Marka İptal ve Hükümsüzlük Davaları

Marka hükümsüzlüğü ve marka iptali, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda (SMK) düzenlenen ama farklı organlar tarafından karara bağlanan iki ayrı müessesedir. Hükümsüzlük, markanın tescil anındaki bir sakatlıktan (önceki hak sahibiyle karıştırılma ihtimali, kötü niyetli tescil gibi) kaynaklanır ve mahkeme tarafından karara bağlanır; iptal ise markanın sonradan ortaya çıkan bir durumdan (kullanılmama, jenerikleşme, halkı yanıltma) kaynaklanır ve 2024’ten itibaren Türk Patent ve Marka Kurumu’nun (Kurum) yetkisindedir. Bu rehberde iki müessesenin farkını, şartlarını ve sonuçlarını anlatıyoruz.

30 saniyede özet

  • Hükümsüzlük (SMK m.25), SMK m.5 (mutlak ret nedenleri) veya m.6’daki (nispi ret nedenleri) hâllerden birinin mevcut olması durumunda mahkeme tarafından karara bağlanır.
  • İptal (SMK m.26), kullanılmama, jenerikleşme, halkı yanıltma veya lisans şartlarına aykırı kullanım hâllerinde Kurum tarafından talep üzerine karara bağlanır — 2024 öncesi bu yetki mahkemelerdeydi.
  • Kullanılmamaya dayalı iptal talebinde, marka sahibinin beş yıllık süre ile talep tarihi arasında markayı ciddi biçimde kullandığını ispatlaması hâlinde talep reddedilir (SMK m.26/4).
  • Hükümsüzlük/iptal talebi markanın tescilli olduğu bir kısım mal/hizmete ilişkinse, sadece o mal/hizmet yönünden kısmi karar verilebilir (SMK m.26/5, m.27/2 kıyasen).
  • Kesinleşmiş hükümsüzlük/iptal kararları herkese karşı hüküm doğurur ve marka sicilden terkin edilerek Bültende yayımlanır (SMK m.27).
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hangi müessesenin (hükümsüzlük mü iptal mi) uygulanacağı, dayanılan sebebe göre değişir.

Son güncelleme: Eylül 2026 — SMK m.24-27 madde metinleri işlenerek içerik yenilendi.

İçindekiler

Kanuni Dayanak

  • SMK m.25 (hükümsüzlük hâlleri ve talebi — mahkeme yetkisi)
  • SMK m.26 (iptal hâlleri ve talebi — Kurum yetkisi)
  • SMK m.27 (hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi)

Hükümsüzlük: mahkeme yetkisi

SMK m.25/1: “5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.” Hükümsüzlük, markanın tescil edildiği tarihte zaten var olan bir sakatlığa dayanır: ayırt edici nitelikten yoksunluk, tanımlayıcı işaret, önceki tarihli aynı/benzer bir markayla karıştırılma ihtimali, tanınmış markadan haksız yararlanma, kötü niyetli başvuru gibi. SMK m.25/2 uyarınca menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları hükümsüzlüğü mahkemeden isteyebilir; dava, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişiye veya hukuki haleflerine karşı açılır.

İptal: Kurum yetkisi

SMK m.26/1’e göre şu hâllerde talep üzerine Kurum tarafından markanın iptaline karar verilir: (a) SMK m.9/1’deki kullanma zorunluluğuna aykırılık (markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde ciddi biçimde kullanılmaması veya kullanıma kesintisiz beş yıl ara verilmesi), (b) marka sahibinin fiilleri veya önlem almaması sonucu markanın jenerik bir ad hâline gelmesi, (c) marka sahibinin kullanımı sonucu markanın niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması, (ç) SMK m.32’ye aykırı kullanım (garanti/ortak marka teknik yönetmeliğine aykırılık). Bu yetki 2024 yılına kadar mahkemelerdeydi; Kurum’a devredilmesiyle süreç idari bir başvuru hâline gelmiş, daha hızlı ve teknik bir inceleme mekanizması kurulmuştur.

