirketleri, DED’in sağladığı lisanslar kapsamında faaliyet gösterir ve Dubai’nin yerel mevzuatına tam uyum göstermek durumundadır.

Her iki şirket türünün de kendine özgü avantajları ve sınırlamaları vardır. Aşağıda serbest bölge vs ana kara şirketlerinin farklarını hukuki, mali ve operasyonel açıdan detaylı biçimde inceleyelim.

Dubai Free Zone vs Mainland: Temel Farklar ve Hukuki Karşılaştırma

Dubai serbest bölgeleri ve ana kara şirketleri arasındaki farklar birkaç başlık altında toplanabilir. Bu başlıklar altında, yatırımcıların karar verirken dikkate alması gereken kritik unsurları değerlendiriyoruz:

1. Mülkiyet Yapısı ve Ortaklık Durumu: Serbest bölge şirketlerinde yabancı yatırımcılar şirketin %100’üne sahip olabilir. Yerel bir ortak veya sponsor bulundurma zorunluluğu yoktur. Bu, tam kontrolün sizde olmasını sağlar ve işinizi yönetirken ortak kararı gibi kısıtlar yaşamazsınız. Ana kara şirketlerinde ise 2020 sonrası büyük ölçüde %100 yabancı mülkiyet mümkün hale gelse de bazı faaliyet alanlarında yine de Emirlik vatandaşı bir ortağın veya temsilcinin yer alması gerekebilir.

Özellikle stratejik veya düzenlemeye tabi sektörlerde (örneğin finansal hizmetler, enerji, medya veya sağlık hizmetleri) devlet, yerel bir ortağı şart koşabilir. Örneğin bir özel hastane veya klinik açacaksanız, mevcut düzenlemelere göre bir BAE vatandaşı ortağın belirli oranda hisseye sahip olması istenebilir. Ancak genel olarak, birçok ticari sektör için ana kara şirketlerinde de artık yabancı yatırımcılar %100 hisse sahibi olabilmektedir. Mülkiyet yapısı konusundaki bu gelişme, Dubai’yi Türk yatırımcılar için daha cazip hale getirmiştir.

2. Faaliyet Alanı ve Pazar Erişimi: Şirketinizin hedef pazarı ve faaliyet göstermek istediği coğrafi alan, serbest bölge vs ana kara tercihini doğrudan etkiler. Ana kara (Mainland) şirketleri, BAE’nin tümünde yerel ve uluslararası pazarda serbestçe faaliyet gösterebilirler. Dubai’de bir ana kara şirketi kurduğunuzda, ürün ve hizmetlerinizi Dubai iç pazarına, diğer Emirliklere ve dilerseniz yurt dışına satabilirsiniz – herhangi bir bölgesel kısıtlama yoktur. Ayrıca kamu kurumlarıyla çalışmak, devlet ihalelerine katılmak veya Dubai içinde perakende mağaza açmak istiyorsanız, ana kara lisansı şarttır.

Buna karşın Serbest bölge şirketleri, hukuken faaliyetlerini kendi bulundukları serbest bölge sınırları içinde ve uluslararası piyasalarda yürütebilirler. BAE’nin ana karasında (yani serbest bölge dışındaki Dubai şehir pazarında) doğrudan doğruya ticaret yapmaları yasaklanmıştır. Serbest bölge şirketi ancak BAE iç pazarına mal veya hizmet sunmak isterse, ya bir yerel dağıtıcı veya acente ile anlaşmalı ya da ilgili ürünleri BAE’deki müşterilere satmak için ana karada ayrı bir şirket/şube kurmalıdır. Örneğin, bir serbest bölgede ürettiğiniz bir ürünü Dubai şehir merkezinde mağazada satmak isterseniz, bunu ancak ana karada bir firma üzerinden veya bir distribütör aracılığıyla yapabilirsiniz.

Bu sınırlama, B2C (nihai tüketiciye satış) odaklı iş modelleri için serbest bölge yapısını dezavantajlı kılar. Eğer işletmeniz doğrudan Dubai halkına veya BAE içindeki müşterilere hizmet/ürün sunacaksa (örneğin restoran, kafe, perakende mağaza, güzellik salonu, klinik gibi işletmeler), en baştan ana kara şirketi kurmalısınız. Zira bu tip son kullanıcıya yönelik sektörlerde serbest bölge lisansı geçerli olmayacak, aksi takdirde ruhsatsız faaliyet yapmış duruma düşebilirsiniz.

3. Vergilendirme ve Mali Yükümlülükler: Vergi konusu, Dubai’yi yatırımcılar için cazip kılan unsurların başında gelir. Hem serbest bölge hem ana kara şirketleri bakımından gelir vergisi veya kar dağıtım vergisi bulunmamaktadır – şirket kârınızı temettü olarak kendi hesabınıza %0 vergiyle aktarabilirsiniz. Bununla birlikte, 2023 yılında BAE’de ilk kez kurumlar vergisi uygulaması başlamıştır (Federal Kurumlar Vergisi Kanunu). Bu düzenlemeye göre, BAE’de faaliyet gösteren şirketlerin yıllık net kârının 375.000 AED’yi (yaklaşık 2,5 milyon TL) aşan kısmı için %9 oranında kurumlar vergisi ödenecektir. 

Ana kara şirketleri, BAE iç pazarında faaliyet gösterdiklerinden dolayı genellikle bu kurumlar vergisine tabi olacaktır (kar eşiği aşıldığında %9 vergi uygulanır). Serbest bölge şirketleri ise kanunda tanımlanan “nitelikli serbest bölge şirketi” kriterlerini karşılamaları halinde 0% kurumlar vergisi avantajını sürdürebilirler. Bu şu anlama geliyor: Eğer serbest bölge şirketiniz gelirinin büyük kısmını BAE dışında elde ediyorsa veya yalnız diğer serbest bölgelere satış yapıyorsa, kurumlar vergisinden muaf kalabilir.

Ancak serbest bölge şirketiniz ana kara ile iş yaparsa (örneğin Dubai’de bir müşteriye fatura keserse), bu gelir “nitelikli” sayılmayacak ve o kısım için %9 vergiye tabi olabilecektir. Katma Değer Vergisi (KDV) oranı ise BAE genelinde %5’tir. Serbest bölgelerden yapılan mal ithalat/ihracat işlemlerinde belirli KDV ve gümrük muafiyetleri olsa da, Dubai iç pazarına ürün sokarken gümrük vergisi ve KDV doğabilmektedir.

