Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesi, banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunu düzenler. Maddenin birinci fıkrası, başkasına ait kartın izinsiz kullanımını; ikinci ve üçüncü fıkraları ise sahte kart üretilmesini ve kullanılmasını ayrı ayrı suç olarak tanımlar. Son yıllarda kripto borsa hesaplarına yapılan hile yoluyla edinilmiş kart ödemelerinin de bu maddenin uygulama alanına girmesi, TCK 245 ile TCK 158/1-f arasındaki içtima ilişkisini sıklıkla gündeme getirmektedir.
Hapis Cezası Yanında Adli Para Cezasının Zorunluluğu
TCK 245/1’in dikkat çekici bir özelliği, hapis cezası yanında adli para cezasının da zorunlu olarak hükmedilmesini öngörmesidir. Uygulamada bazı ilk derece mahkemelerinin yalnızca hapis cezasına hükmettiği olaylarda Yargıtay, kanunda öngörülen adli para cezasının da ayrıca verilmesi gerektiğine sürekli olarak işaret etmektedir.
Güncel Yargıtay Kararları
1. Adli Para Cezasının Zorunlu Hükmedilmesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, TCK 245/1 kapsamında banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunda hapis cezası yanında adli para cezasının da zorunlu olarak hükmedilmesi gerektiğine işaret etmiştir. İlk derece mahkemesinin adli para cezasına yer vermediği veya eksik tayin ettiği durumlarda kararın bozulması gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 1. CD, E. 2026/331, K. 2026/1643, 05.03.2026 — Karar metni
2. Kartın Hukuka Aykırı Ele Geçirilmesi ve Mağdur Sayısınca Suç
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunda, kartın hukuka aykırı ele geçirilmesi ve kullanılmasıyla suçun tamamlandığını; mağdur sayısınca ayrı suç oluşacağını belirtmiştir. Karar, aynı failin birden fazla kişiye ait kartı kullandığı olaylarda her bir kart sahibi yönünden ayrı suçun teşekkül edeceğine ilişkin önemli bir emsaldir.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/27759, K. 2026/1894, 23.02.2026 — Karar metni
3. Kart Bilgilerinin İzinsiz Kullanımı ve Cezanın Bireyselleştirilmesi
11. Ceza Dairesi’nin diğer bir kararı, TCK 245 kapsamında kart bilgilerinin izinsiz kullanımı ile suçun maddi unsurunun gerçekleşmesi ve cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin ilkeleri ele almıştır.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/29097, K. 2026/1819, 19.02.2026 — Karar metni
4. Zincirleme Suç, Lehe Kanun ve Etkin Pişmanlık
11. Ceza Dairesi’nin bir başka kararı, banka kartı kötüye kullanma suçunda zincirleme suç (TCK 43), lehe kanun ve etkin pişmanlık (TCK 168) değerlendirmesini içermektedir. Karar, aynı suç işleme kararıyla birden fazla mağdura yönelik fiillerde zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarını ortaya koymaktadır.
Yargıtay 11. CD, E. 2025/3022, K. 2026/1433, 10.02.2026 — Karar metni
5. Çalıntı Kartla Kripto Alımı — TCK 245 ile TCK 158/1-f İçtimaı
Çalıntı banka kartıyla kripto borsa hesabı açılarak Bitcoin alımı yapıldığı olayda Yargıtay 11. Ceza Dairesi, fiilin hem TCK 245 hem de TCK 158/1-f kapsamına girdiğini; fikri içtima kuralı gereği en ağır cezayı gerektiren TCK 245’in uygulanması gerektiğini hükme bağlamıştır. Karar, kripto işlemleri ile kart suçlarının kesişiminde temel emsaldir. Banka tarafının sorumluluğu için kripto işlemlerinde banka özen sorumluluğu yazısı da incelenebilir.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/41201, K. 2025/650, 16.01.2025 — Karar metni
TCK m. 245’in Üç Farklı Suç Tipi
TCK m. 245 hükmü, üç farklı eylemi ayrı suç tipi olarak düzenler. Birinci fıkrada başkasına ait gerçek banka veya kredi kartını ele geçiren ya da elinde bulunduran failin, kart sahibinin veya kart yararlandırılan kişinin zararına olarak kullanma eylemi cezalandırılır. İkinci fıkra, başkasına ait gerçek bir kartın sahte olarak üretilmesi veya satılması, bu kartların hukuka aykırı kullanılması eylemlerini düzenler. Üçüncü fıkra ise sahte oluşturulan ya da üzerinde sahtecilik yapılan kartın kullanılması suretiyle haksız menfaat sağlanmasına ilişkindir. Her bir fıkra, hem maddi unsur hem de ceza miktarı bakımından farklı düzenleme öngörmektedir. Bilişim hukuku uygulamasında eylemin hangi fıkraya gireceğinin doğru belirlenmesi, hem cezanın belirlenmesi hem de içtima ilişkileri bakımından kritiktir.
