İş Mahkemesi Dava Süreci 2026: Arabuluculuk, Görev ve Yargılama Usulü
İş mahkemesi dava süreci, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile düzenlenmiştir. İşçilik alacağı, tazminat ve işe iade talepli davalarda süreç, doğrudan dava açmakla değil, önce zorunlu arabuluculuk aşamasıyla başlar; bu aşamanın usulüne uygun yürütülmemesi, davanın tamamen veya kısmen usulden reddine yol açabilir.
- Dayanak: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, m.5, m.7
- Zorunlu arabuluculuk: işçi/işveren alacağı-tazminatı ve işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır
- İstisna: iş kazası/meslek hastalığından kaynaklanan tazminat, tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk ARANMAZ
- Kritik nokta: arabuluculuk son tutanağında hangi alacak kalemlerinin görüşüldüğü TEK TEK belirtilmelidir; tutanakta yer almayan bir kalem için dava şartı gerçekleşmemiş sayılır
- Yargılama usulü: iş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır; kararlara karşı istinaf ve (şartları varsa) temyiz yolu açıktır
- Arabuluculuk süresi: görevlendirmeden itibaren 3 hafta (zorunlu hâllerde en fazla 1 hafta uzatılabilir)
Son güncelleme: Eylül 2026 — 7036 sayılı Kanun m.3, m.5, m.7 güncel metinleri ve 2026 tarihli Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı işlenmiştir.
Zorunlu Arabuluculuk Aşaması
7036 sayılı Kanun m.3/1 uyarınca, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu alacaklarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları için de aynı kural geçerlidir. Başvuru, karşı tarafın (birden fazlaysa herhangi birinin) yerleşim yeri veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırmak zorundadır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla 1 hafta uzatılabilir.
İstisna: İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuk ARANMAZ; bu davalar doğrudan dava yoluyla açılabilir.
Arabuluculuğun ilk toplantısına geçerli bir mazeret olmadan katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından ve karşı taraf lehine hükmedilecek vekalet ücretinin yarısından sorumlu tutulur; bu yüzden ilk toplantıya katılım, salt formalite değil doğrudan mali sonuç doğuran bir adımdır.
Arabuluculuk Tutanağında Nelere Dikkat Edilmeli
Dava açmadan önce, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir; eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, bu süre de kaçırılırsa dava usulden reddedilir. Ancak bundan daha kritik bir nokta vardır: 2 Haziran 2018 tarihinden sonraki başvurularda, son tutanakta hangi alacak veya tazminat kalemleri hakkında anlaşma sağlandığı veya sağlanamadığının AÇIKÇA ve TEK TEK belirtilmiş olması gerekir. “İşçilik alacakları” gibi soyut bir ifadeyle yetinilen tutanaklarda, davaya sonradan eklenen ama tutanakta adı geçmeyen bir alacak kalemi (örneğin yıllık izin ücreti) için dava şartının gerçekleşmediği kabul edilir ve o kalem tek başına usulden reddedilebilir — dava dosyasının geri kalanı etkilenmeden.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
İş mahkemeleri; İş Kanunu’na, Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmelerine ilişkin hükümlerine, gazetecilere ilişkin 5953 sayılı Kanuna ve gemiadamlarına ilişkin 854 sayılı Kanuna tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasındaki, iş ilişkisinden doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına bakmakla görevlidir. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yerdeki iş mahkemesidir.
Yargılama Usulü ve Kanun Yolları
İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır; bu usul, yazılı yargılamaya göre daha az dilekçe aşaması ve daha hızlı bir süreç öngörür. Davaların yığılması hâlinde her talebe ilişkin vakıalar, ispat yükü ve deliller ayrı ayrı değerlendirilir. İş mahkemesi kararlarına karşı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki genel kanun yolu hükümleri (istinaf, şartları varsa temyiz) uygulanır; kanun yoluna başvuru süresi, kararın taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlar ve bu başvurular bölge adliye mahkemesi ile Yargıtay tarafından ivedilikle karara bağlanır.
İlgili Yargı Kararı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 19.02.2026 tarihli, 2025/10086 E. – 2026/1518 K. sayılı kararında (mevzuat.adalet.gov.tr, erişim: Eylül 2026), davacının dava dilekçesinde talep ettiği yıllık ücretli izin alacağının, arabuluculuk son tutanağında yer almadığı tespit edilmiş ve bu kalem hakkında dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmesinin hatalı olduğuna hükmedilmiştir. Daire, 2 Haziran 2018’den sonraki başvurularda son tutanakta alacak kalemlerinin tek tek belirtilmesi gerektiğini, müzakere edilmemiş bir kalem için dava şartının gerçekleşmiş sayılamayacağını açıkça ortaya koymuştur. Karar, işçi vekillerinin dava dilekçesi hazırlarken arabuluculuk tutanağıyla dava konusu taleplerin birebir örtüştüğünden emin olmaları gerektiğini göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
İş mahkemesinde dava açmadan önce mutlaka arabulucuya mı gidilmeli?
İşçi/işveren alacağı, tazminat ve işe iade talepli davaların çoğunda evet, bu dava şartıdır. İstisna, iş kazası/meslek hastalığından kaynaklanan tazminat, tespit, itiraz ve rücu davalarıdır; bunlarda doğrudan dava açılabilir.
Arabuluculuk tutanağında “işçilik alacakları” yazması yeterli mi?
2 Haziran 2018’den sonraki başvurularda hayır. Tutanakta hangi alacak kalemlerinin (kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti vb.) görüşüldüğü tek tek belirtilmelidir; aksi hâlde tutanakta adı geçmeyen bir kalem dava açıldığında usulden reddedilebilir.
Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?
Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde süreci sonuçlandırmak zorundadır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla 1 hafta uzatılabilir.
Arabuluculuk ilk toplantısına katılmazsam ne olur?
Geçerli bir mazeret göstermeden katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından ve karşı taraf lehine hükmedilecek vekalet ücretinin yarısından sorumlu tutulur.
İş mahkemesi kararına itiraz edilebilir mi?
Evet, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki genel kanun yolu hükümlerine göre istinaf, ardından şartları varsa temyiz yoluna gidilebilir.
İş mahkemesinde basit yargılama usulü ne anlama gelir?
Yazılı yargılama usulüne göre daha az dilekçe aşaması içeren, nispeten daha hızlı işleyen bir yargılama biçimidir; dava dilekçesi ve cevap dilekçesinden sonra genellikle ön inceleme ve tahkikat aşamalarına geçilir.
Arabuluculuk anlaşmasına varılırsa ne olur, dava açılabilir mi?
Anlaşma sağlanan kalemler için artık dava açılamaz; anlaşma tutanağı icra edilebilir niteliktedir. Anlaşılamayan kalemler için ise dava şartı yerine getirilmiş sayılır ve dava açılabilir.
İşe iade davasında da arabuluculuk zorunlu mu?
Evet, işe iade talebiyle açılacak davalarda da dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Arabuluculuğa başvuru süreyi durdurur mu?
Evet, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Yanlış arabuluculuk bürosuna başvurulursa ne olur?
Karşı taraf en geç ilk toplantıda büronun yetkisine itiraz edebilir; itiraz kabul edilirse dosya yetkili büroya gönderilir ve yetkisiz büroya başvuru tarihi, yetkili büroya başvuru tarihi olarak kabul edilir; süre kaybı yaşanmaz.
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- İstanbul Barosu (istanbulbarosu.org.tr)
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği (barobirlik.org.tr)
Hazırlayan Avukat
Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu Sicil No: 54965
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.