Örneğin serbest bölgedeki depodan Dubai’ye mal satışında %5 KDV ve %5 gümrük vergisi uygulanması söz konusu olabilir. Ana kara şirketleri ise malları BAE içinde serbestçe dolaştırabilir, ithalat/ihracat işlemlerini doğrudan kendileri yapabilirler. Son olarak, kişisel gelir vergisi veya stopajın BAE’de olmadığını tekrar vurgulayalım – bu durum hem serbest bölge hem ana kara şirket ortakları için önemli bir avantajdır.

4. Ofis, İşyeri ve Vize İmkânları: Dubai’de şirket kurarken fiziksel adres ve vize konularındaki gereklilikler de iki model arasında farklılık gösterir. Ana kara şirketleri, kuruluş aşamasında fiziksel bir ofis adresi beyan etmek zorundadır. Dubai DED, ana kara şirketleri için en az 200 sq. ft (yaklaşık 18 metrekare) ofis alanı kiralanmasını şart koşar; sanal ofis veya home-ofis uygulamasına izin verilmez. Bu, her halükarda bir ofis kirası ve ilgili giderlere katlanmanız gerektiği anlamına gelir. Serbest bölgelerde ise durum daha esnektir: Birçok serbest bölge, fiziki ofis zorunluluğu olmaksızın “flexi-desk” adı verilen paylaşımlı ofis veya sanal ofis adresi seçenekleri sunar. İşletmenizin çapına göre dilerseniz küçük bir masa alanı kiralayarak da şirketinizi kurabilirsiniz. Ofis altyapısı maliyetleri serbest bölgelerde daha düşük tutulabilir.

Vize konusuna gelince, ana kara şirketlerinin vize kotası doğrudan ofis alanı ile bağlantılıdır. Prensip olarak ana karada, ofisiniz yeterli büyüklükte olduğu sürece alabileceğiniz çalışma/oturma vizesi sayısında bir üst sınır yoktur; her ~80 sq. ft alan için bir vize hakkı doğar. Bu sayede, işiniz büyüdükçe ve daha geniş bir ofise taşındıkça, daha fazla yabancı personel ya da ortak için oturma izni (rezidans vizesi) çıkarabilirsiniz. Serbest bölge şirketlerinde ise vize sayıları bölgeden bölgeye değişmekle birlikte belirli kotalarla sınırlıdır. Genellikle küçük bir serbest bölge şirketi 2-3 vize ile başlar, ofis alanı büyüdükçe 4-6’ya kadar çıkabilir.

Örneğin Dubai DMCC bölgesinde bir “flexi-desk” ile şirket kuran yatırımcıya en fazla 3 vize verilirken, daha büyük ofis kiralayanlar 4-5 vize alabilir. Dolayısıyla, şirketinizin ihtiyaç duyacağı yabancı personel sayısı fazlaysa ana kara yapısı daha uygun olabilir. Her iki durumda da şirket sahipleri (ortaklar) ve istihdam edilen yabancılar, şirket üzerinden BAE oturma izni hakkı kazanırlar. Bu izin sayesinde Dubai’de yaşayabilir, ailelerinize sponsor olabilirsiniz. Serbest bölge ile ana kara arasında vize süreci açısından büyük bir fark yoktur, yalnızca sayı ve prosedür açısından bu kotaları bilmek önemlidir.

5. Kurulum Maliyeti ve İşlemlerin Hızı: Maliyet konusu, bir diğer önemli farktır. Ana kara şirket kurulumları, genellikle serbest bölgelere kıyasla daha yüksek başlangıç maliyetine sahiptir. Bunun sebebi, ana karada zorunlu ofis tutma masrafları, DED lisans harçları, varsa yerel sponsor ücretleri ve ek prosedür giderleridir. Örneğin Dubai’de klasik bir LLC kurarken şirket kuruluş harcı, ticaret adı tescili, noter masrafları, Ekonomi Bakanlığı kayıt ücretleri, varsa ortaklık sözleşmesi tasdiki gibi kalemler vardır.

Bir de yerel sponsor veya temsilci gerekiyorsa, bu kişiye genelde yıllık sabit bir ücret ödenir (sponsor payı). Serbest bölgelerde ise daha ekonomik “paket” seçenekleri bulunabilir; bazı serbest bölgeler çok düşük sermaye ve ofis ihtiyacı ile hızlı şirket kurulum paketleri sunar. Örneğin küçük bir serbest bölgede sadece 5-10 bin AED gibi bir ücretle (yaklaşık 1.500-3.000 USD) şirket kurulup lisans alınabilen fırsatlar vardır. Tabii her serbest bölgenin maliyeti farklıdır; prestijli ve popüler serbest bölgelerde (örn. DMCC, JAFZA) masraflar daha yüksek olabilir. Genel bir karşılaştırma yapmak gerekirse, serbest bölgelerde kurulum maliyeti esnek aralıklarda (orta-üst seviye) değişirken, ana kara şirket kurulumları çoğunlukla daha pahalı kalmaktadır.

Buna karşın, kurulum hızı açısından serbest bölgeler çoğu zaman daha hızlı bürokrasiye sahiptir. Bir serbest bölge şirketini tüm evraklar hazırsa 3-10 gün içinde kurmak mümkündür. Hatta bazı free zone otoriteleri ekspres hizmetlerle birkaç iş günü içinde lisansı verebilmektedir. Ana kara şirket kuruluşu ise gereken onaylar (ön izin, isim onayı, kiralama, noter işlemleri vb.) nedeniyle genelde 1-2 hafta kadar sürebilmektedir. Yine de son yıllarda Dubai hükümeti süreçleri hızlandırmış olup, doğru planlama ve uzman yardımıyla ana karada da bir haftadan kısa sürede şirket açmak mümkün olabilmektedir. Hukuki danışmanlık almak, evrakların eksiksiz hazırlanması ve doğru adımların atılması sayesinde her iki yapıda da zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacaktır.

6. Yasal Mevzuat ve Denetim Yükümlülükleri: Dubai’de şirketlerin uyması gereken mevzuat ve denetim koşulları da farklılık gösterebilir. Ana kara şirketleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Federal Şirketler Kanunu (son olarak 2021’de güncellenen) ve ilgili emirliğin yerel yönetmelikleri kapsamında faaliyet gösterir. Her yıl genel kurul toplantıları yapmak, finansal tabloları hazırlamak ve belirli sektörlerde ilgili bakanlıklardan izinler almak gerekebilir. Örneğin, ana karada kurulu şirketlerin her mali yıl sonunda finansal denetim (bağımsız denetçi raporu) hazırlamaları kural olarak zorunludur. Şirketin hesapları yeminli mali müşavir (auditor) tarafından denetlenir ve rapor DED’e sunulabilir. 

