Marka Devir, Rehin ve Lisans: Ticari İşlemlerin Hukuki Çerçevesi

30 saniyede özet

  • SMK m.148 (6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu): marka devredilebilir, rehnedilebilir, lisansa ve haczie konu olabilir; işletmeden bağımsız olarak da yapılabilir.
  • Devir sözleşmesi geçerli olmak için noter onaylı yazılı şekilde yapılmalıdır (SMK m.148/4) — adi yazılı devir sözleşmesi geçersizdir.
  • Hukuki işlem TÜRKPATENT siciline kaydedilmezse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (SMK m.148/5) — devir gerçek ama korumasız kalır.
  • Lisans (SMK m.24): aksi kararlaştırılmadıkça inhisari değildir ve lisans alan alt lisans veremez; garanti/ortak markada devir ve lisans ancak sicile kayıtla geçerli olur (m.148/7).
  • Paydaşlardan biri payını satarsa diğer paydaşların önalım hakkı vardır: bildirimden itibaren 3 ay, her hâlde satıştan itibaren 2 yıl içinde kullanılmalıdır (SMK m.148/3).

Bir markanın devri, üzerine rehin konulması ya da lisansa konu edilmesi görünürde basit bir ticari işlem gibi görünür; oysa SMK’nın öngördüğü şekil şartına ve sicil kaydına uyulmadığında işlem taraflar arasında geçerli olsa bile üçüncü kişilere karşı hiç var olmamış gibi davranılır. Bu, özellikle marka satın alan veya lisans alan tarafın en çok gözden kaçırdığı risktir.

Yasal Çerçeve: SMK m.148 ve Marka Üzerindeki Hukuki İşlemler

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 148. maddesi, marka dahil tüm sınai mülkiyet hakları için ortak rejimi kurar: hak devredilebilir, miras yoluyla intikal edebilir, lisansa konu olabilir, rehin verilebilir, teminat gösterilebilir, haczedilebilir. Bu işlemler işletmeden bağımsız olarak da yapılabilir (m.148/2) — yani marka, bağlı olduğu işletme satılmadan tek başına devredilebilir veya rehnedilebilir.

Şekil şartı kritik: m.148/4’e göre hukuki işlemler yazılı şekle tabidir, ama devir sözleşmesinin geçerliliği ayrıca noter onaylı yapılmasına bağlıdır. Sadece iki tarafın imzaladığı adi yazılı bir devir sözleşmesi, şekil eksikliği nedeniyle geçersizdir — TÜRKPATENT bu sözleşmeyi sicile de işlemez. Rehin ve lisans sözleşmeleri için kanun noter şartı aramaz, yazılı şekil yeterlidir; ama rehin bakımından Türk Medeni Kanunu’nun hak rehnine ilişkin m.955 hükmü de devreye girer: “diğer hakların rehninde, yazılı rehin sözleşmesiyle birlikte, bu hakların devri için öngörülen şekle uyulması gerekir” — yani marka rehninde de SMK’daki devir şekline (pratikte noter onaylı yazılı sözleşme) atıf yapılması ihtiyatlı bir yaklaşımdır.

Sicile kayıt, işlemin geçerliliği için değil üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirliği için aranır: m.148/5 açıkça “sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez” der. Pratikte bu, tescil edilmemiş bir devrin gerçek olsa bile markayı iyiniyetle ikinci kez satın alan ya da üzerine haciz koyduran üçüncü kişiye karşı hiçbir işe yaramayacağı anlamına gelir. Garanti markası ve ortak markada kural daha da katıdır: m.148/7 uyarınca bunların devri veya lisansı ancak sicile kayıtla geçerli hâle gelir — burada sicil kaydı kurucu niteliktedir, sadece ileri sürülebilirlik şartı değildir.

Lisans Sözleşmesinin Türleri ve Sınırları (SMK m.24)

Marka lisansı, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin tamamı veya bir kısmı için verilebilir. İki tür lisans vardır: inhisari (münhasır) ve inhisari olmayan. Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça lisans inhisari değildir — yani lisans veren hem markayı kendisi kullanmaya hem başkalarına da lisans vermeye devam edebilir. İnhisari lisansta ise lisans veren başkasına lisans veremez, hakkını açıkça saklı tutmadıkça markayı kendisi de kullanamaz.

