Yapay Zekâ Avukatı: YZ Hukuku, Kişisel Veriler ve Hukuki Sorumluluk
Yapay zekâ sistemleri bugün müşteri hizmetlerinde, kredi ve işe alım ön değerlendirmelerinde, içerik üretiminde ve yazılım geliştirmede yaygın biçimde kullanılıyor. Bu yaygınlık, kişisel verilerin nasıl işlendiği, hatalı bir çıktının doğurduğu zarardan kimin sorumlu olduğu ve yapay zekâ ile üretilen içeriğin kime ait olduğu gibi soruları gündeme getiriyor. Bu sayfada yapay zekâ hukuku avukatı olarak, Türkiye’de yürürlükteki mevzuatın yapay zekâ uygulamalarına hangi hükümlerle temas ettiğini resmî metinlere dayanarak özetliyorum. Amaç, hem yapay zekâ kullanan veya geliştiren şirketlere hem de bir yapay zekâ uygulamasından etkilenen kişilere başvurabilecekleri hukuki çerçeveyi göstermektir.
Türkiye’de Yapay Zekâya Özgü Kanunun Durumu
25.10.2026 tarihinde resmî mevzuat bilgi sisteminde yaptığım aramada, yapay zekâyı doğrudan ve bütünüyle düzenleyen yürürlükte bir kanuna rastlamadım. Bu nedenle Türkiye’de yapay zekâ uygulamalarından doğan hukuki meseleler bugün için mevcut kanunlar üzerinden değerlendirilmektedir: kişisel veriler bakımından 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, içerik ve yazılım bakımından 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, zarar ve sözleşme ilişkileri bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve ürün kaynaklı zararlar bakımından 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu, suç oluşturan fiiller bakımından ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu. Yasama sürecinde bir teklif veya taslak bulunsa dahi, Resmî Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmedikçe bağlayıcı bir kural olarak uygulanmaz. Bu alanda yeni bir düzenleme yayımlanırsa sayfa resmî metne göre güncellenecektir.
Kişisel Veriler ve Otomatik Kararlar
Yapay zekâ sistemleri çoğu zaman büyük veri kümeleriyle eğitilir ve kullanıcı etkileşimlerinden veri toplar. Bu faaliyet bir gerçek kişiye ilişkin veriyi kapsıyorsa 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uygulanır. Yapay zekâ kullanan bir şirketin, aracı devreye almadan önce hangi veriyi, hangi amaçla ve hangi hukuki sebebe dayanarak işlediğini netleştirmesi gerekir.
Aydınlatma ve Veri Güvenliği Yükümlülükleri
6698 sayılı Kanun m.10 uyarınca veri sorumlusu, kişisel verilerin elde edilmesi sırasında ilgili kişilere veri sorumlusunun kimliğini, verilerin hangi amaçla işleneceğini, kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceğini, veri toplamanın yöntemini ve hukuki sebebini ve ilgili kişinin haklarını bildirmekle yükümlüdür. Aynı Kanun m.12/1, veri sorumlusuna verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve verilere hukuka aykırı erişilmesini önlemek ve verilerin muhafazasını sağlamak için gerekli teknik ve idari tedbirleri alma yükümlülüğü getirir. m.12/2’ye göre veriler veri sorumlusu adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işleniyorsa, veri sorumlusu bu tedbirler bakımından o kişiyle birlikte müştereken sorumludur. Bir yapay zekâ hizmet sağlayıcısına müşteri verisi aktaran şirket bakımından bu hüküm, tedarikçi seçimini ve sözleşme şartlarını doğrudan ilgilendirir.
Otomatik İşleme Sonucuna İtiraz Hakkı
Yapay zekâ ile en doğrudan ilişkili hüküm 6698 sayılı Kanun m.11/1-g’dir. Bu bent, ilgili kişiye veri sorumlusuna başvurarak “işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme” hakkı tanır. Kredi başvurusunun otomatik puanlamayla reddedilmesi veya bir adayın yalnız algoritmik ön elemeyle değerlendirme dışı kalması gibi durumlarda bu hak gündeme gelebilir. Hükmün koşulu, sonucun münhasıran otomatik sistemlerle yapılan analizden doğması ve kişinin aleyhine olmasıdır; sürece anlamlı bir insan değerlendirmesi katılıyorsa bu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği somut olaya göre incelenir. Bu hak sınırsız da değildir: Kanunun m.28/2 hükmü, örneğin veri işlemenin suç işlenmesinin önlenmesi veya suç soruşturması için gerekli olduğu ya da ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş verilerin işlendiği hâllerde, zararın giderilmesini talep etme hakkı hariç m.11’in uygulanmayacağını öngörür. Aynı madde ilgili kişiye verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme ve kanuna aykırı işleme nedeniyle zarara uğramışsa zararın giderilmesini talep etme haklarını da tanır. Kişisel veriler konusundaki ayrıntılı anlatım için KVKK hukuku sayfasına bakılabilir.
