Kefalet Sözleşmesi 2026: TBK’daki Şekil Şartları ve Sınırlamalar
Kefalet sözleşmesi, bir kişinin (kefil) başkasının borcunu, o borç ödenmezse kendi malvarlığıyla üstlenmesidir. Türk Borçlar Kanunu (TBK, 6098 sayılı), 2012’de yürürlüğe girmesiyle kefaleti eski Borçlar Kanunu’na göre çok daha sıkı şekil şartlarına bağlamış, kefili — özellikle aile bütçesini — koruyan sınırlamalar getirmiştir. Bu rehberde kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarını, azami miktar ve süre sınırlarını, eşin rızası zorunluluğunu ve şekle aykırılığın sonucunu güncel Yargıtay içtihadıyla birlikte inceliyoruz.
- Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça, azami sorumluluk miktarı ve kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli değildir (TBK m.583).
- Azami miktar ve müteselsil kefalet ibaresi kefilin kendi el yazısıyla yazılmalıdır — matbu/bilgisayar çıktısı yeterli değildir.
- Evli bir kişi, eşinin yazılı rızası olmadan kefil olamaz (TBK m.584) — istisnalar: tacir/esnaf kendi işletmesi için verdiği kefaletler.
- Gerçek kişi kefaleti, sözleşme tarihinden itibaren 10 yıl sonra kendiliğinden sona erer (TBK m.598).
- Şekle aykırı kefalet sözleşmesi baştan geçersizdir — mahkemeler bu durumda kefil hakkındaki davayı reddeder.
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; somut kefalet sözleşmenizin geçerliliği metnin tamamı incelenmeden değerlendirilemez.
Son güncelleme: Eylül 2026 — TBK m.582-598 tam metni ve güncel Yargıtay 6. Hukuk Dairesi içtihadıyla genişletildi.
Kefalet Sözleşmesi Nedir, Kimi Bağlar
TBK m.581’e göre kefalet, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunun ifa edilmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Kefil, asıl borçlu değildir; borç asıl borçluya aittir, kefil yalnızca borç ödenmezse devreye giren bir fer’i (asıl borca bağlı) güvence verir. Bu nedenle kefilin sorumluluğu, asıl borcun varlığına ve geçerliliğine sıkı sıkıya bağlıdır — asıl borç geçersizse veya sona ermişse kefil de sorumlu olmaz (TBK m.598/1).
Yasal Çerçeve: TBK m.582-598
| Madde | Konu |
|---|---|
| TBK m.582 | Kefaletin asıl borca bağlılığı (fer’ilik) |
| TBK m.583 | Şekil şartı: yazılı şekil, azami miktar, kefalet tarihi, el yazısı ibaresi |
| TBK m.584 | Evli kefil için eşin yazılı rızası |
| TBK m.598 | Kefaletin sona ermesi, 10 yıllık azami süre |
TBK m.583’ün tam metni şöyledir: “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” Bu üç unsur — yazılı şekil, azami miktar, el yazısı ibaresi — birlikte gerçekleşmedikçe kefalet hiç doğmamış sayılır; sonradan düzeltilemeyen bir geçersizliktir.
Uygulamada Şekil Şartına Uyum
El yazısı zorunluluğu neyi kapsar
Matbu bir kira sözleşmesinde kefilin sadece imza attığı, azami miktarı ve “müteselsil kefil” sıfatını kendi eliyle yazmadığı durumlar Yargıtay’ca sürekli olarak geçersiz sayılır. Kefilin yalnızca imzasının bulunması, azami miktar ve tarihin matbu/daktilo olarak yazılı olması yeterli değildir — bu üç unsurun bizzat kefilin el yazısıyla sözleşmede yer alması gerekir.
Eşin rızası ne zaman aranmaz
TBK m.584/3, tacirin veya şirket ortağı/yöneticisinin kendi ticari işletmesiyle ilgili verdiği kefaletlerde, esnaf-sanatkârın mesleki faaliyetiyle ilgili kefaletlerinde ve bazı kamu destekli kredi kefaletlerinde eş rızası aranmayacağını düzenler. Bu istisna dışında, evli bir kişinin eşinin yazılı rızası olmadan verdiği kefalet de geçersizdir.
Süre ve azami miktar sınırı neden önemli
Kefil, sözleşmede yazdığı azami miktarın üzerinde hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz — asıl borç bu miktarı aşsa bile. Ayrıca gerçek kişi kefaleti, yeni bir kefalet verilmedikçe kurulmasından 10 yıl sonra kendiliğinden sona erer (TBK m.598/son). Süresiz “ömür boyu” kefalet artık hukuken mümkün değildir.
