Havayolu Yolcu Hakları ve Sorumluluk | Montreal Konvansiyonu ve SHY-YOLCU

Havayolu yolcu hakları, günümüz turizm hukukunun en sık uygulamaya giren ve en çok uyuşmazlık üreten alt dallarından biridir. Türkiye’de yolcu hakları çerçevesi, uluslararası Montreal Konvansiyonu (1999) ile Türk iç hukukunda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından çıkarılan Havayolu ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik (SHY-YOLCU) hükümlerinin bir arada uygulandığı bir yapı arz etmektedir. Bu rehber, uçuş iptali ve gecikmesinden bagaj kaybına, rezervasyon aşımı mağduriyetinden engelli yolcu haklarına kadar havayolu taşımacılığının tüm hukuki boyutlarını ele almaktadır.

Havacılık sektörünün uluslararası niteliği, uygulanacak hukuk, yetkili mahkeme ve tazminat rejimleri bakımından kendine özgü çözümler gerektirir. 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu, 5431 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile SHY-YOLCU Yönetmeliği, Türkiye’nin havacılık yolcu haklarına ilişkin temel mevzuatını oluşturmaktadır. ALYAR LAW & CONSULTANCY olarak uçuş iptalleri, bagaj kayıpları, tazminat davaları, havayolu sözleşme uyuşmazlıkları ve SHGM yaptırımlarına karşı hukuki süreçlerde danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız.

Montreal Konvansiyonu: Uluslararası Hava Taşımacılığı Hukukunun Omurgası

28 Mayıs 1999 tarihinde Montreal’de imzalanan ve Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Hava Taşımacılığına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme (Montreal Konvansiyonu), uluslararası havayolu taşımacılığında taşıyıcı sorumluluğunu düzenleyen temel kaynaktır. Konvansiyon, 1929 tarihli Varşova Konvansiyonu ve onun ek protokollerinin modernleştirilmiş halidir.

Konvansiyon’un kapsamı, iki taraf devlet arasında veya tek bir taraf devlet içinde kararlaştırılmış bir ara durak başka bir devlette olan yolcu, bagaj ve kargo taşımasıdır. Konvansiyon kapsamındaki uyuşmazlıklarda Konvansiyon hükümleri doğrudan uygulanır; iç hukukun Konvansiyon’a aykırı hükümleri uygulanamaz.

Montreal Konvansiyonu’nun yolcu açısından en önemli hükümleri:

  • Madde 17: Yolcunun ölümü veya yaralanmasından taşıyıcının sorumluluğu. Taşıyıcının kaza sonucu ölüm veya yaralanmadan sorumluluğu Konvansiyon’daki kademeli rejime tabidir: m.21 uyarınca 28.12.2024’ten itibaren 151.880 SDR’ye kadar kusursuz sorumluluk uygulanır (önceki tutar 128.821 SDR idi); bu tutarı aşan zararda taşıyıcı, zararın kendi ihmalinden kaynaklanmadığını veya yalnızca üçüncü kişinin kusurundan doğduğunu ispatlarsa sorumlu olmaz.
  • Madde 19: Yolcu, bagaj ve kargo gecikmesinden sorumluluk. Taşıyıcı gecikmeden doğan zararı öder; ancak makul tedbirleri aldığını veya almanın imkansız olduğunu kanıtlarsa sorumluluktan kurtulur.
  • Madde 17(2): Bagaj kaybı, hasarı veya gecikmesinden sorumluluk. Teslim edilen bagaj bakımından taşıyıcı kusursuz, kabin bagajında kusurla sorumludur.
  • Madde 22: Gecikme, bagaj ve kargoya ilişkin sorumluluk limitleri. Bagajın kaybı, hasarı veya gecikmesinde taşıyıcının sorumluluğu 28.12.2024’ten itibaren yolcu başına 1.519 SDR ile sınırlıdır (önceki tutar 1.288 SDR idi); yolcu ölüm/yaralanma limiti ise m.21’de ayrıca ve daha yüksek bir tutarla (151.880 SDR) düzenlenmiştir.
  • Madde 33: Yetkili mahkeme. Konvansiyon, davanın açılabileceği ülke mahkemelerini düzenler; yetkili mahkeme talebin türüne ve uçuşa göre resmî metinden belirlenmelidir.
  • Madde 35: Dava açma süresini iki yıl olarak düzenler; süre uçağın varış yerine ulaştığı tarihten, ulaşması gereken tarihten veya taşımanın durdurulduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.

SHY-YOLCU Yönetmeliği: İç Hukukta Yolcu Hakları

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılan Havayolu ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik (SHY-YOLCU), Avrupa Birliği’nin 261/2004 sayılı Tüzüğü ile paralel ilkeleri Türkiye’de uygulamaya koymuştur. Yönetmelik, Türkiye’den kalkan veya Türkiye’ye yapılan uçuşlarda uçuş iptali, uzun gecikme, rezervasyon aşımı (overbooking) ve sınıf düşürme hallerinde yolcuya asgari hakları ve taşıyıcının yükümlülüklerini düzenler.

Yönetmelik’in kapsamı: Türkiye’deki bir havalimanından kalkan tüm uçuşlar ile Türkiye dışındaki bir havalimanından Türkiye’deki bir havalimanına kalkış yapan uçuşlardır (ikinci kategoride, taşıyıcı Türkiye’de yerleşik veya Türkiye’den işletme ruhsatı almış havayolu ise). Yönetmelik, sadece Türkiye iç hatlarında değil, Türkiye’ye giriş-çıkış yapan uluslararası uçuşlarda da koruma sağlar.

Uçuş İptali

Uçuşun iptal edilmesi halinde yolcuya iki temel hak sunulur: (a) biletin 7 gün içinde tam bedelle iadesi veya (b) alternatif uçuşla taşınma hakkı. Alternatif uçuş teklifi kabul edilirse yolcu, uçuş arası sürede barındırma, yiyecek-içecek, iki telefon görüşmesi veya e-posta gönderimi haklarından yararlanır.

Bu temel hakların yanı sıra, belirli koşulların varlığında yolcu tazminat hakkı kazanır. Tazminat iç hat uçuşlarında 100 €; dış hat uçuşlarında mesafeye göre (a) 1500 km ve altı 250 €, (b) 1500-3500 km 400 €, (c) 3500 km üzeri 600 €’dur (SHY-YOLCU m.8). Tazminat, Yönetmelik’te belirlenen EUR değerine karşılık gelen TL tutar olarak ödenir.

