Force Majeure ve Hardship Klozları 2026: Sözleşmede Mücbir Sebep ve Aşırı İfa Güçlüğü
Force majeure (mücbir sebep) ve hardship (aşırı ifa güçlüğü) klozları, bir sözleşmenin kurulduğu andaki dengeyi sonradan bozan öngörülemez olaylara karşı tarafları koruyan hükümlerdir. Türk hukukunda mücbir sebep sözleşmeye özgü bir klozla düzenlenebileceği gibi, klozun hiç bulunmadığı ya da eksik yazıldığı durumlarda devreye Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK, 6098 sayılı) genel hükümleri girer. Bu rehberde iki kurumun birbirinden farkını, sözleşmeye nasıl yazılması gerektiğini ve TBK madde 136-138 çerçevesinde mahkemenin nasıl karar verdiğini somut örneklerle ele alıyoruz.
- Force majeure (mücbir sebep), borcun ifasını borçlunun kusuru olmaksızın tamamen imkânsız kılan olaydır — TBK m.136 uyarınca borç kendiliğinden sona erer.
- Hardship (aşırı ifa güçlüğü), ifayı imkânsız kılmaz ama dürüstlük kuralına aykırı düşecek kadar ağırlaştırır — TBK m.138, borçluya uyarlama veya dönme/fesih hakkı tanır.
- Sözleşmede mücbir sebep klozu yoksa dahi TBK’nın emredici olmayan genel hükümleri uygulanır; ancak klozla kapsam ve sonuçlar önceden netleştirilebilir.
- Hardship talebi için borçlunun henüz ifa etmemiş olması ya da haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması şarttır — sessiz kalıp ifa eden taraf sonradan uyarlama isteyemez.
- Dava yolu: uyarlama davası (TBK m.138), süresi genel zamanaşımına (10 yıl, TBK m.146) tabidir; ama talep gecikirse “ifa etmiş olma” itirazıyla karşılaşılır.
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, somut sözleşme metni incelenmeden kesin hukuki görüş oluşturmaz; klozun yazımı ve uyuşmazlık öncesi risk analizi için sözleşmenin tamamının değerlendirilmesi gerekir.
Son güncelleme: Eylül 2026 — TBK m.136-138 tam metni, güncel Yargıtay 3. Hukuk Dairesi içtihadı ve kloz yazım örnekleriyle genişletildi.
Force Majeure ve Hardship: Tanım ve Ayrım
Türk hukukunda “force majeure” için doğrudan bir kanun tanımı yoktur; kavram öğreti ve içtihatla TBK’nın imkânsızlık hükümlerinden (m.136-137) türetilir. Mücbir sebep, borçlunun iradesi ve kusuru dışında gerçekleşen, öngörülemeyen ve karşı konulamayan bir olayın borcun ifasını tamamen ve kalıcı olarak imkânsız kılmasıdır (deprem, savaş, yangın, resmi ithalat-ihracat yasağı gibi). TBK m.136/1 açıktır: “Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer.”
Hardship ise farklı bir kategoridir: ifa hâlâ mümkündür ama olağanüstü bir gelişme (döviz kurunda ani sıçrama, hammadde fiyatlarının kat kat artması, pandemi kaynaklı talep daralması gibi) edimler arasındaki dengeyi borçlu aleyhine öylesine bozmuştur ki, ifanın aynen istenmesi dürüstlük kuralına aykırı düşer. Bu kurum TBK m.138’de “aşırı ifa güçlüğü” başlığıyla düzenlenmiştir ve sözleşmenin uyarlanmasını (yeni koşullara göre yeniden dengelenmesini), bu mümkün değilse dönme/fesih hakkını verir. Kısacası: force majeure ifayı imkânsız kılar ve borcu bitirir; hardship ifayı zorlaştırır ve hâkimin araya girerek sözleşmeyi düzeltmesini sağlar.
Yasal Çerçeve: TBK m.136-138
| Madde | Konu | Hukuki Sonuç |
|---|---|---|
| TBK m.136 | Borcun ifasının kusursuz imkânsızlaşması | Borç kendiliğinden sona erer; alınan edim sebepsiz zenginleşme hükümleriyle iade edilir |
| TBK m.137 | Kısmi imkânsızlık | Borç, imkânsız kalan kısım için sona erer; kalan kısım için sözleşmeden dönme hakkı doğabilir |
| TBK m.138 | Aşırı ifa güçlüğü (hardship) | Hâkimden uyarlama istenebilir; mümkün değilse dönme (sürekli edimli sözleşmede fesih) |
Kanun metni şu şekildedir: “Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.” (TBK m.138/1). Maddenin ikinci fıkrası bu hükmün yabancı para borçlarında da uygulanacağını açıkça belirtir — kur riskinin sözleşmeye yansıtılması tartışmalarında sık atıf yapılan noktadır.
