Alan Adı Uyuşmazlığı 2026: Marka Hakkına Tecavüz ve Alan Adının İptali
Bir internet alan adının (domain), başkasına ait tescilli bir markayla aynı veya karıştırılacak kadar benzer olması ve ticari etki yaratacak şekilde kullanılması, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında marka hakkına tecavüz sayılabilir. Marka sahibi, bu durumda yalnızca kullanımın durdurulmasını değil, alan adının iptalini/terkinini de mahkemeden talep edebilir. Aşağıda bu davanın hukuki dayanağı, tazminat ve alan adı iptali koşulları anlatılıyor.
- Dayanak: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.7/3-d, m.29; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu m.35 (.tr alan adı yönetimi).
- Tecavüz şartı: Kullanan kişinin işaret üzerinde hakkı/meşru bağlantısı olmaması + kullanımın internet ortamında ticari etki yaratması.
- Talep edilebilecekler: Tecavüzün tespiti, önlenmesi, alan adının iptali, maddi/manevi tazminat, hüküm özetinin ilanı.
- Haksız rekabet ayrıca oluşmaz: SMK özel kanun sayıldığından, aynı fiil için TTK’daki haksız rekabet hükümlerine ayrıca dayanılamaz (güncel Yargıtay içtihadı).
- .tr uzantılı alan adları için ayrıca BTK’nın belirlediği idari uyuşmazlık çözüm mekanizması da bir seçenektir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye yerine geçmez. Tecavüzün varlığı; markanın tescil kapsamı, kullanım biçimi ve somut delillere göre değerlendirilir.
Son güncelleme: 6 Eylül 2026 — SMK m.7 ve m.29 güncel metinleri ile alan adının marka hakkına tecavüz gerekçesiyle iptaline ilişkin güncel Yargıtay kararı işlendi.
İçindekiler
- Alan Adı Kullanımı Ne Zaman Marka Hakkına Tecavüz Sayılır?
- Dava ile Talep Edilebilecekler
- Haksız Rekabet Hukuki Sebebi Artık Ayrıca Kullanılamıyor
- “.tr” Uzantılı Alan Adlarında İdari Yol
- İlgili Yargı Kararı
- Sıkça Sorulan Sorular
SMK m.7 (marka tescilinden doğan hakların kapsamı), m.29 (marka hakkına tecavüz sayılan fiiller), 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu m.35, 6102 sayılı TTK m.55 (haksız rekabet — marka uyuşmazlıklarında artık ayrıca uygulanmıyor).
Alan Adı Kullanımı Ne Zaman Marka Hakkına Tecavüz Sayılır?
SMK m.7/3-d uyarınca, işareti kullanan kişinin işaretin kullanımına ilişkin bir hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla, tescilli markayla aynı veya benzer bir işaretin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması, marka sahibinin önlenmesini talep edebileceği bir fiildir. Burada iki unsur birlikte aranır: (1) kullananın markayla ilgili gerçek bir hakkı/meşru bağlantısı olmaması, (2) kullanımın salt pasif değil, ticari etki yaratacak nitelikte olması (örneğin site üzerinden ürün/hizmet satışı, tanıtım yapılması).
Dava ile Talep Edilebilecekler
Marka hakkına tecavüz nedeniyle açılan davada tipik olarak şunlar talep edilir:
- Tecavüzün tespiti,
- Tecavüzün önlenmesi ve durdurulması (men),
- Tecavüz sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması (ürünlerden/tanıtım evrakından işaretin çıkarılması, mümkün değilse toplatılıp imhası),
- Alan adının iptali — tescilli marka ile aynı/karıştırılacak kadar benzer bir alan adının, kullananın hiçbir hakkı/meşru bağlantısı yokken ticari etki yaratacak şekilde kullanılması hâlinde,
- Maddi ve manevi tazminat,
- Hüküm özetinin ilanı.
Haksız Rekabet Hukuki Sebebi Artık Ayrıca Kullanılamıyor
Eskiden marka tecavüzü davalarına genellikle TTK’daki haksız rekabet hükümlerine dayalı bir talep de eklenirdi. Ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşen güncel içtihadına göre, markalar kendi özel kanunu olan SMK ile korunduğundan, tescilli bir markanın benzerinin tescil kapsamındaki mal/hizmette kullanılması durumunda ayrıca TTK m.55/1-a-4 uyarınca haksız rekabetin de oluştuğu söylenemez. Bu, dava dilekçesi hazırlanırken gözetilmesi gereken güncel bir usul noktasıdır.
“.tr” Uzantılı Alan Adlarında İdari Yol
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu m.35 uyarınca, internet alan adlarının tahsisi ve yönetimine ilişkin usul ve esasları Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) belirler. “.tr” uzantılı alan adlarıyla ilgili uyuşmazlıklarda, mahkemeye gitmeden önce (veya mahkemeyle birlikte) BTK’nın belirlediği idari uyuşmazlık çözüm mekanizmasına başvurmak da bir seçenektir; bu yol genellikle mahkeme sürecinden daha hızlı sonuçlanabilir, ancak tazminat talebi için mahkeme yolu gerekir.
