İçsel Bilgi Kullanma Suçu Rehberi 2026 | SPKn m.106
İçsel bilgi suçu (bilgi suiistimali/insider trading), sermaye piyasası araçlarının fiyatını etkileyebilecek henüz kamuya açıklanmamış bilgileri kullanarak menfaat sağlama eylemidir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.106, bu eylemi üç yıldan beş yıla kadar hapis ve ağır adli para cezası ile yaptırıma bağlamıştır.
İçsel Bilginin Tanımı
SPKn m.106/1 ve II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği çerçevesinde içsel bilgi; sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikte, henüz kamuya açıklanmamış bilgiyi ifade eder. Bilginin “kesin” ve “spesifik” olması, “makul yatırımcı” testini karşılaması gereklidir.
Suçun Faili Olabilecek Kişiler
Kanun, içsel bilgiye erişimi olan kişileri “birincil” ve “ikincil” olarak ikiye ayırır. İhraççının yönetim organı üyeleri, çalışanlar, denetçiler, büyük pay sahipleri, aracı kurum çalışanları birincil içeridendir. Bu kişilerden bilgi edinerek işlem yapan üçüncü kişiler ise ikincil içeriden konumunda sorumluluk taşır.
Suçun Maddi ve Manevi Unsurları
Suçun maddi unsuru; içsel bilgiyi kullanarak sermaye piyasası aracında doğrudan veya dolaylı olarak işlem yapmak, başkalarına bilgi vermek (tipping) veya işlem yapma tavsiyesinde bulunmaktır. Manevi unsur kasttır; taksirle işlenemez. Menfaat sağlama amacı veya fiilen sağlanmış olması şart değildir; işlem yapılması yeterlidir.
Cezai Yaptırımlar
SPKn m.106/1 uyarınca fail için üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Adli para cezasının, eylemden elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı düzenlenmiştir. Tüzel kişiler bakımından 5237 sayılı TCK m.60 kapsamında güvenlik tedbiri uygulanabilir.
Etkin Pişmanlık ve Şikâyet
SPKn m.115 kapsamında, soruşturma başlatılmadan önce yetkili mercilere başvurup gerçeği tüm ayrıntılarıyla haber veren ve elde edilen menfaati iade eden fail için ceza indirimi öngörülür. Suç, şikâyete bağlı değildir; SPK’nın Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusu (SPKn m.115) kovuşturma şartıdır.
İdari Yaptırımlar ve Tazminat
Cezai soruşturma yanında SPK, SPKn m.103 kapsamında idari para cezası da uygulayabilir. Zarar gören yatırımcılar, TBK m.49 vd. haksız fiil hükümleri çerçevesinde tazminat davası açabilir. İdari yaptırım ile cezai soruşturma ayrı süreçler olup “non bis in idem” ilkesi bakımından Anayasa Mahkemesi kararları ışığında değerlendirme yapılır.
Önemli Süreler
| İşlem | Süre | Kaynak |
| Dava zamanaşımı | 8 yıl | TCK m.66/1-e |
| İçsel bilgi KAP açıklama | Derhal (en geç aynı gün) | II-15.1 Tebliği |
| Tazminat davası | 2 yıl / 10 yıl | TBK m.72 |
| SPK idari yaptırım zamanaşımı | 8 yıl | 5326 m.20 |
Sık Sorulan Sorular
İşlem yapmadan sadece bilgi vermek suç mudur?
Evet. SPKn m.106 “tipping” eylemini de suç olarak düzenler. İçsel bilginin görev gereği dışında üçüncü kişilere aktarılması başlı başına cezai sorumluluk doğurur.
Şirket içi çalışan olmayan biri bu suçun faili olabilir mi?
Evet. İkincil içeriden olarak, bilgiyi edinen ve bunu bilerek işlem yapan herkes cezai sorumluluk taşır.
Savunmada hangi argümanlar önemlidir?
Bilginin “içsel bilgi” niteliği taşımadığı, kamuoyuna açık kaynaklardan edinildiği, kasıt unsurunun bulunmadığı ve işlem ile bilgi arasında nedensellik bağı olmadığı savunmaları temel argümanlardır.
İlgili Rehberler
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut soruşturma/kovuşturmaya ilişkin savunma stratejisi dosya bazında belirlenmelidir.
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- İstanbul Barosu (istanbulbarosu.org.tr)
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği (barobirlik.org.tr)
Hazırlayan Hukuku
Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu Sicil No: 54965
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde ilgili mevzuat çerçevesinde bilgilendirme alınması yararlı olabilir.
