Velayet, ana-babanın çocuğun bakımı, eğitimi ve temsili konusundaki hak ve yükümlülüklerinin toplamıdır. Boşanma sonrası velayet hangi tarafa verilmiş olursa olsun, sonradan ortaya çıkan koşullara göre velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir. Bu süreçte temel ölçü, çocuğun üstün yararı ilkesidir.

Hukuki Çerçeve

TMK 183 hükmü, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin, re’sen veya ana-babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alacağını düzenler. Uygulamada velayetin değiştirilmesi davası, velayetin değiştirilmesini gerektiren önemli sebeplerin varlığı hâlinde açılır ve görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Çocuğun Üstün Yararı İlkesi

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 3. maddesi ile TMK’nın velayete ilişkin hükümlerinin tamamı, çocuğun üstün yararını esas alır. Hâkim; çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimi, eğitimi, sağlığı, kardeşleriyle ilişkisi, ana-babayla bağı ve çevresel istikrarı bakımından kapsamlı bir değerlendirme yapar. Pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı raporları bu değerlendirmenin önemli unsurlarıdır.

İdrak Çağındaki Çocuğun Görüşü

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5404, K. 2025/9980, 20.11.2025 tarihli kararı (UYAP İçtihat Bankası), velayetin değiştirilmesi davasında çocuğun üstün yararı ilkesi ile idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması zorunluluğuna ilişkin önemli tespitler içermektedir. Karar, idrak çağında bulunan çocuğun görüşünün usulüne uygun biçimde alınmaması hâlinin başlıca bozma sebebi sayılacağına işaret etmektedir. Çocuğun yaşı, olgunluğu ve duygusal durumu dikkate alınarak görüşmenin uygun ortamda yapılması gerekir; ancak çocuğun görüşü hâkimi mutlak olarak bağlamaz, değerlendirmede bir unsur olarak kullanılır.

Velayetin Değiştirilmesini Gerektiren Sebepler

Uygulamada velayet sahibinin ihmali, kötü muamelesi, çocuğun fiziksel veya psikolojik olarak zarara uğraması, velayet sahibinin sağlık ya da maddi durumunun çocuğun bakımını yerine getirmeye elverişsiz hâle gelmesi, kişisel ilişkinin sürekli engellenmesi gibi sebepler velayetin değiştirilmesinde belirleyici olur. Çocuğun düzenli okul devamsızlığı, sağlık takibinin yapılmaması gibi nesnel veriler de değerlendirilir.

Geçici Velayet ve Kişisel İlişki

Dava süresince çocuğun korunması bakımından geçici tedbirler alınabilir; gerekirse geçici velayet düzenlemesi yapılır. Kişisel ilişkinin düzenlenmesi ise çocuğun her iki ebeveyniyle sağlıklı ilişki kurma hakkı kapsamında ele alınır ve çocuğun yaşına, eğitim takvimine, sosyal ortamına uygun biçimde belirlenir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Velayetin değiştirilmesi davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görevlidir. Yetki bakımından HMK m. 6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili olmakla birlikte, çocuğun üstün yararı gözetildiğinde uygulamada çocuğun yerleşim yeri mahkemesinin tercih edildiği görülmektedir. Aile hukuku davalarında, dava açılmadan önce çocuğun fiilen kim ile yaşadığı, okul ve sosyal çevresinin neresi olduğu yetki tercihi bakımından önem kazanmaktadır.

İspat Araçları: Sosyal İnceleme ve Uzman Görüşü

Velayetin değiştirilmesi davalarında en belirleyici delil, mahkemece resen yaptırılan pedagog, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı görüşlerinden oluşan sosyal inceleme raporlarıdır. Çocuğun yaşam koşulları, eğitim durumu, sağlık geçmişi, ebeveynlerle kurduğu duygusal bağ, kardeşleriyle ilişkisi ve mevcut velayet düzeninin çocuk üzerindeki etkileri raporda ayrıntılı biçimde değerlendirilir. Bunun yanı sıra okul kayıtları, sağlık raporları, tanık beyanları, mesaj ve görüşme kayıtları ile mali durum belgeleri de delil olarak sunulabilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadında, sosyal inceleme raporunun bağımsız bir çalışma alanı değerlendirmesi olduğu ve mahkemenin bu rapora aykırı karar verebilmesi için gerekçelerini açıkça ortaya koyması gerektiği vurgulanmaktadır.