Taşıyıcı, uçuş iptalinin olağanüstü koşullardan (hava koşulları, siyasi istikrarsızlık, güvenlik riski, beklenmedik uçuş güvenliği eksiklikleri ve grevler) kaynaklandığını ispat ederse tazminat yükümlülüğünden kurtulabilir; ancak iade ve alternatif taşıma yükümlülüğü devam eder. İptalin yolcuya kalkıştan en az 14 gün önce bildirilmiş olması halinde de tazminat ödemesi söz konusu olmaz.

Uçuş Gecikmesi

Yönetmelik, uçuş gecikmesinde yolcunun korumaya alınmasını üç kademede düzenler:

  • 2 saat ve üzeri gecikme (1500 km ve altı uçuşlarda) veya 3 saat ve üzeri (1500-3500 km) veya 4 saat ve üzeri (3500 km üzeri): Yolcuya bedelsiz yiyecek-içecek, iki telefon görüşmesi/e-posta imkanı, gerekirse barındırma ve havalimanına ulaşım sağlanır.
  • 5 saat ve üzeri gecikme: Yolcu seyahatten vazgeçip bilet bedelinin 7 gün içinde iadesini talep edebilir.
  • Varış noktasına 3 saat veya daha geç ulaşma: Uçuş teknik ve operasyonel nedenlerle tehir edilir ve yolcu son varış yerine 3 saat veya daha geç ulaştırılırsa, taşıyıcı SHY-YOLCU m.7/3 uyarınca m.8 (tazminat) ve m.9 (geri ödeme veya güzergâh değişikliği) yükümlülüklerini yerine getirir.

Rezervasyon Aşımı (Overbooking)

Havayollarının, bilet satışı sayısını koltuk kapasitesinin üstünde tutma (overbooking) uygulamasından kaynaklanan biniş reddi durumunda yolcu, uçuş iptaliyle eşdeğer haklara sahiptir. Taşıyıcı ilk aşamada gönüllü yolcu çağrısı yapar ve teşvik karşılığı gönüllü olan yolcularla anlaşır. Gönüllü bulunamazsa istemsiz biniş reddi uygulanır; bu durumda yolcu (a) bilet iadesi veya alternatif uçuş, (b) bakım hizmetleri ve (c) iç hatlarda 100 €, dış hatlarda mesafeye göre 250-600 € tazminat haklarına sahiptir.

Bagaj Kaybı, Hasarı ve Gecikmesi

Bagaj uyuşmazlıkları, havayolu yolcu davalarının en geniş kategorisini oluşturmaktadır. Montreal Konvansiyonu, bagajı teslim edilen bagaj (checked baggage) ve kabin bagajı (carry-on) olarak iki kategoride değerlendirir; sorumluluk rejimi bu ayrıma göre farklılaşır.

Teslim Edilen Bagaj

Checked baggage bakımından taşıyıcı kural olarak kusursuz sorumludur. Bagajın kaybı, hasarı veya gecikmesi halinde taşıyıcı, zararın bagajın niteliğindeki bir kusurdan, bagajdaki ambalajdan veya savaş, silahlı çatışma gibi istisnalardan kaynaklandığını ispat etmediği sürece sorumludur. Sorumluluk, Konvansiyon’da SDR cinsinden belirlenen üst limitle sınırlıdır; bu limit 28.12.2024’ten itibaren yolcu başına 1.519 SDR’dir (önceki tutar 1.288 SDR idi) ve düzenli aralıklarla güncellenir.

Yolcu, bagajın değerini önceden beyan edip ek ücret ödeyerek sorumluluk limitini yükseltebilir (declared value). Değerli eşyaların (mücevher, elektronik cihaz, önemli belgeler) kural olarak kabin bagajında taşınması önerilir; checked bagaja konulmaları halinde kayıp/hasar durumunda standart limitin aşılamaması problem yaratır.

Kabin Bagajı

Kabin bagajında taşıyıcının sorumluluğu kusura dayalıdır. Yolcunun kabin bagajı zayi olduğunda taşıyıcı veya personelin kusuru ispat edilmelidir. Uçak içinde yerleştirme sırasında personelin kusurlu davranışı, acil durum operasyonlarında bagajın zarar görmesi gibi hallerde kusur sorumluluğu devreye girer.

Bagaj Gecikmesi

Bagajın yolcuyla birlikte ulaşmaması halinde taşıyıcı, yolcuya makul acil ihtiyaçların karşılanması için harcama yapma yükümlülüğü getirir. Giysi, hijyen malzemesi, iletişim için makul masraflar kural olarak tazmin edilir. Yolcu bu harcamalarını belgelemek ve bagajın bulunmasının ardından tazminat talebi ile taşıyıcıya başvurmak zorundadır.

Bagaj Kaybı İçin Bildirim Süreleri

Montreal Konvansiyonu bagaj hasarı ve gecikmesi için taşıyıcıya kısa süreli yazılı itiraz süreleri öngörür (m.31): hasarda bagajın teslim alınmasından itibaren 7 gün, gecikmede bagajın tasarrufa bırakılmasından itibaren 21 gün içinde ve resmî metinden kontrol edilerek itiraz gecikmeden yazılı yapılmalıdır. Bildirimin yapılmaması, yolcunun tazminat hakkını kaybetmesine yol açabilir (taşıyıcının kasten davranması hariç).

Bagaj kaybı için Dünya Havayolları Kayıp Bagaj Sistemi’ne (WorldTracer) kayıt yapılır. Bagaj Konvansiyon’da öngörülen süre içinde ulaşmazsa yolcu kayıp hükümlerine dayanabilir; süre resmî metinden kontrol edilmelidir. Tazminat miktarı, bagajın içeriğine göre yolcu tarafından belgelenir; bununla birlikte Konvansiyon’un SDR limiti aşılamaz (kusurun ispatı hariç).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: Bagaj Gecikmesinde Manevi Tazminat

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararında (E.2017/1976, K.2019/81, 07.02.2019, oybirliği) önemli bir nokta netleştirilmiştir: Montreal Konvansiyonu’nun 19. maddesi taşıyıcıyı bagaj gecikmesinden doğan zarardan sorumlu tutsa da, Konvansiyon’da manevi tazminata açıkça yer verilmemiştir. HGK, bu boşluğun taşıyıcıyı manevi tazminattan muaf tutmadığına, gecikmenin kişilik haklarını (somut olayda: bir iş seyahatinde bavulun geç teslimi nedeniyle görüşmenin kaçırılması ve mesleki itibarın zedelenmesi) ihlal ettiği hâllerde TBK m.58 (eski BK m.49) uyarınca ayrıca manevi tazminata hükmedilebileceğine karar vermiştir.

