Borç Zamanaşımı Süreleri 2026: Genel ve Özel Süreler

Bir alacağın hangi sürede zamanaşımına uğrayacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na (TBK) göre belirlenir. Kural 10 yıldır; ancak kira bedeli, faiz, ücret gibi dönemsel edimler için 5 yıllık özel bir süre uygulanır. Zamanaşımı, borcu ortadan kaldırmaz; yalnızca borcun dava veya icra yoluyla istenebilirliğini borçlunun itirazına bağlı hâle getirir. İcra takibinde zamanaşımı savunması için kambiyo senetleri icra takibi ve icra takibi nasıl yapılır yazılarımıza bakabilirsiniz.

30 Saniyede Özet

  • Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146-161.
  • Genel kural: Kanunda aksi öngörülmedikçe her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir (m.146).
  • Özel kısa süre: Kira bedeli, faiz, ücret gibi dönemsel edimler ile otel/lokanta bedelleri, küçük perakende satış alacakları vb. 5 yıllık zamanaşımına tabidir (m.147) — bu liste sınırlı sayıdadır (tahdidi), her dönemsel ödemeyi kapsamaz.
  • Başlangıç: Zamanaşımı, alacağın muaccel (istenebilir) olduğu andan itibaren işlemeye başlar; kredi/banka borçlarında bu an genellikle “hesap kat’ı” tarihidir.
  • Kritik nokta: Zamanaşımı def’idir — hâkim veya icra memuru bunu kendiliğinden dikkate alamaz; borçlunun süresinde ve usulünce ileri sürmesi şarttır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olayınıza özgü hukuki tavsiye yerine geçmez. Zamanaşımı süresinin hangi tarihten başladığı ve kesilip kesilmediği her olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken tarihsel bir olgudur.

Son güncelleme: 6 Eylül 2026 — TBK m.146-161’in genel/özel süreler, durma, kesilme ve def’i niteliği hükümleri işlenmiştir.

İçindekiler

Kanuni Dayanak
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146 (10 yıllık genel süre), m.147 (5 yıllık özel süre), m.149 (başlangıç), m.153 (durma), m.154 (kesilme), m.161 (def’i niteliği).

10 Yıllık Genel Zamanaşımı

TBK m.146’ya göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Banka/kredi alacakları, senetsiz alacaklar, sözleşmeden doğan tazminat talepleri gibi birçok alacak türü bu genel kuralın kapsamındadır.

5 Yıllık Özel Zamanaşımı Hâlleri

TBK m.147, aşağıdaki alacaklar için 5 yıllık, daha kısa bir zamanaşımı öngörür:

  • Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler,
  • Otel, motel, pansiyon, tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yeme içme bedelleri,
  • Küçük sanat işlerinden ve küçük çaplı perakende satışlardan doğan alacaklar,
  • Ortaklık sözleşmesinden doğan bazı alacaklar (ortaklar arası, ortaklık-ortak arası, müdür/temsilci/denetçi ile ortaklık arası),
  • Vekâlet, komisyon, acentalık ve simsarlık sözleşmelerinden doğan alacaklar (ticari simsarlık ücreti hariç),
  • Eser sözleşmesinden doğan alacaklar (yüklenicinin ağır kusurlu ifasız/eksik ifası hâlleri hariç).

Yargıtay içtihadına göre bu liste sınırlı sayıdadır (tahdididir); her “dönemsel” görünümlü ödeme otomatik olarak 5 yıllık süreye tabi olmaz, alacağın maddede sayılan türlerden birine gerçekten girip girmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Zamanaşımının Başlangıcı

TBK m.149/1’e göre zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla yani istenebilir hâle gelmesiyle işlemeye başlar. Bu, sözleşme veya kredi ilişkisinin kurulduğu tarih değildir. Örneğin banka kredisi veya kredi kartı borcunda zamanaşımı, kredinin kullanıldığı tarihten değil, borcun hesap kat’ı (temerrüt bildirimiyle borcun tamamının muaccel hâle getirilmesi) ile birlikte muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu ayrım sık karıştırılır ve genellikle borçlu lehine daha geç bir başlangıç tarihi anlamına gelir.

Durma ve Kesilme

Zamanaşımı, kanunda sayılan bazı hâllerde işlemeye başlamaz veya başlamışsa durur: örneğin velayet süresince çocukların ana-babadan alacakları, evlilik devam ederken eşlerin birbirinden alacakları, alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülemediği süreler gibi. Durma hâli ortadan kalktığında süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Zamanaşımı ayrıca şu hâllerde kesilir (yeniden baştan işlemeye başlar): borçlunun borcu ikrar etmesi (faiz ödemesi, kısmi ifa, rehin/kefil göstermesi dâhil) veya alacaklının dava, def’i, icra takibi ya da iflas masasına başvurması. Kesilme hâlinde önceki süre sıfırlanır ve aynı uzunlukta yeni bir süre baştan işlemeye başlar.

Zamanaşımı Bir Def’idir

TBK m.161’e göre zamanaşımı, taraflarca ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden (resen) dikkate alınamaz. Aynı ilke icra takibinde de geçerlidir: zamanaşımına uğramış bir alacak için icra takibi başlatılırsa, borçlu bunu süresinde ve usulüne uygun biçimde ileri sürmezse takip kesinleşir ve borç fiilen tahsil edilebilir hâle gelir. Bu nedenle zamanaşımına uğradığını düşündüğünüz bir takiple karşılaşırsanız, süresinde itiraz etmek kritik önem taşır.