Serbest bölgelerde ise denetim ve raporlama şartları otoriteye göre değişir; birçok serbest bölgede yıllık denetim raporu zorunlu değildir veya yalnızca istenirse ibraz edilir. Örneğin DMCC ve Dubai South gibi bazı serbest bölgeler yıllık audit raporu isterken, pek çoğunda böyle bir şart yoktur. Düzenleyici bakımından, ana kara şirketleri doğrudan devlet kurumlarınca denetlenirken (DED, Belediyeler, Bakanlıklar vb.), serbest bölgeler kendi içlerinde bir miktar özerkliğe sahiptir. Ancak her serbest bölge de nihayetinde BAE yasalarına tabidir ve kara para aklama ile mücadele, vergi uyumu gibi konularda federal denetime tabidir. Dolayısıyla, hukuki uyum (compliance) gereklilikleri konusunda her iki yapıda da dikkatli olunması ve uzman desteğiyle hareket edilmesi önemlidir.

Yukarıda özetlediğimiz farklar ışığında, Dubai’de şirket kurarken öncelikle kendi iş modelinizi, hedef pazarınızı ve önceliklerinizi netleştirmeniz gerekir. Özetle, serbest bölgeler tam mülkiyet ve vergi avantajı sağlarken sizi Dubai’nin yerel pazarından kısmen izole eder; ana kara şirketi ise geniş pazar erişimi ve prestij sunarken belli başlı ek maliyet ve prosedürler getirir. Bir sonraki bölümde, her iki yapının avantaj ve dezavantajlarını somut olarak ele alacağız.

Serbest Bölge vs Ana Kara: Avantajlar ve Dezavantajlar

Dubai’de şirket kurma seçeneklerinin artı ve eksi yönlerini net görmek, karar sürecini kolaylaştırır. Aşağıda Serbest Bölge şirketi ve Ana Kara şirketi için avantajları ve dezavantajları ayrı başlıklar altında listeliyoruz:

Dubai Serbest Bölge Şirketinin Avantajları:

  • %100 Yabancı Sermaye ve Kontrol: Şirketinizin tamamına siz sahip olursunuz, yerel ortak gerekmez. Karar alma ve yönetimde tam bağımsızlık sağlanır.
  • Vergi Teşvikleri: Birçok serbest bölgede kurumlar vergisi muafiyeti (örneğin 50 yıla kadar), gümrük vergisi muafiyeti ve BAE içinde KDV’siz işlem yapabilme imkânı vardır. Gelirinizin yurtdışı kaynaklı kısmı için %0 vergi avantajı elde edebilirsiniz.
  • Hızlı ve Kolay Kurulum: Serbest bölge otoriteleri bürokrasiyi minimuma indirmiştir. Şirket kuruluş işlemleri, gerekli belgeler sağlandığında birkaç iş günü içinde tamamlanabilir. Birçok bölgede online başvuru ve hızlandırılmış lisans alma hizmetleri vardır.
  • Düşük Sermaye ve Ofis Giderleri: Pek çok serbest bölgede asgari sermaye şartı düşük (hatta bazı bölgelerde sıfır sermaye ile kuruluş) olup, fiziksel ofis zorunluluğu bulunmadığından başlangıç giderleri düşüktür. “Flexi-desk” ile uygun maliyetli bir adres gösterebilirsiniz.
  • Sektörel Uzmanlık ve Kümelenme: Her serbest bölge belirli sektörlere odaklandığından, o sektör için özel altyapı ve network fırsatları sunar. Örneğin teknoloji firmasıysanız Dubai Internet City’de, ticaret/emtia işindeyseniz DMCC’de kurularak benzer firmalarla yan yana olabilirsiniz.
  • Yabancı Çalışan ve Vize Kolaylığı: Şirket sahibi ve personel için rezidans vizeleri alınabilir. Serbest bölge yönetimleri vize işlemlerinde doğrudan yardımcı olur ve hızlı sonuç alınır. Ayrıca birçok serbest bölgede şirket ortaklarına ailesi için de sponsorluk hakkı verilir.

Dubai Serbest Bölge Şirketinin Dezavantajları:

  • Yerel Pazara Erişim Sınırlı: En büyük dezavantaj, Dubai’nin ana karasındaki müşterilere doğrudan satış yapamamaktır. BAE iç pazarında faaliyet için ya distribütör kullanmalı ya da ayrı bir ana kara şirketi kurmalısınız. Bu da ek maliyet ve prosedür demektir.
  • Belli Faaliyet Kısıtları: Her serbest bölge, kendi lisans kapsamı dışındaki faaliyetlere izin vermez. Yanlış serbest bölgeyi seçerseniz, iş modelinize uygun lisans alamayabilirsiniz. (Örneğin finansal hizmet lisansı belirli bölgelerde vardır, her yerde yoktur.)
  • Devlet İhalelerine Katılamama: Serbest bölge şirketleri, BAE hükûmeti veya kamu kurumlarının ihalelerine genellikle katılamaz. Büyük devlet projelerinde yer almak istiyorsanız bu bir engeldir.
  • Vize Kotası: Serbest bölge şirketlerinin alabileceği yabancı personel vizeleri sınırlıdır (küçük ofislerde genelde 2-3 vize). İşinizi büyütmek istediğinizde bu kota dolabilir ve ofis alanınızı büyütmek zorunda kalabilirsiniz.
  • İşyeri Kirası ve Operasyonel Alan: Her ne kadar ofis zorunluluğu olmasa da, faaliyetiniz fiilen bir depo, üretim alanı veya vitrin gerektiriyorsa bunu serbest bölgede sağlamak zorundasınız. Dubai şehir merkezinde bir dükkân açıp satış yapamazsınız; bu da operasyonel olarak sınırlar getirir.
  • Regülasyon Çeşitliliği: Serbest bölge otoritelerinin kuralları birbirinden farklı olabildiği için, birden fazla bölgede iş yapmak isterseniz her biriyle ayrı süreçler yürütmeniz gerekir. Ayrıca serbest bölgeler de uluslararası uyum (compliance) konusunda son yıllarda denetimleri artırmıştır; banka hesabı açma gibi konularda ince eleyip sık dokuyabilirler.

