CMK 100 Tutuklama Şartları ve İtiraz Rehberi (2026)
CMK 100 tutuklama tedbirinin maddi ve şekli koşullarını düzenler: kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni (kaçma şüphesi, delil karartma) ve ölçülülük şartlarının birlikte gerçekleşmesi gereklidir. Adli kontrol tedbirleri öncelikli olmalıdır.
İçindekiler
- Maddi Koşullar: Kuvvetli Suç Şüphesi
- Tutuklama Nedenleri (CMK 100/2)
- Katalog Suçlar (CMK 100/3)
- Adli Kontrol Tedbirleri (CMK 109)
- Tutuklamaya İtiraz Yolu
- Sıkça Sorulan Sorular
Maddi Koşullar: Kuvvetli Suç Şüphesi
Kişinin suçu işlediğini gösteren somut delillere dayanan, soyut iddianın ötesinde kuvvetli şüphe bulunmalıdır. Mağdurun beyanı, tanık ifadesi, kamera görüntüsü, telefon kaydı gibi somut deliller değerlendirilir. Salt iddia/şüphe yeterli değildir.
Tutuklama Nedenleri (CMK 100/2)
Tutuklama nedeni olarak şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular (yurt dışı bağlantısı, uçuş kaydı, sürekli ikamet bilgisinin bulunmaması gibi) ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma girişimi hususunda kuvvetli şüphe oluşturan davranışlar var sayılabilir (CMK m.100/2). CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlarda, suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Bu bir karine değil, takdire bağlı bir kolaylıktır: hâkim yine de ölçülülük denetimi yapar ve katalog suç olması tek başına tutuklamayı zorunlu kılmaz.
Katalog Suçlar (CMK 100/3)
CMK m.100/3’te sayılan suçlar arasında soykırım ve insanlığa karşı suçlar, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı (birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı, hırsızlık, yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, devletin güvenliğine karşı suçlar ve anayasal düzene karşı suçlar yer alır. Bu suçlarda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir; bu bir karine değil, takdire bağlı bir kolaylıktır.
Tutuklama Yasağı, Azami Süreler ve Otuz Günlük İnceleme
- Ölçülülük ve tutuklama yasağı (m.100/1 ve m.100/4): İşin önemi ile verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmayan hâllerde tutuklama kararı verilemez. Ayrıca sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.
- Kovuşturmada azami süre (m.102/1-2): Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk en çok bir yıldır, zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde süre en çok iki yıldır; uzatma süresi toplam üç yılı, TCK’nın İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümündeki suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda beş yılı geçemez.
- Soruşturma evresinde azami süre (m.102/4): 7188 sayılı Kanunla eklenen fıkra uyarınca soruşturma evresindeki tutukluluk, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde altı ayı, giren işlerde bir yılı geçemez. Anılan bölümlerdeki suçlar, terör suçları ve toplu işlenen suçlarda bu süre en çok bir yıl altı ay olup gerekçesiyle altı ay daha uzatılabilir.
- Çocuklarda indirim (m.102/5): Bu süreler, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından dörtte üç oranında uygulanır.
- Uzatma kararının usulü (m.102/3): Uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir. Görüş alınmadan verilen uzatma kararı itiraz sebebidir.
- Otuz günlük resen inceleme (m.108): Soruşturma evresinde, tutukevinde geçen süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, şüpheli veya müdafii dinlenerek tutukluluğun devamına gerek olup olmadığına karar verir. Şüpheli de bu süre içinde inceleme isteyebilir. Kovuşturmada hâkim veya mahkeme, her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında resen karar verir. Soruşturma evresindeki otuz günlük incelemede şüpheli veya müdafiinden hiçbiri dinlenmeden tutukluluğun devamına karar verilmesi, CMK m.108/1 bakımından itirazda ileri sürülebilecek bir usul sorunudur.
