Biyolojik çeşitliliğin korunması ve genetik kaynaklara erişim, uluslararası ve ulusal hukukun kesişiminde yer alan dinamik bir alandır. Türkiye’nin taraf olduğu Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD) ve Nagoya Protokolü temel uluslararası belgelerdir.
Uluslararası Çerçeve
1992 yılında Rio’da imzalanan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi biyoçeşitliliğin korunması, sürdürülebilir kullanımı ve genetik kaynaklardan elde edilen yararların adil paylaşımı temelinde üç ana hedefi belirlemiştir. Türkiye 1996 yılında sözleşmeye taraf olmuştur.
Nagoya Protokolü
2010 yılında kabul edilen Nagoya Protokolü, genetik kaynaklara erişim ve fayda paylaşımı (ABS) konusunda bağlayıcı kurallar getirmiştir. Türkiye protokole taraf olarak ulusal mevzuat uyumlaştırma çalışmalarını yürütmektedir.
Ulusal Mevzuat
2872 sayılı Çevre Kanunu, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu biyoçeşitlilik korumasının ulusal düzenleyici çerçevesini oluşturur. Tarım ve Orman Bakanlığı temel yetkili kurumdur.
Genetik Kaynaklara Erişim
Türkiye’nin genetik kaynaklarına araştırma veya ticari amaçlarla erişim isteyen yerli ve yabancı kuruluşların izin alması zorunludur. İzin sürecinde fayda paylaşım sözleşmesi imzalanır. İzinsiz erişim biyokorsanlık olarak değerlendirilir ve cezai yaptırıma tabidir.
Geleneksel Bilgi Koruması
Yerel toplulukların biyolojik kaynaklara ilişkin geleneksel bilgileri ulusal ve uluslararası hukukta özel koruma kapsamına alınmıştır. Bilgilerin kullanımı sırasında topluluğun bilgilendirilmesi ve faydanın paylaşılması esastır.
Korunan Alanlar
Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları ve özel çevre koruma bölgeleri biyoçeşitlilik korumasının fiziksel altyapısını oluşturur. Bu alanlarda yapılaşma, avlanma ve doğa müdahaleleri özel kurallara tabidir.
Yargısal Yaklaşım
Çevre hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda idare mahkemeleri kamu yararını ve çevrenin korunması ilkesini ön planda tutmaktadır. ÇED kararları ve korunan alan ilanları sıklıkla yargı denetimine konu olmaktadır. Danıştay 6. Dairesi’nin 25.09.2025 tarih ve 2025/4401 K. sayılı kararı çevre hukukunun yargısal uygulaması bakımından önemli ilkeler içermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Genetik kaynak araştırması için kimden izin alınır?
Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı kurumlar yetki ve izin makamıdır.
Fayda paylaşımı zorunlu mudur?
Evet, Nagoya Protokolü çerçevesinde ABS sözleşmesi imzalanması zorunludur.
Yerel topluluk hakları nasıl korunur?
Bilgilendirilmiş ön onay (PIC) ve karşılıklı uzlaşılmış koşullar (MAT) çerçevesinde haklar korunur.
Sonuç
Biyoçeşitlilik ve genetik kaynaklar hukuku karmaşık ve gelişmekte olan bir alandır. Bilim insanları, şirketler ve yerel topluluklar için profesyonel hukuki destek kritik önemdedir.