Yapay Zekâ ile Üretilen İçerik ve Fikrî Mülkiyet
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.1/B, eseri sahibinin hususiyetini taşıyan ve Kanunda sayılan türlerden birine giren fikir ve sanat mahsulü olarak, eser sahibini ise eseri meydana getiren kişi olarak tanımlar. Kanunun m.8 hükmü de bir eserin sahibinin onu meydana getiren olduğunu belirtir. Bilgisayar programı da m.1/B içinde ayrıca tanımlanmıştır. Yapay zekâ aracıyla üretilen bir metin, görsel veya kodun bu tanımlar karşısındaki durumu, yani üretimde insan katkısının hangi ölçüde hususiyet taşıdığı ve eser sahipliğinin kime ait olacağı, öğretide tartışılan ve somut üretim sürecine göre değerlendirilmesi gereken bir konudur. Bu konuda doğrudan uygulanacak özel bir kanun hükmü bulunmadığından, ticari kullanım öncesinde aracın kullanım şartları, çıktı üzerindeki hakların sözleşmede kime bırakıldığı ve eğitim ya da girdi olarak kullanılan içerikler üzerinde üçüncü kişilerin hakları bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Yapay Zekâ Kaynaklı Zararlarda Hukuki Sorumluluk
Bir yapay zekâ sisteminin hatalı önerisi, kararı veya çıktısı nedeniyle zarar doğduğunda, sorumluluk kural olarak mevcut sorumluluk hükümlerine göre belirlenir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49/1’e göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu nedenle sistemi geliştiren, işleten veya kullanan tarafların her birinin kusuru, fiilin hukuka aykırılığı, zarar ve nedensellik bağı ayrı ayrı ortaya konmalıdır. Taraflar arasında sözleşme varsa sözleşmeye aykırılık hükümleri de birlikte değerlendirilir.
Zarar bir üründen kaynaklanıyorsa 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu m.6 da gündeme gelir. Bu maddeye göre ürünün bir kişiye veya bir mala zarar vermesi hâlinde imalatçı veya ithalatçı zararı gidermekle yükümlüdür; zarar gören, uğradığı zararı ve uygunsuzluk ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmelidir. Birden fazla imalatçı veya ithalatçı müteselsilen sorumludur, bu sorumluluğu kaldıran veya azaltan sözleşme maddeleri hükümsüzdür ve tazminat talebi zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren üç yıl, her hâlde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir. Yapay zekâ içeren bir cihazın veya yazılımın bu Kanun anlamında ürün sayılıp sayılmadığı somut olayda ayrıca incelenmelidir.
Yapay zekâ sistemlerinin karar üretme süreci çoğu zaman dışarıdan izlenemediği için bu tür uyuşmazlıklarda ispat belirleyici olur. Sistem kayıtlarının, teknik dokümantasyonun, kullanım şartlarının ve zarara yol açan çıktının tarihli olarak saklanması, gerektiğinde bilirkişi incelemesine imkân verir.
Bilişim Suçları ve Deepfake İçerikler
Yapay zekâ araçları suç işlemek için de kullanılabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.243 bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmeyi ve sistemler arasındaki veri nakillerini teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izlemeyi, m.244 ise bir bilişim sisteminin işleyişini engellemeyi veya bozmayı ve sistemdeki verileri bozmayı, yok etmeyi, değiştirmeyi veya erişilmez kılmayı suç olarak düzenler. Kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi hakkında aynı Kanunun m.136 hükmü uygulanır ve iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülür. Gerçek bir kişinin görüntüsü veya sesi kullanılarak üretilen sahte içerikler, fiilin niteliğine göre bu ve başka suç tiplerini gündeme getirebilir; yapay zekâ ile üretilen müstehcen sahte görüntüler konusu ayrı bir sayfada, yapay zekâ ile üretilen cinsel içerikli sahte görüntüler başlığı altında ele alınmıştır. Bu tür bir içerikle karşılaşan kişinin içeriği, bağlantısını ve paylaşım tarihini ekran görüntüsüyle saklaması, sonraki başvurular bakımından önem taşır.
Şirketler İçin Sözleşme ve Uyum
Yapay zekâ aracı kullanan şirketler çoğu zaman tedarikçinin hazırladığı standart lisans, SaaS veya API sözleşmelerine tabi olur. 6098 sayılı Kanun m.115/1’e göre borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Sorumluluk sınırlaması içeren sözleşme maddeleri bu hüküm ve sözleşmenin diğer hükümleriyle birlikte okunmalıdır.
Bir şirketin yapay zekâ uyum çalışmasında genellikle şu adımlar izlenir:
- Envanter: Şirkette kullanılan veya geliştirilen yapay zekâ araçlarının, işledikleri veri türlerinin ve verinin aktarıldığı tarafların listelenmesi.
