TCK 257 Görevi Kötüye Kullanma Suçu (2026)
TCK 257 kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi veya görevi ihmal etmesi sonucu kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına veya kişilere haksız menfaat sağlanmasına neden olmasını yaptırıma bağlar.
İçindekiler
- Suçun Unsurları ve Failin Sıfatı
- İcrai ve İhmali Hareketler
- Diğer Görev Suçlarıyla İlişki
- Soruşturma Şartı: 4483 Sayılı Kanun
- Müdafaa: İhmal-Kasıt Ayrımı, Mücbir Sebep
- Sıkça Sorulan Sorular
Suçun Unsurları ve Failin Sıfatı
TCK 257 yalnızca kamu görevlisi sıfatına haiz kişiler tarafından işlenebilir. TCK 6/1-c kapsamındaki kamu görevlisi tanımı geniştir; memur, sözleşmeli personel, hâkim, savcı, kolluk, belediye personeli vb. dahildir. Suçun oluşumu için fiilin görevle bağlantılı işlenmesi zorunludur.
İcrai ve İhmali Hareketler
TCK 257/1 görevin gereklerine aykırı icrai hareket için 6 ay-2 yıl hapis cezası, TCK 257/2 görevi ihmal için 3 ay-1 yıl hapis cezası öngörür. Mağduriyet, kamu zararı veya haksız menfaat sağlama unsurlarından birinin gerçekleşmesi şarttır.
Diğer Görev Suçlarıyla İlişki
TCK 257 genel hüküm niteliğinde olup özel görev suçları (irtikap TCK 250, rüşvet TCK 252, zimmet TCK 247, denetim görevini ihmal TCK 251) saklıdır. Eylem özel suç tipine uyuyorsa TCK 257 uygulanmaz; özel hükmün öncelik ilkesi gereği özel suç hükümleri uygulanır.
Soruşturma Şartı: 4483 Sayılı Kanun
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca TCK 257 suçu için soruşturma izni alınması gerekir. İzni vermeye yetkili merci eyleme göre değişir (vali, kaymakam, ilgili bakan). İzin verilmesine veya verilmemesine ilişkin karara karşı, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde itiraz edilebilir; itirazı yetkili merciye göre Danıştay İkinci Dairesi veya bölge idare mahkemesi inceler (4483 sayılı Kanun m.9).
Müdafaa: İhmal-Kasıt Ayrımı, Mücbir Sebep
Görevi kötüye kullanmada kasıt unsurunun ispatı önemli bir savunma alanıdır. Savunmada üst emrinin yerine getirilmesi (TCK m.24) ve kasıt unsurunun bulunmaması gibi hususlar somut olaya göre değerlendirilir; iş yoğunluğu veya kaynak yetersizliği tek başına hukuka uygunluk sebebi sayılmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Görevi kötüye kullanma cezası nedir?
TCK 257/1 icrai hareketle görevi kötüye kullanmada 6 ay-2 yıl hapis, TCK 257/2 görevi ihmalde 3 ay-1 yıl hapis cezası öngörür. Mağduriyet veya kamu zararı zorunlu unsurdur.
Memur hakkında doğrudan dava açılabilir mi?
Hayır. 4483 sayılı Kanun gereği TCK 257 suçunda soruşturma izni alınması gerekir. Soruşturma izni verilmeden dava açılmışsa ve izin şartının henüz gerçekleşebileceği anlaşılırsa mahkeme şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verir; şartın gerçekleşmeyeceği anlaşılırsa dava düşer (CMK m.223/8). Yetkili merci olayın türüne göre belirlenir.
TCK 257 ile özel görev suçları arasındaki ilişki nedir?
TCK 257 genel hüküm olup, özel görev suçları (rüşvet, zimmet, irtikap, denetim ihmali) eyleme uyduğunda öncelik kazanır. Özel hükmün varlığı genel hükmün uygulanmasını engeller.
Görevi kötüye kullanmada zamanaşımı?
TCK 66’ya göre temel cezası 5 yıl ve altında olduğundan 8 yıl dava zamanaşımı uygulanır.
