eVTOL Hava Taksi Düzenlemesi: Türkiye Sivil Havacılık Perspektifi
Türkiye’de eVTOL (elektrikli, dikey iniş-kalkış yapabilen hava taksi) araçlarına özgü ayrı bir kanun veya yönetmelik, bu rehberin hazırlandığı tarih itibarıyla yayımlanmış değil. eVTOL projeleri bugün 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun genel hava aracı rejimi ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün (SHGM) insansız hava aracı (İHA) mevzuatı arasında, aracın pilotlu mu yoksa uzaktan/otonom mu çalıştığına göre değişen bir boşlukta değerlendiriliyor. Bu sayfada abartılı bir “hava taksi çağı başladı” anlatısı kurmuyoruz; bugün elde ne var, ne yok, onu net biçimde ortaya koyuyoruz.
- Dayanak: 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu (RG 19.10.1983) — eVTOL’a özel bir kanun/yönetmelik henüz yok.
- İHA rejimi: Kanun madde 144, sivil İHA sistemlerinin ithal, satış, tescil ve uçuşa elverişlilik esaslarını belirleme yetkisini SHGM’ye veriyor — ama pilotlu eVTOL bu tanıma tam girmiyor.
- Genel rejim: Madde 85 (tescil öncesi/sonrası uçuşa elverişlilik muayenesi) ve madde 89 (tescil, uçuşa elverişlilik belgesi, sigorta poliçesi zorunluluğu) her sivil hava aracı için geçerli — eVTOL de kural olarak bu rejime tabi olacak.
- Sigorta: Madde 89/f uyarınca sigorta poliçesi taşıma zorunluluğu genel bir şart; eVTOL operatörleri için ayrı bir asgari teminat tablosu henüz yayımlanmadı.
- Uygulama takvimi: SHGM’nin eVTOL’e özel tip sertifikası (SHT) çıkarıp çıkarmayacağı ve ne zaman çıkaracağı belirsiz; Avrupa’da EASA’nın SC-VTOL kategorisi örnek alınabilir ama Türkiye’de resmî bir taslak bu rehberin hazırlandığı tarihte kamuoyuna açıklanmamıştı.
Yasal Çerçeve ve Hukuki Dayanak
2920 sayılı Kanun’un 144. maddesi — 4/7/2024 tarihli 7519 sayılı Kanunla eklenen fıkrayla — “Türk Hava Sahasında işletilecek veya kullanılacak sivil İnsansız Hava Aracı (İHA) sistemlerinin ithali, satışı, ruhsatlandırılması, kayıt ve tescili, uçuşa elverişliliğin sertifikalandırılması, sistemleri kullanacak kişilerin sahip olması gereken nitelikleri, uçuş izinlerinin verilmesi ve hava trafik hizmetlerine ilişkin usul ve esasların Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından belirleneceğini” öngörüyor. Sorun şu: bir eVTOL aracı içinde pilot taşıyorsa (bugünkü prototiplerin çoğu böyle), teknik olarak “insansız” değildir ve bu madde kapsamına tam girmez. Bu durumda devreye Kanun’un genel hükümleri girer: madde 85 (tescil öncesi ve sonrası uçuşa elverişlilik muayenesi, usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesi) ve madde 89 (her sivil hava aracının tescil belgesi, milliyet/tescil işareti, uçuşa elverişlilik belgesi, mürettebat belgeleri, telsiz ruhsatı ve sigorta poliçesi taşıma zorunluluğu). Yani bugün bir eVTOL, hukuken “küçük bir helikopter” gibi değerlendiriliyor; kendine özgü bir kategori değil.
Temel Kavramlar: eVTOL, İHA ve Drone Arasındaki Fark
Drone (küçük İHA) mevzuatta zaten tarif edilmiş bir kategori ve SHGM’nin SHT-İHA talimatlarıyla yönetiliyor. eVTOL ise iki noktada ayrışıyor: (1) genellikle yolcu taşıması amaçlanıyor, (2) çoğu proje başlangıçta pilotlu, ileride otonom işletmeyi hedefliyor. Bir araç yolcu taşıyorsa ve içinde pilot varsa, İHA mevzuatı değil genel sivil havacılık (tip sertifikası, pilot lisansı, hava alanı/vertiport altyapısı) rejimi devreye girer — ki bu rejim eVTOL’ün elektrikli, çok rotorlu, dikey kalkışlı mimarisine göre henüz özelleştirilmiş değil.
Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar
Bir eVTOL projesi Türkiye’de test uçuşu yapmak istediğinde karşılaştığı gerçek sorunlar şunlar: (1) SHGM’den alınacak tip sertifikası için hangi teknik standardın (EASA SC-VTOL, FAA Part 21 Powered-Lift gibi) referans alınacağı belirsiz olduğundan başvuru süreçleri vaka bazında yürütülüyor; (2) vertiport (dikey iniş-kalkış pisti) için ayrı bir imar/altyapı mevzuatı yok, mevcut heliport kurallarına kıyasen bakılıyor; (3) sigorta şirketleri eVTOL’e özgü bir risk tablosu geliştirmediğinden poliçeler genel hava taşımacılığı sorumluluk sigortası üzerinden, yüksek prim ve geniş istisna listesiyle yazılıyor; (4) hava sahası entegrasyonu (özellikle şehir içi düşük irtifa uçuşlar) için hava trafik yönetimi kuralları henüz eVTOL yoğunluğuna göre tasarlanmadı.
