Yedieminin Sorumluluğu İİK m.358 | Muhafaza Görevinin Kötüye Kullanılması 2026

Özetle (TL;DR)

Yediemin, icra memurunca haczedilen malın muhafazası için teslim edildiği kişidir; sorumluluğunun temel dayanağı İİK m.358’dir ve ihlali hem hukuki hem cezai (İİK m.358, TCK m.289) sorumluluk doğurur.

  • Yedieminin görevleri: malı ilk hâlinde muhafaza etmek, kullanmamak/kullandırmamak, değerini düşürücü işlemlerden kaçınmak, talep üzerine teslim etmek ve mal üzerinde tasarrufta bulunmamak.
  • Malın olağan kullanımı zorunluysa (örn. kira getiren araç), kullanım yalnız icra müdürünün izniyle sürdürülebilir.
  • Yediemin zarar verirse hukuki olarak sorumludur; ancak kaçınılmaz olay (mücbir sebep) iddiasını ispatla sorumluluktan kurtulabilir.

Yediemin; icra memurunca haczedilen malın muhafazası için teslim edildiği kişidir. Yedieminin sorumluluğunun temel dayanağı İİK m.358’dir ve ihlali hem hukuki hem de cezai sorumluluk doğurur. İİK m.358 ve TCK m.289 bu çerçeveyi belirler; rehberde yedieminin görevleri, sorumluluk hâlleri ve değişiklik yapılamaması kuralı ele alınmaktadır.

Yedieminin Atanması ve Görevleri

İcra memuru, haczolunan taşınır malı esas olarak masrafı peşin alınarak muhafaza altına alır; alacaklının muvafakati hâlinde, istenildiğinde geri verilmek şartıyla borçlu yedinde, üçüncü şahsın kabulü hâlinde ise üçüncü şahıs nezdinde yediemin sıfatıyla geçici olarak bırakılabilir (İİK m.88). Haczedilen motorlu araçların lisanslı yediemin depolarında muhafazası ve icra dairesine teslim süreleri hakkında ayrıntı için bkz. Araç Haczi Rehberi. Yedieminin görevleri: (i) malı ilk halindeki gibi muhafaza etmek, (ii) malı kullanmamak ve kullandırmamak, (iii) malın değerini düşürücü işlemlerden kaçınmak, (iv) malı icra dairesinin talebi üzerine teslim etmek, (v) mal üzerinde tasarrufta bulunmamak (satmamak, rehnetmemek). Malın niteliği gereği olağan kullanımı zorunluysa (örn. kira getiren araç, işletmede çalışan makine) kullanım icra müdürünün izniyle sürdürülür. Muhafaza aşamasındaki yedieminlik ücretleri, İİK m.88 uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen tarifeyle belirlenir.

Hukuki Sorumluluk: Zararın Tazmini

Yediemin, görevini ifa ederken muhafaza ettiği mala zarar vermiş veya malı teslim edememişse hukuki olarak sorumludur. Sorumluluğun temel dayanağı İİK m.358’dir; bu hüküm, malın evvelki hâliyle iadesini ve kusursuzluğun yediemin tarafından ispatını öngörür. Zararın kapsamı; malın rayiç değeri, kullanım kaybından doğan zarar, fer’ilerinin kaybı ve yoksun kalınan kâr olabilir. Zararın ispatı alacaklı veya borçluya aittir. Yediemin kaçınılmaz olay (mücbir sebep) iddiasını ispatla zarardan kurtulabilir; ancak olağan riskler (hırsızlık, yangın) mücbir sebep sayılmaz, önlem alınmamış ise sorumluluk devam eder.

İİK m.358’in Asıl Ağırlığı: Tazmin İçin Mahkeme Kararı Gerekmez

Yediemin sorumluluğunda çoğu kişinin bilmediği nokta, alacağın tahsili için ayrı bir dava açılmasına gerek olmamasıdır. İİK m.358 üç cümlede ağır bir rejim kurar.

1. İade yükümlülüğü: “evvelki vaziyetinde”

Kanun şöyle der: “Üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan malları icra dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir.” Buradaki ölçüt malı geri vermek değil, haciz anındaki durumuyla geri vermektir. Araç yediemine bırakılıp kullanılmış, yıpranmış veya parçası sökülmüşse iade yükümlülüğü gereği gibi yerine getirilmiş sayılmaz.

