Malpraktis Davası 2026: Sigortacıya Karşı Dava ve Zamanaşımı
Malpraktis davalarında pek çok mağdur, tazminat talebini yalnızca hekime veya hastaneye yöneltmeyi düşünür ve bunun mümkün olmadığını (hekim iflas etmiş, ödeme gücü yok gibi) düşünerek vazgeçer. Oysa Türkiye’de tüm hekimler ve sağlık kuruluşları için ZORUNLU bir mesleki sorumluluk sigortası bulunmaktadır ve mağdur bu sigorta şirketine karşı DOĞRUDAN dava açabilir. Bu makalede malpraktis davasının bu az bilinen boyutu ile zamanaşımı hesaplaması ele alınmaktadır.
30 saniyede özet:
- Zorunlu sigorta: Hekimler “Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” yaptırmak zorundadır; mağdur, hekim/hastaneye ek olarak veya onun yerine bu SİGORTA ŞİRKETİNE karşı doğrudan dava açabilir
- Zamanaşımı üç ayrı süreden oluşur (TBK m.72): (1) zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, (2) her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl, (3) fiil AYNI ZAMANDA daha uzun ceza zamanaşımı öngören bir suç oluşturuyorsa, o daha uzun CEZA zamanaşımı süresi uygulanır
- Ceza zamanaşımı devreye girebilir: Malpraktis taksirle yaralama/öldürme suçu da oluşturuyorsa, TCK’daki 8-15 yıl aralığındaki (nitelikli hallerde daha da uzayabilen) ceza zamanaşımı süreleri, hukuk davası için de uygulanabilir — bu, 2 yıllık kısa süreyi büyük ölçüde uzatabilir
- Ceza mahkemesi kararı kesin delildir: Hekim hakkında kesinleşmiş bir ceza mahkumiyeti varsa, hukuk/tazminat davasında YENİDEN kusur raporu alınmasına gerek kalmadan bu karar esas alınabilir
Son güncelleme: 07.09.2026 — TBK m.72, TCK m.66 güncel metinleri ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin güncel kararı ile birlikte gözden geçirildi. Diğer malpraktis konuları için tıbbi ihmal davası rehberimize bakabilirsiniz.
İçindekiler
- Zorunlu Sigortacıya Karşı Doğrudan Dava
- Malpraktis Davasında Zamanaşımı Hesabı
- Ceza Mahkemesi Kararının Kesin Delil Etkisi
- İlgili Yargı Kararı
- Sıkça Sorulan Sorular
Kanuni Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72 (Haksız Fiilde Zamanaşımı); 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 (Dava Zamanaşımı); Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Zorunlu Sigortacıya Karşı Doğrudan Dava
Türkiye’de faaliyet gösteren her hekim, “Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” yaptırmakla yükümlüdür. Bu sigorta, hekimin mesleki faaliyeti sırasında verdiği zararları poliçe limitine kadar (uygulamada yaygın örneklerde 300.000 TL gibi tutarlara kadar) teminat altına alır. Mağdur, hekim veya hastaneye dava açmak yerine ya da ONLARLA BİRLİKTE, doğrudan bu sigorta şirketine karşı dava açabilir. Bu yol, hekimin kişisel ödeme gücü yetersiz olsa dahi tazminatın tahsilini pratikte kolaylaştırır.
Malpraktis Davasında Zamanaşımı Hesabı
TBK m.72 üç ayrı zamanaşımı süresi öngörür: “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.” Malpraktis davalarında bu üçüncü kural büyük önem taşır: eğer hekimin fiili aynı zamanda taksirle yaralama (TCK m.89) veya taksirle öldürme (TCK m.85) suçunu oluşturuyorsa, TCK m.66’daki (suçun üst sınırına göre 8 ila 15 yıl, kesintili hâllerde daha da uzayan) CEZA zamanaşımı süresi, hukuk davası için de uygulanır. Bu, 2 yıllık kısa sürenin çoğu malpraktis davasında fiilen işlemediği anlamına gelir.
Ceza Mahkemesi Kararının Kesin Delil Etkisi
Hekim hakkında ceza mahkemesinde (örneğin taksirle yaralama suçundan) kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı varsa, bu karardaki maddi olay tespitleri ve kusur değerlendirmesi, sonradan açılacak hukuk/tazminat davasında da KESİN DELİL niteliği taşır. Bu sayede hukuk mahkemesi, ceza dosyasındaki Adli Tıp Kurumu raporlarına ve mahkumiyet kararına dayanarak, YENİDEN bir kusur bilirkişi raporu almadan karar verebilir. Bu, hem zaman hem masraf tasarrufu sağlayan önemli bir usuli kolaylıktır.