Karar metni — mevzuat.adalet.gov.tr

Havayolu Biletinin Satışı ve İadesi

Havayolu bileti satışı, 6502 sayılı TKHK kapsamında tüketici işlemi olarak nitelendirilir. Bilet fiyatı, iade politikası, değişiklik ücreti, bagaj hakkı gibi bilgilerin yolcuya açıkça sunulması zorunludur. Online bilet satışlarında mesafeli sözleşme hükümleri uygulanır; ancak TKHK m. 48 uyarınca belirli tarihlerde ifa edilmesi kararlaştırılan taşıma hizmetleri cayma hakkı kapsamı dışındadır.

Yolcunun bilet iadesinde hangi ücret kesintilerine tabi olacağı, bilet tipine (iade edilebilir/iade edilemez) bağlıdır. Ancak tüketici aleyhine aşırı dengesizlik yaratan iade koşulları haksız şart denetimine tabidir. Bilet bedelinin tamamının irad olarak alıkonması, hiçbir koşulda kısmi iadenin yapılmaması gibi hükümler geçersiz sayılabilir.

Uçulmayan biletlerde vergi ve harç kalemlerinin iadesi, bilet koşulları ve ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca talep edilebilir. Tüketici hukuku avukatı rehberimizde bu süreç ayrıntılı ele alınmıştır.

Engelli ve Azaltılmış Hareket Kabiliyetli Yolcular

SHGM’nin çıkardığı Engelli Yolcuların Havayolu ile Seyahatinin İyileştirilmesine İlişkin Yönetmelik (SHY-EHY) ve Avrupa mevzuatındaki AB 1107/2006 sayılı Tüzük ile uyumlu biçimde, engelli veya azaltılmış hareket kabiliyeti bulunan yolcuların havayolu taşımacılığında korunması ayrı bir rejim kapsamında düzenlenmiştir.

Yolcu, uçuştan en az 48 saat önce havayolu veya seyahat acentesine engellilik durumunu ve ihtiyaçlarını bildirerek bedelsiz yardım hizmeti talep edebilir. Bu yardımlar şunları kapsar: havalimanına giriş, check-in desteği, uçağa biniş yardımı, uçak içinde özel ihtiyaçların karşılanması, varış havalimanında iniş ve bagaj teslim alma yardımı, transfer desteği.

Havayolunun engelli yolcuyu güvenlik gerekçesi dışında uçuş dışı bırakması yasaktır. Refakatçi zorunluluğu, güvenlik ve operasyonel ihtiyaçların makul değerlendirilmesiyle sınırlı olmalıdır. Ayrımcılık niteliğindeki uygulamalar hem idari yaptırıma hem manevi tazminat talebine konu olur.

Uçuş İptal/Gecikme Tazminatında Olağanüstü Koşul İstisnası

Taşıyıcı, uçuş iptali veya gecikmesinin olağanüstü koşullardan kaynaklandığını ispat ederek tazminat yükümlülüğünden kurtulabilir. Ancak iade ve bakım yükümlülükleri (barındırma, yiyecek-içecek, iletişim) olağanüstü koşullarda dahi devam eder.

Olağanüstü koşul kabul edilen haller: ciddi hava koşulları (kar fırtınası, yoğun sis), siyasi istikrarsızlık, terör veya güvenlik tehdidi, hava trafik kontrol kararları, uçak güvenliğiyle ilgili öngörülmeyen eksiklikler, grev (hava trafikçi, yer hizmetleri). Havayolu personeli grevinin olağanüstü koşul sayılıp sayılmaması tartışmalı olup AB içtihadı havayolu kendi personelinin grevini olağanüstü koşul saymamaktadır.

Teknik arızaların olağanüstü koşul sayılıp sayılmayacağı değerlendirilirken arızanın niteliğine bakılır. Rutin bakım sırasında tespit edilebilecek arızalar olağanüstü sayılmaz; ancak öngörülemez ve rutin bakım dışı gizli kusurlar istisna kapsamına girebilir. Kanıt yükü taşıyıcıdadır; somut olay verilerini ve alınan tedbirleri ispat edemeyen havayolu tazminat ödemekle yükümlüdür.

SHGM’ye Başvuru ve İdari Süreçler

Yolcu, havayolu ile uyuşmazlığını önce doğrudan havayoluna yazılı olarak bildirmek zorundadır. Yanıt verilmemesi veya yanıtın tatmin edici bulunmaması halinde yolcu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne şikayet başvurusunda bulunabilir.

SHGM’nin şikayet sürecinde yolcu haklarına ilişkin ihlal tespit etmesi halinde havayoluna idari para cezası uygulanabilir. SHGM kararı, yolcunun tazminat hakkını zorunlu kılan bir karar değildir; ancak havayolu üzerinde yaptırım etkisi önemlidir. Yolcu, eş zamanlı olarak hukuk davası açabilir; SHGM’ye başvuru, dava açma hakkını etkilemez.

SHGM’nin idari yaptırım kararları, 2577 sayılı İYUK çerçevesinde idari yargı denetimine tabidir. Havayolları, kendi aleyhine verilen yaptırım kararlarına karşı iptal davası açabilir. Yolcular için ise SHGM sürecinin temel işlevi, havayolu üzerinde baskı oluşturmak ve diğer yolcular için mevzuata uyumu artırmaktır.

Havayolu Tazminat Davasında Yetki ve Süre

Yolcunun havayoluna karşı açacağı tazminat davasında yetkili mahkeme seçimi uyuşmazlığın uluslararası niteliğine göre farklılaşır. İç hat uçuşlarında Türk Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) yetki kuralları uygulanır; yolcu, davayı havayolunun merkez büro adresinde, şube adresinde veya sözleşmenin ifa yerinde açabilir. Tüketici niteliği taşıyan yolcu, kendi ikametgahında da dava açma hakkına sahiptir.

Uluslararası uçuşlarda Montreal Konvansiyonu’nun 33. maddesi yetki kurallarını belirler. Hangi ülke mahkemesinde dava açılabileceği talebin türüne göre değişir; somut uçuş için yetki kuralı Konvansiyon’un resmî metnine göre belirlenmelidir.