2. Kusursuzluğu ispat yükü yediemindedir

Mal telef olur veya ziya olursa, sorumluluktan kurtulmanın tek yolu kendisine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya ziyaını ispat etmektir. İspat yükü yedieminin üzerindedir; “nasıl olduğunu bilmiyorum” beyanı sorumluluğu kaldırmaz. Hırsızlık, yangın veya doğal afet iddiası varsa zamanında yapılmış resmî bildirim ve tutanaklar belirleyici olur.

3. Tazmin, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince yapılır

Maddenin en sert kısmı budur: ispat edemeyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka, evvelce tespit edilmiş olan kıymetler hükme hacet kalmaksızın icra dairesince re’sen tazmin ettirilir. Yani alacaklının tazminat davası açması gerekmez; icra müdürlüğü doğrudan işlem yapar. Tazmin tutarı da yeniden takdir edilmez; haciz sırasında tespit edilmiş kıymet esas alınır. Bu nedenle haciz tutanağındaki değer takdirine o aşamada itiraz edilmemiş olması, sonradan ağır sonuç doğurur.

Yedieminin tek savunma yolu: şikayet

Kanun karşı dengeyi şöyle kurar: bu kıymetleri tazmin ile mükellef olanlar, icra dairesinin bu baptaki talep ve kararına karşı icra mahkemesine, 16 ncı maddede tayin edilen müddet içinde şikayette bulunabilirler. Yani itiraz genel mahkemeye değil icra mahkemesine ve şikayet yoluyla yapılır; süre m.16’daki süredir ve kısadır. Bu süre kaçırılırsa icra dairesinin tazmin kararı kesinleşir.

Pratik sonuç: yediemin sıfatını kabul etmek, bir malı “geçici olarak” saklamaktan ibaret değildir; kıymeti önceden belirlenmiş bir mal için dava açılmadan işleyebilen bir malî sorumluluk üstlenmektir. Malın durumu ve kıymeti, teslim alınırken fotoğraf ve tutanakla kayıt altına alınmalıdır.

Mevzuat metni: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu.

Yargıtay Kararı: Usulüne Uygun Yediemin Muhtırası Tebliğ Edilmeden Yedieminin Malları Haczedilemez

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2013/27329 K.2013/33361 sayılı, 24.10.2013 tarihli kararında (oy birliği, karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile bozma) İİK m.358 uyarınca yedieminin, haczedilip kendisine bırakılan malları icra dairesince istendiğinde önceki durumuyla iade etmekle yükümlü olduğunu; ancak bu yükümlülüğün ve m.358/2’deki “malların kıymetinin re’sen tazmin ettirilmesi” yaptırımının uygulanabilmesi için yediemine teslime ilişkin usulüne uygun tebligat yapılmasının ve malların hazır edileceği yerin bildirilmesinin şart olduğunu vurgulamıştır. Somut olayda yediemin muhtırası ve satış ilanı “adres kapalı” notuyla iade edilmiş, başka geçerli tebligat yapılmamıştı; Daire, usulüne uygun muhtıra tebliğ edilmeden yedieminin mallarının re’sen haczedilemeyeceğini belirterek şikâyetin reddine ilişkin kararı bozmuştur. Uygulama sonucu: yediemin aleyhine m.358 tazmin yoluna gidilmeden önce tebligat zincirinin (muhtıra + satış ilanı) eksiksiz olması gerekir; aksi hâlde yediemin şikâyet yoluyla haczi kaldırtabilir.

Cezai Sorumluluk: TCK m.289

Muhafaza görevini kötüye kullanma, TCK m.289 ile suç olarak tanımlanmıştır. Madde uyarınca, hukuken teslim olunan bir malı teslim amacı dışında satan, devreden, rehin veren veya tüketen kişi üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır; malın sahibi (çoğu zaman borçlu) bu suçu işlerse ceza yarı oranında indirilir (TCK m.289/1). Kovuşturma başlamadan malı geri veren veya bunun mümkün olmaması hâlinde bedelini ödeyen kişinin cezası beşte dört oranında indirilir (TCK m.289/2). Buna karşılık, malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına (yani kasıt değil ihmal sonucu) neden olan yediemin, hapis cezası uygulanmaksızın yalnızca adli para cezasıyla cezalandırılır (TCK m.289/3). Suç, yediemin sıfatıyla teslim edilen haczedilmiş malda da söz konusu olabilir; kaybolma veya bozulma, ceza yargılamasından bağımsız olarak İİK m.358’deki hukuki tazminat sorumluluğunu da doğurabilir. Ceza yargılaması sürecinde hukuki iade ve tazminat davası da ayrıca yürür.