Dubai Ana Kara Şirketinin Avantajları:

  • BAE İç Pazarına Tam Erişim: Ana kara şirketiyle Dubai’nin tamamında ve tüm BAE’de herhangi bir kısıtlama olmadan ticaret yapabilirsiniz. Yerel pazara mal/hizmet sunabilir, mağaza veya ofis açabilir, son kullanıcıya ulaşabilirsiniz.
  • Kamu ve Kurumsal Projeler: Dubai devleti, belediyeler veya büyük şirketlerle iş yapmak, ihalelere girmek istiyorsanız ana kara lisansı zorunludur. Bu yapı, prestijli projelere kapı açabilir.
  • Sınırsız İş Kapsamı: Ana kara şirketleri, lisanslarında belirtilen faaliyetler kapsamında serbestçe çalışır ve hatta ihtiyaç halinde birden fazla faaliyet ekleyebilir. Faaliyet yelpazeniz serbest bölgedekine göre daha geniş olabilir (birden çok sektör kombinasyonu gibi).
  • Vize ve Personel Esnekliği: Ofis alanınıza bağlı olarak istediğiniz sayıda vize alabilirsiniz. İşiniz büyüdükçe yüzlerce çalışanı da barındırabilirsiniz. Özellikle büyük operasyonlar için bu önemlidir.
  • Yerel Pazarın Güveni: Bazen müşteriler veya iş ortakları, ana kara şirketlerini daha “kalıcı ve güvenilir” görme eğiliminde olabilir. Dubai merkezinde bir adres ve DED lisansı, yerel itibar açısından avantaj sağlayabilir.
  • Yatırım Teşvikleri: BAE hükûmeti zaman zaman stratejik sektörlerde ana kara şirketlerine yönelik teşvikler açıklayabilmektedir. Örneğin sanayi üretimi, teknoloji AR-GE şirketleri vb. alanlarda vergi indirimi, hibe, uygun kredi gibi destekler öncelikle ana kara yatırımlarına yöneliktir.
  • Kira Geliri ve Şube Açma: Ana kara şirketi kurarak Dubai’de mülk (gayrimenkul) edinir ve ofis açarsanız, bu mülk üzerinden gelir elde etme (alt kiralama vb.) veya farklı emirliklerde şube açma esnekliğiniz olur. Serbest bölge şirketleri ise sadece kendi bölgelerinde fiziksel varlık gösterebilir.

Dubai Ana Kara Şirketinin Dezavantajları:

  • Ortaklık Şartları: Her ne kadar %100 yabancı mülkiyet çoğu alanda mümkünleşse de, bazı istisnai sektörlerde yerel ortak şartı dezavantaj olabiliyor. Yatırımcı için uygun yerel ortak bulma ve anlaşma süreci zahmetli olabiliyor. Ayrıca eğer bir sponsor ortak alındıysa, ileride olası anlaşmazlıklarda hukuki süreçler yaşanabiliyor.
  • Daha Yüksek Kurulum Maliyeti: Ana karada şirket açmanın maliyeti, serbest bölgeye kıyasla genellikle daha yüksektir. Zorunlu ofis kirası, belediye harçları, noter tasdikleri, yıllık lisans yenileme ücretleri ve olası sponsor ödemeleri bütçeyi artırır.
  • Karmaşık İdari Süreçler: Serbest bölgeler “tek durak ofis” şeklinde işlem yaparken, ana karada birden fazla kurumla muhatap olmak gerekebilir. Örneğin: DED’den ticaret ismi onayı almak, Belediyeden uygunluk belgesi, Göçmenlik dairesinden establishment kartı, Bakanlıklardan faaliyet izni gibi adımlar çıkabilir. Bürokrasi yönetimi daha karışık olabilir.
  • Denetim ve Raporlama: Ana kara şirketleri düzenli denetime tabi olduğundan finansal kayıtları titizlikle tutmak, yıllık beyan ve raporları sunmak gerekir. Bu da bir muhasebe denetim masrafını beraberinde getirir. Serbest bölgede daha rahat olan bu konu, ana karada mecburi bir yükümlülüktür.
  • Sektörel Kısıtlar: Bazı sektörler Dubai’de sadece belirli kurumların izniyle yapılabilir (örneğin eğitim sektörü KHDA onayı, turizm için DTCM onayı gibi). Ana kara şirketi kurarken bu ek izin prosedürlerini de yönetmek gerekir. Serbest bölgelerde bu tip onaylar çoğunlukla gerekmez veya bölge yönetimi tarafından kolaylaştırılır.
  • Rekabet ve Giderler: Dubai iç piyasasında ofis, işçilik, tanıtım giderleri gibi masraflar serbest bölgeye göre yüksek olabilir. Ana kara şirketi olarak şehir merkezinde faaliyet göstermek rekabeti artırır ve işletme maliyetlerini yükseltir. Pazarlama yapmanız, marka bilinirliği oluşturmanız gerekebilir; serbest bölgede ise uluslararası odaklı çalışırken böyle bir yük daha az hissedilir.

Yukarıdaki avantaj-dezavantaj listeleri, genel bir çerçeve sunmaktadır. Her işletmenin öncelikleri farklı olabileceğinden, bu maddelerin ağırlığı şirketinize göre değişebilir. Hukuki danışmanlık alarak kendi iş planınız bağlamında bu faktörleri değerlendirmek en doğru yaklaşım olacaktır. Örneğin, küçük çaplı bir e-ticaret danışmanlığı işine başlıyorsanız serbest bölge avantajları ağır basarken; Dubai’de mağaza zinciri kurmak isteyen bir girişimci için ana karanın avantajları daha kritik hale gelir.

Dubai’de Şirket Kurma Süreci: Adım Adım Rehber

Dubai’de ister serbest bölge ister ana kara şirketi kurun, izlemeniz gereken belli başlı adımlar vardır. Ancak her modelin prosedürlerinde bazı farklılıklar bulunur. Aşağıda şirket kuruluş sürecini adım adım özetliyoruz ve gerektiğinde serbest bölge / ana kara ayrımına dikkat çekiyoruz:

1. İş Planı ve Şirket Türü Kararı: İlk adım, işinizin doğasını ve hedeflerini netleştirip doğru şirket türünü seçmektir. Yukarıdaki bölümlerde açıkladığımız kriterler ışığında, faaliyet alanınıza en uygun yapının serbest bölge mi yoksa ana kara mı olduğuna karar verin. Örneğin hedef müşteri kitleniz BAE’de ise ana kara; tamamen ihracata yönelikse serbest bölge daha uygun olabilir. Bu aşamada uzman bir avukata veya danışmana danışarak en güncel yasal durumu değerlendirmenizi öneririz.