Montreal Konvansiyonu m.35 dava açma için bir süre sınırı öngörür: süre iki yıldır ve uçağın varış yerine ulaştığı tarihten, ulaşması gereken tarihten veya taşımanın durdurulduğu tarihten itibaren işler; taşıyıcıya yazılı başvuru yapılmış olsa bile dava bu süre dolmadan açılmalıdır.

Uçuş Kazaları ve Yolcu Ölüm-Yaralanma Tazminatı

Uçuş kazalarından doğan ölüm ve yaralanma davaları, havayolu hukukunun en hassas alanıdır. Montreal Konvansiyonu m. 17 uyarınca taşıyıcı, yolcunun ölüm veya yaralanmasından kazanın uçakta ya da uçağa biniş/iniş sırasında meydana gelmesi halinde sorumludur.

Sorumluluk rejimi iki kademelidir:

  • Birinci kademe: m.21 uyarınca 151.880 SDR’ye (28.12.2024 öncesi 128.821 SDR) kadar taşıyıcı kusursuz sorumludur; ne kusurunu ispat edebilir ne de üçüncü kişinin fiilini ileri sürebilir.
  • İkinci kademe: Üst limitin üzerindeki zararlarda taşıyıcı, zararın kendisinin veya çalışanlarının kusurundan kaynaklanmadığını veya zararın yalnızca üçüncü kişinin fiilinden doğduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.

Tazminat miktarının belirlenmesinde yolcunun geliri, yaşı, aile durumu, bakmakla yükümlü olduğu kişiler gibi kriterler dikkate alınır. Manevi tazminat ayrıca talep edilir; yakınlık derecesine göre birinci derece akrabaların manevi tazminatı öncelikli olarak değerlendirilir.

Uçuş kazalarında ayrıca iç hukukta 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve TBK’nın haksız fiil hükümleri uygulanabilir. Türk mahkemelerinde görülen uluslararası uçuş kazası davalarında MÖHUK kuralları çerçevesinde uygulanacak hukuk belirlenir; Montreal Konvansiyonu doğrudan uygulanabilir nitelikte kabul edilir.

Codeshare ve Birden Fazla Taşıyıcılı Uçuşlar

Modern havacılıkta yaygın olan codeshare anlaşmaları, bir havayolunun bileti kendi kodu altında sattığı ancak fiili taşımayı başka havayolunun yaptığı yapıyı ifade eder. Bu durum, yolcu tazminat taleplerinde sorumluluk muhatabının belirlenmesinde sorular doğurabilir.

Montreal Konvansiyonu’nun 39-48. maddeleri birleşik taşıma ve sözleşmeli taşıyıcı-fiili taşıyıcı ayrımını düzenler. Sözleşmeli taşıyıcı (contracting carrier) ve fiili taşıyıcı (actual carrier) her ikisi de yolcuya karşı sorumludur; yolcu tercihine göre birine veya her ikisine karşı dava açabilir. Bu ortak sorumluluk rejimi, codeshare ilişkilerinde yolcu lehine geniş bir koruma sağlar.

Birden fazla segment içeren seyahatlerde (bağlantılı uçuşlar) her segment ayrı taşıma sözleşmesi olarak değerlendirilir; ancak tek bir bilet üzerinde kayıtlı ise Konvansiyon açısından tek bir uluslararası taşıma sayılır. Bağlantı uçuşunda birinci uçuşun gecikmesi nedeniyle ikinci uçuşun kaçırılması halinde tazminat talebi, bilet yapısına ve her iki uçuşun aynı havayolu veya ittifak ortakları tarafından işletilip işletilmediğine bağlı olarak değerlendirilir.

Havacılık Sigortası ve Yolcu Güvencesi

2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Montreal Konvansiyonu m.50 uyarınca havayolu işletmecileri, sorumlulukları için yeterli sigorta yaptırmakla yükümlüdür. Sigorta miktarları, Konvansiyon sorumluluk limitleri ile uyumlu olmak zorundadır.

Yolcu sigortası, havayolunun iflası gibi durumlarda yolcuların korunmasını sağlar. Paket tur kapsamında satılan uçuş bileti için ayrıca paket tur zorunlu sigortası güvencesi devreye girer.

Yolcunun kendi yaptırdığı seyahat sigortası da ek güvence sağlar. Uçuş iptali, gecikme, bagaj kaybı, tıbbi harcama gibi durumlarda seyahat sigortası devreye girebilir; ancak Montreal Konvansiyonu ve SHY-YOLCU haklarına halel getirmez. Yolcu seyahat sigortası kapsamındaki tazminatı aldıktan sonra havayolundan tazminat talep etmeye devam edebilir (çifte tazminatı önleyici hükümler sigortacılık mevzuatında düzenlenmiştir).

Yanıltıcı Fiyatlama ve Tüketici Koruması

Havayolu bileti satışında tüketiciye sunulan fiyatın, vergi, harç ve yakıt ek ücretleri dahil toplam ödenecek tutar olması zorunludur. 6502 sayılı TKHK’nın reklam hükümleri ile Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği, havayolu fiyatlandırmasında şeffaflık zorunluluğunu getirir.

“100 TL’den başlayan fiyatlarla” tarzı ifadelerin kullanımı, gerçek ortalama bilet fiyatı bu tutardan önemli ölçüde yüksekse yanıltıcı reklam teşkil eder.

Bilet satışı sırasında opsiyonel ek hizmetler (bagaj, koltuk seçimi, yemek) için tüketicinin açık iradesinin alınması şarttır; önceden onay kutularını işaretlenmiş olarak sunmak haksız ticari uygulama teşkil edebilir. Mesafeli sözleşmeler yönetmeliğinin de ek unsurlar açısından uygulanacağı unutulmamalıdır.

Yolcunun Check-in ve Uçuşa Katılım Yükümlülükleri

Yolcu tazminat haklarından yararlanabilmek için kendine düşen yükümlülükleri de yerine getirmiş olmalıdır. Yolcunun uçuş saatinden önce havalimanına ulaşması, check-in işlemini tamamlaması, güvenlik ve gümrük kontrollerinden geçmesi ve uçuş kapısında zamanında hazır bulunması beklenir.

Yolcunun kendi gecikmesi nedeniyle uçuşu kaçırması halinde tazminat hakkı doğmaz; bu durum taşıyıcının sorumluluk alanının dışındadır. Ancak check-in kuyruğunun olağanüstü uzunluğu, havayolu personelinin yavaş çalışması veya sistem arızası gibi havayolu kaynaklı gecikmelerde yolcu tazminat hakkını koruyabilir.