Risk Yönetimi ve Önleyici Yaklaşım
Bu alanda yatırım yapan veya test izni almak isteyen bir şirkete önerimiz: SHGM ile erken ve yazılı temasa geçip başvurunun hangi mevzuat kapsamında (İHA mı, genel sivil hava aracı mı) değerlendirileceğini net biçimde teyit ettirmek, aracın sınıflandırmasını belirsiz bırakmamaktır. Sözleşmesel tarafta, üretici/işletmeci/sigorta şirketi arasındaki sorumluluk paylaşımı mutlaka yazılı sözleşmeyle netleştirilmeli; mevzuat boşluğu olduğu bir alanda “yürürlükteki mevzuata uygunluk” taahhüdü tek başına yeterli koruma sağlamaz.
Yargısal Yaklaşım
Türkiye’de eVTOL kaynaklı bir uyuşmazlığa ilişkin, güvenilir şekilde doğrulanabilir bir Yargıtay veya Danıştay kararına bu rehberin hazırlandığı tarih itibarıyla ulaşılamamıştır — alan henüz test aşamasında olduğundan bu beklenen bir durumdur. Bir kaza halinde muhtemel dava zemini, 2920 sayılı Kanun’un genel hava taşımacılığı sorumluluk hükümleri ile Türk Borçlar Kanunu madde 71’deki tehlike sorumluluğu (önemli ölçüde tehlike arz eden işletme faaliyeti) olacaktır; ama bunun eVTOL’e nasıl uygulanacağı içtihatla değil, ancak somut bir uyuşmazlıkla netleşecektir.
Hukuki Destek
ALYAR LAW & CONSULTANCY, havacılık projelerinde SHGM başvuru süreçlerinin hukuki takibi, sözleşme ve sorumluluk paylaşımı düzenlemeleri ile mevzuat boşluğu bulunan alanlarda risk haritalaması konusunda destek sunmaktadır. eVTOL gibi henüz oturmamış bir alanda net olmayan bir düzenlemeyi “netmiş gibi” sunmayız; bugün elde olan ve olmayanı ayırarak ilerleriz.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye’de eVTOL için ayrı bir kanun var mı?
Hayır. Bugün eVTOL, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun genel hükümleri ve duruma göre İHA mevzuatı (madde 144) arasında değerlendiriliyor; eVTOL’e özgü bir kanun veya yönetmelik yayımlanmadı.
eVTOL, drone/İHA mevzuatına mı tabi?
Yalnızca otonom veya uzaktan kumandalı ise. Pilotlu eVTOL’ler İHA tanımına girmez, genel sivil hava aracı (tescil, uçuşa elverişlilik, pilot lisansı) rejimine tabi olur.
eVTOL işletmek için SHGM’den izin şart mı?
Evet. Madde 85 ve 89 uyarınca her sivil hava aracı gibi eVTOL de tescil, uçuşa elverişlilik belgesi ve ilgili diğer belgeleri almadan işletilemez.
Vertiport (dikey iniş-kalkış alanı) kurmak için ayrı bir izin gerekir mi?
Ayrı bir eVTOL vertiport mevzuatı yok; bugün mevcut heliport/havaalanı izin süreçlerine kıyasen başvuru yapılıyor, bu da başvuru süresini ve belirsizliği artırıyor.
eVTOL kazası halinde kim sorumlu olur?
Somut olaya göre değişir; ama genel çerçeve 2920 sayılı Kanun’un hava taşımacılığı sorumluluk hükümleri ile TBK madde 71’deki tehlike sorumluluğu ilkeleridir. Bu konuda henüz yerleşik bir Türk mahkemesi kararı yok.
eVTOL sigortası zorunlu mu?
Madde 89/f uyarınca sigorta poliçesi taşıma zorunluluğu tüm sivil hava araçları için geçerli genel bir kural; eVTOL’e özgü asgari teminat tutarları henüz ayrıca belirlenmedi.
Yabancı bir eVTOL üreticisi Türkiye’de test uçuşu yapabilir mi?
Teorik olarak evet, ama SHGM’den vaka bazlı özel izin alması gerekir; standart bir başvuru şablonu henüz oluşturulmadı.
eVTOL pilotluğu için ayrı bir lisans var mı?
Hayır, bugün mevcut helikopter/uçak pilot lisansı kategorileri kıyasen uygulanıyor; eVTOL’e özgü bir lisans sınıfı SHGM tarafından henüz ihdas edilmedi.
Bu alanda yatırım yapmak hukuken riskli mi?
Mevzuat boşluğu risk demektir ama yasak demek değildir. Erken ve yazılı SHGM teması, net sözleşme ve sorumluluk paylaşımı ile bu risk yönetilebilir; garantili bir sonuç vaadi bu aşamada gerçekçi olmaz.
eVTOL için Avrupa’daki (EASA) kurallar Türkiye’de doğrudan geçerli mi?
Hayır, doğrudan uygulanmaz. Türkiye AB Ortak Havacılık Alanı üyesi değildir; SHGM kendi teknik talimatlarını (SHT) çıkarır, ancak uygulamada çoğu zaman EASA standartlarını referans alma eğilimindedir.
Sonuç
eVTOL hava taksi, dünyada test aşamasından ticarileşmeye geçmeye çalışan bir teknoloji; Türkiye’de ise bugün için ayrı bir hukuki kimliği yok, genel sivil havacılık mevzuatının boşluklarında ilerliyor. Bu alanda bir projeyle ilgilenen şirketlere önerimiz, mevzuatın netleşmesini pasif biçimde beklemek yerine SHGM ile erken temas kurup sınıflandırmayı netleştirmek ve sözleşmesel risk paylaşımını sağlam kurmaktır.