Şekle Aykırılığın Sonucu
| Eksiklik | Sonuç |
|---|---|
| Azami miktar el yazısıyla yok | Kefalet sözleşmesi geçersiz |
| Kefalet tarihi belirtilmemiş | Kefalet sözleşmesi geçersiz |
| Evli kefilin eş rızası yok (istisna dışı) | Kefalet sözleşmesi geçersiz |
| 10 yıl doldu, yenilenmedi | Kefalet kendiliğinden sona erer |
Şekle aykırılık def’i, alacaklının açtığı tahsil/tahliye davasında kefil tarafından her aşamada ileri sürülebilir; mahkeme bunu tespit ederse kefil hakkındaki talebi reddeder — asıl borçlu hakkındaki hüküm bundan etkilenmez.
Yargı Kararı
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesine müteselsil kefil olarak imza atan davalı hakkında açılan tahliye ve alacak davasında, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin kendi el yazısıyla yazılmış bir ibare bulunmadığını tespit ederek, TBK m.583’teki şekil şartlarına uyulmadan kurulan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğuna ve kefil hakkındaki davanın reddi gerektiğine hükmetmiştir:
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E.2016/6603, K.2016/5869, 12.10.2016 — mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/269584000 (erişim: Eylül 2026)
Sıkça Sorulan Sorular
Kefil olurken nelere el yazısıyla yazmam gerekir?
Sorumlu olacağınız azami tutarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil iseniz bu sıfatı ya da bu anlama gelen bir ifadeyi kendi el yazınızla yazmanız gerekir. Bunlardan biri eksikse sözleşme TBK m.583 uyarınca geçersizdir.
Evliyim, eşimin rızası olmadan kefil olabilir miyim?
Kural olarak hayır — TBK m.584 evli kişinin kefil olabilmesi için eşin yazılı rızasını arar. İstisna: kendi ticari işletmeniz veya mesleki faaliyetinizle ilgili verdiğiniz kefaletler.
Kefalet süresiz mi geçerlidir?
Hayır. Gerçek kişi kefaleti, TBK m.598 uyarınca sözleşme tarihinden itibaren 10 yıl sonra kendiliğinden sona erer; devamı için yeni bir kefalet sözleşmesi gerekir.
Asıl borç sona erdiyse kefilin sorumluluğu devam eder mi?
Hayır. Kefalet fer’i (bağlı) bir yükümlülüktür; asıl borç hangi sebeple olursa olsun sona erdiğinde kefil de borcundan kurtulur (TBK m.598/1).
Azami miktarın üzerinde alacaklı benden talepte bulunabilir mi?
Hayır. Kefil, sözleşmede el yazısıyla belirttiği azami miktarı aşan bir tutardan sorumlu tutulamaz, asıl borç bu miktardan yüksek olsa bile.
Adi kefalet ile müteselsil kefalet arasındaki fark nedir?
Adi kefalette alacaklı önce asıl borçluya başvurmak, onun mal varlığını takip etmek zorundadır (m.585); müteselsil kefalette alacaklı doğrudan kefile başvurabilir. Müteselsil sıfatın el yazısıyla açıkça belirtilmesi şarttır.
Şirket ortağı olarak şirketimin kredisine kefil oldum, eş rızası gerekir mi?
TBK m.584/3 uyarınca, ticaret siciline kayıtlı bir işletmenin sahibi veya şirket ortağı/yöneticisinin, kendi işletmesi/şirketiyle ilgili verdiği kefaletlerde eş rızası aranmaz.
Kefalet sözleşmesi noterde mi yapılmalı?
Hayır, kanun yazılı şekli yeterli görür; noter onayı zorunlu değildir. Ancak yazılı şeklin TBK m.583’teki tüm unsurları (el yazısı dahil) taşıması şarttır.
Kefil olduktan sonra fikrimi değiştirip kefaletten çıkabilir miyim?
Tek taraflı cayma kural olarak mümkün değildir; kefalet ancak asıl borcun sona ermesi, sürenin dolması veya alacaklıyla mutabakatla sona erer.
Kefil olarak ödediğim tutarı asıl borçludan geri alabilir miyim?
Evet. Kefil, alacaklıya ödeme yaptığında alacaklının haklarına halef olur ve asıl borçluya rücu edebilir (TBK’nın rücu hükümleri).
Hukuki Destek
Kefalet sözleşmesinin geçerliliği, sözleşmenin tam metnine ve el yazısı ibarelerine bakılarak değerlendirilir. Kefil olarak dava ile karşı karşıyaysanız veya kefalet vermeden önce riskleri netleştirmek istiyorsanız, sözleşme metninin incelenmesi ilk adımdır.
Sonuç
TBK, kefaleti — özellikle aile bütçesini koruma amacıyla — sıkı şekil şartlarına bağlamıştır. Azami miktar, tarih ve müteselsil sıfatın el yazısıyla yazılmaması, eşin rızasının alınmaması gibi eksiklikler sözleşmeyi baştan geçersiz kılar. Kefil olacak kişi için de kefalet alacak taraf için de bu şartlara harfiyen uyulması, ileride açılacak davanın sonucunu doğrudan belirler.