Pasaport, vize ve sağlık belgelerinin geçerliliği yolcunun sorumluluğundadır. Ancak havayolunun yolcuya yolculuk öncesi bilgilendirme yapma sorumluluğu da ihmal edilemez. Vize şartı olan ülkeye vizesiz yolcu kabul etme, havayoluna mali yükümlülük doğurabilir; fakat bu durumda yolcunun kendi hatası da etkili olur.

Havayolu Sözleşmesi ve Sözleşme Şartları Denetimi

Havayolu taşıma sözleşmesi, bilet alımı ile kurulur ve taşıma genel şartları (carrier conditions of carriage) sözleşme içeriğine dahil sayılır. Bu şartların bilet satışı sırasında yolcuya açıkça sunulması zorunludur; gizlenmiş veya ulaşılması güç hale getirilmiş hükümler sözleşmeye dahil edilmiş sayılmaz.

6098 sayılı TBK’nın 20-25. maddeleri kapsamında genel işlem koşulları denetimi, havayolu sözleşmelerinde de uygulanır. Taşıyıcıya orantısız avantaj sağlayan, yolcuyu korumasız bırakan ya da onun temel haklarını önemli ölçüde sınırlayan hükümler geçersiz sayılır. Özellikle şu hükümler dikkatle incelenmelidir: tek taraflı fiyat değişikliği hakkı, sınırsız iptal yetkisi, bagaj sorumluluğunu Montreal Konvansiyonu limitlerinin altına çeken hükümler, yolcu lehine olan yetki kurallarını kaldıran tahkim şartları.

Montreal Konvansiyonu’nun 26. maddesi, Konvansiyon hükümlerini kısıtlayan veya ortadan kaldıran sözleşme hükümlerini geçersiz kılar; taşıyıcı sorumluluğunu Konvansiyon altında sınırlayan hükümler uygulanamaz. Bu yasaklama, yolcu lehine olan uluslararası korumayı pekiştirir.

Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketici Mahkemesi Süreci

Havayolu yolcu uyuşmazlıklarında yolcunun tüketici sıfatı taşıması halinde 6502 sayılı TKHK kapsamındaki uyuşmazlık çözüm yolları da devreye girer. Uyuşmazlık tutarı, her yıl Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen parasal sınırın altındaysa Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunludur. Parasal sınırı aşan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinde dava açmadan önce 6502 m.73/A uyarınca arabulucuya başvurmak dava şartıdır.

Tüketici Hakem Heyetine başvuru yazılı olarak ya da e-Devlet üzerinden yapılabilir. Başvurunun ekinde uçuş bileti, bagaj kayıp tutanağı (PIR), havayoluyla yapılan yazışmalar, SHGM’ye yapılan şikayet ve ödeme belgeleri yer almalıdır. Tüketici hakem heyeti kararına 6502 m.70/3 uyarınca tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. Tüketicilerin tüketici mahkemesinde açtığı davalar 6502 m.73/2 uyarınca harçtan muaftır.

Uluslararası havayolları için Türkiye’deki şube adresi yetki açısından önemlidir; Türkiye’de şubesi olmayan havayollarına karşı dava açılırken MÖHUK kapsamında yurtdışı tebligat süreçleri yaşanabilir.

Pandemi Dönemi ve İstisnai Durumlar

Covid-19 pandemisi havayolu yolcu hakları uygulamasında eşi görülmemiş bir kriz dönemi yaratmıştır. Pandemi döneminde hükümetlerin uçuş yasakları, karantina uygulamaları ve kapasite sınırlamaları nedeniyle yüz binlerce uçuş iptal edilmiş ve yolcu iade/kupon tartışmaları gündeme gelmiştir.

SHGM, pandemi döneminde özel düzenlemeler yaparak yolculara iade veya kupon seçeneği sunmuştur. Kupon seçeneği kabul eden yolcunun sonradan nakit iade talep etme hakkı, kuponun kullanılabilirlik süresi ve kupon değeri gibi konular çeşitli uyuşmazlıklar doğurmuştur. Avrupa mevzuatındaki uygulama ile Türkiye uygulaması arasında paralellikler kurulmuş; yolcu her durumda iade hakkını korumuştur.

Benzer istisnai durumlar (doğal afetler, terör olayları, siyasi krizler) için de havayollarının yolcu güvencesini önceleyen uygulama yaklaşımını benimsemeleri gerekmektedir. Uçuşun olağanüstü koşullarda iptali tazminattan kurtarsa da iade ve bakım yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

Havayolu Çalışanları ve Uçuş Ekibi Sorumluluğu

Havayolu personelinin yolcuya yönelik davranışları, taşıyıcının kurumsal sorumluluğunu doğurur. Uçuş sırasında kabin personelinin hatalı talimatları, güvenlik prosedürünü ihlal eden davranışları, yolculara karşı ayrımcı tutumlar gibi durumlar havayolu aleyhine tazminat sebebidir. TBK m. 66 adam çalıştıranın sorumluluğu hükmü uyarınca havayolu, çalışanının işinden doğan zararlardan sorumludur.

Uçuş sırasında yolcu saldırıya uğrama, personel tarafından kötü muamele görme, güvenlik endişeleri nedeniyle düşük sınıfa indirilme gibi durumlar ayrı tazminat konularıdır. Kaptan pilotun uçuşta yolcuyu indirme yetkisi güvenlik gerekçeleriyle sınırlıdır; keyfi veya makul olmayan indirmeler havayolunun maddi-manevi tazminat sorumluluğunu doğurur.

Uluslararası Paket Tur ve Havayolu İlişkisi

Paket tur kapsamında satın alınan uçak bileti için havayolu-yolcu ilişkisi paket tur düzenleyicisi üzerinden yürür. Paket tur düzenleyicisi, 6502 sayılı TKHK ve Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği uyarınca hizmetin tüm unsurlarından sorumludur. Uçuşun iptali veya gecikmesi paket tur sözleşmesini de etkiler; yolcu paket tur düzenleyicisine karşı hak talep edebilir.

Ancak Montreal Konvansiyonu ve SHY-YOLCU kapsamındaki yolcu hakları, paket tur sözleşmesinden bağımsız olarak havayoluna karşı da kullanılabilir. Yolcu hem paket tur düzenleyicisine hem havayoluna başvurabilir; ancak çifte tazminat alamaz. Düzenleyicinin yolcuya yaptığı ödeme sonrasında havayoluna karşı rücu hakkı TBK’nın genel hükümleri çerçevesinde söz konusudur.

