Estetik Cerrahi Hukuku — Rıza ve Sorumluluk

Estetik cerrahi uygulamaları, sağlık hizmetlerinin tedavi amacıyla değil görünüm iyileştirmeye yönelik yürütüldüğü özel bir alandır. Bu rehberde estetik cerrahi sözleşmesinin hukuki niteliği, aydınlatılmış onam, hekim sorumluluğu ve uygulamada karşılaşılan tipik sorunlar ele alınmıştır.

Hukuki Çerçeve

Estetik cerrahi faaliyetleri 1219 sayılı Kanun, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, Hasta Hakları Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan özel düzenlemeler çerçevesinde yürütülür. Tedavi amaçlı tıbbi müdahalelerden farklı olarak estetik amaçlı uygulamalar, hukuki nitelendirme bakımından eser sözleşmesi benzeri unsurlar taşır.

Sözleşmenin Niteliği: Vekalet mi, Eser mi?

Klasik tıbbi müdahale, vekalet sözleşmesi olarak nitelendirilir; hekim sonucu değil özeni taahhüt eder. Estetik cerrahide ise Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, sözleşmenin eser sözleşmesi benzeri kabul edilebileceğini ve hekimin hastanın beklediği görünümü sağlama konusunda artan bir özen yükümlülüğü taşıdığını ortaya koyar.

Aydınlatılmış Onam

Estetik cerrahide aydınlatma yükümlülüğü en üst düzeydedir. Hastaya; uygulanacak işlem, riskler ve komplikasyonlar, beklenen sonuç, başarısızlık olasılığı, ek müdahale ihtiyacı, masraflar ve alternatif yöntemler ayrıntılı olarak anlatılmalı; onam yazılı şekilde alınmalıdır. Aydınlatmanın eksik olduğunun ispatı, hastanın aleyhine sonuç doğurabilir.

Hekim Sorumluluğu

Estetik müdahale sonucunun beklentiyi karşılamaması, başlı başına hukuki sorumluluk doğurmaz; sorumluluk için tıbbi standardın ihlali ya da aydınlatma yükümlülüğüne aykırılık bulunmalıdır. Buna karşın eser sözleşmesi yaklaşımı, hekimin sonucu sağlama yönündeki yükümlülüğünü öne çıkarır.

Komplikasyon Yönetimi

Komplikasyon, tıbbi müdahalenin doğal seyrinde oluşabilen ve özen yükümlülüğüne aykırılık olmadan ortaya çıkan istenmeyen sonuçtur. Komplikasyon ile malpraktis arasındaki sınır, bilirkişi raporu ile belirlenir ve uyuşmazlığın seyrinde belirleyici olur.

Tazminat ve Yargılama

Hatalı estetik uygulama nedeniyle açılan davalar; Türk Borçlar Kanunu, Türk Medeni Kanunu, 1219 sayılı Kanun ve özel sağlık mevzuatı çerçevesinde değerlendirilir. Davalarda Adli Tıp Kurumu veya alanında uzman bilirkişiden alınan raporlar belirleyici niteliktedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Estetik müdahale sonrası beklediğim sonucu alamadım, dava açabilir miyim?

Eğer aydınlatma yetersiz, tıbbi standart ihlal edilmiş veya beklenen sonuç hekim tarafından açıkça taahhüt edilmişse dava açma hakkı doğabilir. Bilirkişi değerlendirmesi belirleyicidir.

Hangi mahkeme yetkili?

Özel hekim ve klinikler için tüketici mahkemeleri yetkilidir. Kamu sağlık kuruluşları için ise idare mahkemelerinde tam yargı davası açılır.

Aydınlatılmış onam yazılı olmak zorunda mı?

Yazılı şekil zorunlu değildir; ancak ispat kolaylığı bakımından yazılı onam alınması güçlü tavsiyedir. Sözlü onam ispat sıkıntısı yaratır.

Mesleki sorumluluk sigortası yeterli mi?

Sigorta, hekimin sorumluluk riskinin bir kısmını karşılar; manevi tazminat, ek müdahale masrafı veya yüksek tutarlı maddi tazminatlarda yetersiz kalabilir.

Sonuç

Estetik cerrahi, hem tıbbi hem hukuki açıdan en yüksek özen gerektiren sağlık hizmeti alanlarından biridir. Aydınlatma yükümlülüğünün eksiksiz yerine getirilmesi, sözleşme metinlerinin titizlikle hazırlanması ve mesleki kayıt düzeninin doğru tutulması, hem hekim hem hasta açısından hukuki güvenliği güçlendirir.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 545 199 25 25
info@bilalalyar.av.tr

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok


İstanbul Barosu Sicil No: 54965

© 2026 Av. Bilal Alyar - Tüm hakları saklıdır.
0545 199 25 25 WhatsApp @bilalalyar info@bilalalyar.av.tr