İlgili Yargı Kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 03.10.2024 tarihli, 2024/5433 Esas ve 2024/7065 Karar sayılı kararı, hem zorunlu sigortaya karşı dava hem zamanaşımı meselelerini bir arada gösteren örnek bir olaydır. 2011 yılında yapılan bir sünnet operasyonunda, hekimin tıp biliminde kullanımı önerilmeyen “monopolar koter” kullanması sonucu hastada nekroz gelişmiş ve penis kaybı yaşanmıştır. Mağdur, hekime karşı değil, doğrudan hekimin “Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” şirketine karşı dava açmıştır.
Davalı sigorta şirketi zamanaşımı definde bulunmuş, ancak mahkeme olayın aynı zamanda taksirle yaralama suçunu oluşturduğunu ve hekim hakkında bu suçtan kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunduğunu tespit ederek, TBK m.72’deki uzamış ceza zamanaşımı kuralı gereği zamanaşımı definin yerinde olmadığına karar vermiştir. Ayrıca mahkeme, ceza dosyasındaki Adli Tıp Kurumu raporu ve kesinleşmiş mahkumiyet kararını esas alarak, hukuk davasında YENİDEN bir kusur raporu aldırmamış, doğrudan maluliyet oranı üzerinden aktüer hesaplamaya geçmiştir. Yargıtay bu kararı onamıştır.
Karar metni: mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1087779400 (Erişim: 07.09.2026)
Sıkça Sorulan Sorular
Hekimin ödeme gücü yoksa tazminatımı nasıl alırım?
Hekimlerin zorunlu mesleki sorumluluk sigortası bulunduğundan, doğrudan bu sigorta şirketine karşı dava açarak poliçe limitine kadar tazminat talep edebilirsiniz.
Malpraktis davasında zamanaşımı süresi ne kadar?
Kural olarak zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde olay tarihinden itibaren 10 yıldır. Ancak olay aynı zamanda taksirle yaralama/öldürme gibi bir suç oluşturuyorsa, TCK’daki daha uzun ceza zamanaşımı süresi (8-15 yıl aralığı) uygulanır.
Olayın üzerinden 3 yıl geçti, artık dava açamaz mıyım?
Otomatik olarak hayır demeyin. Eğer olay aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa (taksirle yaralama gibi), uzamış ceza zamanaşımı süresi devreye girebilir ve bu süre 2 yıldan çok daha uzun olabilir. Somut durumunuzu mutlaka bir avukatla değerlendirin.
Hekim hakkında ceza davası açılmadıysa hukuk davası zorlaşır mı?
Hayır, ceza davası şart değildir; doğrudan hukuk/tazminat davası açılabilir. Ancak ceza davası varsa ve mahkumiyetle sonuçlanmışsa, bu karar hukuk davasında kesin delil olarak kullanılabilir ve süreç hızlanabilir.
Sigorta şirketi ile hekim/hastaneyi birlikte dava edebilir miyim?
Evet, uygulamada sıklıkla hem hekim/hastane hem sigorta şirketi birlikte davalı gösterilir; sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır, hekim/hastanenin sorumluluğu ise bu limitle sınırlı değildir.
Poliçe limiti tüm zararımı karşılamıyorsa ne olur?
Sigorta şirketi yalnızca poliçe limitine kadar sorumludur; limiti aşan kısım için hekim veya hastaneye karşı ayrıca talepte bulunmanız gerekir.
Ceza mahkemesi kararı hukuk davasını otomatik kazandırır mı?
Doğrudan otomatik değildir ama çok güçlü bir dayanaktır; ceza mahkemesinin tespit ettiği maddi olaylar ve kusur değerlendirmesi hukuk mahkemesi için kesin delil sayılır, bu da yeniden kusur incelemesi yapılmasını genellikle gereksiz kılar.
Sigorta şirketine ne zaman başvurmalıyım?
Zararınızı öğrenir öğrenmez, zamanaşımı süresinin işlemeye başladığını unutmadan yazılı olarak başvurmanız önerilir; başvuru tarihi genellikle temerrüt ve faiz başlangıcı açısından da önem taşır.
Malpraktis davası hangi mahkemede açılır?
Sigorta şirketine karşı açılan davalar genellikle ticaret mahkemesinde (sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı için mutlak ticari iş sayılır); hekim/hastaneye karşı açılan davalarda ise kurumun statüsüne göre tüketici veya idare mahkemesi görevli olabilir.
Resmi Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama (karararama.yargitay.gov.tr)
- UYAP Vatandaş Portalı (uyap.gov.tr)
- İstanbul Barosu (istanbulbarosu.org.tr)
- T.C. Adalet Bakanlığı (adalet.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği (barobirlik.org.tr)
Hazırlayan Avukat
Av. Bilal ALYAR — İstanbul Barosu
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2015). Aile hukuku, ceza hukuku, kripto para hukuku, bilişim hukuku, şirketler hukuku ve vergi hukuku alanlarında faaliyet göstermektedir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş ya da avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her dosya kendine özgü koşullar içerdiğinden, hukuki süreçlerde avukattan hukuki destek alınması yararlı olabilir.
