Blockchain (Blok Zincir) Delil Hukuku 2026
Blockchain teknolojisine dayalı kayıtların ve kripto varlıkların hukuk yargılamasında delil olarak nasıl değerlendirileceği, Türk hukukunda henüz olgunlaşmamış ama hızla önem kazanan bir alandır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu elektronik ortamdaki verileri belge saymakla birlikte, kripto varlıkların “eşya” niteliği taşıyıp taşımadığı ve blockchain kayıtlarının mahkemede nasıl ispat aracı olarak kullanılacağı doktrinde ve içtihatta hâlâ şekillenmektedir.
30 saniyede özet:
- Elektronik veriler belge sayılır: HMK m.199 uyarınca “elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları” kanunen belge niteliğindedir; blockchain kayıtları da bu kapsamda değerlendirilebilir
- Kripto varlığın hukuki niteliği TARTIŞMALIDIR: Doktrinde, kripto varlıkların TMK m.762’deki “taşınır mülkiyetinin konusu” tanımına (edinmeye elverişli, taşınmaz mülkiyeti kapsamına girmeyen doğal güçler) kıyasen taşınır eşya sayılması gerektiği savunulmaktadır; ancak bu konuda kanunda açık bir hüküm yoktur
- Dijital delil değerlendirmesi bilirkişi eliyle yapılır: IP adresi kayıtları, 2 aşamalı doğrulama (2FA/OTP) kodları, phishing/sahte site tespiti gibi teknik hususlar mahkemece bilirkişi incelemesiyle çözülür
- Kripto borsası sorumluluğu: Mağdurun kendi şifre/kodlarını sahte bir siteye girmesi sonucu oluşan zararda, borsa şirketiyle zarar arasında illiyet bağı kurulamayabilir
Son güncelleme: 07.09.2026 — HMK m.199, TMK m.762 güncel metinleri ve İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin güncel (henüz kesinleşmemiş) kararı ile birlikte gözden geçirildi.
İçindekiler
- Blockchain Kayıtları Hukuk Muhakemesinde Delil Sayılır mı?
- Kripto Varlıkların Hukuki Niteliği: Eşya mı?
- Dijital Delillerin Mahkemede Değerlendirilmesi
- İlgili Yargı Kararı
- Sıkça Sorulan Sorular
Kanuni Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199 (Belge Tanımı); 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.762 (Taşınır Mülkiyetinin Konusu).
Blockchain Kayıtları Hukuk Muhakemesinde Delil Sayılır mı?
HMK m.199 belgeyi geniş biçimde tanımlar: “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” Bu geniş tanım, blockchain üzerindeki işlem kayıtlarının da “elektronik ortamdaki veri” olarak belge niteliğinde kabul edilmesine imkân tanır. Ancak blockchain kayıtlarının KESİN delil (senet) mi yoksa TAKDİRİ delil mi sayılacağı, somut olayın niteliğine ve mahkemenin ikna olup olmamasına bağlıdır; kanunda blockchain’e özgü bir ispat kuvveti hükmü bulunmamaktadır.
Kripto Varlıkların Hukuki Niteliği: Eşya mı?
Kripto varlıkların hukuki niteliği, ispat hukukunu da doğrudan etkileyen temel bir sorundur — çünkü bir kripto varlığın “eşya” sayılıp sayılmaması, ona uygulanacak zilyetlik, mülkiyet ve istihkak kurallarını belirler. Doktrinde savunulan bir görüşe göre, TMK m.762’deki “taşınır mülkiyetinin konusu, nitelikleri itibarıyla taşınabilen maddî şeyler ile edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçlerdir” tanımından hareketle, kripto varlıkların da özel anahtar vasıtasıyla üzerinde hakimiyet kurulabilen, ekonomik değer taşıyan varlıklar olarak taşınır eşya sayılması gerektiği ileri sürülmektedir. Ancak TMK’da bu konuda açık bir hüküm bulunmadığından, bu görüş şu an için bir doktrin tartışması niteliğindedir; mahkeme kararlarında da bu husus zaman zaman tartışmaya açılmakta, kesin bir sonuca henüz bağlanmamaktadır.
Dijital Delillerin Mahkemede Değerlendirilmesi
Kripto varlık uyuşmazlıklarında mahkemeler, teknik konularda mutlaka bilirkişi incelemesine başvurur. Tipik bir bilirkişi raporu şu hususları inceler: işlemin yapıldığı IP adresinin kullanıcının olağan IP adreslerinden farklı olup olmadığı, 2 aşamalı doğrulama (2FA) ve tek kullanımlık şifre (OTP) kodlarının doğru kullanılıp kullanılmadığı, işlemin sahte (phishing) bir site üzerinden mi yoksa platformun kendi sisteminden mi gerçekleştiği. Bu teknik tespitler, zararın kimin kusurundan kaynaklandığının (platformun güvenlik açığı mı, kullanıcının kendi ihmali mi) belirlenmesinde belirleyici rol oynar.
İlgili Yargı Kararı
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 10.02.2026 tarihli, 2025/680 Esas ve 2026/115 Karar sayılı (henüz kesinleşmemiş, istinaf yolu açık) kararı, hem kripto varlığın hukuki niteliği tartışmasını hem dijital delil değerlendirmesini bir arada içeren güncel bir örnektir. Davacı, bir kripto para borsasındaki hesabından iradesi dışında kripto varlık çekildiğini ileri sürerek borsaya karşı tazminat davası açmıştır. Mahkeme, kararında doktrindeki görüşe atıfla “para formundaki kripto varlıkların… TMK m.762’den hareketle taşınır eşya olarak kabul edilmesi gerektiği” tartışmasına yer vermiştir.