TCK m. 158/1-f ve TCK m. 244 ile İçtima
Banka veya kredi kartı bilgilerinin bilişim sistemleri yoluyla ele geçirilerek kullanılması hâlinde TCK m. 245 ile TCK m. 158/1-f (bilişim sistemleri yoluyla nitelikli dolandırıcılık) arasındaki ayrım önem taşımaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihadında, başkasına ait gerçek kartın bilgilerinin kullanılarak internet üzerinden alışveriş yapılması eyleminin TCK m. 245/1 kapsamında değerlendirildiği; mağduru aldatma ve kararını etkileme unsurlarının ön plana çıktığı eylemlerin ise TCK m. 158/1-f kapsamında ele alındığı vurgulanmaktadır. Bilişim sistemine hukuka aykırı girilerek kart bilgilerinin elde edilmesi durumunda TCK m. 243 ile gerçek içtima da gündeme gelmektedir. Karşılaştırma için TCK 158/1-f başlıklı çalışmamız incelenebilir.
Etkin Pişmanlık (TCK m. 168) Uygulaması
TCK m. 168 kapsamındaki etkin pişmanlık hükümleri, TCK m. 245’te düzenlenen suçlar bakımından da uygulama alanı bulmaktadır. Failin, soruşturma evresinde mağdurun zararını gidermesi hâlinde cezasında üçte ikiye kadar; kovuşturma evresinde hüküm verilmeden önce zararı gidermesi hâlinde ise yarısına kadar indirim yapılabilmektedir. Zararın giderilmesi yalnızca asıl tutarın ödenmesini değil, ortaya çıkan masraf ve faizleri de kapsayabilmektedir. Etkin pişmanlığın değerlendirilmesinde, mağdur ile failin anlaşması veya banka kanalıyla zararın tazmin edilmesi belge düzeniyle ispat edilmelidir.
Görevli Mahkeme, Soruşturma ve Mağdurun Hakları
TCK m. 245 kapsamındaki suçlarda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir; üst sınırın yüksek olması nedeniyle bazı nitelikli hâllerde görev tartışılabilmektedir. Yetki, suçun işlendiği yer mahkemesinindir. Eylem internet üzerinden işlendiğinde, ödemenin gerçekleştirildiği POS yerinin bulunduğu il ya da mağdurun zarara uğradığı yer yetki tartışmasına konu olabilmektedir. Mağdur açısından, banka ile kurulan kart hamili sözleşmesinde yer alan sorumluluk klozları ve harcama itirazı (chargeback) süreci, zararın hızlı giderilmesi bakımından kritik araçlardır. Bankanın yeterli güvenlik tedbirini almadığı iddiaları ise hukuk mahkemelerinde ayrıca değerlendirilebilmektedir. Banka sorumluluğuna ilişkin ayrıntılar için bankacılık ve finans hukuku kapsamındaki çalışmalarımız tamamlayıcı niteliktedir.
Savunmada Sık Karşılaşılan Hatalar
Savunmada en sık görülen hata, eylemin hangi fıkraya gireceğinin doğru tespit edilmemesi ve bunun cezanın belirlenmesinde dosyalar arasında çelişkili sonuçlara yol açmasıdır. Bir diğer kritik hata, etkin pişmanlık imkânının zamanlama yönünden iyi yönetilmemesi; mağdur ile uzlaşı yoluna gidilmesi gereken hâllerde geç kalınmasıdır. Ayrıca POS, ATM ve internet bankacılığı kayıtlarının zaman damgalı biçimde temin edilmemesi, savunma yönünden delil değerini zayıflatmaktadır. Dijital delillerin hukuka uygun biçimde elde edilip elde edilmediği, sanığın bilgisayar ya da telefonu üzerinde yapılan incelemelerin CMK m. 134 güvencelerine uyularak yürütülüp yürütülmediği, savunmanın temel itirazları arasında yer almalıdır.
Sonuç
TCK 245 uygulamasında Yargıtay’ın yerleşik ilkeleri, kartın ele geçirilmesi ve kullanılmasıyla suçun tamamlandığını; mağdur sayısınca ayrı suç oluşacağını; hapis cezası yanında adli para cezasının zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır. Kripto borsa hesabı açılması veya online alışveriş yapılması durumlarında TCK 158/1-f bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık ile fikri içtima sıklıkla gündeme gelir ve en ağır cezayı gerektiren hüküm uygulanır. Mağdurların ilk işlemde bankaya itiraz başvurusu yapması ve sonrasında Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunması, hem ceza sorumluluğunun tespiti hem de zararın karşılanması bakımından kritik adımdır. Çevrimiçi hesaba izinsiz erişim boyutu için ayrıca TCK 243 bilişim sistemine girme incelemesine bakılmalıdır.