2. Faaliyet Alanı ve Lisans Türü Belirleme: Dubai’de şirketler, yapacakları işe göre lisans alırlar. Ticari (ürün ticareti), hizmet (danışmanlık, teknoloji vb.) veya endüstriyel (üretim) lisans türlerinden birini seçmelisiniz. Ana kara şirketlerinde lisanslar DED tarafından verilir ve oldukça detaylı bir faaliyet kodu listesi vardır – işinize en uygun faaliyet tanımını seçmeniz gerekir. Serbest bölgelerde ise her bölgenin kendi izin verdiği faaliyet listeleri bulunur. Örneğin DMCC’de mücevher ticareti lisansı alabilirsiniz ama başka bir serbest bölgede bu olmayabilir. Bu nedenle, faaliyet alanınız için en doğru yeri seçmek önem arz eder. Bir hukuk bürosu olarak, müvekkillerimizin mevcut Türkiye’deki faaliyet kodlarına ve gelecekte yapmak istedikleri işlere bakarak Dubai’de en uygun lisans kategorisini saptıyoruz.

3. İsim (Ticaret Unvanı) Seçimi: Şirketinize bir isim belirlemelisiniz. Dubai’de şirket unvanı seçerken bazı kurallara dikkat etmek gerekiyor: Küfür, siyasi veya dini çağrışım olmamalı; mevcut tescilli bir marka ismini içermemeli; mümkünse işinizi tanımlayan bir kelime olmalı. Ayrıca “LLC” gibi yasal ekler, ana kara şirketlerinde zorunlu olabilir. İsim, İngilizce veya Arapça olarak kaydedilebilir (çoğunlukla İngilizce tercih edilir, DED Arapça çevirisini kendisi yapar). Belirlediğiniz 2-3 isim alternatifi, uygunluk kontrolü için ilgili otoriteye sunulur. DED veya serbest bölge yönetimi ismi onayladıktan sonra o isim sizin için rezerve edilir. İsim onayı süreci genelde 1-2 gündür ve küçük bir harç ücreti vardır.

4. Gerekli Belgelerin Hazırlanması: Kuruluş başvurusu için belli evraklar hazırlanmalıdır. Tüm şirket ortaklarının pasaport kopyaları, kimlik ve adres belgeleri (Türk vatandaşları için nüfus kayıt örneği, ikametgah belgesi gibi, genelde İngilizce tercümeli), vesikalık fotoğrafları temel dokümanlardır. Eğer ortak başka bir şirket olacaksa, o şirketin ticaret sicil belgeleri, faaliyet belgesi ve yetki evrakları gerekir (apostilli olarak).

Ana kara şirketlerinde, eğer %100 yabancı olacaksa ve sektörünüz özel bir izin gerektiriyorsa ilgili bakanlık onayı veya ön izin belgesi de istenebilir. Örneğin gıda işletmesi kuracaksanız Dubai Belediyesinden hijyen onayı gibi ek belgeler sürece dahil olur. Belgelerin doğru ve eksiksiz hazırlanması, kuruluş sürecinin kesintisiz ilerlemesi açısından kritik önem taşır. Bu noktada, avukatınız tüm belgeleri kontrol edip tercümeleri ve noter tasdiklerini organize edecektir.

5. Serbest Bölge İşlemleri vs. DED İşlemleri: Belge hazırlığı tamamlandıktan sonra sürecin uygulanması, serbest bölge veya ana kara olmasına göre farklı kurumlar üzerinden yürür:

  • Serbest Bölgede Şirket Kuruluşu: Seçtiğiniz serbest bölgenin yetkili otoritesine (örneğin JAFZA, DMCC, DIC vb.) başvuru yapılır. Genelde online portal üzerinden formlar doldurulur. Başvuruda şirket ortaklarının bilgileri, faaliyet tanımı, seçilen ofis türü gibi bilgiler sunulur. Serbest bölge, başvuruyu inceleyip ön onay verir. Ardından sizden sermaye bedelinin yatırılması (bazı bölgelerde yok veya sembolik), lisans ve kayıt ücretlerinin ödenmesi istenir. Ödeme yapıldıktan ve gerekli sözleşmeler (örneğin ofis kira sözleşmesi) imzalandıktan sonra lisans belgeniz düzenlenir. Bazı serbest bölgeler, şirket kuruluşunda ortakların bizzat gelerek imza atmasını isterken birçoğu vekaletle süreci tamamlamanıza imkân tanır. Şirket kuruluşu tamamlandığında, ticaret lisansınız, kuruluş sertifikanız ve ortaklık yapısını gösteren belgeleriniz (örneğin Ana Sözleşme) teslim edilir. Artık şirketiniz tüzel kişilik kazanmıştır. Bundan sonra banka hesabı açma ve vize başvuru süreçlerine geçebilirsiniz. Banka hesabı için Dubai’de bir bankaya şirket evraklarınızla başvurulur; serbest bölge şirketlerinin hesap açması genelde sorunsuzdur ancak bankalar iş planınızı görmek isteyebilir. Vize için ise serbest bölge otoritesi göçmenlik işlemlerini başlatır: Önce elektronik bir giriş izni, ardından sağlık kontrolü ve kimlik kartı aşamaları ile oturma izni alınır.
  • Ana Karada (Mainland) Şirket Kuruluşu: Ana karada süreç biraz daha fazla adım içerir. Öncelikle Dubai Ekonomik Kalkınma Departmanı (DED) nezdinde ticari isim rezervasyonu ve faaliyet ön onayı alınır. İsim onayı sonrası, DED’e kuruluş için gerekli belgeler sunulur: Ortakların pasaportları, varsa yerel sponsorun kimlik belgeleri, Ana Sözleşme taslağı vb. Ana Sözleşme (Memorandum of Association – MoA), şirketin kuruluş belgesidir ve ortaklık oranları ile şirketin faaliyet konularını içerir. Eğer bir yerel sponsor veya hizmet ajanı varsa bu sözleşmede hak ve yükümlülükleri belirtilir. MoA hazırlığı genellikle avukatlar tarafından yapılır ve ardından Dubai’de Noter huzurunda imzalanır. BAE’de noter işlemleri Arapça yapıldığı için, yabancı ortakların anlaması adına İngilizce tercümeli metinler de bulundurulur. İmzalar tamamlandıktan sonra DED’e nihai başvuru yapılır: Ofis adresi kira kontratı (Ejari kaydı yapılmış) ve gerekli diğer formlar ile birlikte lisans ücreti ödenir. Tüm şartlar tamamlandığında DED ticaret lisansını çıkarır ve şirketiniz resmen kurulmuş olur. Bundan sonra Dubai Ticaret Odasına kayıt, şirket kaşesi temini gibi küçük adımlar kalır. Ana karada da yine banka hesabı açma ve vize işlemleri aşamaları bulunmaktadır. Şirket evraklarınızla bankaya başvurduktan sonra, genelde bir hafta içinde hesabınız aktif olur. Vize işlemleri için Göçmenlik Dairesi’nden şirketinize göçmenlik kaydı (Establishment Card) alınır, ardından her bir yabancı ortak veya çalışan için vize kotası onayı ve başvurusu yapılır. Sağlık kontrolü ve parmak izi işlemleriyle birlikte yaklaşık 2-3 hafta içinde tüm rezidans vizeleri sonuçlanır.

