İbra (Borçtan Kurtarma) — TBK m.132 — 2026 Rehberi

İbra (Borçtan Kurtarma) — Türk Borçlar Kanunu m.132

İbra, alacaklının iradesi ile borçluyu borçtan kurtarmasını ifade eden bir hukuki müessesedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 132. maddesinde düzenlenen ibra, ifa, takas, yenileme gibi borcu sona erdiren diğer sebeplerden farklı olarak, borçlunun bir karşı edim sunmasını gerektirmez. Bu rehberde ibranın hukuki niteliği, şekli, sonuçları ve özel olarak iş hukukunda ibranameye ilişkin emredici kurallar incelenmektedir.

Yasal Düzenleme: TBK m.132

TBK m.132: “Borcu doğuran işlemin kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olması veya değiştirilmiş bulunması, o işlemin ortadan kaldırılmasına ilişkin sözleşmenin de aynı şekle bağlı olmasını gerektirmez.”

Madde, borç ilişkisinin sona erdirilmesinin asıl borç işleminin tabi olduğu şekilden bağımsız olarak yapılabileceğini düzenlemektedir. Yani gayrimenkul satış sözleşmesinden doğan borç, yazılı bir ibra ile sona erdirilebilir.

İbranın Hukuki Niteliği

İbra, bir borç sözleşmesidir; tek taraflı bir hukuki işlem değildir. Alacaklının ibra iradesi ile borçlunun kabul iradesinin uyuşması gerekir. Karşı edime gerek yoktur; bedelsiz (ivazsız) yapılabilir, ancak tarafların aksine bir kararlaştırması da mümkündür (örneğin sulh sözleşmesinde karşılıklı ibra).

İbra ile Bağışlamanın Farkı

İbra, ivazsız yapılırsa bağışlamaya benzer; ancak ikisi farklı kurumlardır. Bağışlama TBK m.285-298 düzenlemesine tabidir; bağışlananın bağışlayana karşı şükran borcu, bağışlamadan dönme hâlleri vb. düzenlemeler ibra için geçerli değildir. Ayrıca bağışlama yeni bir mal varlığı kazandırması niteliğindeyken, ibra mevcut bir borcu sona erdirir.

İbranın Şekli

Genel olarak ibra için kanunda özel bir şekil şartı öngörülmemiştir; sözlü olarak da yapılabilir. Ancak iş hukukunda ibranameye ilişkin TBK m.420 ve İş Kanunu kapsamında özel hükümler bulunmaktadır. İspat kolaylığı bakımından yazılı yapılması önerilir.

İş Hukukunda İbraname (TBK m.420)

TBK m.420, işçi alacaklarına ilişkin ibranameleri özel ve emredici hükümlerle düzenlemektedir:

(1) İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.

(2) Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.

(3) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına da uygulanır.

İbranamenin Geçersizlik Sonuçları

İş hukukunda TBK m.420’deki şartları taşımayan ibraname kesin hükümsüzdür; bu hükümsüzlük resen dikkate alınır. İşveren bu durumda ibranamenin varlığına dayanamaz; işçi alacakları için açtığı dava süreci kalifikasyon engelinden bağımsız olarak yürütülür. Şartları taşımayan ödeme belgeleri ise yalnızca makbuz değerinde olup, yapılan ödeme miktarınca alacaktan mahsup edilir.

Tüketici Hukukunda İbraname

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler bağlamında, tüketici aleyhine sonuç doğuran ibranameler haksız şart sayılarak geçersiz kabul edilebilir. Tüketici kredisi, abonelik ve mesafeli sözleşmelerden doğan alacaklar için imzalatılan toplu ibranameler, tüketicinin bilinçli iradesi olmaksızın geçerli kabul edilmez.

İbranın Sonuçları

İbra ile borç sona erer. Borca bağlı kefalet, rehin gibi fer’i haklar da kural olarak sona erer (TBK m.131 — Asıl borca bağlı fer’i haklar). Faiz, gecikme tazminatı gibi yan alacaklar da, ibranın kapsamına dahildir; aksine açık bir hüküm yoksa.

Kısmi İbra

İbra kısmi de yapılabilir. Bu hâlde, ibra edilen kısım sona erer; geri kalan borç devam eder. Kefalet ve rehin gibi teminatlar, kalan borç oranında devam eder.

Genel İbra Kayıtları ve Sınırları

“Bilinen bilinmeyen tüm haklarımdan ibra ediyorum” gibi geniş kapsamlı genel ibra kayıtları, iş hukukunda TBK m.420 emredici hükmü nedeniyle geçersizdir. Genel hükümler kapsamında ise, somutlaştırılması gereken alacaklar için belirsiz ibra geçersiz sayılabilmektedir. İbranamede alacağın türü, miktarı ve ilişkin olduğu dönem açıkça belirtilmelidir.

İbradan Dönme Mümkün mü?

İbra geçerli olarak yapıldıktan sonra, kural olarak tek taraflı dönme mümkün değildir. Ancak; (i) hata, hile veya korkutma gibi irade sakatlıkları varsa TBK m.30-39 uyarınca iptal edilebilir. (ii) Aşırı yararlanma (gabin) hâlinde TBK m.28 uyarınca iptal edilebilir. (iii) Kanuni şartları taşımayan iş hukuku ibraları, başlangıçtan itibaren hükümsüzdür.

İlgili Mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.132 (İbra)
  • TBK m.131 (Asıl borca bağlı fer’i haklar)
  • TBK m.420 (İş hukukunda ibraname)
  • TBK m.28 (Aşırı yararlanma)
  • TBK m.30-39 (İrade sakatlıkları)
  • 4857 sayılı İş Kanunu (Çalışan hakları)
  • 6502 sayılı TKHK (Tüketicide haksız şart)

Hukuki Destek

Özellikle iş hukukunda ibraname imzalamadan veya işverene karşı imzalanan ibranamenin geçerliliği konusunda hukuki danışmanlık alınması büyük önem taşır. İletişim.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 545 199 25 25
info@bilalalyar.av.tr

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok


İstanbul Barosu Sicil No: 54965

© 2026 Av. Bilal Alyar - Tüm hakları saklıdır.
0545 199 25 25 WhatsApp @bilalalyar info@bilalalyar.av.tr