Sözleşmeye Force Majeure / Hardship Klozu Nasıl Yazılır
TBK m.136-138 emredici değildir; taraflar sözleşmede kapsamı daraltıp genişletebilir. Uygulamada en sık görülen eksiklik, klozun “mücbir sebep hâlinde taraflar sorumlu değildir” gibi tek cümlelik, muğlak bir ifadeyle geçiştirilmesidir. Sağlam bir kloz şu unsurları içermelidir:
- Tanım ve örnek liste: deprem, sel, savaş, ambargo, salgın hastalık, hükümet kararları gibi hâller sayılır; “ve benzeri öngörülemeyen haller” ile liste açık uçlu bırakılır.
- Bildirim yükümü ve süresi: olayı öğrenen taraf, kaç gün içinde diğer tarafı yazılı olarak bilgilendirmek zorundadır (TBK m.136/3, bildirmemenin zarardan sorumluluk doğurduğunu zaten öngörür).
- Askı süresi ve sonuç: olayın belirli bir süreyi (örn. 60-90 gün) aşması hâlinde tarafların fesih hakkı.
- Hardship tetikleyicileri: hangi ekonomik eşiklerin (kur, endeks, maliyet artışı yüzdesi) uyarlama görüşmesini tetikleyeceği somutlaştırılır — aksi hâlde TBK m.138’in soyut “dürüstlük kuralı” ölçütüne kalınır.
- Uyarlama usulü: önce tarafların müzakeresi, anlaşamazlarsa hakem/mahkeme yolu — tahkim şartı varsa uyarlama talebinin de bu şarta tabi olduğu açıkça yazılmalı.
- Uygulanacak hukuk ve dil: uluslararası sözleşmelerde “force majeure” ile “hardship” arasındaki common law/İngiliz hukuku farkları TBK’daki karşılıklarıyla birebir örtüşmez; sözleşmenin hangi hukuka tabi olduğu klozun yorumunu doğrudan etkiler.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar
Kira sözleşmelerinde uyarlama talepleri TBK m.138’in en yoğun uygulama alanıdır — özellikle döviz cinsinden kararlaştırılan bedellerde. Ancak TBK m.344 açıkça 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’u ve TBK m.138’i saklı tutarak, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamayacağını öngörür; hardship talebi bu beş yıllık kuralı bertaraf edebilecek istisnai bir yoldur, otomatik bir hak değildir.
Basiretli tacir yükümü ticari sözleşmelerde uyarlama talebini zorlaştırır: mahkemeler, döviz kurundaki artışın “öngörülemez” sayılabilmesi için sıradan piyasa dalgalanmasının çok ötesinde, taraflarca gerçekten tahmin edilemeyecek bir olağanüstülük aramaktadır. Yalnız zarar etmek, hardship için yeterli değildir.
İfaya devam etmiş olan taraf — sözleşme koşullarını protesto etmeden, haklarını saklı tutmadan ifasına devam eden borçlu, TBK m.138’in aradığı şartı kaybeder. Bu yüzden hardship’e dayanacak tarafın, olayın ortaya çıktığı andan itibaren yazılı ihtirazi kayıt koyması kritik önem taşır.
Force majeure ile temerrüdün karıştırılması da sık görülür: mücbir sebep sadece kusursuz ve öngörülemeyen imkânsızlığı kapsar; borçlunun kendi ihmali, finansman sıkıntısı veya tedarikçisiyle yaşadığı sıradan bir anlaşmazlık mücbir sebep sayılmaz.
Yaptırımlar ve Dava Süreçleri
| Durum | Yol | Not |
|---|---|---|
| Tam imkânsızlık (force majeure) | Borç kendiliğinden sona erer (TBK m.136) | Dava açmaya gerek yok; ispat yükü imkânsızlığı ileri sürende |
| Aşırı ifa güçlüğü (hardship) | Uyarlama davası (TBK m.138) | Görevli mahkeme sözleşmenin niteliğine göre asliye/sulh hukuk; ticari uyuşmazlıkta asliye ticaret |
| Uyarlama reddedilirse | İstinaf → temyiz | İstinaf süresi 2 hafta, temyiz süresi 2 hafta (HMK genel kuralı) |
Yargı Kararı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yakın tarihli bir kararı, AVM’de kiracı olan davacının döviz bazlı kira artışı nedeniyle açtığı uyarlama davasında, mahkemenin “aşırı ifa güçlüğü” koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddettiğini, bu kararın Yargıtay’ca onandığını gösteriyor. Karar, sırf ekonomik dalgalanmanın veya kira artışının davacı aleyhine olmasının yeterli olmadığını, TBK m.138’in aradığı “öngörülemeyen olağanüstülük” ve “dürüstlük kuralına aykırılık” eşiğinin ayrıca ispatlanması gerektiğini teyit ediyor:
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2025/5800, K.2026/2841, 06.05.2026 — mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1217348800 (erişim: Eylül 2026)
Sıkça Sorulan Sorular
Force majeure klozu sözleşmede yoksa hiç korunma olmaz mı?