Alınan bilirkişi raporlarında, davacının işlem yaptığı IP adresinin değişken (dinamik) olduğu, platformun 2 aşamalı doğrulama (SMS/e-posta onay kodu) sistemi bulunduğu, ancak davacının sosyal medyada karşılaştığı bir bağlantı yoluyla PLATFORMUN GERÇEK SİTESİ OLMAYAN sahte bir siteye yönlendirildiği ve kullanıcı bilgilerini/onay kodlarını bu sahte sitede kendi eliyle girdiği tespit edilmiştir. Mahkeme, zararın davacının kendi ihmali (phishing/oltalama saldırısına kanması) sonucu oluştuğunu, platform ile zarar arasında illiyet bağı kurulamadığını belirterek davayı reddetmiştir. Karar, kripto varlık uyuşmazlıklarında dijital delillerin (IP kaydı, doğrulama kodu, sahte site tespiti) ne denli belirleyici olduğunu somut biçimde göstermektedir.
Karar metni: mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1196585700 (Erişim: 07.09.2026)
Sıkça Sorulan Sorular
Blockchain kayıtları mahkemede delil olarak kullanılabilir mi?
Evet, HMK m.199 uyarınca elektronik ortamdaki veriler belge sayılır ve blockchain kayıtları da bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak bunların ispat kuvveti (kesin mi takdiri mi) somut olaya göre mahkemece belirlenir.
Kripto varlıklar hukuken “mal/eşya” mıdır?
Bu konuda kanunda açık bir hüküm yoktur. Doktrinde, kripto varlıkların TMK m.762’deki taşınır mülkiyeti tanımına (edinmeye elverişli, taşınmaz mülkiyeti kapsamına girmeyen doğal güçler) kıyasen taşınır eşya sayılması gerektiği savunulmaktadır, ancak bu tartışmalı bir görüştür.
Kripto borsam hacklenirse borsaya dava açabilir miyim?
Evet, ancak sonucu somut olaya bağlıdır. Mahkemeler, zararın platformun güvenlik açığından mı yoksa kullanıcının kendi ihmalinden (örneğin phishing sitesine bilgi girmesi) mi kaynaklandığını bilirkişi incelemesiyle tespit eder; kullanıcı kusuru tespit edilirse platform sorumlu tutulmayabilir.
Phishing (oltalama) mağduru olduğumu nasıl ispatlarım?
Sahte sitenin ekran görüntüleri, işlem tarihine ait IP kayıtları, platformdan alınan işlem ve giriş kayıtları, ve varsa siber olaylara müdahale merkezine yapılan ihbar kayıtları önemli delillerdir. Bu teknik hususlar genellikle bilirkişi incelemesiyle netleştirilir.
Kripto para borsası hangi güvenlik önlemlerini almak zorundadır?
Kanunda kripto borsalarına özgü ayrıntılı bir teknik güvenlik standardı bulunmamakla birlikte, uygulamada 2 aşamalı doğrulama (2FA), SMS/e-posta onay kodu gibi önlemler basiretli bir tacir yükümlülüğünün parçası sayılmaktadır; bu önlemlerin varlığı ve doğru işleyip işlemediği davada incelenir.
Bilirkişi raporu kripto davalarında neden bu kadar önemli?
Çünkü IP adresi analizi, 2FA/OTP kodu doğrulaması, sahte site tespiti gibi hususlar teknik uzmanlık gerektirir ve hakimin doğrudan değerlendiremeyeceği konulardır. Bilirkişi raporu, zararın kimin kusurundan kaynaklandığının belirlenmesinde mahkemenin temel dayanağı olur.
Kripto varlık davalarında hangi mahkeme görevlidir?
Taraflardan biri tacir (kripto borsası şirketi gibi) ise ve uyuşmazlık ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Tüketici sıfatıyla açılan bazı uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi de gündeme gelebilir.
Blockchain kaydının değiştirilemez (immutable) olması davada ne anlam ifade eder?
Blockchain’in teknik olarak değiştirilemezlik özelliği, bir işlemin GERÇEKLEŞTİĞİNİ güçlü biçimde gösterebilir; ancak bu, işlemi kimin gerçekleştirdiği (hesap sahibinin kendisi mi, yetkisiz üçüncü bir kişi mi) sorusunu tek başına çözmez. Bu nedenle kimlik/yetki tespiti için ayrıca IP, cihaz ve doğrulama kodu incelemesi gerekir.
Kripto varlık uyuşmazlığında dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?
Uyuşmazlığın niteliğine göre değişir; ticari nitelikteki para alacağı davalarında dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir. Somut olayınızın bu kapsama girip girmediğini bir avukatla değerlendirmeniz önerilir.
Bu konuda içtihat yeterince yerleşmiş mi?
Hayır, blockchain ve kripto varlıklara ilişkin ispat hukuku Türkiye’de henüz gelişmekte olan bir alandır; mahkemeler somut olay bazında, genel hukuk ilkelerini (HMK, TMK, bilirkişi incelemesi) kıyasen uygulayarak karar vermektedir. Bu alandaki içtihat önümüzdeki yıllarda daha da netleşecektir.
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- İstanbul Barosu
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği (barobirlik.org.tr)
Hazırlayan Avukat
Av. Bilal ALYAR
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.