Kullanılmamaya dayalı iptalde ispat yükü

Uygulamada en sık başvurulan iptal sebebi kullanılmamadır. SMK m.26/4 marka sahibine önemli bir savunma imkânı tanır: “Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir.” Ancak kanun koyucu kötüye kullanımı önlemek için bir sınır da koymuştur: iptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleştirilmişse, talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içindeki kullanım dikkate alınmaz. Bu nedenle marka sahiplerinin “ciddi kullanım” delillerini (fatura, katalog, reklam, e-ticaret kaydı) düzenli ve sürekli olarak biriktirmesi büyük önem taşır.

KriterHükümsüzlükİptal
Yetkili merciMahkemeTürk Patent ve Marka Kurumu
DayanakSMK m.25 (m.5/m.6 ret nedenleri)SMK m.26 (kullanılmama, jenerikleşme vb.)
Zaman odağıTescil anındaki sakatlıkTescil sonrası gelişen durum
SonuçSicilden terkin, herkese karşı hükümSicilden terkin, herkese karşı hüküm

Sıkça Sorulan Sorular

Markamı beş yıldır kullanmıyorum, iptal edilebilir mi?

Evet, SMK m.26/1-a uyarınca kullanılmama iptal sebebidir; ancak iptal talebinden önce ciddi biçimde kullanmaya başlarsanız (talep tarihinden en az üç ay önce) bu savunma bazı hâllerde işe yarayabilir.

Hükümsüzlük davasını kim açabilir?

SMK m.25/2 uyarınca menfaati olan herkes (örneğin karıştırılma ihtimali bulunan önceki marka sahibi), Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları hükümsüzlük davası açabilir.

İptal talebine karşı nasıl savunma yaparım?

Marka sahibi, kullanma zorunluluğuna dayalı taleplerde markayı tescilli olduğu mal/hizmetler için ciddi biçimde kullandığını gösteren somut deliller (fatura, katalog, reklam kayıtları) sunarak talebi reddettirebilir.

Hükümsüzlük kararı geçmişe etkili midir?

Genel ilke olarak hükümsüzlük kararı markanın tescil tarihinden itibaren etkili sayılır; ancak bu durumun üçüncü kişiler bakımından bazı istisnaları (iyiniyetle kurulan sözleşmeler gibi) olabilir.

İptal talebimi reddettirirsem tekrar talepte bulunulabilir mi?

Ret kararı kesinleştiyse, aynı sebep ve dönem için tekrar talepte bulunulması genellikle mümkün değildir; ancak yeni bir beş yıllık dönem veya farklı bir iptal sebebi ortaya çıkarsa yeniden başvuru yapılabilir.

Markam yalnızca bazı mal/hizmet sınıflarında mı iptal edilebilir?

Evet, SMK m.26/5 uyarınca iptal hâlleri markanın yalnızca bir kısım mal/hizmetine ilişkinse, sadece o mal/hizmet yönünden kısmi iptale karar verilir.

Kurum kararına karşı itiraz yolu var mı?

Evet, Kurum kararlarına karşı SMK’daki genel itiraz ve dava yolları (Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na itiraz, ardından ihtisas mahkemesinde iptal davası) işletilebilir.

Kötü niyetli marka tescili hükümsüzlük sebebi midir?

Evet, kötü niyetli başvuru, SMK m.6 kapsamında değerlendirilen ve hükümsüzlük davasına konu edilebilen bir hâldir.

Hükümsüzlük davası hangi mahkemede açılır?

Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemeler, bulunmayan yerlerde görevlendirilen asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.

Marka lisans sözleşmem varsa hükümsüzlük/iptal beni de etkiler mi?

Evet, markanın hükümsüz kılınması veya iptali, o markaya dayalı lisans sözleşmesinin konusunu ortadan kaldırdığından lisans alanın haklarını da doğrudan etkiler.

İlgili Hizmet Alanlarımız

Resmî Kaynaklar

Hazırlayan

Av. Bilal Alyar — İstanbul Barosu

Bu yazı hukuki tavsiye niteliği taşımaz; somut uyuşmazlıklarda dosyanızın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerekir.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarhukuk@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarhukuk@gmail.com