İhtiyati haciz kararının nasıl alındığına ilişkin ayrıntılar için İİK m.257 İhtiyati Haciz Kararı Rehberi yazımıza bakabilirsiniz.

İhtiyati Haciz İptali Davası: İİK m.265 ve İtiraz Yolları 2026

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.265, alacaklı tarafından alınan ihtiyati haciz kararına karşı borçlu tarafından başvurulabilen itiraz yolunu düzenler. İhtiyati haciz, alacağın güvence altına alınması için verilen geçici tedbir niteliğindedir; ancak haksız çıkarsa borçlunun zararına yol açabileceğinden etkili bir itiraz mekanizması öngörülmüştür.

İhtiyati Haczin Mahiyeti (İİK m.257)

“Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıs yedinde olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm, alacaklının dava açmadan önce dahi mal güvencesi kurabileceği etkili bir koruma sağlar.

İhtiyati Haciz Şartları

Alacaklı tarafından şu şartların yaklaşık ispatı aranır:

  • Para borcuna ilişkin bir alacağın varlığı
  • Alacağın vadesi gelmiş olması (vadesiz alacaklar için kanunda öngörülen istisnalar dışında)
  • Alacağın rehinle temin edilmemiş olması
  • Alacaklının haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi (İİK m.258)

Vadesi gelmemiş alacak için ihtiyati haciz yalnız borçlunun belirli bir yerleşim yeri yoksa veya taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya, kendisi kaçmaya hazırlanır ya da hileli işlemlerde bulunursa istenebilir (İİK m.257/2).

İhtiyati Haciz Kararını Veren Mahkeme (İİK m.258)

İhtiyati haciz, alacağın bulunduğu yerin asliye hukuk mahkemesi veya borçlunun yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesi tarafından verilir. Ticari uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Alacaklı haklılığını yaklaşık ispat ederse mahkeme; karşı tarafı dinlemeden veya dinleyerek karar verir.

Teminat Yükümlülüğü (İİK m.259)

İhtiyati haciz isteyen alacaklı, hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumludur ve teminat göstermek zorundadır (İİK m.259). Mahkeme, somut olayın özelliklerine ve alacağın niteliğine göre teminat tutarını belirler. Alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz; ilam niteliğinde bir belgeye dayanıyorsa teminata gerek olup olmadığını mahkeme takdir eder (İİK m.259); ancak teminatsız ihtiyati haciz halinde haksız çıkma riskine karşı borçlunun tazminat hakkı korunur.

İhtiyati Haczin İcrası (İİK m.261)

İhtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde alacaklı, kararın icrası için kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden talepte bulunmak zorundadır. Süre içinde infaz istenmezse karar kendiliğinden kalkar (İİK m.261/1). İcra dairesi, ihtiyati haciz tutanağını düzenler ve borçlunun mallarını fiilen haczeder.

Borçlunun İtiraz Hakkı (İİK m.265)

Kendisi dinlenmeden hakkında ihtiyati haciz kararı verilen borçlu, haciz huzurunda yapıldıysa haczin uygulanmasından, değilse haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı mahkemeye itiraz edebilir (İİK m.265/1). Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf ise istinaf yoluna başvurur (İİK m.258/3). Bu yedi günlük süre hak düşürücüdür; süresinde itiraz edilmezse karar kesinleşir.

İtiraz Sebepleri

Borçlu itirazını şu sebeplere dayandırabilir:

  • İhtiyati haczin dayandığı sebepler (alacağın vadesinin gelmemesi veya rehinle temin edilmiş olması gibi İİK m.257 şartları)
  • Mahkemenin yetkisiz olduğu
  • Teminatın yetersiz veya orantısız olduğu
  • Borçlunun savunmaya uygun şekilde dinlenmemesi
  • İhtiyati haciz kararının dayanağı olan yaklaşık ispatın gerçeği yansıtmadığı

