Marka Hükümsüzlük Davası Rehberi 2026
Marka hükümsüzlüğü davası, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.25-27 hükümlerinde düzenlenen, tescil edilmiş bir markanın tescil koşullarını taşımadığı veya kötüniyetli tescil edildiği iddiasıyla iptal veya hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle açılan davadır. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Mutlak ve Nispi Ret Nedenleri
SMK m.5 mutlak ret sebeplerini düzenler: ayırt ediciliği olmayan işaretler, mal veya hizmetin cins-çeşit-niteliğini gösteren işaretler, dini simgeler, kamu düzenine aykırı işaretler, coğrafi işaretlerle karıştırılabilecek işaretler ve tescilli coğrafi işaretlerle aynı/benzer işaretler. SMK m.6 ise nispi ret (üçüncü kişi hak sahibi itirazı) nedenlerini sayar.
Hükümsüzlük Sebepleri
SMK m.25 uyarınca, m.5 veya m.6’daki ret nedenlerinden biri tescil sırasında mevcut ise markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Sonradan çıkan sebepler için kullanmama nedeniyle iptal (SMK m.26) ayrıca düzenlenmiştir. Kullanım koşulları sağlanmayan marka, tescilden itibaren beş yıl içinde ciddi biçimde kullanılmazsa iptale konu olur.
Kötü Niyetli Marka Tescili
SMK m.6/9 uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları, üçüncü kişinin itirazı üzerine reddedilir. Kötü niyetli tescilin hükümsüzlüğü davası süresizdir. Sektörde tanınmış bir markanın Türkiye’de izinsiz tescili, müzakere sürecinde elde edilen bilgiyle tescil, kasıtlı önüne geçme tipik kötü niyet örnekleridir.
Dava Süresi
SMK m.25/6 uyarınca hükümsüzlük davası kural olarak beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılır. Ancak kötü niyetli tescil ile tanınmış markaya ilişkin hükümsüzlük taleplerinde süre şartı uygulanmaz. Davacı sıfatı, menfaati bulunan kişilere aittir.
Marka Hakkına Tecavüz ve Taleler
SMK m.29 tecavüz fiillerini, m.149 hak sahibinin taleplerini düzenler: tecavüzün ref’i, tecavüzün men’i, maddi ve manevi tazminat, yoksun kalınan kazanç (m.151). Mütecaviz ürünlerin el konulması, imhası ve ilanı da talep edilebilir. Tazminat hesaplamasında SMK m.151 üç yöntem öngörür.
İhtiyati Tedbir ve Gümrük
HMK m.389 ve SMK m.159 çerçevesinde mahkemeden, ihlal teşkil eden ürünlerin satışının durdurulması, internette yayınının kaldırılması gibi tedbirler istenebilir. Ayrıca 4458 sayılı Gümrük Kanunu çerçevesinde taklit ürünlerin Türkiye’ye girişinin engellenmesi için gümrük başvurusu yapılabilir.
Önemli Süreler
| İşlem | Süre | Kaynak |
| Hükümsüzlük davası (genel) | 5 yıl | SMK m.25 |
| Kullanmama nedeniyle iptal | 5 yıl kullanmama | SMK m.26 |
| Marka koruma süresi | 10 yıl + yenileme | SMK m.23 |
| Tecavüze itiraz süresi | Tecavüz öğrenilmesinden | SMK m.149 |
Sık Sorulan Sorular
Markamı kullanmadığım için iptal edilebilir mi?
Evet. SMK m.26 uyarınca tescilden itibaren beş yıl içinde ciddi biçimde kullanılmayan marka iptale konu olabilir. Kullanım; Türkiye’de ticari boyutta ve tescil kapsamındaki mal/hizmetler için olmalıdır.
Türkpatent kararına itiraz nasıl yapılır?
Türkpatent Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararlarına karşı iki ay içinde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde iptal davası açılabilir (SMK m.156/2).
Tanınmış marka statüsü nasıl kazanılır?
Tanınmışlık, Türkpatent nezdinde ayrı bir sicile kayıt veya mahkeme kararıyla belirlenebilir. Pazar payı, reklam harcamaları, tüketici bilinirlik araştırmaları ispat araçlarıdır.
İlgili Rehberler
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut marka uyuşmazlığı için dosya bazlı değerlendirme önerilir.
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- İstanbul Barosu (istanbulbarosu.org.tr)
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği (barobirlik.org.tr)
Hazırlayan Hukuku
Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu Sicil No: 54965
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde ilgili mevzuat çerçevesinde bilgilendirme alınması yararlı olabilir.