6. Banka Hesabı ve Sermaye Transferleri: Dubai’de şirket kurmanın bir parçası da banka hesabı açmak ve gerekiyorsa yurtdışından sermaye getirmektir. BAE bankaları, özellikle Türk yatırımcılar için güvenilir bir finansal ortam sunar. Serbest bölge veya ana kara fark etmeksizin, şirket kuruluş belgelerinizle birlikte tercih ettiğiniz bir bankaya başvurabilirsiniz (Emirates NBD, Dubai Islamic Bank, HSBC Middle East gibi bankalar yaygındır). Banka sizden şirketin iş planını, ortakların geçmişini ve yaklaşık beklenen işlem hacmini soracaktır. Bu gereklilikler, kara para aklama ile mücadele regulasyonları gereği rutin prosedürdür. Hesap açıldıktan sonra Türkiye’den Dubai şirket hesabınıza sermaye veya işletme sermayesi gönderebilirsiniz.

Türkiye ile BAE arasında finansal transferler genelde USD üzerinden yapılır ve herhangi bir kısıtlama yoktur. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması da Türkiye ile BAE arasında mevcut olduğundan (1993’ten beri yürürlükte), Dubai’de elde ettiğiniz kârı Türkiye’ye getirirken belirli vergisel avantajlar söz konusu olabilir; avukatınız bu konuda da sizi yönlendirecektir.

7. İzinler ve Ek Gereklilikler: Bazı iş kolları için şirket kurulduktan sonra da alınacak özel izinler olabilir. Örneğin, bir restoran açtıysanız belediyeden gıda güvenliği sertifikası almanız gerekir veya bir turizm acentesiyseniz Turizm Bakanlığından onay belgesi almanız gerekebilir. Bu izinler hem serbest bölge hem ana karada geçerli olabilecek sektör bazlı düzenlemelerdir. Dubai’de genel kural, işinizi ilgilendiren her regülasyonu yerine getirmeniz yönündedir. Aksi halde lisansınız olsa bile faaliyete başlayamazsınız. Bu nedenle kuruluş sürecinde hukuki danışmanınız işinizle ilgili yan izinleri önceden tespit edip takvimlemelidir.

8. İşleyişin Başlaması ve Sonrasındaki Yükümlülükler: Şirket kuruluşunu tamamladıktan sonra fiilen faaliyetlerinize başlayabilirsiniz. Dubai’de şirket kurmak, aynı zamanda bazı sürekli yükümlülükleri de beraberinde getirir: Her yıl lisans yenileme (hem DED lisansı hem serbest bölge lisansı için yıllık yenileme harçları ödenir), ofis kira sözleşmesinin yenilenmesi, gerekirse yıllık denetim raporunun hazırlanması gibi. Ayrıca BAE’de KDV mükellefi olacaksanız (eğer yerel satış yapıyorsanız ve belirli ciroyu aşıyorsanız) vergi dairesine kayıt olup periyodik KDV beyannamesi vermeniz gerekebilir.

Bu konular ilk bakışta göz korkutabilir; ancak Dubai’nin bürokrasi sistemi dijitalleşmiş ve düzenli bir yapıdadır. Zamanında yapıldığı sürece bu işlemler kolaylıkla halledilir. Yine de bir hukuk müşaviri veya mali müşavir ile çalışmak, bu yükümlülükleri hatırlatma ve yerine getirme konusunda işinizi çok rahatlatacaktır.

Yukarıdaki adımlar genel bir rehber niteliğindedir. Her serbest bölgenin kendine has prosedür detayları olabileceğini unutmayın. Örneğin bazı serbest bölgeler ortaklardan dilekçe ister, bazısı fiziksel varlık talep eder, kimisi ise tamamen online ilerler. Aynı şekilde ana kara şirketlerinde de sektör bazlı ekstra aşamalar olabileceğini belirtmiştik. En doğrusu, kuruluş öncesi profesyonel destek alarak yol haritası çıkarmaktır. Avukat Bilal Alyar olarak, İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki müvekkillerimize Dubai’de şirketleşme süreçlerinde baştan sona danışmanlık yaparken, her adımı önceden planlıyor ve karşılaşılabilecek hukuki engelleri proaktif şekilde çözüyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Dubai’de şirket kurma ve Free Zone vs Mainland farkları hakkında sıkça sorulan bazı soruları aşağıda yanıtlıyoruz:

Soru: Dubai Serbest Bölge (Free Zone) nedir?
Cevap: Serbest bölge, Birleşik Arap Emirlikleri’nde belirli bir emirlik içinde kurulan ve özel teşviklerle donatılmış ticari bölgelerdir. Bu bölgelerde kurulan şirketler 100% yabancı sahiplik hakkına sahiptir, çoğu vergiden muaftır ve kendi serbest bölge otoriteleri tarafından yönetilir. Dubai’de JAFZA, DMCC, Dubai Internet City, Dubai Airport Free Zone gibi yaklaşık 30 serbest bölge vardır. Serbest bölgeler genellikle belirli sektörlere odaklanır ve bürokratik işlemleri yatırımcı için kolaylaştırır. Ancak serbest bölgedeki bir şirket, faaliyetlerini büyük ölçüde kendi bölgesiyle sınırlı olarak yürütür ve Dubai’nin ana karasında doğrudan iş yapamaz.