Hayır. Kloz olmasa da TBK m.136-138 devreye girer; kloz yalnızca kapsamı ve sonuçları önceden netleştirir, hakkı yaratan kanundur.
Pandemi force majeure mi, hardship mi sayılır?
Somut sözleşmeye göre değişir. İfayı tamamen imkânsız kılmışsa (örn. sınır kapanması nedeniyle mal hiç teslim edilemiyorsa) force majeure; ifa mümkün ama aşırı zorlaşmışsa (talep daralması, maliyet artışı) hardship olarak değerlendirilir. Yargıtay kararlarında Covid-19 döneminde kira uyarlaması taleplerinin somut olay bazında incelendiği görülüyor.
Hardship talebi kime karşı açılır?
Sözleşmenin karşı tarafına karşı, uyarlama davası olarak açılır. Taraflar önce müzakereyle anlaşmaya çalışır; anlaşamazlarsa dava veya (kloz varsa) tahkim yoluna gidilir.
Uyarlama davasında hâkim ne yapabilir?
Hâkim sözleşmeyi tamamen yeniden yazamaz; edimler arasındaki dengeyi yeniden kurmaya yönelik somut bir uyarlama (örn. bedel indirimi, vade değişikliği) yapar. Uyarlama mümkün değilse borçluya dönme, sürekli edimli sözleşmelerde fesih hakkı tanınır.
Döviz kurundaki her artış hardship sayılır mı?
Hayır. Mahkemeler basiretli tacirden öngörebileceği ölçüde dalgalanmaları hesaba katmasını bekler; hardship için “öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü” bir sıçrama aranır.
Force majeure ile mücbir sebep aynı şey mi?
Evet, Türkçe hukuk dilinde “mücbir sebep” force majeure’ün karşılığıdır; ikisi eş anlamlı kullanılır.
Hardship talebinde bulunmadan ifaya devam edersem hakkımı kaybeder miyim?
Kural olarak evet — TBK m.138 “borcunu henüz ifa etmemiş veya haklarını saklı tutarak ifa etmiş olma” şartını arar. İhtirazi kayıt koymadan sessizce ifaya devam etmek, sonraki uyarlama talebini zayıflatır.
Uluslararası sözleşmelerde force majeure klozu Türk hukukuna göre mi yorumlanır?
Sözleşmede seçilen uygulanacak hukuka göre değişir. Türk hukuku seçilmişse TBK m.136-138 devreye girer; yabancı hukuk seçilmişse o hukukun force majeure/hardship doktrini (örn. İngiliz hukukunda frustration doktrini) uygulanır — bu yüzden kloz yazılırken uygulanacak hukukla tutarlılık kontrol edilmelidir.
Mücbir sebep süresi ne kadar sürerse fesih hakkı doğar?
Kanunda sabit bir süre yoktur; sözleşmede kararlaştırılan askı süresi (örn. 60-90 gün) esas alınır. Kloz yoksa, imkânsızlığın sürekli hâle gelip gelmediği somut olayda değerlendirilir.
Hardship davası açmak için ön arabuluculuk şart mı?
Ticari nitelikli alacak-borç uyuşmazlıklarında (TTK kapsamındaki ticari davalarda) dava şartı arabuluculuk aranabilir; sözleşmenin tarafları ve uyuşmazlığın niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Hukuki Destek
Force majeure ve hardship klozlarının yazımı, sözleşmenin genel yapısından, tarafların risk dağılımından ve uygulanacak hukuktan bağımsız değerlendirilemez. Mevcut bir sözleşmede uyarlama hakkının doğup doğmadığı veya yeni kurulacak bir sözleşmeye hangi klozun yazılması gerektiği konusunda somut belge incelemesi olmadan kesin bir görüş vermek doğru olmaz; dosyanızı ayrıntılı incelemek isteriz.
Sonuç
Force majeure borcu bitirir, hardship sözleşmeyi düzeltir. İki kurum da TBK’nın genel hükümlerinde köklüdür ve kloz yazılmasa dahi uygulanır — ama iyi yazılmış bir kloz, uyuşmazlık çıktığında hangi eşiğin, hangi usulle ve hangi sonuçla işleyeceğini önceden netleştirerek hem zaman hem risk tasarrufu sağlar.