Görev Değişikliği ve Yediemin Ücreti

Yediemin, haklı sebepler bulunmadıkça değiştirilmez. İcra memuru resen veya alacaklı/borçlunun talebiyle yeni yediemin atayabilir. Yedieminlik ücreti, Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen tarifeye göre belirlenir (İİK m.88); ödeme dosyaya göre icra dairesince yürütülür. Yediemin ücretine ve yedieminin değiştirilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda icra mahkemesinin kararı kesindir, istinaf yoluna başvurulamaz (İİK m.363).

Uygulama Örnekleri ve Dikkat Edilecek Noktalar

Uygulamada sık karşılaşılan durumlar ve öneriler: (i) Haczedilen araç yediemin depoya çekilir; yediemin depo işletmecisi ücretlidir. Uzayan dosyalarda yediemin ücreti mal değerini geçebilir; alacaklı periyodik olarak değerlendirme yapmalıdır. (ii) İşletmede devam eden haczedilmiş makine, müdürün izni olmadan kullanılırsa sorumluluk doğar. (iii) Borçluya yediemin sıfatıyla bırakılan mal, borçlu tarafından satılırsa TCK m.289 uyarınca suç oluşur ve alacaklı doğrudan malı kendisine devir alan üçüncü kişiden de talep edebilir. (iv) Yedieminin malı teslim edememesi hâlinde icra memuru tutanak düzenler; haciz sırasında tespit edilmiş kıymet, ayrı bir dava açılmasına gerek kalmaksızın icra dairesince re’sen tazmin ettirilir (İİK m.358); yediemin bu karara karşı yalnızca icra mahkemesine şikâyet yoluyla itiraz edebilir.

Yetkili Kurumlar ve Başvuru Kanalları

  • İcra Dairesi: Takip talebi, ödeme emri, haciz işlemleri, e-haciz ve e-satış (UYAP) işlemleri.
  • İcra Mahkemesi: İİK m.16 şikayeti, itirazın kaldırılması, ihalenin feshi, istihkak davaları.
  • Asliye Ticaret Mahkemesi: İflas davası (İİK m.154), konkordato (İİK m.285), iflasın ertelenmesi yerine konkordato başvurusu.
  • Asliye Hukuk Mahkemesi: İtirazın iptali (İİK m.67), menfi tespit (İİK m.72), tasarrufun iptali (İİK m.277).
  • Sulh Hukuk Mahkemesi: Kira ilişkisinden kaynaklanan tahliye davaları (HMK m.4/1-a); ilamsız tahliye takibinde itirazın kaldırılması ise icra mahkemesinden istenir (İİK m.269/c).
  • UYAP e-Satış Portalı: Hacizli mallarda elektronik açık artırma ile satış.

İlgili İçerikler

Sıkça Sorulan Sorular

Yediemin haczedilen malı kullanabilir mi?

Kural olarak hayır. Malın olağan kullanımı zorunluysa (örn. kira getiren araç) icra memurunun izniyle kullanım mümkündür. İzinsiz kullanım hukuki ve cezai sorumluluk doğurur.

Yediemin, malı satarsa hangi suçtan yargılanır?

TCK m.289 muhafaza görevini kötüye kullanma suçu oluşur; 3 ay-2 yıl hapis ve adli para cezası gündeme gelir. Ayrıca hukuki tazminat sorumluluğu sürer.

Haciz Kalktıktan Sonra Malı Satarsam Yine TCK m.289 mu Uygulanır?

Hayır. TCK m.289, malın hâlâ hacizli/rehinli/elkonulmuş olduğu döneme özgüdür. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, borcun ödenmesiyle haciz kalktıktan sonra yedieminin malı satmasının artık muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu değil, somut olayına göre hizmet ilişkisi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu (TCK m.155/2) oluşturabileceğini kabul etmiş; haczin kalkıp kalkmadığı araştırılmadan hüküm kurulmasını bu nedenle bozmuştur (9. CD, E.2013/6798, K.2013/11128).

Yediemin ücreti kim tarafından ödenir?

Yedieminlik ücreti tarifeye göre belirlenir (İİK m.88); ödeme, dosyaya göre icra dairesince yürütülür. Alacaklı-borçlu anlaşmazlıklarında ve yedieminin değiştirilmesi taleplerinde icra mahkemesinin kararı kesindir, istinaf yoluna başvurulamaz (İİK m.363).

Resmi Kaynaklar

  • Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
  • Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
  • UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
  • T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)

Hazırlayan Avukat

Av. Bilal ALYAR

Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.

İletişim | Hakkımızda

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com