Paket tur sözleşmeleri rehberimiz, paket tur ilişkisinde yolcu haklarının tüm boyutlarını detaylı ele almaktadır.

Havayolu Şirketi İflası ve Yolcu Koruması

Havayolu şirketinin iflası veya faaliyetini durdurması, yolcuları mağdur eden nadir ancak önemli bir durumdur. Türk havayolu mevzuatı ve uluslararası düzenlemeler, iflas halinde yolcuların korunması için çeşitli mekanizmalar öngörmektedir.

İflas eden havayoluyla ileriye dönük uçuş bileti olan yolcular, sırasıyla: (a) bilet satışı üzerinden ödeme yaptıkları kredi kartı şirketine itiraz ederek bedel iadesi (chargeback), (b) havayolu aktiflerinden tahsil için iflas masasına alacak kaydı, (c) paket tur kapsamında alınmışsa paket tur düzenleyicisinden tazminat talebi yollarını kullanabilirler.

Bilet satışı sırasında toplanan vergi, harç ve yakıt ek ücretleri havayolunun uçuşu gerçekleştiremediği hallerde yolcuya iade edilmek zorundadır. Bu tutarlar için iflas masasında öncelikli alacak statüsü olmayabilir; bu nedenle yolcunun iade sürecini hızla başlatması önemlidir.

Devam eden uçuşlarda iflas meydana gelmişse yolcunun varış noktasına alternatif yoldan ulaştırılması için uluslararası havacılık topluluğu işbirliği mekanizmaları devreye girebilir. IATA ve bağlı havayolları arasındaki interline anlaşmaları, bu tür durumlarda yolcu taşınmasını kolaylaştırır.

Özel Kategori Yolcular

Çocuk Yolcular ve Refakatsiz Çocuk (UM) Hizmeti

Havayolları çocuk yolcular için özel hizmetler sunar. Refakatsiz çocuk (Unaccompanied Minor – UM) hizmeti 5-12 yaş arası çocukları kapsar; havayolu personeli çocuğu havalimanında teslim alır, uçuş boyunca gözetir ve varış noktasında önceden belirlenmiş yetişkine teslim eder. UM hizmeti ek ücret karşılığı sunulur ve havayolu bu süreçte artırılmış gözetim yükümlülüğü altındadır.

UM hizmeti sırasında çocukta meydana gelen maddi-manevi zararlardan havayolu doğrudan sorumludur. Çocuk yolcuların güvenli koltuk yerleştirilmesi, gereksinim duyulduğunda tıbbi yardım, refakat ve iletişim gibi konularda havayolunun kusursuz sorumluluk taşıdığı değerlendirilebilir.

Hamile Yolcular

Havayolları kural olarak hamile yolcuları belirli haftaya kadar uçuşa kabul eder; bu hafta sayısı havayoluna göre değişebilir (genellikle 32-36. hafta). Bunun üzerindeki uçuşlar için doktor raporu aranabilir. Hamile yolcunun uçuşu keyfi gerekçe ile reddetmek ayrımcılık teşkil eder.

Tıbbi Durumu Olan Yolcular

Özel tıbbi koşullu yolcular (kalp hastası, oksijen ihtiyacı olan, diyabet hastası vb.) için havayolu MEDIF formu doldurulmasını talep edebilir. Tıbbi ihtiyaçların önceden bildirilmesi yolcunun sorumluluğundadır; havayolunun makul ölçüde tıbbi ihtiyaç için düzenleme yapma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Havayolu Reklam ve Pazarlama Uygulamaları

Havayolu pazarlamasında tüketicinin yanıltılmasına yönelik uygulamalar 6502 sayılı TKHK ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği kapsamında denetime tabidir. Fiyat şeffaflığı, kampanya şartlarının açıklığı, puan programları, miles uygulamaları, sadakat kart avantajları gibi konularda yanıltıcı reklam iddiaları sıklıkla gündeme gelmektedir.

Havayolu puan programlarında (miles) puan sürelerinin aşılması, miles biletlerinin sınırlı sayıda bulunması, ek vergilerin miles biletlerinde bile ödenmesi gibi uygulamalar tüketici mağduriyetine yol açabilir. Puanların tek taraflı olarak iptal edilmesi veya değer kaybetmesi, tüketici sözleşmesinde haksız şart niteliği taşıyabilir.

Kampanya ve indirim uygulamalarında gerçek karşılaştırma fiyatının bulunması, “sınırlı süreli” ifadesinin gerçek anlamda sınırlı olması, “son koltuklar” iddialarının doğrulanabilir veriye dayanması aranır. Aksi durumlar yanıltıcı reklam ve haksız ticari uygulama olarak idari yaptırıma konu olabilir.

Havalimanı Hizmetleri ve Sorumluluk

Havalimanı içinde yolcunun uğradığı zararların kimin sorumluluğuna ait olduğu karmaşık bir konudur. Check-in kuyruğunda düşme-kayma, güvenlik kontrolünde eşya hasarı, duyuru eksikliği nedeniyle uçuş kaçırma, havalimanı içi taşıma araçlarında meydana gelen olaylar farklı sorumluluk rejimlerine tabidir.

Türkiye’de havalimanı işletmeciliği DHMİ ve konsesyon alan özel şirketlerce yürütülmektedir. Yolcunun havalimanı içinde uğradığı zararlardan havalimanı işletmecisi TBK’nın haksız fiil ve sözleşme sorumluluğu hükümleri çerçevesinde sorumlu olabilir. Havayolu, kural olarak uçağa biniş öncesi havalimanı içi olaylardan doğrudan sorumlu tutulmaz; ancak check-in işlemi başladığı andan itibaren kademeli olarak sorumluluk rejimine girilir.

Güvenlik prosedürleri kapsamında gerçekleşen eşya incelemelerinde zarar meydana gelirse güvenlik işlemini yürüten birim (havalimanı işletmecisi veya güvenlik şirketi) sorumludur. Yolcunun bu süreçte haklarının ihlaliyle ilgili başvuru yolları kamu idari yargı sürecini de içerebilir.