Uygulamadan Örnek: İtiraz Sebeplerinin Sınırlı Sayıda Olması

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E.2024/1049 K.2024/1006 sayılı, 28.06.2024 tarihli kararında (kesin, oy birliği) vadesi geçmiş bonoya dayalı olarak alacağın %15’i oranında teminat karşılığında verilen ihtiyati haciz kararına karşı borçlunun itirazının reddini onaylamıştır. Daire, ihtiyati hacze ancak İİK m.265’te sayılan sebeplerle (haczin dayandığı sebepler, mahkemenin yetkisi ve teminat) itiraz edilebileceğini; borcun bulunmadığı ya da senedin yetkisiz kişi tarafından imzalandığı gibi iddiaların menfi tespit davasında ileri sürülebileceğini, itiraz yolunda incelenemeyeceğini belirtmiştir. Kararda ayrıca bono vadesinin geçmesiyle alacağın muaccel olduğu (TTK m.778 atfıyla m.725) ve konkordato geçici mühletinin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmayıp yalnızca kararın uygulanmasını durduracağı vurgulanmıştır.

Üçüncü Kişilerin İtirazı (İİK m.265/2)

Üçüncü kişi, ihtiyati haczin kendi haklarını etkilediği iddiasıyla; öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Üçüncü kişinin itirazı, esas itibariyle istihkak iddiası niteliğinde olabilir; bu durumda İİK m.96-99 hükümleri devreye girer.

İtiraz Hakkında Mahkeme Kararı (İİK m.265/3)

İtiraz, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye yapılır. Mahkeme, tarafları dinlemek üzere duruşmaya çağırır ve gerekiyorsa delil toplar. İnceleme sonucu mahkeme; itirazı reddedebilir, kabul edebilir veya kısmen kabul edebilir. İhtiyati haczin kaldırılması veya teminatın değiştirilmesi yönünde karar verebilir.

İstinaf Yolu

İtiraz hakkında verilen karara karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.341). İstinafta verilen karar kesindir; temyize tabi değildir.

İhtiyati Haczin Kaldırılması (İİK m.266)

Borçlu; para veya mahkemece kabul edilecek rehin, esham ya da tahvilat depo ederek veya taşınmaz rehni ya da muteber bir banka kefaleti göstererek ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir; takibe başlandıktan sonra bu yetki icra mahkemesine geçer (İİK m.266). Bu hüküm, borçlunun teminat göstererek mallarını ihtiyati hacizden kurtarmasına olanak verir.

Esas Davanın Açılması (İİK m.264)

“İhtiyati haciz dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel yapılmış ise, alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.” Süre içinde dava/takip yapılmazsa karar kendiliğinden kalkar.

Haksız İhtiyati Haciz Tazminatı (İİK m.259)

İhtiyati haciz kararının haksız olduğu davanın esasında ortaya çıkarsa, haksız haciz nedeniyle uğranılan zararlar borçlu veya üçüncü kişi tarafından alacaklıdan talep edilebilir. İİK m.259’da tazminat davası için özel bir süre öngörülmemiştir; dava, ihtiyati haczi koyan mahkemede de görülebilir. Teminat olarak gösterilen değerlerden öncelikle tazminat tahsil edilir.

İhtiyati Tedbir (HMK m.389) ile Karşılaştırma

İhtiyati haciz yalnızca para alacağı için, ihtiyati tedbir ise her türlü hak ve menfaat için uygulanır. İhtiyati haczin icrası için 10 gün, tedbir için 1 hafta süre tanınmıştır. İki kurum amaç ve uygulama yönünden ayrı olduğundan, somut olaya göre uygun olanın seçilmesi gerekir.

İlgili Mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.257-268 (ihtiyati haciz)
  • 2004 sayılı İİK m.265 (itiraz)
  • 2004 sayılı İİK m.266 (haczin kaldırılması)
  • 2004 sayılı İİK m.259 (teminat ve tazminat)
  • 6100 sayılı HMK m.341, m.389-399 (istinaf, ihtiyati tedbir)
  • 6098 sayılı TBK m.49 (haksız fiil sorumluluğu)

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com