Adli Kontrol Tedbirleri (CMK 109)
Yurt dışı çıkış yasağı, belirli yerlere gitme/gelme yasağı, periyodik karakola/savcılığa imza atma, elektronik kelepçe, alkol veya uyuşturucu bağımlılığından arınmaya yönelik tedavi veya muayene yükümlülüğü, silah taşıma yasağı, taşıt sürme yasağı adli kontrol tedbirleri arasında sayılır. Tutuklama yerine bu tedbirler öncelikle değerlendirilmelidir.
Tutuklamaya İtiraz Yolu
Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliğinin verdiği tutuklama kararına karşı, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren hâkimliğe verilecek dilekçeyle itiraz edilebilir; itirazı yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m.268). Tahliye kararı verilebilir veya itiraz reddedilebilir. Tutukluluk süresinin uzatılması kararına da aynı şekilde itiraz hakkı vardır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu da açıktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Tutuklama nedenleri nelerdir?
CMK 100/2 uyarınca: 1) Şüpheli/sanığın kaçacağına işaret eden somut olgular bulunması, 2) Delillerin yok edileceği, gizleneceği, değiştirileceğine ilişkin kuvvetli şüphe, 3) Tanık-mağdur veya başkalarına karşı baskı yapılacağı şüphesidir.
Katalog suç nedir?
CMK 100/3’te sayılan ve somut delillere dayanan kuvvetli şüphe hâlinde tutuklama nedeninin var sayılabildiği suçlardır. Cinsel saldırı (TCK m.102/1 hariç), çocuğun cinsel istismarı, uyuşturucu ticareti, kasten öldürme, terör suçları gibi ağır suçları kapsar.
Tutuklamaya itiraz nasıl yapılır?
Tutuklama kararına karşı kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren hâkimliğe itiraz dilekçesi verilir. Soruşturma evresindeki sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazı, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler.
Adli kontrol tedbiri nedir?
CMK 109 uyarınca tutuklama yerine uygulanabilen tedbirlerdir: yurt dışı çıkış yasağı, periyodik imza, elektronik kelepçe, belirli yerlere gitme yasağı, alkol veya uyuşturucu bağımlılığından arınmaya yönelik tedavi veya muayene yükümlülüğü gibi seçenekler vardır.
Yargıtay ve AYM Kararları
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu: CGK’nın bir kararında (E.2021/232, K.2022/415, 07.06.2022, oybirliği) CMK m.100 ve m.101 hükümleri madde metniyle birlikte açıklanarak şu ilke vurgulanmıştır: “Hâkim veya mahkeme, kanunda yazılı tutuklama nedenleri bulunsa dahi tutuklama kararı vermek zorunda değildir.” Tutuklama kararı için kuvvetli suç şüphesi, bir tutuklama nedeni VE ölçülülük şartlarının birlikte, somut olgularla gerekçelendirilmesi gerekir. karar metni
- Anayasa Mahkemesi: AYM 2. Bölüm’ün güncel bir kararında (B. No: 2024/38874, Ebubekir Güç, 12.03.2026, oybirliği, İHLAL) tutuklama kararında “kaçma şüphesi” gibi soyut ifadelere yer verilmesinin, buna dair somut ve yeterli bir gerekçe gösterilmediği sürece yeterli olmadığına; isnat edilen suç CMK m.100/3’teki katalog suçlardan değilse tutuklama nedeninin ayrıca ve açıkça kanıtlanması gerektiğine hükmedilmiş, aksi hâlde kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edileceği belirtilmiştir. karar metni
İlgili Ceza Hukuku Rehberleri
Bölgesel Hizmet Alanları
- Kadıköy Ceza Avukatı Rehberi (2026)
- Beşiktaş Ceza Avukatı Rehberi (2026)
- Şişli Ceza Avukatı Rehberi (2026)
- Üsküdar Ceza Avukatı Rehberi (2026)
- Bakırköy Ceza Avukatı Rehberi (2026)
YouTube Hukuk Kanalı
Detaylı video anlatımı için @av.bilalalyar YouTube kanalını ziyaret edebilirsiniz.
Güncellenme: 17 Nisan 2026 — ALYAR LAW & CONSULTANCY
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği (barobirlik.org.tr)
Hazırlayan Avukat
Av. Bilal ALYAR
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde somut durumunuza göre bilgilendirme alınması yararlı olabilir.
