Koruma Kararı 2026: Nereye ve Nasıl Başvurulur?
Koruma kararı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi altında bulunan kişiler için verilen tedbir kararlarının genel adıdır. Kanun kapsamındaki tedbir türlerini Aile İçi Şiddet ve Uzaklaştırma Kararı rehberlerimizde ayrıntılı ele aldık; bu sayfada özellikle koruma kararı için nereye, nasıl ve hangi belgelerle başvurulacağına odaklanıyoruz.
30 Saniyede Özet
- Dayanak: 6284 sayılı Kanun m.8 (başvuru ve verilme usulü)
- Nereye başvurulur: En yakın karakol/jandarma, Aile Mahkemesi, mülki amir (kaymakamlık/valilik) veya ŞÖNİM
- Belge şartı yok: Koruyucu tedbir için delil veya belge aranmaz; sözlü başvuru dahi yeterli olabilir
- Hız zorunluluğu: Önleyici tedbir kararı geciktirilmeksizin verilmelidir — kanunun amacını tehlikeye sokacak şekilde geciktirilemez
- Acil hâllerde: Kolluk amiri bazı tedbirleri doğrudan alıp ertesi gün hâkimin onayına sunabilir
Son güncelleme: 06 Eylül 2026 — 6284 sayılı Kanun m.8 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadı ile gözden geçirildi.
İçindekiler
- Koruma Kararı İçin Nereye Başvurulur?
- Gerekli Belgeler ve Delil Şartı
- Başvuru Süreci Nasıl İşler?
- ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) Nedir?
- Kararın Geciktirilmesinin Sonuçları
- İlgili Yargı Kararı
- Sıkça Sorulan Sorular
Koruma Kararı İçin Nereye Başvurulur?
6284 sayılı Kanun m.8/1’e göre tedbir kararı; ilgilinin kendisi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ya da kolluk (polis/jandarma) görevlileri veya Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir. Başvuru, en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden (kaymakam/vali) ya da kolluk biriminden istenebilir. Uygulamada en hızlı ve en sık kullanılan yol, doğrudan en yakın karakola veya jandarma karakoluna başvurmaktır.
Gerekli Belgeler ve Delil Şartı
Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz (m.8/3). Bu, sistemin en önemli özelliğidir: mağdurun sözlü beyanı, makul bir tehlike belirtisiyle birleştiğinde tedbir kararı için yeterli olabilir. Elbette varsa doktor raporu, mesaj kayıtları, tanık bilgisi gibi destekleyici bilgiler başvuruyu güçlendirir, ancak bunlar zorunlu değildir.
Başvuru Süreci Nasıl İşler?
Karakola veya kolluk birimine yapılan başvuruda görevliler, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bazı önleyici tedbirleri (m.5/1 a, b, c, ç bentleri) doğrudan uygulayabilir. Bu tedbir en geç ertesi işgünü hâkimin onayına sunulmalıdır; hâkim 24 saat içinde onaylamazsa tedbir kendiliğinden kalkar. Doğrudan Aile Mahkemesi’ne veya mülki amire yapılan başvurularda ise hâkim/mülki amir, geciktirmeksizin tedbir kararını verir.
ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) Nedir?
ŞÖNİM’ler, 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağdurlarına 7/24 hizmet veren, barınma, psikososyal destek, hukuki yardım ve başvuru süreçlerinde yönlendirme sağlayan kamu kuruluşlarıdır. Şiddet mağdurları doğrudan ŞÖNİM’e başvurarak koruma kararı sürecini başlatabilir ve süreç boyunca destek alabilir.
Kararın Geciktirilmesinin Sonuçları
Kanun, önleyici tedbir kararının “kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemeyeceğini” açıkça hükme bağlamıştır (m.8/3). Bu kural o kadar önemlidir ki, aşağıda ele alınan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında görüleceği üzere, hâkimin bu yükümlülüğü açıkça ihmal etmesi devletin hukuki sorumluluğuna (tazminat yükümlülüğüne) dahi yol açabilmektedir.
