İhtiyati tedbir, bir dava sonuçlanana kadar geçecek sürede davacının hakkının fiilen anlamsız hale gelmesini önlemek için mahkemenin aldığı geçici bir koruma kararıdır. Örneğin dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye satılmasının, bir hesaptaki paranın başka yere aktarılmasının veya bir işlemin devam etmesinin davayı kazansanız bile telafisi imkânsız zarara yol açacağı durumlarda başvurulur. Düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.389-397‘de yer alır.
İhtiyati Tedbirin Şartları Nelerdir? (HMK m.389)
HMK m.389/1’e göre ihtiyati tedbir için iki koşuldan birinin varlığı yeterlidir:
- Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hale geleceği endişesi, veya
- Gecikme nedeniyle bir sakıncanın ya da ciddi bir zararın doğacağı endişesi.
Bu hüküm, niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır (HMK m.389/2).
“Yaklaşık İspat” Nedir? Kesin Delil Şart Değildir
HMK m.390/3 uyarınca tedbir talep eden, dilekçesinde dayandığı sebebi ve tedbirin türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendi haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Bu, esas davadaki gibi kesin/tam bir ispat değildir — mahkemeye hakkın var olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren delil ve belgeler sunmak yeterlidir. Talep gerekçesiz veya soyut kalırsa, sadece “zarar göreceğim” demek tedbir için yetmez.
Nereye ve Ne Zaman Başvurulur?
HMK m.390/1’e göre:
- Dava açılmadan önce: esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden istenir.
- Dava açıldıktan sonra: ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenir.
Haklarının derhâl korunmasında zorunluluk varsa, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir (m.390/2) — uygulamada sıkça karşılaşılan, taraf gıyabında verilen tedbir kararlarının hukuki dayanağı budur.
Teminat Zorunluluğu (HMK m.392)
Tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Ancak talep resmî belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirterek teminatsız da tedbire karar verebilir. Adli yardımdan yararlananlardan teminat istenmez. Teminat, asıl davanın kesinleşmesinden veya tedbirin kalkmasından itibaren 1 ay içinde tazminat davası açılmazsa iade edilir (m.392/2).
En Çok Gözden Kaçan İki Süre — Tedbir Bu Yüzden Kendiliğinden Kalkar
İhtiyati tedbir kararı almak yeterli değildir; kararın hayata geçirilmesi de süreye bağlıdır. Bu iki süre kaçırıldığında koruma kendiliğinden ortadan kalkar:
1) Uygulama (infaz) talebi — 1 hafta (HMK m.393/1)
Tedbir kararının uygulanması, karar tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 hafta içinde ilgili icra dairesinden talep edilmek zorundadır. Bu süre kaçırılırsa, kanuni süre içinde esas dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 27.12.2024 tarihli, E.2024/179 K.2024/8608 sayılı kararı tam olarak bu noktaya dikkat çekmiştir: mahkeme finansal kiralama sözleşmesi kapsamındaki malların yediemine tevdii yönünde ihtiyati tedbir kararı vermiş, ancak bu karar HMK m.393 usulüne göre icra dairesi kanalıyla uygulanmamıştı. Yargıtay, davalının yargılama sırasında malların bir kısmını fiilen teslim etmiş olmasının, kararın “tedbir kapsamında” sayılması için yeterli olmadığını; usulüne uygun uygulanmayan bir tedbirin artık hukuken tedbir hükmü taşımayacağını belirterek yerel mahkeme kararını bu gerekçeyle bozmuştur.
2) Esas davayı açma süresi — 2 hafta (HMK m.397/1)
Eğer ihtiyati tedbir dava açılmadan önce alınmışsa, tedbiri talep eden, kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren 2 hafta içinde esas hakkındaki davayı açmak ve dava açtığına ilişkin belgeyi tedbiri uygulayan memura ibraz ederek dosyaya koydurmak zorundadır. Bu da yapılmazsa tedbir kendiliğinden kalkar (m.397/1).
Tedbire İtiraz Nasıl Yapılır? (HMK m.394)
Karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir; itiraz kural olarak icrayı durdurmaz. Süre:
- Karşı taraf tedbirin uygulanması sırasında hazırsa: uygulamadan itibaren 1 hafta,
- Hazır değilse: tutanağın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde, kararı veren mahkemeye itiraz edilir.