İlgili Yargı Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir banka alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasında, alacağın TBK m.146 uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, ancak bu sürenin m.149/1 gereği alacağın muaccel olmasıyla, somut olayda ise borç hesabının kat edildiği tarihle birlikte işlemeye başladığını teyit etmiştir. Kararda, hesabın kat edildiği tarih ile icra takibinin başlatıldığı tarih arasında 10 yıldan çok daha kısa bir süre bulunduğundan zamanaşımı def’i reddedilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2022/5010, K.2024/1234, 19.02.2024 — Erişim tarihi: 06.09.2026

Sıkça Sorulan Sorular

Borçlar için genel zamanaşımı süresi kaç yıldır?

Kanunda aksi öngörülmedikçe 10 yıldır (TBK m.146). Kira, faiz, ücret gibi belirli dönemsel edimler ve kanunda sayılan bazı özel alacak türleri için ise 5 yıllık kısa süre uygulanır.

Kredi kartı veya banka kredisi borcu kaç yılda zamanaşımına uğrar?

Genel kredi sözleşmesinden doğan banka alacakları TBK m.146 uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre, kredinin kullanıldığı tarihten değil, borcun muaccel hâle geldiği (genellikle hesabın kat edildiği) tarihten itibaren işlemeye başlar.

Zamanaşımına uğrayan borç tamamen ortadan kalkar mı?

Hayır. Borç hukuken var olmaya devam eder (eksik borç hâline gelir); yalnızca dava veya icra yoluyla istenebilirliği, borçlunun zamanaşımı def’ini ileri sürmesi şartına bağlanır.

Zamanaşımını mahkeme veya icra memuru kendiliğinden dikkate alır mı?

Hayır. TBK m.161’e göre zamanaşımı, ileri sürülmedikçe hâkim tarafından resen göz önüne alınamaz. Borçlunun bunu süresinde ve usulüne uygun şekilde ileri sürmesi gerekir.

Zamanaşımı hangi hâllerde kesilir?

Borçlunun borcu ikrar etmesi (faiz ödemesi, kısmi ödeme, rehin veya kefil göstermesi dâhil) veya alacaklının dava açması, def’i ileri sürmesi, icra takibi başlatması ya da iflas masasına başvurması hâllerinde zamanaşımı kesilir ve süre baştan işlemeye başlar.

Zamanaşımı hangi hâllerde durur?

Velayet, vesayet, evlilik birliği devam ederken ilgili taraflar arasındaki bazı alacaklar, alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülemediği süreler gibi kanunda sayılan özel hâllerde zamanaşımı işlemeye başlamaz veya durur.

Zamanaşımına uğramış bir borcu ödersem geri alabilir miyim?

Hayır. Zamanaşımına uğramış bir borcun ödenmesi, “borç olmadığı hâlde ödeme” sayılmaz; zamanaşımına rağmen yapılan ödemeler geçerlidir ve geri istenemez.

5 yıllık zamanaşımı hangi alacaklar için uygulanır?

Kira bedeli, faiz, ücret gibi dönemsel edimler; otel/lokanta bedelleri; küçük çaplı perakende satış alacakları; bazı ortaklık, vekâlet, komisyon, acentalık ve eser sözleşmesi alacakları için uygulanır. Bu liste sınırlıdır, her dönemsel ödemeyi kapsamaz.

Icra Ve Iflas Hukuku ile İlgili Hukuki Risklerin Önlenmesi ve Koruyucu Tedbirler

Icra Ve Iflas Hukuku alanında hukuki risklerin önceden tespit edilmesi ve koruyucu tedbirlerin alınması, olası uyuşmazlıkları önlemenin en etkili yoludur. Proaktif hukuki danışmanlık, sorun ortaya çıkmadan önce risklerin minimize edilmesini sağlamaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki haklar ve yükümlülükler konusunda bilgi sahibi olmak, bilinçli kararlar almanıza yardımcı olacaktır.

Sözleşme aşamasında hukuki danışmanlık alınması, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların büyük ölçüde önlenmesini sağlamaktadır. Belgelerin eksiksiz ve doğru düzenlenmesi, yasal sürelere uyulması ve resmi prosedürlerin takip edilmesi temel koruyucu tedbirlerdir. icra daireleri tarafından belirlenen kurallara uyum sağlanması da hukuki risklerin azaltılmasına katkıda bulunmaktadır.

Hukuki risklerin değerlendirilmesi ve koruyucu stratejilerin oluşturulması için Av. Bilal Alyar’a (İstanbul Barosu)0534 636 19 19 numarasından danışmanlık randevusu alabilirsiniz.

İlgili Hukuki Hizmetlerimiz:

Daha fazla bilgi için:Mevzuat Bilgi Sistemi

Resmi Kaynaklar

Hazırlayan Avukat

Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.

İletişim | Hakkımızda

Burada yer verilen kararlar bilgilendirme amaçlı olup somut uyuşmazlığın koşullarına göre farklı sonuçlar doğabilir. Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile ilgili bir uyuşmazlık içerisindeyseniz, güncel içtihat ve mevzuatı somut olaya uyarlayacak bir ticaret hukuku alanında çalışan avukatla görüşmeniz önerilir.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com