Tutuklama vs Adli Kontrol: Karşılaştırma

Son güncelleme: 25.10.2026

Tutuklama ve adli kontrol, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) aynı bölümde düzenlenen iki koruma tedbiridir. Tutuklamada kişi tutukevine konur; adli kontrolde ise kişi serbest kalır, ancak hâkimin belirlediği bir veya birden fazla yükümlülüğe uymak zorundadır. Aşağıdaki tablo iki tedbiri madde madde karşılaştırır.

Karşılaştırma tablosu

KriterTutuklamaAdli kontrol
Yasal dayanakCMK m.100-108CMK m.109-112 ve m.110/A
Özgürlüğe etkisiKişi tutukevine konur, hareket özgürlüğü tümüyle kaldırılır.Kişi serbesttir; m.109/3’te sayılan bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulur.
KoşulKuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni (m.100/1-3); işin önemi, beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez (m.100/1).Tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama yerine adli kontrole karar verilebilir (m.109/1).
Tutuklama yasağıYalnız adli para cezası gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez (m.100/4).Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol hükümleri uygulanabilir (m.109/2).
Karar merciiSoruşturmada Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi; kovuşturmada savcının istemi üzerine veya re’sen mahkeme (m.101/1).Soruşturmada savcının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararıyla (m.110/1); kovuşturmada görevli ve yetkili yargı mercileri (m.110/3).
Gerekçe ve değişiklikKararda kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersiz kalacağı somut olgularla gösterilir (m.101/2).Hâkim, savcının istemiyle yeni yükümlülük ekleyebilir, yükümlülükleri kaldırabilir, değiştirebilir veya geçici muafiyet tanıyabilir (m.110/2).
Periyodik incelemeSoruşturmada en geç otuzar günlük süreler itibarıyla, şüpheli veya müdafii dinlenerek sulh ceza hâkimince (m.108/1); kovuşturmada her oturumda, gerektiğinde oturumlar arasında veya otuz günlük süre içinde re’sen (m.108/3).En geç dört aylık aralıklarla; soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada re’sen mahkeme karar verir (m.110/4).
Azami süreAğır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok bir yıl, zorunlu hâllerde altı ay uzatma; ağır ceza işlerinde en çok iki yıl ve kanundaki sınırlarla uzatma (m.102/1-2). Soruşturma evresi için ayrıca altı ay ve bir yıl sınırları vardır (m.102/4).Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıl, zorunlu hâllerde bir yıl uzatma; ağır ceza işlerinde en çok üç yıl ve kanundaki sınırlarla uzatma (m.110/A).
Tedbirin içeriğiTek tip: tutukevinde kalma.Yurt dışına çıkamama, belirlenen yere düzenli başvuru, güvence yatırma, konutunu terk etmeme, belirli yerlere gitmeme gibi on iki bent (m.109/3).
Sona erdirme talebiŞüpheli veya sanık her aşamada salıverilmesini isteyebilir (m.104/1).İstem üzerine, savcının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme beş gün içinde karar verebilir (m.111/1).
İtirazTutuklama ve salıverilme kararlarına itiraz edilebilir (m.101/5, m.104/2).Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir (m.111/2).
Uymamanın sonucuUygulanmaz.Yükümlülükleri isteyerek yerine getirmeyen hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilir (m.112/1).
Cezadan mahsupŞahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hâller nedeniyle geçirilmiş süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir (5237 sayılı TCK m.63/1).Kural olarak mahsup edilmez; (e) ve (j) bentleri hariçtir, konutunu terk etmeme yükümlülüğünde her iki gün bir gün sayılır (m.109/6).
TazminatKanuna aykırı tutuklama, makul sürede hüküm verilmemesi, kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı gibi hâller (m.141/1).Başvuru imkânlarından yararlandırılmama (m.141/1-k) ile konutunu terk etmeme veya tedavi yükümlülüğünden sonra kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı (m.141/1-l).

Ölçülülük ve adli kontrolün önceliği

CMK m.100/1’in ikinci cümlesine göre işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez. CMK m.101/1 ise tutuklama istemlerinde adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiilî nedenlere yer verilmesini ister; m.101/2-d bu yetersizliğin kararda somut olgularla gerekçelendirilmesini zorunlu kılar. Savunmada bu nedenle hangi adli kontrol yükümlülüğünün aynı amacı karşılayabileceği ortaya konur.