Soru: Dubai Mainland (Ana Kara) şirketi ne anlama geliyor?
Cevap: Mainland (ana kara) şirket, Dubai’de doğrudan BAE yasalarına ve Ekonomik Kalkınma Departmanı’na tabi bir şirket modelidir. Ana kara şirketleri, coğrafi kısıtlama olmaksızın Dubai ve BAE genelinde ticaret yapma hakkına sahiptir. Örneğin Dubai şehir merkezinde bir ofis açmak, yerel müşterilere hizmet vermek veya BAE içindeki devlet ihalelerine girmek istiyorsanız, ana kara şirketi kurmanız gerekir. Mainland şirketleri geçmişte bir yerel ortak gerektiriyordu ancak yeni düzenlemelerle çoğu alanda %100 yabancıya ait olabilir. Mainland şirketiniz varsa “LLC” unvanı alır ve DED lisansıyla faaliyet gösterir. Bu yapı, BAE iç pazarında tam bir esneklik sunar.

Soru: Dubai’de şirket kurmak için yerel sponsor veya ortak bulmak şart mı?
Cevap: Serbest bölgede hayır, şart değil. Serbest bölge şirketlerinde yerel (BAE vatandaşı) sponsor veya ortak gerekmiyor; yabancı yatırımcı tek başına şirketin sahibi olabilir. Ana kara şirketlerinde ise geçmişte genel bir %51 yerel ortak zorunluluğu vardı, fakat 2020’de yapılan yasa değişikliğiyle birçök sektörde bu kaldırıldı. Artık birçok ana kara şirketi de %100 yabancı ortaklı kurulabiliyor. Bununla birlikte, bazı özel sektörler veya meslek grupları hala BAE vatandaşı ortak veya hizmet temsilcisi gerektirebilir.

Örneğin avukatlık, sağlık hizmetleri veya güvenlik gibi alanlarda bir vatandaşın ortak olması yasal gereklilik olabilir. Bu tür durumlar dışında, sıradan bir ticaret veya hizmet şirketi için yerel sponsor bulmak zorunda değilsiniz. Eğer gerekiyorsa da, genelde bu sponsor şirket yönetimine karışmayan sadece resmi işlemlerde gereken bir figür olur ve aranızdaki ilişki bir sözleşme ile güvence altına alınır.

Soru: Serbest bölge şirketiyle Dubai’nin iç pazarında (ana karada) satış yapabilir miyim?
Cevap: Doğrudan yapamazsınız. Serbest bölge şirketleri hukuken sadece kendi bölgesi içinde ve uluslararası alanda faaliyet iznine sahiptir. Dubai’nin ana karasındaki bireylere veya şirketlere doğrudan satış yapmak isterseniz, iki yol vardır: Ya ürünü/hizmeti sizden alıp son müşteriye ulaştıracak bir BAE distribütörü / yerel ajan bulmak, ya da kendiniz ana karada ayrı bir şirket veya şube açmak.

Örneğin bir serbest bölge şirketiniz ve depolarınız olsun, ürünlerinizi Dubai’de mağazalara sokmak için bir lokal dağıtıcı ile anlaşabilirsiniz; dağıtıcı gerekli lisansla malları alıp satar ve size ödeme yapar. Alternatif olarak, mevcut serbest bölge şirketinizle yetinmeyip Dubai şehir içinde bir ana kara şirketi daha kurarak bu engeli aşabilirsiniz. Ancak bu ikinci seçenek maliyetli olacağından, stratejinizi baştan belirlemeniz önemli: Eğer BAE iç pazar hedefiniz varsa baştan ana kara lisansı almanız en pratik yoldur.

Soru: Dubai’de şirket kurmanın maliyeti ne kadardır?
Cevap: Maliyet, seçtiğiniz serbest bölgeye veya ana kara yapısına, iş kolunuza ve ihtiyaçlarınıza göre çok değişkenlik gösterir. Serbest bölge şirketi için başlangıç maliyetleri paket halinde sunulabilir; ortalama olarak 5.000 ila 15.000 AED (1.500 – 5.000 USD) arasında sermayesiz paketler bulunabiliyor. Örneğin küçük bir danışmanlık şirketi, ofisli veya ofissiz seçenekle yıllık 10.000 AED civarında bir giderle serbest bölgede kurulabilir. Ana kara şirketlerinde ise masraflar biraz daha yüksektir: Zorunlu ofis tuttuğunuz için yıllık kira (mekana göre değişir), DED lisans harcı (genelde birkaç bin AED, ticari faaliyet tipine göre değişir) ve kuruluş sırasında ödenen çeşitli ücretler toplamda ilk yıl için 15.000 – 30.000 AED (5.000 – 10.000 USD) bandına çıkabilir.

Buna ek olarak, eğer bir yerel sponsora ihtiyacınız varsa kendisine yıllık 5.000 – 10.000 AED civarı bir ücret ödemeniz gerekebilir (faaliyet alanının stratejik önemine göre bu tutar değişebilir). Elbette daha büyük ölçekli yatırımlarda (fiziki mağaza, fabrika, depo vb. gerekiyorsa) maliyetler orantılı şekilde artacaktır. Ayrıca her yıl lisans yenileme için belli bir harç ödeneceğini unutmamak gerekir. Güncel kurlar ve fiyatlar ışığında en doğru bütçelendirmeyi yapabilmek için uzman desteği almanız ve birkaç serbest bölgeden teklif toplamanız önerilir.

Soru: Dubai’de şirket kuran yabancılar oturma izni (rezidans vizesi) alabilir mi?
Cevap: Evet. Dubai’de şirket kurmak, aynı zamanda şirket ortaklarına ve çalışanlarına oturma izni (residence visa) alma hakkı verir. Şirketiniz onaylanıp kurulunca, öncelikle şirket adına bir göçmenlik dosyası açılır ve size bir vize kotası tanımlanır. Serbest bölgelerde bu işlemleri bölge yönetimi yürütürken ana karada Göçmenlik İdaresi üzerinden yapılır. Şirket ortağı olarak siz “investor visa” denen yatırımcı vizesine başvurursunuz; genelde 2 veya 3 yıllık oturma izni verilir (BAE’de artık çoğu vize 2 yıl olarak düzenleniyor).