Yurt Dışına Çıkarma, Eğitim ve Sağlık Kararları

Velayetin değiştirilmesi davasında sıkça tartışılan başlıklardan biri, velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocukla birlikte yurt dışına çıkması, başka ile taşınması veya çocuğun okulunu/dini eğitimini değiştirme yönündeki kararlarıdır. Bu hâller, çocuğun istikrarlı yaşam alanına müdahale niteliği taşıyorsa velayetin değiştirilmesi için yeterli sebep oluşturabilmektedir. Ayrıca çocuğun ciddi sağlık sorunlarının bulunduğu hâllerde tedavi sürecini takip edemeyen ya da reddeden ebeveynin velayeti, üstün yarar değerlendirmesinde belirleyici olabilmektedir.

Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Velayet Değişikliği

Anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra velayete ilişkin düzenlemenin uygulanması veya yeniden değerlendirilmesi gerektiğinde, kararın “kesin hüküm” gücünden bağımsız olarak velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Bu davada hâkim, önceki kararın gerekçesine bağlı kalmaksızın güncel durumu değerlendirir. Anlaşmalı boşanma protokollerindeki düzenlemelerin denetimi ve velayetin sonradan değiştirilmesi koşulları için anlaşmalı boşanma protokolü ve hâkim denetimi konulu çalışmamız incelenebilir. Nafaka düzenlemelerinin de birlikte gözden geçirilmesi gerektiğinde, iştirak nafakası başlıklı yazımız yol gösterici olacaktır.

Sık Karşılaşılan Hatalar

Uygulamada en sık görülen hata, velayetin değiştirilmesi için ileri sürülen sebebin somut olaylarla desteklenmemesi ve soyut iddialardan ibaret kalmasıdır. Bir diğer hata, çocuğun mevcut yaşam düzeninden koparılmasının çocuk üzerinde yaratacağı travma değerlendirmesinin dilekçede ele alınmamasıdır. Mahkemenin, velayetin değiştirilmesini reddederken çocuğun istikrarına atıf yaptığı dikkate alınarak; talep eden tarafın hem mevcut düzenin sorunlu yönlerini hem de yeni düzenin sağlayacağı somut iyileşmeyi birlikte ortaya koyması beklenir.

Sonuç

Velayetin değiştirilmesi davası, çocuğun üstün yararı ilkesi etrafında şekillenen, multidisipliner bir değerlendirme gerektiren bir süreçtir. İdrak çağındaki çocuğun görüşünün usulüne uygun alınması, uzman raporlarıyla desteklenmiş somut delillerin sunulması ve hâkimin kapsamlı incelemesi, sağlıklı bir hüküm için zorunludur.

İlgili Yazılar

İletişim

Cevizli Mahallesi Enderun Sokak No:10C Daire:58
34865 Kartal/Istanbul
+90 545 199 25 25
info@bilalalyar.av.tr

Hizmet Alanları

Kripto Para Hukuku
Bilişim Hukuku
Ceza Hukuku
Şirketler Hukuku
Aile ve Boşanma Hukuku
İş Hukuku

Yasal

KVKK Aydınlatma Metni
Gizlilik Politikası
Çerez Politikası
Makaleler

Sosyal Medya

LinkedIn
Instagram
X (Twitter)
TikTok


İstanbul Barosu Sicil No: 54965

© 2026 Av. Bilal Alyar - Tüm hakları saklıdır.
0545 199 25 25 WhatsApp @bilalalyar info@bilalalyar.av.tr
/* --- Anti-FOUC for header navigation (ilk render anında menünün beyaz kutuda yığılı görünmesini önler) --- */