Sonuç: Havayolu Yolcu Haklarının Etkin Kullanımı

Havayolu yolcu hakları, Türkiye’de hem uluslararası Montreal Konvansiyonu hem de iç hukuktaki SHY-YOLCU Yönetmeliği ile yüksek düzeyde koruma altına alınmıştır. Ancak bu hakların fiili olarak kullanılması, yolcunun proaktif hareket etmesini ve mevzuata hakimiyetini gerektirir. Uçuş iptali, bagaj kaybı veya benzer mağduriyetlerde ilk saatlerde atılması gereken adımlar, sonradan elde edilebilecek tazminat miktarını doğrudan etkiler.

Yolcunun hukuki haklarını kullanma sürecinde yazılı belge tutma alışkanlığı kritik önemdedir. Havalimanındaki olayın tutanakla kayıt altına alınması, havayoluyla yapılan tüm yazışmaların saklanması, yapılan ek harcamaların faturalı belgelendirilmesi, mağduriyet anının fotoğraflanması gibi basit ama hayati adımlar, sonradan açılacak tazminat davalarının temel delillerini oluşturur. SHGM’ye şikâyet, dava açma hakkını etkilemez; iki yol birlikte yürütülebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Uçuşum iptal edildi, havayolu bana tazminat ödemek zorunda mı?

SHY-YOLCU Yönetmeliği kapsamında iptalin yolcuya 14 günden az bir süre kala bildirilmesi ve olağanüstü koşul istisnası bulunmaması halinde havayolu, iç hat uçuşlarında 100 €, dış hat uçuşlarında mesafeye göre 250, 400 veya 600 € tazminat ödemekle yükümlüdür. Ayrıca bilet iadesi veya alternatif uçuş ve bakım hizmetleri sunma yükümlülüğü vardır.

2. Uçuş gecikmesi tazminatı ne kadar gecikmede başlar?

Uçuş mesafesine göre değişir: 1500 km ve altı uçuşlarda 2 saat, 1500-3500 km’de 3 saat, 3500 km üzeri uçuşlarda 4 saat gecikmeden sonra bakım hizmetleri başlar. Uçuş teknik veya operasyonel nedenlerle tehir edilip yolcu son varış yerine 3 saat veya daha geç ulaştırılırsa SHY-YOLCU m.7/3 uyarınca tazminat hakkı doğar.

3. Bagajım kayboldu, ne yapmalıyım?

Havalimanındaki bagaj tutanağını (PIR – Property Irregularity Report) derhal tutturun. Hasar ve gecikme için Konvansiyon’daki kısa itiraz sürelerini kaçırmamak üzere taşıyıcıya gecikmeden yazılı bildirimde bulunun. Bagaj içeriğini belgeleyin ve Konvansiyon limitleri dahilinde tazminat talebinde bulunun.

4. Bagaj tazminat limitleri nedir?

Montreal Konvansiyonu yolcu başına 28.12.2024’ten itibaren yolcu başına 1.519 SDR ile sınırlandırır (önceki tutar 1.288 SDR idi). Bu limit düzenli aralıklarla güncellenir. Değerli eşya için check-in’de değer beyan edip ek ücret ödeyerek limit yükseltilebilir.

5. Havayolu iptal tazminatı vermiyor, ne yapabilirim?

Önce havayoluna yazılı başvuru yapın. Sonuç alamazsanız SHGM’ye şikâyet başvurusunda bulunabilir; uyuşmazlık tutarına göre tüketici hakem heyetine veya arabuluculuk sonrasında tüketici mahkemesine başvurabilirsiniz (TKHK m.68, m.73/A).

6. Dava açma süresi nedir?

Uluslararası uçuşlarda Montreal Konvansiyonu m.35 dava açma için iki yıllık bir süre sınırı öngörür; süre uçağın varış yerine ulaştığı veya ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar, havayoluna yazılı başvuru yapılmış olsa bile dava bu süre dolmadan açılmalıdır.

7. Havayolu hangi hallerde tazminat ödemekten kaçınabilir?

Uçuş iptali/gecikmesinin olağanüstü koşullardan (ciddi hava koşulları, güvenlik tehdidi, grev gibi) kaynaklandığını ispat ederse tazminattan kurtulabilir. Ancak iade ve bakım hizmetleri yükümlülüğü olağanüstü koşulda dahi devam eder.

8. Codeshare uçuşunda hangi havayoluna dava açacağım?

Montreal Konvansiyonu sözleşmeli taşıyıcı (bileti satan) ve fiili taşıyıcı (fiili uçuran) ikisini de sorumlu tutar. Yolcu, birine veya her ikisine karşı dava açabilir.

9. Engelli yolcu hakları nelerdir?

Yolcu, uçuştan 48 saat önce havayoluna bildirerek bedelsiz yardım (havalimanı girişi, check-in, biniş, uçuş içi, iniş, bagaj) talep edebilir. Refakatçi zorunluluğu güvenlik gerekçeleri ile sınırlıdır. Ayrımcılık niteliğindeki uygulamalar idari ve medeni yaptırıma konu olur.

10. İptal edilemez bilet aldım, iade alamam mı?

Havayolunun kendi inisiyatifi dışındaki iptallerde (havayolu kaynaklı iptal, uçuş kapatılması) yolcu tam iade hakkına sahiptir. Uçulmayan biletlerde vergi ve harç kalemlerinin iadesi, bilet koşulları ve ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca talep edilebilir. TKHK kapsamında iade edilemez şart haksız şart olarak denetlenebilir.

11. Uçuş kazasında tazminat nasıl belirlenir?

Montreal Konvansiyonu m. 17 iki kademeli sorumluluk öngörür: SDR limitine kadar kusursuz, üzerinde kusurla sorumluluk. Tazminat yolcunun geliri, yaşı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere göre değerlendirilir; manevi tazminat ayrıca talep edilebilir.

12. Uçuş iptal tazminatını hangi para biriminden alacağım?

SHY-YOLCU Yönetmeliği tazminatı Avro cinsinden belirlemiştir (iç hatlarda 100 €, dış hatlarda 250/400/600 €). Türk lirası karşılığı hesaplanırken tazminatın ödendiği güne ait TCMB döviz satış kuru esas alınır (SHY-YOLCU m.8).

Resmi Kaynaklar

Türkiye’de Uygulanan Metin: SHY-YOLCU Yönetmeliği ve 2024 Değişikliği

Montreal Konvansiyonu ölüm, yaralanma, bagaj ve gecikme zararlarının tazmin rejimini kurar; ancak Türkiye’de bir yolcunun uygulamada en çok dayanacağı metin, 3/12/2011 tarihli Havayolu ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik (SHY-YOLCU)‘tir. Bu iki kaynak birbirinin alternatifi değildir; Yönetmelik standart tazminat ve bakım hizmetlerini, Konvansiyon ise gerçek zararın tazminini düzenler.

