Banka Avukatı: Bankacılık Uyuşmazlıkları ve Kredi Hukuku

Banka avukatı olarak, kredi sözleşmeleri, haksız masraflar ve bankacılık işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunuyoruz.

Tüketici Kredisi ve Kredi Bağlantılı Sigorta

6502 sayılı Kanun m.22(1), tüketici kredisi sözleşmesini; kredi verenin tüketiciye faiz veya benzeri bir menfaat karşılığında ödemenin ertelenmesi, ödünç veya benzeri finansman şekilleriyle kredi verdiği ya da vermeyi taahhüt ettiği sözleşme olarak tanımlar. Bu sözleşmeler bakımından m.29 uyarınca, tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmadan kredi bağlantılı sigorta yaptırılamaz. Kredi veren, sigorta içermeyen bir sözleşmeyi de tüketiciye teklif etmek koşuluyla kredi bağlantılı sigorta içeren kredi sözleşmesi sunabilir. Tüketicinin istediği sigorta şirketinden sağladığı teminatın kabul edilmesi gerekir. Kredi bağlantılı sigorta, kredi borcunun geri ödenme teminatını sağlama amacı taşımalı; meblağ sigortalarında kalan borç tutarı ve vadesiyle uyumlu olmalıdır. Tüketici kredisi sözleşmesi, kredi ile ilgili olanlar dışında yan finansal ürün ve hizmetlerin satın alınması şartına bağlanamaz. (TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN (6502) m.22; TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN (6502) m.29).

İnceleme için kredi sözleşmesi ve kesintileri gösteren kayıtlar birlikte değerlendirilebilir.

Bankacılık Uyuşmazlıkları

6502 sayılı Kanun bakımından tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. Bankacılık sözleşmeleri de Kanundaki taraf ve işlem koşullarını taşıdığında tüketici işlemi kapsamında olabilir. Bir tarafı tüketici olan işleme ilişkin diğer kanunlarda düzenleme bulunması, işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502’nin görev ve yetki hükümlerinin uygulanmasını tek başına engellemez. Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Bankanın taraf olması, somut işlemin tüketici niteliği incelenmeden her uyuşmazlık için aynı başvuru yolunun kabul edilmesine yeterli değildir. (6502 sayılı Kanun m.3; 6502 sayılı Kanun m.83; 6502 sayılı Kanun m.73).

6502 m.73/A uyarınca tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması kural olarak dava şartıdır. Ancak tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklarda, hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlarda, 6502 m.73/6 ve m.74’te belirtilen davalarda ve tüketici işlemi mahiyetinde olup taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklarda bu dava şartı uygulanmaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğu bulunması ya da tahkim sözleşmesinin bulunması hâlleri 6325 m.18/A(18) kapsamında ayrıca dikkate alınır; ilgili kanunların dava şartı arabuluculuğa ilişkin özel hükümleri saklıdır. Bu genel açıklama, belirli bir banka sözleşmesindeki tahkim kaydının geçerli olduğunu veya parasal sınırın tek başına her dava için arabuluculuğu zorunlu kıldığını kabul etmez. (6502 sayılı Kanun m.73/A; 6502 sayılı Kanun m.73; 6502 sayılı Kanun m.74; 6325 sayılı Kanun m.18/A).

6502 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi, dava şartı arabuluculuğa ilişkin hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtayda görülmekte olan davalara bu hükümlerin uygulanmayacağını düzenler. Belirli bir dosyanın bu geçiş kapsamına girip girmediği, dava ve yürürlük tarihleri ayrıca doğrulanmadan kabul edilmez. (6502 sayılı Kanun geçici m.2).

Profesyonel Hukuki Destek

Kredi sözleşmesini, kesintileri gösteren kayıtları ve ilgili banka yazışmalarını içeren bilgilerle değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Hukuki Konular

0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com