İlgili Yargı Kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bir makine üreticisinin tescilli markasının, rakip bir firma tarafından hem alan adında hem de internet sitesi içeriğinde markasal olarak kullanıldığı bir davada, ilk derece mahkemesinin alan adının iptali talebini reddetmesini hatalı bulmuştur. Daire, davalının alan adına davacının markasını aynen yerleştirdiğini, site içeriğinde de bu ibareyi büyük harflerle öne çıkararak markasal ve ticari etki yaratacak şekilde kullandığını tespit etmiş; bu durumun SMK m.7/3-d uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğine ve alan adının iptaline karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Karar ayrıca, aynı fiil için ayrıca haksız rekabetin oluşmayacağını da teyit etmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2025/3794, K.2026/1448, 11.03.2026 — Erişim tarihi: 06.09.2026.
Sıkça Sorulan Sorular
Sadece bir alan adı satın almak, markama tecavüz sayılır mı?
Tek başına pasif tescil/tutma (kullanılmayan bir alan adı) her zaman yeterli olmayabilir; SMK m.7/3-d “ticari etki yaratacak biçimde kullanım” arar. Ancak alan adının aktif olarak kullanılmasa bile marka sahibini engellemek amacıyla tutulması (cybersquatting) somut olayda farklı değerlendirilebilir.
Markam tescilli değil, alan adı uyuşmazlığında hak iddia edebilir miyim?
SMK’nın sağladığı özel koruma tescilli markalar içindir. Tescilsiz işaretler için TTK’daki haksız rekabet hükümlerine veya gerçek hak sahipliğine dayalı genel hükümlere başvurulması gerekebilir.
Alan adımı biri aynı isimle ama farklı bir sektörde kullanıyor, tecavüz var mı?
Tescilli markanın tanınmışlık düzeyi yüksekse, farklı sektörde kullanım da (markanın itibarından haksız yarar sağlama/zedeleme ihtimali varsa) tecavüz sayılabilir (SMK m.7/2-c); aksi hâlde markanın tescilli olduğu mal/hizmet sınıflarıyla bağlantı aranır.
Alan adı iptal edilirse ne olur?
Mahkeme kararıyla iptal edilen alan adı, ilgili tescil kuruluşu (.tr için BTK/ilgili kayıt kuruluşu) tarafından iptal edilir ve genellikle yeniden tahsis için açılır; marka sahibi kendi adına yeni bir tahsis talep edebilir.
İhtarname göndermek dava öncesi zorunlu mu?
Zorunlu değildir, ancak ihtarname göndermek hem uzlaşma ihtimalini artırır hem de dava sürecinde kötü niyetin/ısrarın ispatında delil olarak kullanılabilir.
Ticaret unvanımla aynı bir alan adını başkası alırsa ne yapabilirim?
Ticaret unvanı korumasına dayalı olarak TTK hükümlerine göre talepte bulunulabilir; eğer unvan aynı zamanda tescilli bir marka ise SMK’ya dayalı tecavüz davası da açılabilir.
Yurt dışı uzantılı (.com, .net vb.) alan adları için de Türk mahkemesine başvurabilir miyim?
Türkiye’de tescilli bir markanın hakları ihlal ediliyorsa ve ihlalin Türkiye’de ticari etki doğurduğu gösterilebiliyorsa, Türk mahkemelerinde dava açılabilir; ancak alan adının kendisinin idari olarak iptali için ilgili yabancı kayıt kuruluşunun (registrar) prosedürleri de ayrıca takip edilmelidir.
Marka tecavüzü davasında tazminat nasıl hesaplanır?
SMK’da öngörülen seçeneklere göre (fiili kazanç kaybı, tecavüz edenin elde ettiği kazanç, lisans bedeli benzeri hesaplama gibi) bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Alan adı uyuşmazlığında hangi mahkeme görevlidir?
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri görevlidir; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde görevli asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla davaya bakar.
Dava sürerken alan adının kullanımını durdurmak için ne yapılabilir?
İhtiyati tedbir talep edilerek, dava sonuçlanmadan alan adının kullanımının geçici olarak durdurulması mahkemeden istenebilir.
İlgili Hizmet Alanlarımız
- Fikri Mülkiyet Rehberi
- Marka Tescil
- Marka İhlali Davası
- Marka Tescil Ücreti 2026
- Patent Başvurusu
- Endüstriyel Tasarım Tescili
- İdare Mahkemesi Dava Açma
- Dolandırıcılık Cezası
- Dijital İtibar Yönetimi
- Bilişim Sistemine Girme Suçu
Resmî Kaynaklar
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3794, K.2026/1448
Hazırlayan
Av. Bilal Alyar — ALYAR LAW & CONSULTANCY