İtiraz dilekçeyle yapılır, itiraz sebepleri ve dayanak deliller dilekçeye eklenir. Esas hakkında dava açılmışsa itirazı artık o davaya bakan mahkeme karara bağlar (m.394/2). Menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de tedbiri öğrenmelerinden itibaren 1 hafta içinde itiraz edebilir (m.394/3). İtiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabilir; bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin karara bağlanır (m.394/5).
Tedbir talebinin reddi kararı da gerekçeli verilir ve bu karara karşı da kanun yoluna başvurulabilir; aleyhine tedbir verilen taraf da aynı şekilde kanun yoluna gidebilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır (HMK m.391/3).
Tedbirin Etkisi Ne Zamana Kadar Sürer?
Aksi belirtilmedikçe ihtiyati tedbirin etkisi, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder (HMK m.397/2). Tedbir kalkmış veya kaldırılmışsa bu durum ilgili yerlere (tapu, banka vb.) bildirilir.
Bir ihtiyati tedbir talebiniz veya tedbire itirazınız varsa danışmanlık için WhatsApp’tan yazabilirsiniz.
Yargıtay Kararı: Tedbir, Esas Hakkındaki Karar Kesinleşene Kadar Sürer
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E.2025/3494 K.2025/5320 sayılı, 24.11.2025 tarihli kararıyla (oy birliği, kesin) inançlı işleme dayalı tapu iptali davasında verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Onanan kararda davalının, aleyhine verilen ihtiyati tedbirin “ileride telafisi imkânsız sonuçlara yol açacak şekilde tasarruf yetkisini kısıtladığı” gerekçesiyle kaldırılması talebi; HMK m.389/1 uyarınca ihtiyati tedbirin çekişmeli ve dava konusu olan şey hakkında önleyici nitelikte geçici bir hukuki koruma olması nedeniyle, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar tedbirin devamı gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Karar, tedbirin kural olarak yargılama boyunca ve hüküm kesinleşene dek yürürlükte kaldığını; salt “tasarruf yetkisinin kısıtlanması” iddiasının kaldırma sebebi olmadığını gösteren güncel bir uygulama örneğidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İhtiyati tedbir ile ihtiyati haciz aynı şey midir?
Hayır. İhtiyati tedbir, para alacağı dışındaki (bir malın satılmasının önlenmesi, bir işin yapılması/yapılmaması gibi) taleplerde HMK’ya göre uygulanır. İhtiyati haciz ise özellikle para alacaklarının tahsilini güvence altına almak için İcra ve İflas Kanunu’na göre alınan ayrı bir kurumdur; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararlarında da bu iki kurumun karıştırılmaması gerektiği vurgulanmıştır.
Tedbir kararına itiraz ettim, sonucu beklerken tedbir devam eder mi?
Evet, kural olarak itiraz tedbirin icrasını durdurmaz; mahkeme aksini kararlaştırmadıkça tedbir yürürlükte kalır.
Tedbir talebim reddedilirse ne yapabilirim?
Ret kararı gerekçeli verilir ve karara karşı kanun yoluna (istinaf) başvurabilirsiniz; bu başvurular öncelikli incelenip kesin karara bağlanır.
Teminat göstermeden tedbir alınabilir mi?
İstisnaen evet — talebiniz resmî belgeye veya kesin bir delile dayanıyorsa ya da mahkeme durum ve koşulların gerektirdiğine kanaat getirirse, gerekçesini açıkça yazarak teminatsız tedbire karar verebilir.
Tedbir kararını aldım, hemen ne yapmalıyım?
Kararın tebliğ/tefhiminden itibaren 1 hafta içinde ilgili icra dairesinden uygulanmasını talep etmeyi unutmayın — aksi halde tedbir kendiliğinden kalkar. Dava henüz açılmadıysa, uygulamadan itibaren 2 hafta içinde esas davayı açmanız gerektiğini de not edin.
İhtiyati tedbir talebi, süresi kaçırıldığında geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilen, usul hatasına en açık hukuki işlemlerden biridir. Somut durumunuza göre doğru tedbir türünün belirlenmesi ve sürelerin takibi için bir avukattan destek almanız önerilir.
