Anayasa Mahkemesi Yüce Divan Yargılaması
Anayasa Mahkemesi’nin Yüce Divan sıfatıyla yargılama yetkisi, üst düzey kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili işledikleri iddia edilen suçların ceza yargılamasında özel bir mekanizma sunmaktadır. Anayasal güvenceler altında yürütülen bu süreç hem usul hem de esas bakımından kendine özgü kuralları içerir.
Anayasal Dayanak
Anayasanın 148. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay başkan ve üyeleri, başsavcıları, Cumhuriyet Başsavcıvekili, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve Sayıştay başkan ve üyeleri görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi’nde yargılanır.
Yargılama Usulü
Yüce Divan yargılamasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin yapısı ve Yüce Divan sıfatının özellikleri nedeniyle bazı usul farklılıkları söz konusudur. Soruşturma aşamasında TBMM Genel Kurulu’nun aldığı kararlar belirleyicidir. Nisaplar üç kademelidir: soruşturma önergesi için üye tamsayısının salt çoğunluğu, soruşturma açılması için beşte üç, Yüce Divana sevk için üçte iki gizli oy aranır (Anayasa m.105 ve m.106).
Meclis Soruşturması Süreci
Bakanlar ve Cumhurbaşkanı yardımcıları hakkında Yüce Divan’a sevk meclis soruşturması komisyonunun raporu üzerine TBMM Genel Kurulu kararıyla mümkündür. Anayasa’nın 106. maddesi ile düzenlenen bu süreç Cumhurbaşkanı için özel kurallara tabidir.
Karar ve Kesinlik
Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir; Anayasa m.148 uyarınca kesinlik, Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdiği kararda doğar. Temyiz yolunun bulunmaması, hiçbir başvuru yolunun olmadığı anlamına gelmez.
Anayasa Metnine Göre Yüce Divan: Kapsam, Nisaplar ve Süreler
Yüce Divanda yargılananların tam listesi
Anayasa m.148, Yüce Divan sıfatıyla yargılanacakları iki ayrı fıkrada sayar. Birincisi: Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay başkan ve üyeleri, başsavcıları, Cumhuriyet Başsavcıvekili, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile Sayıştay başkan ve üyeleri; hepsi yalnızca görevleriyle ilgili suçlardan dolayı. Çoğu kaynakta atlanan ikinci grup, 7/5/2010 tarihli 5982 sayılı Kanunla eklenen fıkrada yer alır: Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanır. Yargılamada iddia makamı da anayasal olarak belirlenmiştir: “Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.” Yüce Divan sıfatı ancak görevle ilgili suçlar bakımından işler; kişisel suçlar genel hükümlere tabidir.
Meclis aşamasındaki üç ayrı nisap
Süreç tek bir salt çoğunluk kararına dayanmaz; Anayasa m.105 (Cumhurbaşkanı) ve m.106 (Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar) aynı üç kademeyi öngörür: soruşturma önergesi için TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğu; soruşturma açılması kararı için Meclisin önergeyi en geç bir ay içinde görüşerek üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla karar vermesi; Yüce Divana sevk için üye tamsayısının üçte ikisinin gizli oyu. Salt çoğunluk yalnızca önerge verme aşamasına aittir.
Komisyon ve rapor takvimi
Soruşturma açılmasına karar verilirse, siyasi partilerin güçleri oranında verebilecekleri üye sayısının üç katı aday arasından, her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulan on beş kişilik komisyon soruşturmayı yürütür. Komisyon raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar; bitirilemezse bir aylık yeni ve kesin süre verilir. Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurulda görüşülür.
Yargılama üç ayla sınırlıdır
2017 değişikliğiyle getirilen ve sık atlanan kural şudur: “Yüce Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır.” Azami süre altı aydır. Yargılama usulünde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.
Görevin sona ermesi ve görevden ayrılmanın etkisi
Mahkûmiyetin sonucu her iki maddede de aynıdır: Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının, Cumhurbaşkanı yardımcısının veya bakanın görevi sona erer. Görevden ayrılmak koruma sağlamaz; m.105 son fıkra uyarınca görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da aynı hükümler uygulanır. Ayrıca m.105/4 uyarınca hakkında soruşturma açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanı seçim kararı alamaz; m.106 uyarınca Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar görevleriyle ilgili olmayan suçlarda yasama dokunulmazlığı hükümlerinden yararlanır ve bu suçlar Yüce Divanın değil genel mahkemelerin konusudur.
Mevzuat metni: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.105, 106 ve 148.
Bu durum Anayasa Mahkemesi’nin yapısı ve verdiği kararların niteliği gereği öngörülmüştür. Karar üye tam sayısının salt çoğunluğuyla alınır.
Bireysel Başvuru ile İlişki
Yüce Divan kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılması teorik olarak gündeme gelse de aynı mahkemenin kararı denetlenemeyeceğinden başvurular kabul edilemez nitelikte değerlendirilir. Anayasal güvencelerin bireysel başvuru yoluyla denetlenmesi konusunda Yargıtay HGK 25.02.2026 tarih ve 2026/119 K. sayılı kararı ilkesel yaklaşımları yansıtmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Yüce Divan yargılamasında savunma hakkı nasıl kullanılır?
Sanık avukat yardımıyla savunma hakkını CMK genel hükümleri çerçevesinde kullanır.
Cumhurbaşkanı için Yüce Divan süreci nasıl başlar?
TBMM üye tam sayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılması, üçte iki çoğunlukla Yüce Divan’a sevk kararı verilmesi gerekir.
Verilen ceza sonrasında ne olur?
Mahkûmiyet halinde Anayasa’nın öngördüğü görev kayıpları ve siyasi yasaklar otomatik olarak doğar.
Sonuç
Yüce Divan yargılaması anayasal denge ve denetim mekanizmasının önemli bir parçasıdır. Süreçteki anayasal güvenceler ve usul kuralları nedeniyle uzman hukuki temsil büyük önem taşır.
