Taşınır Rehni ve Ticari İşletme Rehni

2017’den beri Türkiye’de taşınır rehni kurmanın ana kanunu artık 1447 sayılı eski Ticari İşletme Rehni Kanunu değil, 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu’dur. 6750 sayılı Kanun’un 17. maddesi 1447 sayılı Kanunu açıkça yürürlükten kaldırmış, teslimsiz rehni zilyetliğin devri şartından kurtarıp elektronik sicile tescil esasına bağlamıştır. Aşağıdaki içtihat eski kanun döneminden kalma olsa da, alacağın temliki ile fer’i hakların devri konusundaki yorumu bugün de yol gösterici.

30 saniyede özet

  • Dayanak: 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu (RG 28.10.2016, yürürlük 1/1/2017), madde 4 (kuruluş), madde 8 (Rehinli Taşınır Sicili), madde 14 (temerrüt sonrası haklar), madde 17 (1447 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırılması).
  • Kimi bağlar: Ticari işletmeler, esnaf, çiftçiler ve üretici örgütleri arasındaki taşınır teminatlı kredi/borç ilişkileri.
  • Somut kural: Rehin hakkı, zilyetliğin devrine gerek olmadan, rehin sözleşmesinin Rehinli Taşınır Sicili’ne tescil edilmesiyle kurulur (madde 4/1) — yani borçlu rehinli malı (örneğin makine parkını) kullanmaya devam edebilir.
  • Temerrüt sonrası: Birinci derece alacaklı, icra yoluna gitmeden İİK m.24 uyarınca doğrudan rehinli taşınırın mülkiyetinin kendisine devrini isteyebilir (madde 14/1-a) — klasik rehin icrasından çok daha hızlı bir yol.
  • Eski hukuk: 1447 sayılı Kanun 1/1/2017’den itibaren yürürlükten kalkmıştır; bu tarihten önce kurulmuş ticari işletme rehinleri için geçiş hükümlerine (6750 sayılı Kanun geçici madde 1) bakılmalıdır.

Yasal Çerçeve ve Hukuki Dayanak

6750 sayılı Kanun’un 4. maddesi, rehin hakkının “rehin sözleşmesinin Sicile tescil edilmesiyle” kurulacağını, sözleşmenin elektronik ortamda güvenli elektronik imzayla veya yazılı olarak (noter onaylı ya da sicil yetkilisi huzurunda imzalanarak) düzenlenebileceğini öngörür. Sözleşmede tarafların kimlik/MERSİS bilgileri, borcun miktarı ve rehne konu varlığın ayırt edici özellikleri (seri no, şasi no, GTİP kodu gibi) zorunlu olarak yer almalıdır (madde 4/6). Madde 8, bu sözleşmelerin tescil edildiği Rehinli Taşınır Sicili’ni düzenler — bu sicil, üçüncü kişilerin bir taşınırın rehinli olup olmadığını sorgulamasını sağlar (madde 9, üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmesi). Madde 14, borç temerrüde düşerse alacaklının seçebileceği dört yolu sayar: (a) birinci derece alacaklıysa icra dairesinden İİK m.24 uyarınca doğrudan mülkiyet devri talep etmek, (b) alacağı bir varlık yönetim şirketine devretmek, (c) zilyetliğin devrine konu olmayan varlıklarda kiralama/lisans hakkını kullanmak, (ç) genel hükümler çerçevesinde (klasik icra) takip yapmak.

Temel Kavramlar: Teslimli Rehin, Teslimsiz Rehin ve Eski/Yeni Kanun Farkı

Medeni Kanun’un klasik taşınır rehni teslim (zilyetliğin devri) şartına bağlıdır — rehinli malı alacaklıya teslim etmeden rehin kurulamaz, bu da işletmelerin üretimde kullandığı makineyi rehnetmesini pratikte imkansız kılardı. 6750 sayılı Kanun bu sorunu çözer: rehin, tescil ile kurulur, zilyetlik borçluda kalabilir (teslimsiz rehin). Eski 1447 sayılı Kanun da benzer bir mantıkla “ticari işletme rehni” kurumunu tanımıştı ama daha dar bir kapsam ve farklı bir sicil/prosedür öngörüyordu; 6750 sayılı Kanun bunu kaldırıp yerine daha geniş kapsamlı (ticari işletmeler, esnaf, çiftçi, üretici örgütleri) ve dijital sicile dayanan tek bir rejim getirdi.

Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

En sık karşılaşılan sorun, rehin sözleşmesinde madde 4/6’daki zorunlu unsurların (özellikle rehne konu varlığın ayırt edici özellikleri) eksik yazılması — bu, sicile tescili engelleyebilir veya sonradan rehnin kapsamının tartışmalı hale gelmesine yol açar. İkinci sorun, birden fazla alacaklının aynı varlık üzerinde derece sırasıyla rehin kurduğu durumlarda (madde 10-11) öncelik sırasının doğru yönetilememesi. Üçüncü sorun, madde 14/1-a’daki “doğrudan mülkiyet devri” yolunun, borçlunun rehinli malı fiilen elden çıkarmış veya zarar vermiş olduğu durumlarda pratikte nasıl işleyeceğinin belirsizliği — bu genelde icra hukuku uzmanlığı gerektiren bir aşamadır.