Lisans alanın hakları da sözleşmeyle sınırlıdır: aksi kararlaştırılmadıkça lisans alan, lisanstan doğan hakkını üçüncü kişiye devredemez veya alt lisans veremez (m.24/3). Kalite kontrolü boyutu da gözden kaçırılmamalı — lisans veren, lisans alan tarafından üretilecek mal veya sunulacak hizmetin kalitesini garanti altına alacak önlemleri almakla yükümlüdür; lisans alan sözleşme şartlarına uymazsa marka sahibi tescilli markadan doğan haklarını doğrudan lisans alana karşı ileri sürebilir (m.24/4). Bu, lisans sözleşmesine kalite standardı ve denetim maddesi konulmamasının pratik riskini gösterir.

Ortaklık Halinde Devir ve Önalım Hakkı

İşlemŞekil / SüreDayanak
Marka devir sözleşmesiNoter onaylı yazılı şekil zorunluSMK m.148/4
Rehin / lisans sözleşmesiYazılı şekil (rehinde TMK m.955 ile devir şekline atıf)SMK m.148/4, TMK m.955
Paydaşın önalım hakkını kullanma süresiBildirimden itibaren 3 ay, her hâlde satıştan itibaren 2 yılSMK m.148/3
Garanti/ortak marka devri ve lisansıSicile kayıtla geçerlilik kazanır (kurucu kayıt)SMK m.148/7

Marka birden fazla kişiye aitse ve paydaşlardan biri payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satarsa, diğer paydaşların önalım (şufa) hakkı doğar. Satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara bildirilmelidir; önalım hakkı bildirim tarihinden itibaren 3 ay ve her hâlde satıştan itibaren 2 yıl geçmesiyle düşer. Taraflar anlaşamazsa önalım hakkı alıcıya karşı dava yoluyla kullanılır ve hakkı kullanan paydaş, kendisine pay devredilmeden önce satış bedelini mahkemenin belirlediği süre ve yere nakden yatırmakla yükümlüdür. Cebri artırmayla yapılan satışlarda önalım hakkı kullanılamaz.

Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

En sık görülen hata, marka devrinin adi yazılı sözleşmeyle yapılıp noter onayının atlanmasıdır — bu durumda devir hukuken hiç gerçekleşmemiş sayılır, TÜRKPATENT talebi sicile işlemez. İkinci sorun, devrin noter onaylı yapılmasına rağmen sicile hiç tescil ettirilmemesi: taraflar arasında geçerli olsa da, marka üzerinde sonradan hak iddia eden iyiniyetli üçüncü kişiye (örneğin markayı satın alan başka bir alıcı ya da haciz koyduran alacaklı) karşı bu devir savunma olarak ileri sürülemez. Üçüncü sorun, lisans sözleşmelerinde inhisarilik açıkça yazılmadığı için lisans verenin beklenmedik şekilde üçüncü kişilere de lisans vermeye devam etmesi; sözleşmede “inhisari” ibaresi geçmiyorsa kanun gereği inhisari olmayan lisans kabul edilir. Dördüncü sorun, rehin verilen markanın değerinin doğru tespit edilmemesi ve rehnin sicile işlenmemesi nedeniyle icra takibinde önceliğin kaybedilmesi.

Risk Yönetimi ve Önleyici Yaklaşım

Marka alım-satımı veya lisans görüşmelerinde önce TÜRKPATENT sicil kaydından markanın güncel hak sahibi, üzerinde rehin/haciz/lisans şerhi olup olmadığı teyit edilmelidir. Devir sözleşmesi mutlaka noter onaylı düzenlenmeli, imza sonrası derhâl sicile tescil başvurusu yapılmalıdır — araya giren süre, üçüncü kişi risklerine kapı açar. Lisans sözleşmelerinde inhisarilik, alt lisans hakkı, kalite denetim mekanizması ve sözleşmenin sicile kaydı ayrı ayrı düzenlenmelidir; özellikle garanti veya ortak markalarda sicile kayıt yapılmadan sözleşme yürürlüğe girmeyeceğinden bu adım atlanamaz. Ortak sahiplikte pay satışı planlanıyorsa diğer paydaşlara yazılı bildirim yapılması, önalım süresinin geçmesini beklemek riski azaltır.

Yargısal Süreç ve Çözüm Yolları

Uyuşmazlık çıktığında; müzakere, arabuluculuk, tahkim ya da yargı yolu gibi farklı çözüm yöntemleri tercih edilebilir. Davanın niteliğine göre dava şartları, harç ve gider avansı, dilekçe tekniği ve delil sunumu büyük önem taşır. Karar aşaması sonrası istinaf ve temyiz aşamalarında da süreler titizlikle takip edilmelidir.

Örneğin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.06.2024 tarihli ve 2023/566 Esas, 2024/4764 Karar sayılı kararında, marka üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan bir kişi tarafından düzenlenen marka lisans sözleşmesinin hükümsüz olduğuna ve markanın gerçek değerinin çok altında bir bedelle uzun süreli lisans verilmesinin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğuna hükmedilmiştir.

