Kadıköy’de Gürültü, Komşuluk ve Kıyı Kaynaklı Çevre Uyuşmazlıkları
Kadıköy, yoğun yerleşimin, sahil şeridinin, lokanta ve eğlence mekânlarının ve çok sayıda kentsel dönüşüm alanının iç içe geçtiği bir ilçedir. Bu doku, çevre hukukunda en sık gürültü, koku, inşaat tozu, atık ve kıyıya yakın yapılaşma başlıklarında uyuşmazlık doğurur. Av. Bilal Alyar’ın bu sayfadaki anlatımı, hem rahatsızlıktan şikâyetçi olan site sakinleri ve komşular hem de idari yaptırımla karşılaşan işletmeler için izlenebilecek yolları genel hatlarıyla ortaya koyar.
Önce uyuşmazlığın hangi yola girdiğini belirlemek
Çevre uyuşmazlıkları tek bir mahkemeye bağlı değildir. İdarenin verdiği para cezası, faaliyet durdurma ya da izin iptali gibi işlemler idari yargıda ele alınır. Komşunun veya işletmenin verdiği zararın tazmini ise adli yargıda, haksız fiil ve Çevre Kanunu hükümleri çerçevesinde görülür. Bazı ağır kirletme fiilleri ayrıca ceza soruşturmasına konu olabilir. Başvuru yolunun yanlış seçilmesi, süre kaybına yol açtığı için çoğu dosyada ilk iş bu ayrımı yapmaktır.
Kadıköy’de sık görülen durumlar
- Gece geç saatlere kadar açık mekânlardan yayılan müzik ve kalabalık gürültüsü.
- Havalandırma, klima ve egzoz sistemlerinden kaynaklanan koku ve ses.
- Yıkım ve yeniden yapılaşma sırasında toz, hafriyat ve titreşim.
- Apartman çatı ve bahçelerinde ruhsatsız faaliyetler.
- Sahil ve kıyıya yakın alanlarda dolgu, yapılaşma ve kullanım değişikliği.
- Atık yağ, ambalaj ve tehlikeli atıkların usulsüz bırakılması.
Gürültü ve koku: delil nasıl oluşturulur
Gürültü şikâyetlerinde en sık karşılaşılan eksiklik, rahatsızlığın somut olarak belgelenememesidir. Tarih ve saat belirterek tutulan notlar, ses ve görüntü kayıtları, komşulardan alınacak yazılı beyanlar ve ilgili idareye yapılan başvuruların kayıtları dosyanın temelini oluşturur. Ölçüm gerektiren hâllerde idarenin yetkili birimleri ya da mahkemece atanacak bilirkişi ölçüm yapar. Çevresel gürültüye ilişkin sınır değerler ilgili yönetmelikte düzenlenir; sınırın aşılıp aşılmadığı teknik ölçümle belirlendiğinden, mahkeme bilirkişi raporuna büyük ağırlık verir. Rapora süresinde ve gerekçeli itiraz edilmesi bu nedenle önemlidir.
Zararın tazmini ve kusursuz sorumluluk
Çevre Kanunu m.28 uyarınca çevreyi kirleten ve çevreye zarar verenler, kusurları bulunmasa bile neden oldukları zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm, kirleten öder ilkesinin özel hukuktaki yansımasıdır. Maddi zarar yanında, kişilik haklarının ağır biçimde zedelendiği durumlarda Türk Borçlar Kanunu m.58 çerçevesinde manevi tazminat da gündeme gelebilir. Haksız fiilden doğan tazminat davasında zamanaşımı, zararı ve zarar vereni öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıldır (TBK m.72). Kirlilik sürekli nitelikteyse sürenin hangi tarihten başladığı ayrıca tartışılabilir; bu yüzden durumu fark edildiği anda belgelemek gerekir.
İşletmeler için idari yaptırımlara karşı yollar
İşletmeye kesilen idari para cezası ya da verilen faaliyet durdurma kararı, tebliğ edildiği tarihten itibaren idari yargıda dava konusu edilebilir. İdari dava açma süresi kural olarak altmış gündür (İYUK m.7). Faaliyet durdurma gibi telafisi güç sonuçlar doğuran işlemlerde dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması da istenebilir (İYUK m.27). İncelemede denetim tutanağının usulüne uygunluğu, ölçüm yönteminin ve cihazın doğruluğu, işletmenin savunma hakkının kullandırılıp kullandırılmadığı ve cezanın dayandığı hükmün doğru seçilip seçilmediği ele alınır.
