Deniz Alacaklıları ve Gemi Alacaklısı Hakkının İmtiyazı

Gemi alacaklısı hakkı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) Beşinci Kitabında düzenlenen, belirli alacakları teminat altına alan ve gemi üzerinde kendiliğinden doğan kanuni bir rehin hakkıdır. Bu hak, sicile tescil edilmiş veya edilmemiş bütün diğer rehin haklarından ve ayni yükümlülüklerden önce gelir — yani bir gemi icra yoluyla satıldığında, gemi alacaklıları, ipotek alacaklılarından bile önce paylarını alır. Tayfa ücreti, kurtarma ücreti, liman/kanal ücretleri gibi belirli alacaklar bu güçlü korumadan yararlanır. Bu rehberde gemi alacaklısı hakkının kapsamını, sırasını ve düşme sürelerini anlatıyoruz.

30 saniyede özet

  • TTK m.1320’de sayılan alacaklar (tayfa ücreti, can/mal kurtarma ücreti, liman/kanal/diğer suyolu ücretleri, gemi işletmesinden doğan haksız fiiller gibi) gemi üzerinde kanuni rehin hakkı doğurur.
  • TTK m.1323: bu kanuni rehin hakkı, geminin üzerindeki tescilli veya tescilsiz bütün kanuni ve akdî rehin haklarından (ipotek dahil) önce gelir.
  • TTK m.1324: gemi alacaklısı haklarının kendi aralarındaki sırası, alacakların m.1320’deki sıralamasına göre belirlenir; kurtarma ücreti alacağı özel bir önceliğe sahiptir.
  • TTK m.1326: gemi alacaklısının rehin hakkı, kural olarak alacağın doğduğu tarihten itibaren bir yıl içinde işlemeye başlayan sürelerin geçmesiyle düşer; gemi iyiniyetli bir üçüncü kişiye satılırsa bu süre daha da kısalabilir.
  • TTK m.1380: gemi alacaklıları, alacaklarını ihtiyati haczi tamamlamak veya doğrudan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip edebilir; bu hüküm Türk ve yabancı bayraklı tüm gemilere uygulanır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; deniz ticareti uyuşmazlıkları genellikle uluslararası unsur taşır, somut olayda bayrak devleti ve uygulanacak hukuk ayrıca incelenmelidir.

Son güncelleme: Eylül 2026 — TTK m.1320-1326 ve m.1379-1380 madde metinleri işlenerek içerik yenilendi.

İçindekiler

Kanuni Dayanak

  • TTK m.1320-1322 (gemi alacaklısı hakkının kapsamı ve temin ettiği alacaklar)
  • TTK m.1323-1324 (önceliği ve sırası)
  • TTK m.1326 (düşmesi), m.1379-1380 (takip yolları)

Gemi alacaklısı hakkının kapsamı

TTK m.1320’de sayılan belirli alacaklar, doğdukları anda gemi üzerinde kendiliğinden bir kanuni rehin hakkı (gemi alacaklısı hakkı) doğurur — ayrıca bir tescil işlemine gerek yoktur. Bu alacaklar arasında tayfanın hizmet sözleşmesinden doğan ücret ve diğer alacakları, can ve mal kurtarma ücreti alacağı, liman, kanal ve diğer suyolu ücretleri ile kılavuzluk ücretleri, geminin işletilmesinden doğan ölüm/yaralanma veya diğer haksız fiillerden kaynaklanan tazminat alacakları sayılır. TTK m.1322 uyarınca bu rehin hakkı ana parayı, faizi, takip ve yargılama giderlerini de kapsar; gemi bir donatma iştiraki tarafından işletiliyorsa, alacaklarına sanki tek bir donatanın mülkiyetindeymiş gibi karşılık oluşturur.

Öncelik ve sıra

TTK m.1323’ün getirdiği koruma çarpıcıdır: “1320 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ilâ (e) bentlerinde yazılı gemi alacaklılarının sahip olduğu kanuni rehin hakkı, gemi üzerinde tescil edilmiş veya edilmemiş olan bütün kanuni ve akdî rehin haklarıyla ayni yükümlülüklerden önce gelir.” Yani bir banka geminin üzerine ipotek tesis etmiş olsa dahi, tayfa ücreti veya kurtarma ücreti alacaklıları icra satışından önce sırada yer alır. Kendi aralarındaki sıra ise TTK m.1324’e göre m.1320’deki sıraya göre belirlenir; ancak kurtarma ücreti alacağının verdiği rehin hakkı özel bir kural izler — bu alacağın doğumuna sebep olan faaliyetten önce doğmuş diğer gemi alacaklarından da önce gelebilir, çünkü kurtarma faaliyeti geminin (ve dolayısıyla diğer tüm alacaklıların teminatının) fiilen korunmasını sağlamıştır.

