Sultanbeyli’de Esnaf ve Küçük İşletmeler İçin Çek, Senet ve Alacak Hukuku
Sultanbeyli’nin ticari yapısı, ağırlıklı olarak mahalle çarşıları, küçük imalat atölyeleri, toptan ve perakende satış noktalarından oluşur. Bu tür işletmelerde finansmanın önemli bir bölümü çek ve senetle sağlandığından, uyuşmazlıkların büyük kısmı vadesi gelmiş ya da ödenmemiş kıymetli evraklar etrafında toplanır. Av. Bilal Alyar’ın bu sayfadaki anlatımı, esnaf ve küçük tacirin elindeki belgelerle hangi hakları kullanabileceğini, hangi sürelere dikkat etmesi gerektiğini açıklar.
Elindeki çek veya senetten alacaklı olanlar için
Çek, kanunda belirtilen şekil şartlarını taşıyorsa kambiyo senedi sayılır. Çekin ibraz süresi içinde bankaya sunulması ve karşılıksız çıkarsa şerh alınması, ciranta ve keşideciye karşı başvuru hakkını korur. Bono ve poliçede ise vadenin geldiği tarihten itibaren hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri işler. Kambiyo senetlerine özgü takipte (İİK m.167 vd.) borçluya gönderilen ödeme emrine itiraz süresi kısadır; borçlu imzaya itiraz etmek istiyorsa bunu açık biçimde, süre içinde yapmalıdır.
- Çekin arkasındaki ciro silsilesinin kesintisiz olup olmadığı
- Bankanın karşılıksızlık şerhinin tarihi ve içeriği
- Keşidecinin tacir olup olmadığı ve takip türünün buna göre seçilmesi
- Zamanaşımının kesilmesi için başlatılabilecek işlemler
Borçlu olarak karşılaşılan durumlar
Bir çek veya senet için ödeme emri alan kişi, ilk olarak takibe dayanak belgeyi, takip talebindeki tutarı ve alacaklının yetkisini kontrol etmelidir. Senedin bedelsiz kaldığı, ödeme yapıldığı ya da senedin teminat amacıyla verildiği iddiaları belli ispat kurallarına bağlıdır. Borçlunun itiraz süresini kaçırması, bu savunmaların ileri sürülmesini önemli ölçüde zorlaştırır. Karşılıksız çek nedeniyle adli para cezası ve çek yasağı gündeme gelebilir; bu hususlar 5941 sayılı Çek Kanunu’nda düzenlenmiştir.
Senet ve çek kaybı veya çalınması
Kaybolan ya da çalınan kıymetli evrakın iptali için mahkemeye başvurulur. Bu dava sırasında hak sahibinin senedi ilgili bankaya veya borçluya bildirmesi, evrakın başka birine ödenmesini önleyebilir. Bildirimin gecikmesi, iyi niyetli üçüncü kişi aleyhine bir sonuç doğurabilir.
Cari hesap ve kefalet
Esnaf ilişkilerinde açık hesapla çalışma yaygındır. Bu tür hesaplarda faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi kabul karinesi oluşturur (TTK m.21/2). Üçüncü kişinin borca kefil olması durumunda ise kefalet sözleşmesinin yazılı olması, kefil olunan azami miktarın belirtilmesi ve eşin rızası gibi şekil şartları aranır (TBK m.583). Eksik şekil, kefaletin geçersizliğine yol açar.
İşyeri kirası ve devri
Küçük işyerlerinde kira sözleşmeleri sıklıkla kısa ve eksik düzenlenir. Kira bedelinin ödenmemesi hâlinde yazılı ihtarla verilecek süre içinde ödeme yapılmazsa fesih mümkündür (TBK m.315). İşyerinin üçüncü kişiye devri için kiraya verenin rızası aranır; rıza alınmadan yapılan devir, kiracı bakımından fesih sebebi olabilir.
Uyuşmazlık çözüm sırası
- Çek, senet, fatura ve diğer belgelerin asıl ve örnekleriyle toplanması
- Takip yolunun belirlenmesi: kambiyo takibi, genel haciz yolu veya dava
- Para alacağına ilişkin ticari davalarda arabuluculuk (TTK m.5/A)
- İtiraz veya ödeme emri tebliğ edildiyse sürelerin takvime yazılması
- Gerekirse ihtiyati haciz talebi (İİK m.257 vd.)
Ödeme güçlüğü yaşayan işletmeler için
Elinde vadesi gelmiş çok sayıda senet bulunan küçük işletme, borçlarını ödeyemez duruma gelirse yalnızca tek tek takiplere karşı savunma yapmak yeterli olmayabilir. Borçların yapılandırılması, alacaklılarla toplu görüşme ya da mahkeme denetiminde konkordato gibi seçenekler değerlendirilir. Her çözüm, işletmenin borç yapısına, mal varlığına ve alacaklıların niteliğine göre farklı sonuç verir. Ödeme güçlüğü ortaya çıkar çıkmaz kayıtların toplanması, borç listesinin çıkarılması ve haciz riski bulunan mal varlığının tespiti ilk adımdır. Aksi hâlde alacaklıların aldığı kararlar sonradan itiraz konusu olabilir.
Esnafın kayıt düzeni
Küçük işletmelerde en sık yapılan hata, ödeme ve teslimlerin belgesiz yürütülmesidir. Banka havalesi dışındaki nakit ödemelerde makbuz alınması, fatura düzenlenmesi ve ödemenin hangi borca ait olduğunun yazılması, sonradan çıkacak mahsup tartışmalarını önler. Ticari defterlerin tutulması ve saklanması yasal yükümlülüktür; yükümlülüğe uyulmaması, ispat bakımından işletme aleyhine sonuç doğurur.
Sözleşmesiz ticari ilişkiler
Tarafların yıllarca sözlü anlaşmayla çalıştığı ilişkilerde de hukuki bağ vardır. Sürekli alış verişin fiilî uygulaması, fiyat ve ödeme biçimi bakımından geçmiş davranışlar delil teşkil eder. Karşı tarafın önceden yapmadığı bir uygulamayı sonradan uygulamaya başlaması hâlinde, dürüstlük kuralı gereği önceden ihtar edilmesi beklenir.
Sultanbeyli ticaret hukuku üzerine sorular
Çek yazarken tarih boş bıraktım, geçerli mi?
Çekte düzenleme tarihi zorunlu unsurlardandır; eksik unsur kıymetli evrak niteliğini etkiler. Bu durumda alacak genel hükümlere göre talep edilebilir.
Senedi imzaladım ama malı teslim almadım, borçlu sayılır mıyım?
Senede dayanılarak takip yapılabilir; ancak bedelsizlik savunması yazılı delille ispat edilmelidir. Teslim belgesi ve yazışmalar bu noktada belirleyicidir.
Kefil olduğum borcu ödemek zorunda kalırsam geri isteyebilir miyim?
Kefil, ödediği tutar için asıl borçluya rücu edebilir; rücu hakkı ödemeyle birlikte doğar.
Dava açmadan arabulucuya gitmem şart mı?
Ticari para alacağı davalarında dava şartıdır; kambiyo takibinde ise arabuluculuk şartı aranmaz, ancak itirazdan sonraki dava aşamasında sorun doğabilir. Ayrıntı için çek ödenmediğinde takip rehberine bakılabilir.
Şirket kurulumu veya ortaklık sorunları için Sultanbeyli şirket avukatı sayfası kullanılabilir.
Görüşmeler Kartal Cevizli Mahallesi’ndeki büroda önceden randevu ile yapılır; iletişim: 0534 636 19 19.
