Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme (TBK m.129) — 2026 Rehberi
Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme (TBK m.129)
Üçüncü kişi yararına sözleşme, sözleşmeyi yapan tarafların değil, üçüncü kişinin alacaklı olduğu, edimin onun yararına ifa edileceği bir hukuki yapıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 129. maddesinde düzenlenen bu kurum, sigorta, hayat sigortası, vakıf, taşıma ve emanet sözleşmelerinde sıkça karşımıza çıkmaktadır. Bu rehber, üçüncü kişi yararına sözleşmenin türlerini, hukuki sonuçlarını ve uygulamadaki örneklerini ele almaktadır.
Yasal Düzenleme: TBK m.129
TBK m.129/1: “Kendi adına sözleşme yapan kişi, sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir.”
TBK m.129/2: “Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da, tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler. Bu durumda, üçüncü kişi veya ona halef olanlar bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya bildirdikten sonra, alacaklı borçluyu, üçüncü kişiye karşı ifadan kurtaramaz.”
Türleri: Eksik ve Tam Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme
1) Eksik Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme (m.129/1): Sözleşmenin asıl alacaklısı (vaadettiren), edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini ister. Üçüncü kişinin doğrudan dava hakkı yoktur; alacaklı vasıtasıyla edim talep edilir. Bu, TBK m.129’un birinci fıkrasında düzenlenen genel nitelikli üçüncü kişi yararına sözleşmedir.
2) Tam Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme (m.129/2): Üçüncü kişiye doğrudan dava ve talep hakkı tanınmıştır. Tarafların amacı veya örf ve adetin gerektirdiği hâllerde üçüncü kişi, borçluya karşı doğrudan ifa talep edebilir. Sigorta sözleşmeleri (lehtar lehine), hayat sigortaları, taşıma sözleşmeleri (alıcı lehine) tam üçüncü kişi yararına sözleşme örnekleridir.
Üçüncü Kişinin Hakkını Kullanmasının Sonucu
Üçüncü kişi, edim talebinde bulunduğunu borçluya bildirdiği andan itibaren bağımsız bir alacak hakkına sahip olur. Bu andan sonra alacaklı (vaadettiren) ile borçlu (vaadeden), üçüncü kişiye danışmaksızın sözleşmeyi değiştiremez veya kaldıramaz. Üçüncü kişi bildirim yapmadan önce, alacaklı ile borçlu sözleşmeyi serbestçe değiştirebilir; üçüncü kişinin sadece bekleyen hakkı (Anwartschaft) vardır.
Üçüncü Kişinin Reddi
Üçüncü kişi yararına sözleşmenin kurulması için üçüncü kişinin onayı şart değildir; ancak üçüncü kişi edimi reddedebilir. Reddedilen edim için alacaklı, kendi adına talepte bulunabilir; sözleşme bu hâlde de geçerli kalır.
Borçlunun Savunmaları
Borçlu (vaadeden), üçüncü kişiye karşı; (a) sözleşmeden doğan tüm savunmaları (geçersizlik, ifa edilmemiş olma, vade, takas vs.) ileri sürebilir. (b) Ancak alacaklıya karşı şahsen sahip olduğu, sözleşmeden bağımsız savunmaları (örneğin başka bir alacaktan doğan takas defi) üçüncü kişiye karşı ileri süremez.
Uygulamada Karşılaşılan Örnekler
Hayat Sigortası: 6102 sayılı TTK m.1493-1500 uyarınca hayat sigortasında lehtar üçüncü kişi konumundadır; sigorta riskinin gerçekleşmesiyle doğrudan tazminat talep edebilir.
Taşıma Sözleşmesi: TTK m.851-893 kapsamında alıcı, gönderenin taşıyıcı ile yaptığı taşıma sözleşmesinin tarafı olmamasına rağmen eşyanın teslimini ve hasar tazminatını doğrudan talep edebilir.
Bağışlama Yükümlülüğüyle: TBK m.291 uyarınca, bağışlananın belirli bir kişiye edim ifa etmesi şartıyla bağışlama yapılabilir; lehtar üçüncü kişi olarak doğrudan talepte bulunabilir.
Vakıf Senedi: TMK m.101 vd. uyarınca vakıf, lehtarlar yararına kurulduğundan, lehtarlar üçüncü kişi yararına sözleşme benzeri bir hukuki konumdadır.
Üçüncü Kişiyi Koruyan Etkili Sözleşmeden Farkı
Üçüncü kişiyi koruyan etkili sözleşme (Vertrag mit Schutzwirkung) farklı bir kavramdır; üçüncü kişi edim alacaklısı değil, ancak sözleşmenin yan yükümlülüklerinden korunan bir kişidir. Örnek: bir kira sözleşmesinde kiracının ailesi, kiraya verenin koruma yükümlülüğünden yararlanır.
Dava ve Yetki
Üçüncü kişi, tam üçüncü kişi yararına sözleşmede borçluya doğrudan dava açabilir. Yetkili mahkeme, HMK m.10 uyarınca sözleşmenin ifa yeri mahkemesi veya borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir. Görev, alacağın değerine göre Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.
İlgili Mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.129 (Üçüncü kişi yararına sözleşme)
- TBK m.291 (Yüklemeli bağışlama)
- 6102 sayılı TTK m.1421-1530 (Sigorta sözleşmeleri)
- TTK m.1493-1500 (Hayat sigortası lehtar)
- TTK m.851-893 (Taşıma sözleşmesi)
- 4721 sayılı TMK m.101-117 (Vakıflar)
- 6100 sayılı HMK m.10 (Sözleşme uyuşmazlıkları yetki)
Hukuki Destek
Üçüncü kişi yararına sözleşmelerin kurulması, lehtar haklarının belirlenmesi ve uyuşmazlık halinde dava süreçleri için hukuki danışmanlık alınabilir. İletişim.