Adli kontrol yükümlülükleri

CMK m.109/3, adli kontrolün şüphelinin bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerdiğini belirtir. Bentler şunlardır:

  • (a) yurt dışına çıkamamak; (b) hâkimin belirlediği yerlere belirtilen sürelerde düzenli olarak başvurmak;
  • (c) belirtilen merci veya kişilerin çağrılarına ve meslek ya da eğitimle ilgili kontrol tedbirlerine uymak; (d) taşıt kullanamamak ve gerektiğinde sürücü belgesini teslim etmek;
  • (e) bağımlılıktan arınmak amacıyla tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak; (f) hâkimce belirlenen güvence miktarını yatırmak;
  • (g) silah bulunduramamak veya taşıyamamak; (h) mağdurun haklarını güvenceye bağlamak; (i) aile yükümlülükleri ve nafaka için güvence vermek;
  • (j) konutunu terk etmemek; (k) belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek; (l) belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.

Gündelik dilde “ev hapsi” denilen tedbir (j) bendindeki konutunu terk etmeme yükümlülüğüdür; “kefalet” olarak anılan tedbir ise (f) bendindeki güvencedir.

Yükümlülüklere uymamanın sonucu

Adli kontrolün en önemli sınırı CMK m.112’dir. Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir. Azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle verilen adli kontrolün ihlalinde bu hüküm uygulanabilir; ancak bu durumda tutuklama süresi ağır ceza işlerinde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz (m.112/2).

Mahsup ve tazminat farkı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.63/1 lafzına göre hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adli kontrol bakımından ise CMK m.109/6 özel bir kural koyar: adli kontrol altında geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilemez; bu kural (e) ve (j) bentlerinde uygulanmaz ve konutunu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün bir gün olarak dikkate alınır. Tazminatta da benzer bir ayrım vardır: CMK m.141/1-l bendi 2/3/2024 tarihli 7499 sayılı Kanunla eklenmiştir ve konutunu terk etmeme ya da tedavi yükümlülüğünden sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilen kişileri kapsar. Bu tarihten önceki tedbirler için uygulanacak metin ayrıca değerlendirilmelidir. Tazminat istemi, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılır (m.142/1).

İtiraz yolu

Hem tutuklama hem adli kontrol kararlarına CMK m.267-268 uyarınca itiraz edilir. İtiraz süresi, kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (m.268/1, 7499 sayılı Kanunla yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (m.268/3-b). Başvurunun adımları için tutuklama itirazı ve tahliye süreci sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Adli kontrol kararı verilebilmesi için tutuklama nedeni gerekir mi?

CMK m.109/1’e göre adli kontrol, 100. maddedeki tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama yerine uygulanır. Ancak m.109/2 uyarınca kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol hükümleri uygulanabilir.

Ev hapsi tutuklama sayılır mı?

Hayır. Konutunu terk etmeme yükümlülüğü CMK m.109/3-j’de düzenlenen bir adli kontrol tedbiridir. Bununla birlikte m.109/6 uyarınca bu yükümlülük altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.

Adli kontrol ne kadar sürebilir?

CMK m.110/A’ya göre ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıldır ve zorunlu hâllerde bir yıl uzatılabilir; ağır ceza işlerinde en çok üç yıldır ve kanundaki sınırlarla uzatılabilir. Devamının gerekip gerekmediği en geç dört ayda bir değerlendirilir (m.110/4).

İmzaya gitmezsem ne olur?

Yükümlülüğün isteyerek yerine getirilmemesi hâlinde CMK m.112/1 uyarınca hükmedilebilecek hapis cezasının süresine bakılmaksızın tutuklama kararı verilebilir. Mazeret varsa bunun belgelenerek dosyaya sunulması ve m.111/1 uyarınca yükümlülüğün değiştirilmesi istenebilir.

Adli kontrol kararına itiraz süresi nedir?

CMK m.111/2 adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebileceğini belirtir. Kanunda ayrıca hüküm bulunmadığından süre, m.268/1 uyarınca kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır.

İlgili sayfalar

Resmî kaynaklar

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosya, delillere ve olay tarihindeki mevzuata göre değerlendirilir.

Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarlaw@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarlaw@gmail.com