Oturma izni alabilmek için ülkeye giriş yapıp sağlık kontrolünden geçmeniz, parmak izi vermeniz ve kimlik kartı (Emirates ID) almanız gerekir – tüm süreç 1-2 hafta sürer. Bu izni aldıktan sonra Dubai’de yasal ikamet sahibi olursunuz, istediğiniz kadar kalabilirsiniz. Ayrıca şirket sahibi olarak eşinizi ve 18 yaş altı çocuklarınızı kendinize sponsor ederek onların da oturma izni almasını sağlayabilirsiniz. Hatta belirli koşullarda ebeveynlerinizi dahi getirme imkânı vardır. Çalışanlarınız için de benzer şekilde çalışma vizeleri alınacaktır. Özetle, Dubai’de şirket kurmak sadece ticari değil, aynı zamanda orada yaşama ve çalışma imkânı sunan bir adımdır.

Soru: Dubai offshore şirketi nedir, serbest bölgeden farkı var mı?
Cevap: Offshore şirket, Dubai’de (veya BAE’de) fiziki varlığı olmayan, tamamen uluslararası ticaret veya varlık yönetimi için kurulan özel yapıdır. Dubai’de Jebel Ali Offshore (JAFZA Offshore) ve Ras Al Khaimah Offshore gibi seçenekler mevcuttur. Offshore şirketler %100 yabancıya ait olabilir ve vergi avantajı sağlar, ancak BAE içinde faaliyet yapmalarına izin yoktur. Hatta offshore şirketlerin ofis kiralaması, vize alması da mümkün değildir – sadece kağıt üzerinde kurulurlar ve banka hesabı açabilirler.

Genelde başka ülkelerde iş yapmak, mülk tutmak veya uluslararası ticaret faturalamak için kullanılırlar. Serbest bölge şirketi ise BAE’de fiilen var olan (ofisi, vizesi olabilen) ve serbest bölge içinde faaliyet gösterebilen şirketlerdir. Eğer amacınız BAE’de bulunmadan uluslararası iş yapmaksa offshore; ama Dubai’de iş kurup varlık göstermekse serbest bölge şirketi tercih edilmelidir. Offshore şirket konumuz olan free zone vs mainland karşılaştırmasının aslında tamamen dışında, ayrı bir kategoridir.

Yukarıdaki SSS bölümünde değinilen konular, sıkça merak edilen genel sorulardır. Spesifik sorularınız veya durumunuza özel konular için profesyonel danışmanlık almayı unutmayın.

Sonuç ve Özet

Dubai, sunduğu vergi avantajları, stratejik konum ve iş dostu hukuk sistemiyle Türk yatırımcılar için cazip bir destinasyon olmaya devam ediyor. Serbest bölge vs ana kara şirket tercihi ise Dubai’deki iş planınızın başarısı için kritik bir karar noktası. Özetlemek gerekirse, serbest bölgeler tam mülkiyet, vergi muafiyeti ve hızlı kurulum avantajlarıyla uluslararası odaklı girişimler için idealdir. Ana kara şirketleri ise Dubai ve BAE pazarına girmek, marka bilinirliği oluşturmak ve yerel müşteri kitlesine ulaşmak isteyenler için vazgeçilmez bir yapıdır. Her iki seçenekte de son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler, süreci yabancı yatırımcılar lehine kolaylaştırmıştır – örneğin ana karada %100 yabancı ortaklık imkânı ve serbest bölgede genişleyen sektör yelpazesi gibi gelişmeler yaşanmıştır.

Unutulmamalıdır ki en doğru seçim, şirketinizin ihtiyaçlarına en uygun olanıdır. Bu rehberde aktardığımız bilgiler ışığında, kendi önceliklerinizi ve imkanlarınızı değerlendirerek kararınızı verebilirsiniz. Elbette Dubai’de şirket kurma yolculuğu, profesyonel bir rehberlikle çok daha sorunsuz ve hızlı ilerler. İstanbul’dan, Marmara Bölgesi’nden veya Türkiye’nin herhangi bir yerinden Dubai’ye açılmayı planlayan girişimciler için hukuki ve stratejik destek sunmaya hazırız.

Avukat Bilal Alyar olarak, yıllardır Türkiye’deki müvekkillerimizin Dubai başta olmak üzere uluslararası yatırımlarında yanlarında yer aldık. Dubai’de şirket kuruluşu, hukuki sözleşmelerin hazırlanması, yerel otoritelerle yazışmalar, vize ve banka hesabı işlemleri gibi adımlarda uzman ekibimizle size rehberlik edebiliriz. Eğer “Dubai Free Zone mu yoksa Mainland mi daha avantajlı?” sorusu aklınızı kurcalıyorsa, birlikte detaylı bir değerlendirme yapabilir, iş planınıza en uygun rotayı çizebiliriz.

İstanbul, Marmara Bölgesi ve Türkiye genelindeki yatırımcılara uluslararası hukuk hizmeti veren büromuz, Dubai’de güvenilir iş ortaklarıyla koordinasyon içinde çalışarak süreci baştan sona yönetmektedir. Hedefimiz, müvekkillerimizin yurtdışındaki girişimlerini en güvenli ve verimli şekilde hayata geçirmektir.

📞 Destek ve İletişim: Dubai’de şirket kurma konusunda sorularınız için bize her zaman ulaşabilirsiniz. Detaylı bilgi ve profesyonel hukuki destek almak isterseniz, bizimle iletişime geçin. Avukat Bilal Alyar ve ekibi olarak İstanbul’daki ofisimizde veya çevrimiçi toplantılarla sizlere yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız. İş hedeflerinize ulaşmanız için gerekli hukuki zemini birlikte oluşturalım.

İstanbul’dan Dubai’ye uzanan bu yolda, doğru bilgi ve uzman desteği ile başarının kapıları aralanır. Unutmayın, uluslararası arenada emin adımlarla ilerlemek için “hukuki rehberiniz” her zaman yanınızda.

Dubai çözüm ortaklarımızla Ön hazırlık strateji ve planlama , avantajları dezavantajları Özellikleri ve , Özellikleri ve avantajları dezavantajları , dezavantajları Özellikleri ve avantajları konularında çözüm üretiyoruz.

https://u.ae/en

https://inhak.adalet.gov.tr/Home/Index

Dubai Avukatı

Dubai Muhasebe

Dubai Avukatı

Dubai Muhasebe

Dubai Aile Hukuku

https://dmcc.ae/blog/difference-between-dubai-mainland-freezone-companies
https://haymanwoodward.com/tr/blog-tr/anakara-ve-serbest-bolge-muammasinda-gezinmek-dubaide-is-kurma-rehberi
https://www.sirket.io/blog/dubaide-sirket-turleri
https://www.haberler.com/ekonomi/dubai-de-sirket-kurmak-veya-sube-acmak-19066198-haberi
Dubai Free Zone vs Mainland