Risk Yönetimi ve Önleyici Yaklaşım

Kredi veren taraflara (banka, finans kuruluşu) önerimiz: rehin sözleşmesini imzalamadan önce madde 4/6’daki tüm zorunlu unsurları eksiksiz doldurmak ve tescili geciktirmeden yapmak — tescil tarihi, derece sırasını ve önceliği belirler. Borç alan işletmelere önerimiz: rehinli varlığı işletmede kullanmaya devam edebildiklerini ama bu varlığı alacaklının bilgisi/izni dışında elden çıkaramayacaklarını (madde 4/7 tasarruf yetkisini kısıtlayan kayıtların geçersizliği hükmüyle çelişmeyecek şekilde) bilmeleri gerekir. 2017 öncesi kurulmuş ticari işletme rehinleri olan taraflara önerimiz: bu rehinlerin bugünkü hukuki durumunu (6750 sayılı Kanun’un geçiş hükümleri kapsamında) ayrıca teyit ettirmektir.

Yargısal Süreç ve Çözüm Yolları

Uyuşmazlık çıktığında; müzakere, arabuluculuk, tahkim ya da yargı yolu gibi farklı çözüm yöntemleri tercih edilebilir. Davanın niteliğine göre dava şartları, harç ve gider avansı, dilekçe tekniği ve delil sunumu büyük önem taşır. Karar aşaması sonrası istinaf ve temyiz aşamalarında da süreler titizlikle takip edilmelidir. Örneğin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/6984 K.2014/16049 sayılı ve 20.10.2014 tarihli kararında, 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu’nun 2. maddesindeki tarafsal sınırlamanın yalnızca rehnin kuruluş aşamasına ilişkin olduğuna, alacağın temliki hâlinde fer’i nitelikteki ticari işletme rehninin de temlik alana devrinin mümkün olduğuna hükmetmiştir. Bu karar 1447 sayılı Kanun döneminden olsa da, fer’i hakların alacakla birlikte geçmesine ilişkin yorumu 6750 sayılı Kanun’un rehin hakları için de kıyasen yol gösterici kabul edilebilir.

https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/102036100

Hukuki Destek

ALYAR LAW & CONSULTANCY, taşınır rehni sözleşmelerinin hazırlanması, Rehinli Taşınır Sicili tescil işlemleri ve temerrüt sonrası mülkiyet devri/icra süreçlerinde müvekkillerine destek sunmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu hâlâ yürürlükte mi?

Hayır. 6750 sayılı Kanun’un 17. maddesi bu kanunu 1/1/2017 itibarıyla yürürlükten kaldırmıştır; bugün geçerli çerçeve 6750 sayılı Kanun’dur.

Rehin kurmak için malı alacaklıya teslim etmem gerekir mi?

Hayır. 6750 sayılı Kanun’da rehin, zilyetliğin devri değil, rehin sözleşmesinin Rehinli Taşınır Sicili’ne tescili ile kurulur (madde 4/1); malı kullanmaya devam edebilirsiniz.

Rehin sözleşmesi mutlaka noter onaylı mı olmalı?

Hayır, elektronik ortamda güvenli elektronik imzayla da düzenlenebilir; yazılı yapılıyorsa noter onayı veya sicil yetkilisi huzurunda imza şarttır (madde 4/3-4).

Borçlu temerrüde düşerse alacaklı ne yapabilir?

Birinci derece alacaklıysa icra dairesinden doğrudan mülkiyet devri isteyebilir, alacağını bir varlık yönetim şirketine devredebilir, bazı varlıklarda kiralama/lisans hakkını kullanabilir veya genel icra takibi yapabilir (madde 14).

Birden fazla alacaklı aynı varlık üzerinde rehin kurabilir mi?

Evet, derece sistemi (madde 10) buna izin verir; öncelik hakkı rehnin kurulma anına veya belirtilen dereceye göre belirlenir (madde 11).

2016’da kurulmuş bir ticari işletme rehnim var, bugün geçerli mi?

Kural olarak geçiş hükümlerine tabidir; bu rehinlerin bugünkü statüsünün 6750 sayılı Kanun’un geçici madde 1 hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Rehinli malı alacaklının izni olmadan satabilir miyim?

Hayır, kural olarak rehin veren tasarruf yetkisini kısıtlayan geçersiz kayıtlar dışında, rehinli varlık üzerindeki rehin hakkı üçüncü kişilere karşı da geçerlidir; izinsiz elden çıkarma ciddi hukuki risk taşır.

Rehinli Taşınır Sicili herkese açık mı?

Sicil, üçüncü kişilerin bir taşınırın rehinli olup olmadığını sorgulayabilmesi amacıyla tasarlanmıştır; bu sayede rehnin üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmesi sağlanır (madde 9).

Alacağımı başka birine devredersem rehin hakkı da geçer mi?

Evet, yukarıdaki Yargıtay kararının da gösterdiği gibi, rehin fer’i bir hak olduğundan alacağın temliki ile birlikte alacaklıya geçer.

Kanuna aykırı davranışların yaptırımı nedir?

6750 sayılı Kanun madde 16 “müeyyideler” başlığı altında ayrı yaptırımlar öngörür; somut ihlalin niteliğine göre değerlendirilmelidir.

Sonuç

Taşınır rehni hukuku 2017’de köklü biçimde değişti: teslim şartı kalktı, dijital sicile dayalı, işletmenin operasyonuna daha az müdahale eden bir sistem geldi. Eski 1447 sayılı Kanun dönemi içtihatları hâlâ yorumlayıcı değer taşısa da, bugün bir taşınır rehni kurarken veya bir uyuşmazlığı değerlendirirken önce 6750 sayılı Kanun’un güncel hükümlerine bakılmalıdır.

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 534 636 19 19
alyarhukuk@gmail.com

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok

© 2026 ALYAR LAW & CONSULTANCY · Tüm hakları saklıdır.
0534 636 19 19 WhatsApp @alyarhukuk alyarhukuk@gmail.com