- Hukuki sebep ve aydınlatma: Her veri işleme faaliyetinin hukuki sebebinin belirlenmesi ve 6698 sayılı Kanun m.10’a uygun aydınlatma metinlerinin hazırlanması.
- Otomatik kararlar: Kişi aleyhine sonuç doğurabilecek otomatik değerlendirmelerin tespit edilmesi ve m.11/1-g kapsamındaki itirazları karşılayacak bir insan inceleme sürecinin kurulması.
- Tedarikçi sözleşmeleri: Veri kullanımı, güvenlik tedbirleri, çıktı üzerindeki haklar ve sorumluluk sınırlaması hükümlerinin incelenmesi.
- Kayıt ve olay yönetimi: Hatalı çıktı, veri ihlali veya şikâyet durumunda izlenecek adımların ve saklanacak kayıtların önceden belirlenmesi.
AB Yapay Zekâ Tüzüğü ve Türkiye’deki İşletmeler
Avrupa Birliği, yapay zekâya ilişkin kuralları Regulation (EU) 2024/1689 sayılı Yapay Zekâ Tüzüğü ile düzenlemiştir. Bu tüzük bir Avrupa Birliği düzenlemesidir ve Türk hukukunun parçası değildir. Bununla birlikte AB pazarına ürün veya hizmet sunan Türkiye merkezli şirketlerin, tüzüğün kendilerine uygulanıp uygulanmadığını tüzüğün kendi kapsam hükümlerine göre ayrıca incelemesi gerekir. Bu değerlendirme, ilgili AB mevzuatının resmî metni üzerinden ve şirketin somut faaliyetine göre yapılmalıdır.
Yapay Zekâ Hukuku Avukatının Rolü
Yapay zekâ hukuku tek bir kanuna değil, birden fazla kanunun kesişimine dayandığı için dosyanın hangi hükümlerle çözüleceğini baştan doğru belirlemek önemlidir. Şirketler açısından bu çalışma çoğunlukla veri envanteri, aydınlatma metinleri, tedarikçi sözleşmeleri ve iç politika hazırlığını kapsar. Bir yapay zekâ uygulamasından etkilenen kişi açısından ise veri sorumlusuna başvuru, tazminat talebi veya suç oluşturan fiiller için şikâyet yolları gündeme gelir. Her durumda sonuç, somut olayın olgularına ve sunulabilecek delillere göre şekillenir.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye’de yapay zekâyı düzenleyen özel bir kanun var mı?
25.10.2026 itibarıyla resmî mevzuat bilgi sisteminde yapay zekâyı doğrudan ve bütünüyle düzenleyen yürürlükte bir kanun bulunmamaktadır. Yapay zekâ uygulamaları kişisel veriler, fikrî mülkiyet, borçlar, ürün güvenliği ve ceza hukukuna ilişkin mevcut kanunlar çerçevesinde değerlendirilir.
Yapay zekânın verdiği otomatik bir karara itiraz edebilir miyim?
6698 sayılı Kanun m.11/1-g, verilerin münhasıran otomatik sistemlerle analiz edilmesi sonucunda kişinin aleyhine bir sonuç ortaya çıkmasına itiraz etme hakkı tanır. İtiraz, veri sorumlusuna başvuru yoluyla yapılır.
Yapay zekâ ile ürettiğim içeriğin sahibi kimdir?
5846 sayılı Kanun eser sahibini eseri meydana getiren kişi olarak tanımlar ve eserin sahibinin hususiyetini taşımasını arar. Yapay zekâ çıktısının bu tanımlara girip girmediği, üretimdeki insan katkısına ve kullanılan aracın sözleşme şartlarına göre ayrıca değerlendirilir.
Yapay zekâ aracının hatalı çıktısı yüzünden zarara uğrarsam kimden talepte bulunabilirim?
Talep, olayın niteliğine göre aracı geliştiren, sunan veya kullanan tarafa yöneltilebilir. Haksız fiilde 6098 sayılı Kanun m.49, zarar bir üründen kaynaklanıyorsa 7223 sayılı Kanun m.6, taraflar arasında sözleşme varsa sözleşme hükümleri değerlendirilir.
Şirketimiz müşteri verilerini bir yapay zekâ aracına aktarabilir mi?
Aktarım için 6698 sayılı Kanuna uygun bir hukuki sebep, ilgili kişilere aydınlatma ve uygun güvenlik tedbirleri gerekir. Veriler şirket adına başka bir kişi tarafından işleniyorsa şirket, m.12/2 uyarınca güvenlik tedbirleri bakımından o kişiyle birlikte müştereken sorumludur.
Yazar: Av. Bilal Alyar, İstanbul Barosu
ALYAR LAW & CONSULTANCY
İletişim
Son güncelleme: 25.10.2026
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut olayınızdaki süre ve hak kaybı riskleri güncel mevzuat üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.