1. Standart tazminat tutarları: 10/12/2024 değişikliği

Yönetmelik m.8, 10/12/2024 tarihli ve 32748 sayılı Resmî Gazete ile değiştirilmiştir ve iç hat uçuşları için ayrı bir tutar getirmiştir:

  • İç hat uçuşlar: 100 Avro.
  • Dış hat, 1500 kilometre veya daha kısa: 250 Avro.
  • Dış hat, 1500 ile 3500 kilometre arası: 400 Avro.
  • Dış hat, 3500 kilometreden uzun: 600 Avro.

Ödeme bakımından da açık bir kural vardır: “Tazminat alacaklarının Türk Lirası cinsinden karşılığı hesaplanırken tazminatın ödendiği güne ait Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınır.” Yani geç ödeme, kur farkını yolcunun aleyhine çevirmez. Mesafe hesabında büyük çember yöntemi kullanılır ve planlanan son varış noktası esas alınır; aktarmalı uçuşlarda tek tek bacaklar değil, nihai varış dikkate alınır.

2. Tazminatın yüzde elli düşürülebildiği hal

m.8/3, hava yolunun elindeki tek meşru indirim sebebini gösterir: yolcuya, rezervasyonu yapılan uçuşun planlanan varış zamanını 1500 km’ye kadar iki saat, 1500-3500 km arası üç saat, 3500 km üzeri dört saat aşmayan alternatif bir uçuşla güzergah değişikliği teklif edilirse, tazminat yüzde 50 oranında düşürülebilir. Bu süreler aşılmışsa indirim uygulanamaz.

3. İptalde üç seçenek ve yedi günlük iade

m.9, yolcuya seçim hakkı verir; hava yolu tek taraflı olarak birini dayatamaz:

  1. Bilet bedelinin iadesi: gerçekleştirilmeyen bölümler için bedelin en geç yedi gün içinde ve satın alınmış olduğu fiyat üzerinden iadesi; ayrıca gerekiyorsa ilk başlangıç noktasına dönüş uçuşunun bedelsiz sağlanması.
  2. En erken fırsatta güzergah değişikliği (benzer taşıma şartlarıyla).
  3. Yolcunun seçeceği daha sonraki bir tarihte güzergah değişikliği (boş koltuk durumuna bağlı).

Ayrı bir masraf kuralı daha vardır: alternatif bir havaalanına uçuş teklif edilirse, yolcunun o havaalanından rezervasyonun yapıldığı havaalanına veya kabul edeceği yakın bir varış noktasına transfer masrafını hava yolu karşılamak zorundadır. Paket tur yolcuları bakımından da bedel iadesi hükmü uygulanır; Paket Tur mevzuatından doğabilecek tazminat hakkı saklıdır.

4. “Olağanüstü hal” savunmasının sınırları

Hava yolu şirketlerinin en sık kullandığı savunma budur ve dayanağı m.6/4’tür: “Uçuşu icra eden hava taşıma işletmesi, tüm tedbirleri almasına rağmen olağanüstü hallerin iptale neden olduğunu kanıtlayabildiği takdirde 8 inci madde hükümlerine göre tazminat ödemekle yükümlü olmaz.”

Savunmanın üç sınırı vardır. Birincisi, ispat yükü hava yolundadır. İkincisi, yalnızca olağanüstü halin varlığı yetmez; “tüm tedbirleri almasına rağmen” koşulu da ispatlanmalıdır. Üçüncüsü, olağanüstü hal m.4’te tanımlanmıştır: “siyasi istikrarsızlık, ilgili uçuşun gerçekleştirilmesine uygun olmayan meteorolojik şartlar, doğal afetler, güvenlik riskleri, beklenmedik uçuş emniyeti noksanlıkları ve grev gibi durumlar”. Olağan bakım, personel planlaması veya ticari sebepler bu tanıma girmez.

Ayrıca m.6/5 ispat yükünü bir kez daha hava yoluna verir: “Yolcunun uçuşun iptali konusunda haberdar edilip edilmediği ve ne zaman haberdar edildiğine ilişkin ispat yükümlülüğü uçuşu icra eden hava taşıma işletmesine aittir.” “Size bildirdik” savunmasını belgeleyemeyen şirket tazminattan kurtulamaz.

5. Montreal Konvansiyonu ile ilişki

Yönetmelikteki standart tazminat, gerçek zararın tazminini engellemez. Bagaj kaybı, hasarı ve gecikmesi ile yolcunun şahsi zararları bakımından Montreal Konvansiyonu hükümleri uygulanır ve orada öngörülen sorumluluk sınırları Özel Çekme Hakkı (SDR) cinsindendir: yolcu ölüm/yaralanmasında m.21 uyarınca 151.880 SDR’ye kadar kusursuz sorumluluk, bagajda m.22 uyarınca 1.519 SDR sınırı (28.12.2024’ten itibaren) uygulanır ve bu tutarlar düzenli aralıklarla güncellenir; bu nedenle başvuru tarihinde geçerli olan güncel SDR limitleri ayrıca teyit edilmelidir. Bagajın hasarlı veya geç teslim edildiği hallerde taşıyıcıya süresi içinde yazılı şikâyette bulunulması şarttır; süre kaçırılırsa dava hakkı kural olarak düşer.

Mevzuat metni: Havayolu ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik (SHY-YOLCU).

İlgili Rehberlerimiz

Havayolu Yolcu Hakları Konusunda Hukuki Destek

Uçuş iptali, gecikme, bagaj kaybı, rezervasyon aşımı tazminat davaları, havayolu sözleşme uyuşmazlıkları ve SHGM süreçlerinde ALYAR LAW & CONSULTANCY hukuki destek sunmaktadır. Montreal Konvansiyonu ve SHY-YOLCU hükümleri çerçevesinde haklarınızın korunması için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Telefon: +90 534 636 19 19
WhatsApp: +90 534 636 19 19
E-posta: alyarlaw@gmail.com
Adres: Cevizli Mah. Enderun Sok. No:10C Kartal/İstanbul 34865

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaylara ilişkin hukuki danışmanlık için büromuzla iletişime geçmeniz önerilir.

Resmi Kaynaklar

Hazırlayan Avukat

Av. Bilal ALYAR

Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki sorunlarınız için bir avukata danışmanız önerilir.

İletişim | Hakkımızda

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com