İlgili Yargı Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.12.2023 tarihli, E.2023/858 K.2023/1399 sayılı kararı, koruma kararı verme yükümlülüğünün ne kadar ciddiye alınması gerektiğini gösteren önemli bir emsaldir. Davacı, dava dilekçesinde çocuğuna yönelik ağır bir tehlikeyi açıkça bildirerek koruma talep etmesine rağmen, görevli hâkimin gerekli araştırmayı yapmadan ve delil/belge aramaksızın tedbir kararı vermesi mümkünken bunu yapmadığı; bu ihmalin ağır bir sonuca yol açtığı belirlenmiştir. Kurul, 6284 sayılı Kanun m.8/3 uyarınca koruyucu tedbir kararı için delil aranmayacağını ve kararın kanunun amacını tehlikeye sokacak şekilde geciktirilemeyeceğini, bu yükümlülüğün açıkça ihlali hâlinde Devletin hâkimin hukuki sorumluluğu çerçevesinde tazminatla yükümlü tutulabileceğini karara bağlamıştır. Bu karar, koruma kararı başvurularında “delil yok” gerekçesiyle geri çevrilmenin hukuka aykırı olduğunu göstermesi bakımından mağdurlar için de önemli bir referanstır.
Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2023/858, K.2023/1399 (erişim: 06.09.2026)
Sıkça Sorulan Sorular
Koruma kararı almak için avukat tutmak zorunlu mu?
Hayır, koruma kararı başvurusu bizzat, avukatsız da yapılabilir; ancak sürecin takibi ve haklarınızın korunması için avukat desteği önerilir.
Koruma kararı için delil sunmak zorunda mıyım?
Hayır, koruyucu tedbir kararı için delil veya belge aranmaz; sözlü beyanınız yeterli olabilir.
Başvurum karakolda reddedilirse ne yapmalıyım?
Doğrudan Aile Mahkemesi’ne veya mülki amire (kaymakamlık/valilik) başvurabilir, ayrıca ŞÖNİM’den destek alabilirsiniz.
Koruma kararı ne kadar sürede çıkar?
Kanun, önleyici tedbir kararının geciktirilmeksizin verilmesini emreder; acil hâllerde kolluk amiri derhâl bazı tedbirleri uygulayabilir.
ŞÖNİM’e kimler başvurabilir?
Şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi altında bulunan kadınlar, çocuklar ve aile bireyleri ŞÖNİM’e doğrudan başvurabilir.
Koruma kararı verilmezse ne yapılabilir?
Ret kararına karşı 2 hafta içinde ilgili Aile Mahkemesine itiraz edilebilir; ayrıca hâkimin açık kanuna aykırı ihmali varsa, Hukuk Genel Kurulu içtihadında görüldüğü gibi devletin hukuki sorumluluğu da gündeme gelebilir.
İlgili Hizmet Alanlarımız
Türk Hukuku Alanında 2026 Yılı Güncel Mevzuat Değişiklikleri
2026 yılı, Türk hukuku alanında önemli mevzuat değişikliklerine sahne olmuştur. ilgili mevzuat hükümleri kapsamındaki düzenlemeler güncellenmiş ve uygulamada çeşitli yenilikler getirilmiştir. Bu değişiklikler, vatandaşların haklarını doğrudan etkilemekte olup güncel mevzuatın takibi büyük önem taşımaktadır. ilgili düzenleyici kurumlar tarafından yayımlanan tebliğ ve yönetmelikler de uygulama detaylarını belirlemektedir.
görevli ve yetkili mahkeme nezdinde yürütülen başvuru, dava ve kanun yolu süreçlerinde yeni düzenlemeler çerçevesinde bazı prosedürel değişiklikler yapılmıştır. Arabuluculuk ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin kapsamı genişletilmiş, dijitalleşme süreçleri hızlandırılmıştır. UYAP sistemi üzerinden yapılabilen işlemler artırılmış ve e-Devlet entegrasyonu güçlendirilmiştir. Bu gelişmeler, hukuki süreçlerin daha hızlı ve erişilebilir şekilde yürütülmesine katkı sağlamaktadır.
Mevzuat değişikliklerinin haklarınız üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve güncel düzenlemeler hakkında bilgi almak için Av. Bilal Alyar’a (İstanbul Barosu)0534 636 19 19 numarasından ulaşabilirsiniz. hakların tesisi ve tazminat konularında profesyonel danışmanlık almak, olası hak kayıplarını önleyecektir.
İlgili Hukuki Hizmetlerimiz:
Daha fazla bilgi için:Mevzuat Bilgi Sistemi
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- İstanbul Barosu (istanbulbarosu.org.tr)
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği (barobirlik.org.tr)
Hazırlayan Avukat
Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.
6284 kapsamında talep edilen tedbirler arasında uzaklaştırma, iletişimle rahatsız etmeme, silah teslimi ve geçici maddi yardım bulunur. Aile mahkemesi veya mülki amir bu tedbirleri ivedilikle verebilir; ihlal hâlinde zorlama hapsi uygulanır.