Düşme süreleri ve takip yolları

TTK m.1326, gemi alacaklısı haklarının sınırsız süreyle devam etmediğini düzenler: rehin hakkı kural olarak alacağın doğduğu tarihten itibaren bir yıl içinde (m.1320/1-f’deki özel hâllerde geminin zarar tespiti/paylaştırmasının yapılacağı varma limanına vardığı tarihten itibaren altı ay içinde, gemi ihtiyaten haczedilmemişse) düşer. Gemi iyiniyetli bir üçüncü kişiye satılırsa bu süre daha erken işlemeye başlayabilir — alıcının gemiyi devraldığı tarihten itibaren. Alacaklılar, TTK m.1379-1380 uyarınca haciz yoluyla, kambiyo senetlerine özgü usullerle veya doğrudan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla (kanuni rehin hakkından feragat etmeden) takip yapabilir; bu hükümler Türk bayraklı gemiler kadar Türkiye’de bulunan yabancı bayraklı gemilere de uygulanır.

KonuKuralDayanak
ÖnceliğiTüm rehin haklarından (ipotek dahil) önce gelirTTK m.1323
Alacaklılar arası sıram.1320’deki sıraya göre, kurtarma ücreti özel kuralTTK m.1324
Genel düşme süresiDoğumdan itibaren 1 yılTTK m.1326
Kurtarma ücreti alacağıVarma limanına varıştan itibaren 6 ay (haczedilmemişse)TTK m.1326/2

Sıkça Sorulan Sorular

Gemi alacaklısı hakkı için ayrıca tescil gerekir mi?

Hayır, gemi alacaklısı hakkı TTK m.1320’de sayılan alacağın doğduğu anda kendiliğinden doğar; tescile veya bildirime ihtiyaç yoktur.

İpotekli bir gemide tayfa alacağım öncelikli mi?

Evet, TTK m.1323 uyarınca gemi alacaklısı hakkı, gemi üzerindeki tüm rehin haklarından (ipotek dahil) önce gelir.

Gemi alacaklısı hakkım ne zaman düşer?

Kural olarak alacağın doğduğu tarihten itibaren bir yıl içinde, geminin cebri icra yoluyla satışla sonuçlanacak şekilde ihtiyaten haczedilmemesi hâlinde düşer (TTK m.1326).

Gemi satıldıysa alacağımı yeni malikten talep edebilir miyim?

Gemi iyiniyetli bir üçüncü kişiye satılmışsa, rehin hakkının düşme süresi alıcının gemiyi devraldığı tarihe göre işlemeye başlar; bu süreyi kaçırmamak kritik önem taşır.

Kurtarma ücreti alacağı diğer gemi alacaklarından neden farklı önceliğe sahip?

TTK m.1324/2 uyarınca kurtarma ücreti alacağının rehin hakkı, bu alacağın doğumuna sebep olan faaliyetten önce doğmuş diğer gemi alacaklarından önce gelebilir; çünkü kurtarma, geminin (ve diğer alacaklıların teminatının) korunmasını sağlamıştır.

Yabancı bayraklı bir gemiye Türkiye’de haciz uygulanabilir mi?

Evet, TTK m.1380 gemi alacaklısı hakkına dayalı takip hükümlerinin Türk ve yabancı bayraklı tüm gemilere uygulanacağını açıkça düzenler.

Gemi alacaklısı hakkımdan feragat etmeden haciz yoluyla takip yapabilir miyim?

TTK m.1379 uyarınca haciz veya kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurulması, kanuni rehin hakkından feragat anlamına gelir; bu yollardan hangisinin izleneceği stratejik olarak değerlendirilmelidir.

Gemi donatma iştiraki tarafından işletiliyorsa alacağım nasıl etkilenir?

TTK m.1322/2 uyarınca bu durumda dahi gemi alacakları, sanki tek bir donatanın mülkiyetindeymiş gibi bir karşılık oluşturur; iştirak hâli alacaklının teminatını zayıflatmaz.

Gemi alacaklısı hakkı ile ipotek arasındaki fark nedir?

İpotek, sözleşmeyle (akdî olarak) kurulan ve sicile tescil edilen bir teminattır; gemi alacaklısı hakkı ise kanunda sayılan belirli alacaklar için kendiliğinden doğan ve ipotekten önce gelen kanuni bir haktır.

Gemi alacaklısı hakkımı nasıl ispat ederim?

Alacağın niteliğini ve TTK m.1320’deki hangi bende girdiğini gösteren sözleşme, fatura, kurtarma raporu gibi belgeler ile ispat edilir; deniz ticareti uyuşmazlıklarında bilirkişi incelemesi sıkça başvurulan bir yoldur.

İlgili Hizmet Alanlarımız

Resmî Kaynaklar

Hazırlayan

Av. Bilal Alyar — İstanbul Barosu

Bu yazı hukuki tavsiye niteliği taşımaz; somut uyuşmazlıklarda dosyanızın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerekir.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarhukuk@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarhukuk@gmail.com