Kaynak: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/566, K. 2024/4764, 06.06.2024

Hukuki Destek

ALYAR LAW & CONSULTANCY, marka devri, rehni ve lisansı süreçlerinde sözleşme hazırlığı, TÜRKPATENT nezdinde sicil işlemlerinin takibi, sicil kaydı yapılmamış işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi konularında destek sunar. Her dosya, markanın tescil durumuna, ortaklık yapısına ve tarafların devir mi lisans mı rehin mi amaçladığına göre ayrı şekilde ele alınır.

Sıkça Sorulan Sorular

Marka devir sözleşmesi noter onayı olmadan geçerli olur mu?

Hayır. SMK m.148/4 devir sözleşmesinin geçerliliğini noter onaylı yazılı şekle bağlar; adi yazılı sözleşme şekil eksikliği nedeniyle geçersizdir ve TÜRKPATENT bu sözleşmeye dayanarak sicil işlemi yapmaz.

Devir sicile tescil edilmezse ne olur?

Devir taraflar arasında geçerlidir ama sicile kaydedilmediği sürece iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (SMK m.148/5). Markayı sonradan iyiniyetle edinen veya üzerine haciz koyduran biri karşısında tescilsiz devir korumasızdır.

Marka rehninde hangi şekil şartı aranır?

SMK yazılı şekli yeterli görür; ayrıca TMK m.955 uyarınca hak rehninde, rehne konu hakkın (markanın) devri için öngörülen şekle de uyulması gerekir — bu da rehin sözleşmesinin ihtiyaten noter onaylı yapılmasını güvenli kılar.

Lisans sözleşmesinde inhisarilik yazılmazsa ne olur?

SMK m.24/2 uyarınca sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça lisans inhisari değildir; lisans veren markayı kendisi kullanmaya ve başkalarına da lisans vermeye devam edebilir.

Lisans alan, aldığı lisansı başkasına devredebilir mi?

Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça hayır. SMK m.24/3 gereği lisans alan, lisanstan doğan hakkını üçüncü kişiye devredemez veya alt lisans veremez.

Garanti markası veya ortak markanın devri farklı mı işler?

Evet. SMK m.148/7 uyarınca garanti markasının veya ortak markanın devri, ya da ortak marka için lisans verilmesi ancak sicile kayıtla geçerli olur; burada sicil kaydı sadece ileri sürülebilirlik değil geçerlilik şartıdır.

Paydaşlardan biri payını satarsa diğer paydaşlar ne yapabilir?

SMK m.148/3 uyarınca diğer paydaşların önalım hakkı vardır. Satış kendilerine bildirildiği tarihten itibaren 3 ay, her hâlde satıştan itibaren 2 yıl içinde bu hakkı kullanmazlarsa hak düşer.

Marka, bağlı olduğu işletme satılmadan tek başına devredilebilir mi?

Evet. SMK m.148/2 hukuki işlemlerin işletmeden bağımsız gerçekleştirilebileceğini açıkça düzenler; marka, tescilli olduğu mal/hizmetlerin tümü veya bir kısmı için de ayrı ayrı devredilebilir (m.148/6).

Lisans alanın ürettiği malın kalitesi düşükse marka sahibi ne yapabilir?

SMK m.24/4 uyarınca lisans alan sözleşme şartlarına uymazsa, marka sahibi tescilli markadan doğan haklarını doğrudan lisans alana karşı ileri sürebilir — yani üçüncü kişiye karşı kullanılan tecavüz hükümleri lisans alana karşı da işletilebilir.

Cebri icra yoluyla (icra dairesi artırmasıyla) satılan markada önalım hakkı kullanılabilir mi?

Hayır. SMK m.148/3 son cümlesi cebri artırmayla yapılan satışlarda önalım hakkının kullanılamayacağını açıkça hükme bağlar.

Sonuç

Marka üzerindeki ticari işlemlerde asıl risk sözleşmenin içeriğinden çok şeklinde ve sicile yansıtılıp yansıtılmadığında yatar. Noter onayı atlanan bir devir hiç yapılmamış sayılır; noter onaylı ama sicile işlenmeyen bir devir ise üçüncü kişiler karşısında değersiz kalabilir. Lisans ve rehin işlemlerinde de aynı disiplin geçerli: sözleşmenin kapsamı (inhisari mi değil mi, alt lisans var mı, kalite denetimi nasıl yapılacak) kadar sicile kayıt adımının zamanında tamamlanması belirleyicidir.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarhukuk@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarhukuk@gmail.com