Bölgesel Hizmet Alanları
- Kadıköy Ceza Hukuku Rehberi (2026)
- Beşiktaş Ceza Hukuku Rehberi (2026)
- Şişli Ceza Hukuku Rehberi (2026)
- Üsküdar Ceza Hukuku Rehberi (2026)
- Bakırköy Ceza Hukuku Rehberi (2026)
YouTube Hukuk Kanalı
Detaylı video anlatımı için @av.bilalalyar YouTube kanalını ziyaret edebilirsiniz.
Güncellenme: 17 Nisan 2026 — ALYAR LAW & CONSULTANCY
4483 Sayılı Kanunun Süre ve İtiraz Rejimi
Görevi kötüye kullanma isnadında dosyanın kaderini çoğu zaman esas değil soruşturma izni usulü belirler. 4483 sayılı Kanun burada üç kesin kural koyar.
Yetkili merci otuz gün içinde karar vermek zorundadır
M.7: yetkili merci, soruşturma izni konusundaki kararını suçun m.5/1’e göre öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dâhil en geç otuz gün içinde verir. Bu süre zorunlu hâllerde on beş günü geçmemek üzere bir defa uzatılabilir. İkinci fıkra bunu bir zorunluluk olarak tekrarlar: merci, bu süreler içinde izin verilmesi veya verilmemesi konusunda karar vermek zorundadır. Azami süre kırk beş gündür.
İtiraz süresi on gün, merci karara göre değişir
M.9 uyarınca yetkili merci kararını Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında inceleme yapılan kamu görevlisine ve varsa şikâyetçiye bildirir. İtiraz hakkı kararın yönüne göre farklı kişilere aittir: izin verilmesine karşı hakkında inceleme yapılan kamu görevlisi; izin verilmemesine karşı Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi; işleme koymama kararına karşı ise şikâyetçi itiraz edebilir.
Süre nettir: “İtiraz süresi, yetkili merciin kararının tebliğinden itibaren on gündür.” İtirazı inceleyecek merci de kanunla belirlenmiştir: m.3’ün (e), (f), (g) (Cumhurbaşkanınca verilen izin hariç) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştay İkinci Dairesi, diğerleri için yetkili merciin yargı çevresindeki bölge idare mahkemesi. İtirazlar öncelikle incelenir, en geç üç ay içinde karara bağlanır ve verilen kararlar kesindir.
TCK 257/3 yürürlükten kalkmıştır
Maddenin üçüncü fıkrası, görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden menfaat sağlayan kamu görevlisini cezalandırıyordu. Bu fıkra 2/7/2012 tarihli 6352 sayılı Kanunun 105 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bugün TCK 257 yalnızca iki fıkradan oluşur: icrai davranış (m.257/1, altı aydan iki yıla kadar hapis) ve ihmal veya gecikme (m.257/2, üç aydan bir yıla kadar hapis). Hâlâ üçüncü fıkraya dayanan içerikler mülga metne dayanmaktadır.
Maddenin ikincil (tali) niteliği
Her iki fıkra da “Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında” ifadesiyle başlar. Bu, TCK 257’yi tali norm hâline getirir: fiil zimmet (m.247), irtikâp (m.250), rüşvet (m.252) veya denetim görevinin ihmali (m.251) gibi özel bir suç tipine uyuyorsa TCK 257 uygulanmaz. Savunmada da iddianamede de ilk tartışılması gereken budur.
Ayrıca her iki fıkrada da netice unsuru aranır: kişilerin mağduriyeti, kamunun zararı veya kişilere haksız menfaat sağlanması. Bu üç sonuçtan hiçbiri somut olarak ortaya konulamıyorsa, görevin gereklerine aykırılık tek başına suçu oluşturmaz.
Mevzuat metinleri: 5237 sayılı TCK m.257 ve 4483 sayılı Kanun m.7 ve m.9.
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
Hazırlayan Avukat
Av. Bilal ALYAR
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde bir avukattan görüş alınması yararlı olabilir.