Kentsel dönüşüm ve inşaat çevresi
6306 sayılı Kanun kapsamındaki dönüşüm projelerinde yıkım ve hafriyat aşamaları çevre açısından ayrı bir risk taşır. Hafriyatın taşınması, atığın ayrıştırılması ve çevredeki yapılara zarar verilmemesi müteahhit ve yapı sahibinin sorumluluğundadır. Çevre sakinleri, inşaat nedeniyle zarar görmeleri hâlinde hem idareye başvurabilir hem de zararı doğrudan faaliyeti yürütene yöneltebilir. Dönüşümün sözleşme ve uzlaşma yönü için ayrıca kentsel dönüşüm sayfasına bakılabilir.
Sahil ve kıyıya yakın alanlar
Kıyı alanları Kıyı Kanunu ve imar mevzuatı bakımından ayrı bir rejime tabidir. Bu alanlarda dolgu, ek yapı veya kullanım değişikliği yapılmadan önce izinlerin eksiksiz alınması gerekir. İzinsiz uygulamalarda idare yıkım ve para cezası gibi yaptırımlar uygulayabilir. Kıyıya komşu taşınmaz sahipleri ise yapılaşmanın hukuka uygunluğunu idari yargıda denetletebilir. Projenin çevresel etki değerlendirmesi kapsamına girip girmediği için ÇED iptal davası anlatımına başvurulabilir; gürültü ölçümü ve işletme tarafı için ayrıca gürültü kirliliği sayfası okunabilir.
Ceza hukuku boyutu
Çevrenin kasten kirletilmesi Türk Ceza Kanunu m.181’de suç olarak düzenlenmiştir; taksirle kirletme de ayrı hükümle cezalandırılır. Ceza mahkemesi tazminata hükmetmez; zarar gören kişi tazminat için hukuk yoluna gitmelidir. Ceza dosyasındaki kusur ve zarar tespiti, hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m.74). İki dosyanın birbirinden bağımsız yürüdüğünü bilmek, beklentileri doğru kurmak açısından yararlıdır.
Adım adım yol
- Olayın niteliği ve kaynağı belirlenir; kirleten kişi veya işletme tespit edilir.
- Fotoğraf, ses kaydı, yazılı komşu beyanı ve idareye yapılan başvuru kayıtları toplanır.
- İlgili idareye yazılı başvuru yapılır ve başvuru tarihi kayda geçirilir.
- İdarenin işlem yapması ya da yapmaması hâlinde idari yargıya başvurulur.
- Zarar varsa tazminat davası için teknik rapor ve bilirkişi incelemesi planlanır.
Sıkça sorulan sorular
Komşu mekânın gürültüsü için önce kime başvurulur?
Yetkili belediye birimine ve ilgili kolluk birimine yazılı başvuru yapmak, süreci kayda geçirir. İdare işlem yapmazsa idari yargıda işlemsizlik gündeme gelebilir.
Tazminat davası için bilirkişi raporu şart mıdır?
Teknik konularda mahkeme genellikle bilirkişi görüşüne başvurur. Raporun kesin olmadığını, hâkimi bağlamadığını ve itiraz edilebileceğini bilmek gerekir (HMK m.282).
İşletmeme kesilen cezayı ödemeden dava açılabilir mi?
Dava açma hakkı ödemeye bağlı değildir; ancak cezanın tahsili ve yürütmenin durdurulması talebi ayrı değerlendirilir.
Kıyıya yakın bir yapı hakkında şikâyet nasıl yapılır?
İzin ve ruhsat bilgisi ilgili idareden istenir; hukuka aykırılık varsa idareye şikâyet edilir, işlem yapılmazsa idari yargıya gidilir.
Hem şikâyet hem dava açmak mümkün mü?
İdari başvuru, idari dava ve tazminat davası farklı hukuki yollardır; aynı olayda birlikte yürütülebilir, ancak süreleri ayrı işler.
Görüşmeler Kartal Cevizli Mahallesi’ndeki büroda önceden randevu ile yapılır; iletişim: 0534 636 19 19.
